Sayfa 1/2 12 SonSon
18 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Evrimci ve Devrimci Sorgulama

  1. #1
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.770

    Standart Evrimci ve Devrimci Sorgulama

    Sorgulamanin evrimci(bilinc altinin, bilinci zorlamasi) ve devrimci (bilincin, bilinc altini zorlamasi) iliski, bag ve farklarini ortaya koyacagim.

    Herseyden once bir dogumun, dunyanin hangi cografya ve toplumunda olursa olsun, o toplumun verdigi tabu ve degerler ile kisinin yetistigini ve buyudugunu hatirlamak gerekir.

    Bir kisi, eger kendisine verilen bu deger ve tabularla buyurken, sadece verilenleri uyguluyorsa; mutlu, huzurlu ve rahattir.

    Eger bir huzursuzluk, rahatsizlik duymaya baslamissa, bu once bilincalti olarak meydana gelir ve kisiyi huzursuz, mutsuz etmeye baslar. Cun ku kisi bilincalti olarak denilenleri uygulamaktan bir rahatsizlik duymakta, bir terde aklinin be verilenlerin dogruluguna inandirmakta sorun yasamaktadir.

    Iste bu yasanan sorun, kisiyi direk olarak uygulamakta olduklarinin tam tersine, karsitinayoneltir ve kisi, inandiklarinin dogrulugunu teyit etmeye, kendini bu dogrulara inandirmaya yonelir. Ya kendi kendini tatmin eder ve tekrar, verilenlerin dogruluguna inanarak huzur bulur, ya da aklini verilen dogrularin tam tersini yapmaya yonelterek, dogruyu yapilanda degil; ona karsi cikmakta, onu red etmekte bulur.

    Toplumda bu sekilde bir dusunceye ve davranisa yonelmis kisiler, toplumun gozunde ve algisinda "aksi, isyankar, itirazci, soz dinlemez, yaramaz v.s." temelli toplumun "uygun gidisatina" uymayan kisiler olarak algilanirlar ve toplum genelde bu tip kisilere "suphe, endise v.s." ile bakar. Hatta bu kisiler, ya toplumsal bir sorun olurlar, ya ailelerinden ayrilmak zorunda kalirlar ve de genelde toplum tarafindan distalanirlar.

    Burada kisinin, boyle bir yasam ve iliskide nasil bir yol alacagi, tamamen kisinin, bu isi ne yone yonlendirecegi, ya da topluma uyarlayacagi temelinde degisiklik gosterir.

    Iste buraya kadar anlatilan kisim, sorgulamanin evrimci kismi ve bilincaltinin bilinci zorlama kismidir.

    Devrimci sorgulama ise, basta birey bilinci gerektirir. Yani kisinin, kendi varliginin bilincinde ve farkinda olmasi, kendi kararlarini kendine verildigi gibi degil de, kendi insiyatifi ile almasi ve kendi varligini yasam ve iliskilerinde ortaya dusunce ve davranis olarak koyabilmesi ve bu konuda kararli,azimli davranabilmesidir. Yani toplumsal kisilikten, vatandasliktan ve toplumun bir biri olmaktan kurtulmus bir bilinc ve farkindaliktir.

    Iste bu duzeye gelmis bir kisi, verilenlerin, karsitini dusunmek ve uygulamak yerine, verilenlerin ne oldugunu, neden uygulanmasi gerektigini, bunlarin kendisine ne saglayacagini v.s. sorgulamaya baslar.

    Iste bu sorgulama, devrimci sorgulamadir. Cunku burada, ne bir bilinc alti rahatsizligi vardir, ne de bir bilincalti zorlamasi. Burada olan, bilincin; kisiyi her yonuyle, ne yapmasi hakkinda verilenleri degil; kendi kararlarini uygulamaya yonlenme vardir. Iste bu yonlenim, ister istemez kisinin her bilincalti uygulamasinda, bunun kendi karari olup olmadigi sorusunu ortaya atacak ve kisiyi sorgulamaya itecektir.

    Iste bu noktadan sonra, bilinc; bilincalti bir uygulamayi yerine getirmeden once "bu benim uygulamam mi olacak?" sorusu ile bilincalti uygulamayi uygulamadan once, bilinciyle sorgulayacaktir.

    Bu asamanin bir ilerisi, artik uygulama oncesidir. Yani kisi daha uygulama asamasina gelmeden once, tum bilinc altini bilinciyle sorgulayacak ve bilincalti uygulamaya gecmeden, bilinci ile o uygulamayi onceden kendi karari ile kontrol edecek ve yonlendirecektir.

    Iste bu asama "bana dogumdan itibaren verilen hersey bir sorun" algisini getirecek ve kisi, bilincaltindaki her verileni bilinci ile sorgulayacaktir.

    Bu bilincin bilincaltini sorgulamasinin bitecegi yer,kisiye gore degisir. Ama, genelde biten yer; kisinin aklinin kendini inandirdigi dogrusunu uygulamadaki, sorunsuzlugu, rahatligi ve huzur/mutlulugudur. Bu devam ettikce de, sorgulamaolmayacaktir.

    Buradaki en buyuk sorun, kisinin kendisine verilen dogumdan itibaren her degeri sorgulamasi yaninda, kendi sorguladiklarini sorgulamayarak bilincaltina atmasi ve KENDI BILINC ALTINI BILINCSIZ OLARAK KENDI YARATMASIDIR.

    Cunku bu asama, kisiyi bencil, ayrimci, egoist, cikarci v.s. kisaca bireyci akilci kilacak ve kendi aklinin inandigi dogrularini sabitliyerek, sahiplenerek sorgulamadan bilincaltina atacak ve bu seferde bu bilinc altinin uygulama emri altina girecektir.

    O yuzden bilincin, bilincaltini sorgulamasi ve tekrar bilinc alti sorununu yaratmamasi icin, bu sorgulama sadece verilenler degil; kendi inandigi dogrularinin da sorgulanmasiyla devam ettirilmelidir.

    Yani, bilincin onu herhangibir aklin inandigi dogru ile tikanmamali ve sinirlandirilmamalidir.

    Bu da zaten, bireyin bilinc olarak surekli suregelen surec icinde bilinclenmesi demektir.

    Unutmamak gerekir ki, her mutluluk, huzur v.s. o konudaki sorunlarin, ertelenmesi ve bilincalti yonlendirimine birakilmasi demektir.

    Cunku insanoglunun her turlu yapilandirilmisliginin yapi ve isleyisi sorundur.

    Bu sorundan da, ancak bu yapilandirilmis yapi ve isleyisin evrensel koken ve temellerine erisilerek ve algilayarak ve de onlarin disina cikarak kurtulunabilir. Cunku, her noktalama, kesinlik, mutlaklik, sahiplik, sabitlik, dogruluk v.s. aklin inancidir ve sorunun ertelendigi ve de bilincaltinin yonetimi ele gecirdigi yerdir.

    Burada en onemli yol gosterici, ..e gore konusudur. Yani neye/kime gore sorundur, rahatsizliktir,zarardir?

    Iste burada, tum bu yapilandirilmis yapi ve isleyisin bir insanoglu urunu oldugunu algilarsak ve insanoglu disinda bir guc aramaz ve ...e gore belirlemezsek; herseyin ...e goresinin insanoglu turu oldugunu algilariz.

    Buradan da sorunun, insanoglu turunun zihniyet olarak insanlasamamasinin sorunu oldugu algilanir.

    Iste her birey bilinci almis kisinin,bilincli ve farkinda olarak bilinc altini bilince cikarmasinin altinda yatan neden, insanoglunun yapilandirdigi zihniyetin, insansal/evrensel yonlendirimi, sorgulanmasi ve degisimidir.

    Iste bir birey, bilincli ve farkinda olarak, zihniyetini insanlasmaya yonelttigi surece sorunu, rahatsizligi ve zarari algilar ve bilincalti devreye girmeden, bilincli olarak insanlasmaya yonelir.

    Bu da zaten bir surekli suregelen bir surectir ve noktalamali, huzur, rahatlik v.s. de sorun da soz konusu degildir. Cunku bilincin duraganligi degil; (mutluluk ya da rahatsizlik), surekliligi ve hareketi soz konusudur.

    Yani ne rahatsizliktan yola cikilmistir, ne de rahatliliktan; bilincli ve farkindalikli olarak insanoglunun yapilandirdigi yapi ve isleyisin zihinsel devriminden yola cikilmistir. Iste bu devrimin "oldu" su yoktur, sadece devrimci zihinsellik ile yasam ve iliski surmek vardir.

    Ustelik bu yasam ve iliski, kisiyi yonlendiren ve kontrol eden, bilincaltinin degil; aksine, kisinin bilincli ve farkinda olarak kendi kendini kontrol ve yonlendirmesidir. Zihnini insanlastirmaya yonelik.

    Iste birey bilincinin, tursel duzeyi ve farkindaligi bu bilinctir.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  2. #2
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Sorgulamak ve Sorgulatmak Farki

    Hic bir kimsenin, hic bir kimseyi kendi dusuncesi, fikri, gorusu, bakis acisi, ideolojisi, inanci ve inancsizligi, etigi v.s. kisaca kendi kimlik ve kisilik degerleri ile sorgulama hakki yoktur ve bu hak ve ozgurluklere bir mudaheledir.

    Eger ortada bir sorgulama olacaksa, kisi bunu once kendi degerleri,verileri, tabulari,ideolojileri ver inanclari, dogrulari icin yapmalidir. Sonucta kisiye hem birey bilincini saglayacak olan, hem de kendini yeniletecek ve ilerletecek olan; kisinin kendisine dogumdan itibaren verilen her turlu degeri, veriyi, tabuyu uygulamak ve/veya karsi cikmak yerine,algilamak, kavramak ve neden savundugunun/karsi ciktiginin bilinc ve farkina varmak adina, once kendisini kendi iradesi ile sorgulamalidir.

    Sorgulatmak ise, , bir kisinin baska bir kisiyi kendi kendini sorgulamasina yardimci olmasi ve onu kendine sorgulatmak icin, dusunce ve davranis sunmasidir.

    Karsidaki kisiyi, kisinin; kendi inandigi dogrulari ile sorgulamaya yonelmesi, karsidakine bir sey vermedigi gibi; onu her turlu kendi dogrularina yonelik savunmaya ve sana karsi da saldiriya yoneltir.
    Bu cesit bir mudahele, kisiyi kendi kendine sorgulamaya yardimci olamayacagi gibi; aksine karsisindaki kisinin kendi degerlerine daha cok sarilmasina ve bu degerlerini savunmasina sebep olur.

    Amac eger, kisileri otekilestirmek, distalamak, karsiya almak v.s. degilse; kisinin karsisindakini sorgulamasi yerine, ona kendini sorgulayacak yolun ve yontemin gosterilmesi, sorunlarin onun algilayacagi bir sekilde ortaya konmasi ve en azindan onun kendi aklinda bir acaba uyandirmasina yardimci olmaktir.

    Sonucta, sorunlar, rahatsizlik ve zarar gormek; ancak algilanirsa anlam kazanir. O yuzden bir kisinin olan bir sorununu ona gosterebilmek ve onun algilamasini saglayacak sekilde yardimci olabilmek, olmasi ve yapilmasi gerekendir.

    Iste bunun icinde, kisinin her turlu duzeyinin (bilgi, birikim, bilinc, farkindalik, hosgoru, anlayis, saygi, sabir v.s.) ust duzeyde olmasi ve sorun olarak algilanan konunun, sorununu algilanabilecek bir sekilde ortaya koymasi gerekir.

    Baska turlu, kimsenin sorunu kendi kendine gormesi ve algilamasi mumkun degildir. Ustelik onun sorununu sorgulamak, kisiyi tamamen sorununu algilamaya degil, savunmaya iter.

    Oyuzden sorgulamak ile, yani kisiyi kendi dogrularinla degerlendirmek ile, sorgulatmak, yani kisiyi kendi sorunlarini kendisinin algilamasina yardimci olmak; her yonuyle farkli zihniyet ve yanasim icerir.

    Sorgulamak, kisinin kendi degerlerini kendisinin kendi iradesi ilesorgulamasidir. Iste bu temeldeki sorgulatmak, kendini sorgulama duzeyine erismis bir bireyin baskalarinin dile getirdikleriyle kendini sorgulamasi anlamini da tasir.

    Yani, kendini sorgulama bilincine ermis bir birey, baskalarinin da kendini sorgulatmaya yonelttiginin bilinc ve farkindadir.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  3. #3
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.306

    Standart

    Sorgulama ve sorgulatma kavramları ister istemez baskıcı bir eylem çağrıştırıyor ve beraberinde olumsuz uzantılar da getiriyor.Soru sorma ve soru sormaya yöneltme desek?Hatta daha basite indirgeyebiliriz...NEDEN? diye sorduğumuzda, hem bilincin tüm kategorilerini harekete geçirmiş oluruz, hem de ÇÜNKÜ diye başlayan karşı taraf (ya da kendimize soruyor isek soruyu, biz , kendimiz)soruyu cevaplamaya çalışırken farkında olarak/olmayarak NEDEN? sorusu bilince çıkarılmış/yükseltilmiş/taşınmış olur...
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

  4. #4
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Alıntı glsezinrs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sorgulama ve sorgulatma kavramları ister istemez baskıcı bir eylem çağrıştırıyor ve beraberinde olumsuz uzantılar da getiriyor.Soru sorma ve soru sormaya yöneltme desek?Hatta daha basite indirgeyebiliriz...NEDEN? diye sorduğumuzda, hem bilincin tüm kategorilerini harekete geçirmiş oluruz, hem de ÇÜNKÜ diye başlayan karşı taraf (ya da kendimize soruyor isek soruyu, biz , kendimiz)soruyu cevaplamaya çalışırken farkında olarak/olmayarak NEDEN? sorusu bilince çıkarılmış/yükseltilmiş/taşınmış olur...
    Onemli olan yazida ne verilmek istendigini algilamaktir. Bu acidan da kullanilan kavramlarin pek onemi yoktur. Burada verilmek istenen, beynin beyin sahibi tarafindan dusundurulmesi ve beyin sahibinin yazilari ile baskalarini da dusunceye sevk etmesidir.

    Sonucta bir beyinin beyin sahibi tarafindan dusunmeye itilebilmesi icin, beyin sahibinin bilinc ve farkindaligi ve en azindan beyninde yer etmis her turlu bilginin sorun vermesi, rahatsizlik ve zarar vermesi gerekir. Ayrica bunun verilmesi de yetmez, beynin bu verileni de algilamasi gerekir.

    Butun bunlarin yaninda, yazi; baska bir onemli konuya da deginmektedir. O da kisilerin genellikle kendi beyinlerini degil; hep karsi beyinleri sorgulama aliskanliklari ve bu sorgulamayi da kendi beyinlerinin inandigi dogru temelinde mukayeseli yapmalari. Yani kendi inandiklari dogru ile herseyi degerlendirmeleri.

    Iste onemli olan burada beynin inandigi dogrununu, inanan beyince sorgulanmasidir. Bu da ancak o dogrudan beynin rahatsiz olmasini ve bunun algi ve bilincini getirir.

    Oyuzden kavramlar ve onlarin baskici eyleminden ziyade, algi ve bilgi onemlidir. Bu da ister neden cunku ikilemi,ister baska bir ifade edis ile olsun, beynin beyin sahibince dusundurulmesi ve beyinde yer etmis her turlu bilginin tekrar bilincli olarak gozden gecirilmesi ve de bunun yaziya yansitilarak baskalarinin da kendi beyinleri icin bu gozden gecirmesine yardimci olmayi saglamak anlamina gelir.

    Ortada, hic bir sekilde, zorlayici, mudahele edici, baskici v.s. bir durum yoktur; aksine, kisinin hem kendi beynindeki bilgileri gozden gecirmesi, hem de yazilariyla baskalarina bu konuda yardimci olmasidir.

    Sonucta eger bir beyindeki her turlu bilgi gozden gecirilecek ise, bunu kisi kendi irade ve idaresiyle kendi yapacaktir.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  5. #5
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.306

    Standart

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Onemli olan yazida ne verilmek istendigini algilamaktir. Bu acidan da kullanilan kavramlarin pek onemi yoktur. Burada verilmek istenen, beynin beyin sahibi tarafindan dusundurulmesi ve beyin sahibinin yazilari ile baskalarini da dusunceye sevk etmesidir.

    Sonucta bir beyinin beyin sahibi tarafindan dusunmeye itilebilmesi icin, beyin sahibinin bilinc ve farkindaligi ve en azindan beyninde yer etmis her turlu bilginin sorun vermesi, rahatsizlik ve zarar vermesi gerekir. Ayrica bunun verilmesi de yetmez, beynin bu verileni de algilamasi gerekir.
    Kavramlar önemlidir.Üstelik düşünmek için ille de rahatsızlık duymak mı gerekiyor?Bu sanki "nerede hata yaptım?" ya da "ters giden birşeyler var" babından bir endişe içeriyor.Bizi rahatsız edenler kadar, mutlu edenler üzerine de düşünülebilir ve soru sorulabilir.Merak ve yeni bir bilgi öğrenme arzusuyla da sorulabilir ve cevap aramak -hele bulursanız- hoş bir serüvendir.Aksi halde felsefe sıkıntılar ve bunaltılar yumağı olmaz mıydı? Bütün aptalları mutlu, düşünüp soru soranları mutsuz mu addedeceğiz?"Bilge olmayan mutlu olamaz, sadece keyif alır"demişti yanılmıyorsam Epikuros...
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

  6. #6
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Alıntı glsezinrs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kavramlar önemlidir.Üstelik düşünmek için ille de rahatsızlık duymak mı gerekiyor?Bu sanki "nerede hata yaptım?" ya da "ters giden birşeyler var" babından bir endişe içeriyor.Bizi rahatsız edenler kadar, mutlu edenler üzerine de düşünülebilir ve soru sorulabilir.Merak ve yeni bir bilgi öğrenme arzusuyla da sorulabilir ve cevap aramak -hele bulursanız- hoş bir serüvendir.Aksi halde felsefe sıkıntılar ve bunaltılar yumağı olmaz mıydı? Bütün aptalları mutlu, düşünüp soru soranları mutsuz mu addedeceğiz?"Bilge olmayan mutlu olamaz, sadece keyif alır"demişti yanılmıyorsam Epikuros...
    Kavramlar, evrenseldir ve onem kavramda degil; ona verilen anlam ve iceriktedir. Cunku her beyin kendi duzey bilgi ve algisinca bir kavrama baskasindan farkli anlam ve ifade yukleyebilir. Oyuzden "Bu kavram, budur/bu degildir" gibi bir yanasim, yaniltici ve sasirticidir.

    Oyle olmasa, mesela bir demokrasi kavraminin ne oldugu bir sosyalist ve fasist icin ayni olurdu.

    Bu dedikleriniz, zaten basligin ilk mesajinda aciklandi. Onemli olanin da bilincli sorgulama oldugu vurgulandi. Sonucta bilincalti zorlamasi ile gelen sorgulamanin, bilincli ve farkindalikli olmadigi da vurgulandi.

    Bugun felsefenin kisilerce ne olarak algilandigi, herbir kisinin algi ve bilgisine gore degiskendir. Kimi felsefeyi bir "iskence" olarak algilarken, kimi de beynin gidasi olarak algilar.

    Ayrica kimin mutlu/mutsuz olduguda bir algi konusudur. Mesela ayni konu sizi mutlu/mutsuz edebilirken, baskasini tam tersi mutsuz/mutlu edebilir.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  7. #7
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.306

    Standart

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kavramlar, evrenseldir ve onem kavramda degil; ona verilen anlam ve iceriktedir. Cunku her beyin kendi duzey bilgi ve algisinca bir kavrama baskasindan farkli anlam ve ifade yukleyebilir. Oyuzden "Bu kavram, budur/bu degildir" gibi bir yanasim, yaniltici ve sasirticidir.
    Ne güzel..Herşeyi "görece" yaptık...Kavramlarımız ortak değilse(olamıyorsa), demokrasiden veya başka birşeyden herkes kendi tanımını anlıyorsa, o zaman neyi kime göre sorup/sorgulatıp nerede buluşacağız?Herkes kendi soruları/cevaplarıyla kendi yoluna gidecek?Hani bireysellikten arınacaktık?
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

  8. #8
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Alıntı glsezinrs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ne güzel..Herşeyi "görece" yaptık...Kavramlarımız ortak değilse(olamıyorsa), demokrasiden veya başka birşeyden herkes kendi tanımını anlıyorsa, o zaman neyi kime göre sorup/sorgulatıp nerede buluşacağız?Herkes kendi soruları/cevaplarıyla kendi yoluna gidecek?Hani bireysellikten arınacaktık?
    Iste burada bir ...e gore belirlenmesi gerekir, sizin ...e goreniz nedir? Benim ...e gorem birey bilincinin tursel butunlugu ve onun numenal insan ve insanligidir.

    Bana, degismeyen, yenilenmeyen, yanlislanamayan v.s. bir sey soyleyin.

    Zaten akil ile gozlemin farki da tam buradadir. Akil sabitler, sahiplenir, inanir ve kendince dogrular; gozlem ise teoriyi ortaya koyar, test eder, olgular ve baska bir gozlem ile yasnlislanabilecegini baki kilar.

    Oyuzden inanc sabittir ve tarihler boyu degismez, bilim ise degiskendir ve durmadan bilir ve bildirir.

    Buradaki aklin sorunu, bilimin epistemolojik sinirinin ustune cikma ve bilimin bilimselliginin o anlik bilgisiyle yetinmeme sorunudur. Bu da bilime inanci bulastirmak, bilimsellige inancsalligi katmak ve epistemoloji ustu spekulatif teoriler yaratmaktir.

    Iste beynin bu numenal evrimci ve devrimci mucadelesi
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  9. #9
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Alıntı glsezinrs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ne güzel..Herşeyi "görece" yaptık...Kavramlarımız ortak değilse(olamıyorsa), demokrasiden veya başka birşeyden herkes kendi tanımını anlıyorsa, o zaman neyi kime göre sorup/sorgulatıp nerede buluşacağız?Herkes kendi soruları/cevaplarıyla kendi yoluna gidecek?Hani bireysellikten arınacaktık?
    "Dogrular ve yanlislar" Uzerine

    Gercekler, yani kavramlar; yalanlanamaz, ama dogrular, yanlislanabilir. Yanlislanabilen dogrular da; hatalarindan, noksanlarindan ve yanlislarindan da; arindirilarak, duzeltilebilir,duzenlenebilir.

    Bu yuzden; bilimsel dogrular ile; etiksel dogrular farklidir. Dogrular, yanlislanabildigi ve yanlislari duzeltilebildigi olcude ve mumkunlukte bilimseldir. Bu bilimsellik; epistemolojiktir. Yani; bugun yanlislanamayanlar, dogru olarak kabul edilir. Yarin, yanlislanabilme olanagi olmasi gerekir. Yalnislanabildigi gunde; yeni bir dogru ile hatalarindan arinmis olarak duzeltilir.

    Peki, etiksel dogrular; bilimsel dogrular gibi, yanlislanabilir mi? Neye gore yanlislanabilir?, yanlislari neye gore, saptanabilir, duzeltilebilir ve duzenlenebilir?, hatalar, noksanlar neye gore ve nasil saptanir?

    Demekki; etiksel dogrulara, dogrulama ve yanlislarini duzeltme temelinde yanasabilmek icin, bir "...e gore' de karar kilmak gerekir.

    Iste insanoglu bu ...e gore'de karar kilamadigi icin; bugun icinde bulundugu sorunu yasamaktadir. Cunku, bu ...e gorenin; evrensel bir ortak temeli bulunamamistir.

    ...e goreler:Tanriya, dine, inanislara, maddeye, ahlaka, topluma, ulkeye, cografya ya, sosyal-siyasal-toplumsal-ekonomik yapiya, felsefeye, ideolojiye, goruse, cevreye, aileye, kisiye, mantiga, duyguya, duyuma, algiya, milli-dini kokene, bakis acisina, dunyevi, mistik, spekulatif, dunya otesi, dogal, dogaustu, yaratilissal, dusunsel v.s. yani kisaca; belirli bir ayrilmislik temeline gore degisir.

    Bu kadar degisime ugratilmis bir ...e gorenin, evrensel ortak noktasini bulmak ve tek bir ...e gore saptamak ve bu saptanacak ...e gorenin; evrensel gecerliligini saglamak mumkunmudur? Iste, tum yasam ve iliskinin temel ve kokenini olusturan bu sorunun cevabini verebilen, hem sorunu tam resmi ile algilamaya, hem de cozume gidebilecek, ...e goreyi saptamaya muktedir olur.

    Evrensel-insan olarak; sunulan ...e gore; hemen hemen her yazida bir anafikir olarak belirtilmistir.

    Insana ve onun insanligina gore

    Iste, evrensel-insan'in; insanoglunu insandan farkli kilan bu ..e goresi; insanoglunu dusunce ve davranista; insan yapmak ve insanlik sunmasini saglamak icindir. Iste, bu insan da; once insanoglunun en kucuk birimi olan, bireyle yeserecek ve bireyin; evrensel-insanligiyla koklesecektir.

    Burada da; aslinda "insan nedir" veya "insan nasil olmalidir?" sorulari gundeme gelir.

    Insanin ne oldugunu ve nasil olmasi gerektigini ortaya koyacak olan da once "insan olmayan nedir?" sorusunun cevabinda yatar. Insan olmayanin aslinda ne oldugu aciktir. Tanri ve madde. Bunlar, insan olmadiklarindan; onlardan zaten insanlik beklemek te, hem mantiksiz hem de abes olur. Demek ki; tanri ve maddenin; insanoglunun kendi insanligina yerlestirdigi insanlik disindan; insan olarak arinmak gerekir.

    Buradan da ...e gorenin kokeni ve temeli ortaya cikar. Dusunce ve davranista insan olmaya ve insanlik sunmaya gore.

    Insandisiligin ve insanlikdisiligin ne oldugunu daha onceleri belirttigim icin, burada girmek istemiyorum.

    Ama bu su demektir. Yukarida siralanan ve eklenecekleri ile birlikte cogaltilabilecek olan, butun ayrimci ...e gorelerden arinmak gerekir. Nasilmi?

    Once, bu ...e gorelerin; kendi aralarindaki farklarinin farkina vararak ve bu ...e gorelerin yasam ve iliskiye yerlesmisliginin, alisilagelmisliginin, otomatiklesmisliginin gerceginin yalanlanamayacaginin bilincinde olarak.

    Iste bu yalanlanamama, bize tum ...e gorelerin resmini vermeyi; saptadigimiz ..e gore de; bize yanlislanabilen dogrularin, hata ve noksanlarindan arinarak; duzeltilebilecegini ve duzenlenebilecegini gosterir. Yeterki, bu bilince varmak icin; insandisilik ve insanlikdisiligimizi, birer insanoglu olarak, nedenleyelim ve sorgulayalim.

    Tabi ki insan olmak hemde bu insanligi evrensellige tasimak istiyorsak.

    Yoksa "Insanoglu, zaten dogustan ve tabi olarak, yaratilis olarak; bencildir, ayrimcidir, erk ve otoriterdir, cikarcidir, guce tapar, bununda en guzel kanitlari; genin bencilligi, DNA'larin farkli insanoglu yapilari sundugu, ustun irk ve alt irkin varligi, kimsenin esit olamayacagi, guclu olanin hakli, dogru v.s. oldugu, kisaca; tum bu nedenlerden dolayi; insanoglunun kendi turu arasindaki ayrimin, savaslarin, kaosun ve kisaca bugunku dunyanin goruntusunun kalici ve degismez dir" i savunacak olanlar icin bu yazi gecerli degildir.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  10. #10
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.306

    Standart

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bana, degismeyen, yenilenmeyen, yanlislanamayan v.s. bir sey soyleyin.

    Acıktım...yaşasın mutfak..
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

Sayfa 1/2 12 SonSon

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0