Sayfa 2/2 İlkİlk 12
19 sonuçtan 11 ile 19 arası

Konu: Planlı Yaşam, Kişisel Disiplin

  1. #11
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    planlamak ve koşullanmak ayrıştırılmalıdır. her yeni olgu yeni bir süreç ve çözüm gerektirdiğinden plan içerisinde olmayan yeniyi çözümleyebilmek gerekir. koşulsuz bir plan yeniye kapalı olacağınan çözümsüzlük ile eş-değerdedir. önemli olan yol-da yürüme biçimidir derim.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  2. #12
    Doutrus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Ağustos 2010
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    23
    Mesajlar
    27

    Standart

    Yazdıklarını okurken kendim yazıyormuş hissine kapıldım.Seni çok iyi anladığımı;çünkü senin de beni iyi anladığını söylesem... Muhtemelen okumayacaksın bu satırları,son giriş tarihin haziran 12 ymiş yine de parmaklarımın dizginlerini bıraktım yazıyorum:
    Ben de sürekli planlar yapar,hiçbirine uymam,ardından kendimle çelişir,tartışır hatta işi bir süreliğine nefrete kadar götürürdüm,hâlâ nadiren götürürüm.Ancak ertesi an tekrar bir başka yaklaşım planıyla ortaya çıkar,bunu duvarlara eser,yapacağıma dair kendime sözler verir;lakin aynı hüsran dolayısıyla sahip olduğum son özgüven kırıntılarını da kuşlara kaptırırdım.Tüm bunların temel nedeni planım o kadar kusursuz olurdu ki,planla ilgili bir kusur ettiğimde planı kafamda çöpe atardım,kalbimde ise ona karşı tüm hevesimi yitirirdim.(battı balık yan gider mantığı vardı)
    Kendini biraz serbest bırakmanı tavsiye ederim.Kendimi bıraktığım gibi.. Sadece bir süreliğine bırak,plan falan yapma (ne kadar bırakacağına dair de plan yapma sadece bırak ) Bu sürede kendini daha iyi tanırsın , ne isteyip ne istemediğini ölçer ve ona göre hareket edersin.

  3. #13
    kaptanmiharbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    25 Nisan 2010
    Yer
    istanbul\sarıyer
    Mesajlar
    88

    Standart

    Yaşım 26 ve bu zamana kadar hiç planlı yaşamadım beni iğrendiren bir durum olarak gördüm hayatta böyle takıntılarım var iğrendimmi o olayı asla gerçekleştirmem gerçekleştiremem yalnız şunu söylemem gerekirse artık yanlış yaptığımın farkındayım benim aslında takıntı yaptığım konu koşullanmakmış ve hiç plansız yaşadığım için hayatım allak bullak olmuş hep anı yaşama şekli o an ne gerekiyorsa onu yapmak daha cazip geldi ama plansız ve zamnasız olması beni geride bıraktı disiplinimide kaybettim duygularda etkili aslında bunda belkide egolar ama planlamak uzun vadede kazanç getiren ve amaçlara yönelik bir hareket olarak karşımıza çıkıyormuş artık toplanma zamanı kalk hadi...

  4. #14
    ayşenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    25 Ağustos 2010
    Yer
    ankara
    Yaş
    19
    Mesajlar
    243

    Standart

    Bence planlı yaşamak önemli değildir, önemli olan başarmak istediğin hedefler koymaktır önüne. Plan ileriye dönük bir şeydir oysa gelecekte bizleri nelerin beklediğini bilemeyiz. Önemli olan şimdidir, o hedefi gerçekleştirmek için şu an elinden ne geldiğidir. Ben hiçbir zaman o disiplinli;o uykusu, yemesi , içmesi düzenli olan o insan olmadım. Her zaman sevdiğim şeyleri yaptım sadece. Yarın sabahın köründe okulum olsa da o güzelim filmi izledim . Ya da sınavım olsa da şu an kitap okumak istiyorsam okudum. Bazen iki-üç saatlik uykuyla durdum, bazen oniki saatten fazla uyudum. Ama bunlar hedeflerimi gerçekleştirmeme asla engel olmadı. Çünkü çalışmam gerektiğinde çalışmasını da bildim, en önemlisi yapmam gereken şeyleri sevdim.Hayatı olduğu gibi yaşadım, pişman da değilim.
    kalp penceresinden günışığı sızdıkça
    şiiri tutuklayamaz hiçbir gardiyan

    murat menteş

  5. #15

    Üyelik tarihi
    01 Eylül 2010
    Mesajlar
    1

    Standart

    Ben de hayatım boyunca yaptığım çoğu plana uyamamış ve bunun cezasını ufak sıyrıklarla atlatmış birisi olarak cevap yazmak istedim, çözümü tam anlamıyla sunamayacak olsam da umarım okunduğu takdirde faydalı olacağını düşündüğüm görüşüm işinize yarar.

    Sanırım sizin sorununuz benimki gibi. Fazla özgürlükçü bir yapım var, burcumun da ikizler olması bunun en büyük göstergesi ve ikizlerin o maymun iştahlı, özgürlükçü yapısını çok iyi almışım.Kendimden yola çıkarak sanıyorum ki sizin probleminiz de özgürlük düşkünü olmanız, kalıpları ve çok keskin yolları sevmemeniz. Ben de tek çocuğum, tek büyüyen çocuklar kendi kararlarını kendileri vermeyi, yalnızlıkla başa çıkabilmeyi erken öğrenirler yaşıtlarına göre, bu tek başına mücadele onları biraz yabanileştirir ister istemez, biraz böyle alışırsınız onun verdiği rahatlığa alışır ve hayatı tek zihinle algılamaya başlarsınız ne kadar arkadaşınız olursa olsun komin yaşama alışamazsınız, toplum kurallarını algılarsınız fakat topluluk kelimesine yabancı olduğunuzdan sevemezsiniz onları. Tüm bu nedenlerle gelişiminiz sürecinde belli bir noktaya kadar hedef koya koya kendi kararlarınızla bir yere geldikten sonra yılmaya başlarsınız. Hedef koy elde et hedef koy başkaları alkışlasın..Hedefi bunlar için koyarsanız olmaz. Şunu bilin ki hedefinizi kendiniz için belirlemeniz, onu sevmeniz ve aşırı istemeniz lazım, işte o zaman plan yapmak zorunda kalmayacaksınız, plan zaten içinizden doğaçlama olarak geliverecek. İlk önce yaşadığınız toplumu sevin, bazı şeyleri toplumun çizdiğini kabul edin, bunların içinde size en yakın hedefi sizi mutlu edecek şeyi seçin ve isteyin, bunu yapabilirseniz mükemmel planlara gerek kalmaz, içinizdeki enerji ile zaten kendiliğinden isteyerek çalışıp yaparsınız. Aynı zamanda diğer aktivitelerden de geri kalmazsınız. Planları neden sevmediğinizi bir düşünün bence, ve hedeflerinizi ne kadar istediğinizi tartın.

  6. #16
    Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16 Nisan 2010
    Mesajlar
    463

    Standart

    Eldeki verilere dayalı kısa vadeli planlar olabilir. ileri bir döneme hedefler konabilir…bütün bunların yanında, şartlar her daim her türden katkı ile değişmekte iken kişinin de, kendine- çapınca strateji alanı açıp, açmazları-fırsatları ile, sürekli bir durum değerlendirmesi (hayat sürekli A planı/B planı/ C…/...planı..) yapması gerekir.

    ama... biz baştan alıp - tekrar- yazalım! ….Eldeki verilere dayalı kısa vadeli planlar olabilir. İleri bir döneme, hedefler konabilir…..

    ne bu dünya karrdeşiim, uğraşamam ..' gelsin hayat bildiği gibi' derseniz, ne denilebilir ki - O' şekil de ,Bir seçimdir sonuçta : ))

    ***
    ya hu nasılsa bildiğimizi okuyacağız…plan-program vs., her gün bayram olmuyor, ben buradan Hayırlı bayram dileğimi de ileteyim tüm forumdaşlara-halkımıza

  7. #17
    Yasaklandı
    Üyelik tarihi
    06 Eylül 2010
    Mesajlar
    44

    Standart

    Planlı Yaşamak Mı? Yoksa ROBOT gibi yaşamak mı?

    Evet hayatımızın büyük bir kısmı planlamalardan oluşur. Hatta bazen insanlar plan yapmalarına gerek kalmaz, ÇÜNKÜ HAYATLARI MONOTONLAŞIR. Her gün aynı şeyler bir süre sonra insanın canını sıkar. İnsan denen varlık ilginçtir. İstediği şey olunca bir süre sonra daha farklı şeyler ister. Yani planlı yaşamak insanları bir süreden sonra daraltır. Bunun örnekleri çoktur.

    Bence hayatın her anı planlı yaşanmamalı! Çok plan çok monotonluk getirir. Sanırsam şu dünyada hiç bir insan monoton bir hayatı olsun istemez. Demek istediğim;
    Hayatımızda mesleğimiz, okulumuz vb. bunlar için planlı olmalıyız. Ama normal yaşantı da mesela cumartesi ve pazar da plan yapmak anlamsızdır ve bence çokta saçmadır. Mesela pazar günü evden çıkın nereye gideceğinize karar vermeyin, istediğiniz yere gidin. "İllam buraya gideyim, yok hayır şuraya gitmem gerek" falan bunlar çok sıkıcı şeylerdir. Kimse sıkıcı olmak istemez. Bence "Sıkıcılık=az sevilen kişi" demektir.


    Biz hayata ROBOT GİBİ yaşamaya gelmedik. Bizi robotlardan ayıran en büyük özellik RUH'tur. Ruhumuzu robotlaştırmaya hakkımız yoktur. Ruhumuzun eğlenmesi, bizim gibi onun da hakkıdır.

  8. #18
    kuzeys
    Ziyaretçi

    Standart

    kur kur kurg 'u' la .. toplumsal statüko için vazgeçilmez bir şey. disiplin , plan, amaç .. marketlerde ki pastörize edilmiş sütler gibi. doğanın bağrından koparılmış önümüze atılıp kişilik haklarımızı ezen dahası bizi başkalaştıran bir iteat sistemi.

    bugünü yaşayabilmek için dünden , günü yaşayabilmek içinde yarından vaz geçmek gerekir. Çünkü dün bugünü işgal eder iken yarında plancılığımızdan dolayı ertesi yarını düşüneceğimiz için tüm gün mahvolur. Oysa bu ölümlü yaşam içerisinde anı yaşamak -carpa diem - esas meselemiz olmalıdır. En azından tutkulu ve çoşkulu bi hayat için..

  9. #19
    Feylesof TeCe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    31 Aralık 2010
    Yer
    Sakarya & Bolu
    Yaş
    18
    Mesajlar
    833

    Standart

    Alıntı adnan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bir soru sormak istiyorum, öncesinde konu hakkında biraz bilgi veriyorum;

    Dönemlik hedeflerimi belirleyip bu hedeflere ulaşabilmek için günlük planlar yapıyorum, x saat çalışmalı, x saat kitap okumalı, x saat film/tiyatro vb. bir etkinlik yapmalı, x saat internette gezinmeli, x saat şu konuyu araştırmalı,x saat uyumalıyım, x saat özgür olmalıyım gibi, sonrasında bu saat dilimlerinde günün en yaygın saatlerine yayorum, örneğin x saat internette gezinme için x değeri 2 olsun ve günümü düşündüğümde buna en uygun saat 11-01 saatleri olsun gibi. Sonrasında bu saatlerin haftalık ve yıllık değerlerini hesaplayıp ortalama ulaşabileceğim hedefleri kestirmeye çalışıyorum ve bunun kendi hedeflerime ulaşmakta yeterli olup olmayacağı yönünde tahminde bulunuyorum. Planlama yaparken çok katı kurallar koymamaya dikkat ediyorum, yaşantımda ihtiyacım olan birçok şeye zaman ayırabileceğim planlar yapmaya ve çok sınırları zorlamadan zevkle yaşayabileceğim bir günü planlamaya çalışıyorum. Bu planlama hali bende çocukluğumdan beri bir takıntıdır ve sürekli bu planlamaları yaparım, ve zaman zaman cidden mükemmel planlamayı kendime, kişiliğime, yaşantıma, zevk aldığım şeylere, çevreme vs. göre yaptığımı görüyorum. Planlama konusunda cidden mükemmel noktaya geldiğimi düşündüğüm zamanlar oluyor. Buradaki ince ayrıntı bu planlara hiç bir zaman uymamam . Sürekli plan yapıyorum, sürekli deniyorum sürekli deniyorum, bazen pes ediyorum olası en gerçekçi planı yapıyorum, mesela biliyorum ki x saatinde uyuyamam x saat plana bağlı kalamam planladığım saatleri düşürüyorum örneğin günün sadece 6 saatini planlıyorum yine işe yaramıyor, zevk aldığım şeylerin sayısını arttırıp çalışma saatlerini düşürüyorum, kısacası her yöntemi deniyorum ama bir türlü planlarıma uyamıyorum.

    Bu planları yapmaya devam ettikçe ve uyamadıkça neden uyamadığımı sorguluyorum, çıkan verileri değerlendirip planları ona göre değiştiriyorum yine olmuyor.

    Neticede elimde temel birkaç sonuç kalıyor;
    1- Kişisel disiplin konusunda tamamen başarısızım.
    2- Hedeflerim ve Planlarım beni yeterince motive edemiyor, yeterli motivasyonu sağlayamıyorum, ne istediğim konusunda çelişkilerim var.
    3- Kişilik olarak hayatımda en ufak bir baskı bir otorite olduğunda direk başkaldırıya yöneliyorum bu kendi otoritem olsa bile.
    4- Planlamaya ve düzenli yaşama inanmıyorum, sadece inanmaya çalışıyorum ama kontrollü bir yaşamın mümkün olabileceğini sanmıyorum ya da doğru olduğuna inanmıyorum.

    Neticede durumum bu, hedeflerim net, neye ne sebeple ne zaman ulaşmak istediğimi biliyorum, ulaşmak için ne yapmam gerektiğini biliyorum, planlamalar konusunda çok kafa yoruyorum, ancak bir türlü sistemi işler hale getiremiyorum. Burada en önemli şeyin planlamayı tamamladıktan sonra bir daha üzerinde kafa yormamak ve sadece uymaya çalışmak olduğunu, planlama tamamlandıktan sonra eyleme geçmem gerektiğinin farkındayım çoğu zaman bunu da deniyorum, ama neticede çoğu zaman akıntıya kapılıp gidiyorum. Ama bir türlü şirketlerin ya da okulların vs. sistemlerin bunların içine insanlarda dahil olmasına rağmen planlamayla, iyi bir yönetim ve motivasyonla yıllık, on yıllık planlar yapabildiğini, bu kuralların uygulanabildiğini gördükçe bir yanım planlamaktan ve denemekten vazgeçmiyor, diğer bir yanım ise sadece o an ne istiyorsam onu yapmaya tüm kurallardan, planlardan vazgeçmeme ve tamamen düşüncesizce yaşamama, ve hedeflerimden uzaklaşmama sebep oluyor.

    Sizin bu konudaki düşünceniz, öneriniz nedir ? İnsan planlayarak yaşayabilir mi, yaşamalı mı ? Yoksa her an bize sunulan bir nimettir, hedefler ve planlar üzerinde ne kadar kafa patlatsakta işler hale getiremezmiyiz ? Böyle bir yaşama sahip olmak kişinin karakterine eğitimine mi bağlıdır ? Sonradan öğrenilebilinir mi ? Kısacası nedir sizce doğrusu?
    Tüm sorunlarını kendin halletmelisin. Yoksa sonra yardım aldığın kişileri suçlarsın. Hem planlı yaşamak diye bir zorunluluk yok.

Sayfa 2/2 İlkİlk 12

Members who have read this thread : 1

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0