Sayfa 1/2 12 SonSon
19 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Aidiyet Duygusu

  1. #1

    Üyelik tarihi
    06 Aralık 2009
    Mesajlar
    271

    Standart Aidiyet Duygusu

    Ahlakın en büyük gizi sevgidir, ya da kendi doğamızın dışına çıkmak ve kendimizi, kendi güzelliğimizle değil, düşüncede, eylemde ya da kişide var olan
    güzellikle özdeşleştirmektir.Shelley İnsanların çoğu tek başlarına kendilerini güçsüz, savunmasız, büyük işler başarma kabiliyetinden yoksun, yalnız
    hissederler ve özellikle bilmediklerinden, hükmedemediklerinden, kendilerine dokunulmasından korkarlar.Bu nedenlerle sürekli olarak etraflarına mesafeler
    koyarlar.
    Bu korkulardan,savunmasızlıkların dan kurtulabilme duygularıyla, üyeleriyle aynileşebildiği,her şeyin tek bir bedende yaşanıyormuşçasına hissedildiği
    kitlelerin içinde bulunmayı arzu ederler.Çok basit bir örnek verecek olursak insanların bir kalabalık gördüklerinde gayri ihtiyari de olsa oraya
    yöneldiklerini gözlemlediğimiz çok olmuştur.Kalabalığın oluşma sebebini bilmese de o topluluğun içinde olma arzusu insanın yapısında içgüdüsel olarak
    mevcuttur.Zulme uğramış olma duygusu da insanı bir yerlere ait olmaya iter ve ait olduğu kitleler vasıtasıyla deşarj olma isteklerini de biraz olsun
    giderebilirler.
    Bireyler, kültürel olarak tanımlanmış çeşitli gruplarla kendi aralarında özdeşim kurarlar. Kitle içerisinde kişisel farklılıklar silinir, eşitlik,
    aynilikler ön plana çıkar.Kitle içerisinde sosyal sınıf farklılıkları, güçlü-güçsüz çekişmeleri, kültürlü-cahil ayrımları en aza inmiş, herkes kendisinin
    yapabileceği en iyi şeyi yapıyor hale gelmiştir.Ancak şunu ifade etmekte yarar var; bireysel olarak zayıf olan insanlar genelde güçlü bir insanın veya
    güçlü olduğuna inandıkları bir düşüncenin etrafında kitle oluştururlar.Kişinin kendisinden daha büyük ve daha güçlü bir şeyin içinde sürüklenmesi, onun
    kendisini ait olduğu şeyle özdeşleştirmesine, aynileştiği şey kadar güçlü olduğunu hissetmesine sebep olur.Onlarca bedenin heyecanından, kolektif güçlülüğün
    yarattığı heyecan dalgasından daha büyük bir afrodizyak olabilir mi?
    Cemaat ve kimlik duygusu, süregelen arkadaşlık ve bağlar; diyalogun, işbirliğinin ve rekabetin çeşitliliği ve kışkırtıcılığı insana cazip gelir. Kolektif
    coşkunluk halinin bir yönü güçlülüktür. Katılımcıların, değişimi gerçekleştirebileceklerine ve hem bireysel hem de kolektif güce sahip olduklarına inandıkları
    zaman yaşadıkları “güçlülük” duyguları onları son derece tatmin eder.
    Kitleler yoluyla başkalarını ikna etme, yeni örgüt biçimleri yaratma, toplumsal dünyanın parçalarını yeniden adlandırma ya da toplumun kendisini şekillendirmeye
    çalışma düşünceleri ve tüm bunları gerçekleştirebilmeye yönelik pratiklerin hayata geçirilmesi kitle üyeleri için çok büyük haz kaynağıdır.Bir anlığına, toplumun
    ileride nasıl olabileceğini görmekten duyulan keyif de benzer bir tatmindir. Umut ve arzu, duygusal heyecanı, bilinçli planlar ve ahlaki görüşlerle birleştirir.
    Arzu dünyayı değiştirme tasarılarının önünü açabilir.
    Tasarılar yerel ve kişisel ya da hırslı ve global olabilir. Başarı şansları az ya da çok olabilir. Kişinin hayatına bir yön, amaç ve akış duygusu kazandırarak
    bugünü ve yarını birbirine sıkıca bağlarlar. İnsan hayatının amacını bulduğuna inanır.Bir tasarının zaman içinde adım adım gerçeğe dökülmesi, insanların hayatlarına
    bir anlam ve mutluluk katar. Kitleler yoluyla ahlâki ilkelerin ilan edilir, ahlâki sesler yükseltilerek çoğunlukla son derece tatmin edici hayatlar yaşanır.

    Yeni görüşlerin ve yeni bakış açılarının doğması her zaman zordur ancak bunlar, ahlaki duyarlılıkları sunmak için önemli toplumsal bilgi ve fırsatlar sunabilir.
    Yinede bazıları, farklı düşünme, hissetme ya da yaşama çabalarının karşılığında karalamalar ve yanlış anlamalarla, hayati tehlikelerle karşı karşıya kalırlar,
    özel hayatın hazlarından vazgeçmek durumunda kalırlar.“Büyük bir sapma, insanlar tarafından paylaşıldığında fraksiyon olarak adlandırılır, paylaşılmadığında ise paranoya..”
    (1) Ciddi hareketlerin ciddi ideolojileri vardır.Kişisel olmayan, ideolojik disiplin, sıra dışı bir özgüveni ve cüreti teşvik eder. Kendisiyle aynı düşünceleri paylaşan bir
    grupla beslenen, bireysel vicdanın inatçı gücü, en devrimci protesto eylemlerini yaratmaya muktedir olan öz-denetimi ve güveni sağlar. Katılık, ideolojik güven ve
    marjinallik duygusu güçlü bir bileşim oluşturabilir. “Her büyük hareket şu üç aşamadan geçmelidir: gülünç bulunma, tartışılma, benimsenme.”
    (2) Büyüme isteği kitlenin temel özelliğidir. Herkese açık, sınırları olmayan kitleler çok çabuk büyüyebilir, ancak bunların dağılmaları da kolay ve çabuk olur. Kapalı
    kitleler kendi içinde sınırları ve belli ortak kabulleri olan kitlelerdir.Burada sayıdan ziyade devamlılık, kalıcılık esastır, dağılmaları zordur. Bu kitleler zamanla
    kurumlara dönüşürler. Kitle hareket halinde olmayı ve bir hedefe doğru ilerlemeyi ister.
    Kişinin katıldığı her hareket, önceden var olan kişisel ihtiyaçların dile getirilmesi için bir araç işlevi görebilir. Bu öteki dünya, genelde bize günlük hayatımızdan daha gerçek gelir,
    çünkü “gerçek” benliklerimizi orada deneyebilir ve doğal olarak günlük rutinlerimizin önünü kapattığı derin hakikatlere ve aidiyetlere, orada ulaşabiliriz.
    Kitlelerin kendi kuralları ve gerçekleri olduğundan, orada alışılmış öznelliğimizden sıyrılıp, başka bir şeyin parçası olarak kendimizi kaybedebiliriz.
    Bireysel olarak gerçekleştiremeyeceğimiz şeyleri kitleler vasıtasıyla gerçekleştirdiğimizde, ait olduğumuz kitlenin başarılarını, vizyon ve duruşunu sahiplenir
    en azından ortak oluruz. Bu bir yönüyle kişinin kendisinden kaçış, bir yerlere sığınıştır. Diğer taraftan bir ortak hedef etrafında küçük küçük bireysel çaba ve
    kabiliyetlerin birleşmesi, kişiliklerin ortaya çıkmasıdır.


    Mehmet Çobanoğlu

  2. #2
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    sayın melisa polen,

    insanca dergisi-nin internet sitesinde 9/3/2007 tarihli olarak Mehmet Çobanoğlu adına yukarıdaki yazının yayımlanmış olduğunu görüyorum. yukarıdaki yazınıda alıntı olduğunu belirtmediğiniz gibi, atıf ta yapmamışsınız. bu bir dikkatsizlik ise daha dikkatli olmanızı öneririm.

    okuyucu olarak alıntı olduğunu fark etmediğim taktirde sizin düşünceleriniz olarak değlendirip yorum yapacağım. bu okuyucuya olduğu kadar yazara da haksızlık olacaktır. diğer forumlarınızı siz kendiniz değerlendirmelisiniz, onlara bakmayacağım.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  3. #3

    Üyelik tarihi
    06 Aralık 2009
    Mesajlar
    271

    Standart

    Alıntı nejdet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sayın melisa polen,

    insanca dergisi-nin internet sitesinde 9/3/2007 tarihli olarak Mehmet Çobanoğlu adına yukarıdaki yazının yayımlanmış olduğunu görüyorum. yukarıdaki yazınıda alıntı olduğunu belirtmediğiniz gibi, atıf ta yapmamışsınız. bu bir dikkatsizlik ise daha dikkatli olmanızı öneririm.

    okuyucu olarak alıntı olduğunu fark etmediğim taktirde sizin düşünceleriniz olarak değlendirip yorum yapacağım. bu okuyucuya olduğu kadar yazara da haksızlık olacaktır. diğer forumlarınızı siz kendiniz değerlendirmelisiniz, onlara bakmayacağım.
    Sayın Nejdet

    Önerinizi dikkate alacağım.Yalnız belirtmek istediğim bir nokta var.Şöyle ki ;
    Konu ve konular bana ait olsa altına adımı yazma onurundan esirgemezdim şahsımı ve değerli okurları.
    Fakat sizinde haklı olduğunuz yön; okuyucuları sağlam verilere dayanarak bilgi edindirmektir.

    Saygılar .

  4. #4
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    forum açarken yazdıklarınızın size ait olduğunu nasıl anlayabiliriz? her yazılan forum altına isim/imza açılmaz ki? ve forum açan kişi bunu açık olarak belirtmiyorsa ve kendi forumda yayımlıyor ise kendisine ait olduğunu ileri sürmüş olur.

    her gün okuduğunuz gazetede bir köşe yazarı bir düşünürün fkirlerini kendi köşesinde aktardı ve hiç atıf yapmadı diyelim - aynen sizin yaptığınız gibi- siz de okudunuz. kime ait diye düşüneceksiniz?
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  5. #5

    Üyelik tarihi
    06 Aralık 2009
    Mesajlar
    271

    Standart

    Alıntı nejdet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    forum açarken yazdıklarınızın size ait olduğunu nasıl anlayabiliriz? her yazılan forum altına isim/imza açılmaz ki? ve forum açan kişi bunu açık olarak belirtmiyorsa ve kendi forumda yayımlıyor ise kendisine ait olduğunu ileri sürmüş olur.

    her gün okuduğunuz gazetede bir köşe yazarı bir düşünürün fkirlerini kendi köşesinde aktardı ve hiç atıf yapmadı diyelim - aynen sizin yaptığınız gibi- siz de okudunuz. kime ait diye düşüneceksiniz?
    Fazla tekrara düşmek pek de iyi olmasa gerek sayın Nejdet.Gerekli açıklamayı şahsınıza ve de değerli okurlara sundum.

    Saygılarımla .

  6. #6
    şehrin yabancısı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Şubat 2009
    Yer
    istanbul
    Yaş
    40
    Mesajlar
    431

    Standart

    ortaya bir yazı koyup önce yazının kime ait olduğunu söylememek, sonrada uyarı karşısında şu uzmana aittir demek.. pes doğrusu..sonra o uzmanın nasıl olsa doğru söylediğini söylemek .kimi kandırıyorsunuz, sevgili melisa polen... o konuda bir çok uzman varsa, ve o konuda farklı şeyler söylüyorsa ne olacak.. nasıl birşeydir bu düşüncenizi yazıya dökmek ,sonrada bunu savunmak.. bir insan istediği bir konuda araştırma yapmak istiyorsa yapar ve o konuda hangi uzman ne söylemiş onu öğrenir. sizin savunmanınız ne benim olsaydı, altına ismimi yazardım.bu ne büyük çelişki.kendiniz gerçekten de böylemi avutuyorsunuz, normal yaşamda.hatayı kabul etmek en büyük onurdur,gururdur.acizlik o na kılıf uydurmaktır.yazıyı alın saklayın tekrar tekrar okuyun ama kimseye lütfen satmayın..necdet bey bu arada annem yeni lahana turşusu yaptı.suyu ziyan almasın diye... bitenin içine lahana aldım yeni turşu oldu..bu şimdi ne perhiz ne laha turşusu desem annem bile evet diyecektir..
    Konu şehrin yabancısı tarafından (15 Ocak 2010 Saat 00:18 ) değiştirilmiştir.
    Sözcüklerin gücünü anlamadan insanların gücünü anlayamazsınız.
    KONFİÇYUS

  7. #7

    Üyelik tarihi
    06 Aralık 2009
    Mesajlar
    271

    Standart

    Alıntı şehrin yabancısı Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ortaya bir yazı koyup önce yazının kime ait olduğunu söylememek, sonrada uyarı karşısında şu uzmana aittir demek.. pes doğrusu..sonra o uzmanın nasıl olsa doğru söylediğini söylemek .kimi kandırıyorsunuz, sevgili melisa polen... o konuda bir çok uzman varsa, ve o konuda farklı şeyler söylüyorsa ne olacak.. nasıl birşeydir bu düşüncenizi yazıya dökmek ,sonrada bunu savunmak.. bir insan istediği bir konuda araştırma yapmak istiyorsa yapar ve o konuda hangi uzman ne söylemiş onu öğrenir. sizin savunmanınız ne benim olsaydı, altına ismimi yazardım.bu ne büyük çelişki.kendiniz gerçekten de böylemi avutuyorsunuz, normal yaşamda.hatayı kabul etmek en büyük onurdur,gururdur.acizlik o na kılıf uydurmaktır.yazıyı alın saklayın tekrar tekrar okuyun ama kimseye lütfen satmayın..

    Sayın Şehrin Yabancısı ; Siz kurulan cümleleri nasıl alıp değerlendirdiniz inanın hiç bir fikrim yok yorumlara bakılırsa.Bir tür iç dökümüydü sanırım ama garip . Evet Sayın Nejdet'in önerisini dikkate aldığımı ve katıldığım noktaları belirttim . Siz nereden çıkartıyorsunuz tüm bu söylediklerinizi ? Kim kimi kandırıp ne gibi bir avunma içersinde ? Algılayışta farklılıklar var .

    Alıntı şehrin yabancısı Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    necdet bey bu arada annem yeni lahana turşusu yaptı.suyu ziyan almasın diye... bitenin içine lahana aldım yeni turşu oldu..bu şimdi ne perhiz ne laha turşusu desem annem bile evet diyecektir "
    Çok çirkin .
    Konu Phi tarafından (30 Ocak 2010 Saat 03:40 ) değiştirilmiştir.

  8. #8
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    şehrin yabancısı daha açık söyle ne demek bu ?

    bu konuda tek bir değişik söylemim mi var? ya da kişiye göre farklı bir yol mu izledim? ki bu sözleri sarf ediyorsunuz?
    ...
    araştırın, bulamayacaksınız ve kendi sözlerinizin ağırlığı altında kalacaksınız; sizi farklı bir yere koymuştum oysa?
    ...
    değil miş!!!!
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  9. #9
    kuzeys
    Ziyaretçi

    Standart

    copy paste ve uzun yüz solukta bitmeyen sıkıcı makaleler. Aynı hazır çorba gibi tadına bakmadan kokusundan anlaşılıyor bence. Bir forum ilk kurulduğunda temel ve kaynak açısından alıntılar ve copy pasteler anlaşılabilir. Ama ilerleyiş ve işleyiş esnasında çok donuk ve sönük oluyor. İnternette yüzbinlerce makale var.. Alıntı yapan kişi konunun sonuna imzalardan çok temel düşüncesini yahut sorunsalını koyarsa bizlerede konuşma hakkı doğar.. Diğer anlamda genel tanımlamalar genel değerlendirmelere girip yüzeysel bakışaçısı taşımakla birlikte kişin kendini ifade hakkında çok bilgilendirmesine yönelik olur diye düşünüyorum.. yovsam kopyalıyormuyum...

  10. #10

    Üyelik tarihi
    06 Aralık 2009
    Mesajlar
    271

    Standart

    Sayın kuzeys ,
    Herhangi bir konudaki bir yazıyı (şiir,felsefe,makale,öykü,dene me,psikoloji,..) yazarın kendi söylemiyle açılan konu gereği copy-paste yapmadan kaç kişinin bunu tek tek yazarak yaptığını sormalıyım önce . Alıntılanan yazının yazarının fark edilmeden yazıldığını sayın Necdet tarafından belirtilmiş ve bu düzeltme yapılmıştır . Bazen yazmak yada dile getirmek istediğimiz bir düşünceyi bir başkasının araştırmasıyla ve yorumuyla ortaya konulmuşsa neden bundan istifade etmeyelim. Sanırım bizler herhangi bir konudaki yazıları okumadan önce onu yazan kişinin kim olduğuna göre davranıyoruz . Kendi adıma böyle bir ayırıma gitmeden bilimsel,felsefi,sosyolojik …içeriği ne olursa olsun okumaya değer görürüm ve paylaşırım . Üstelik hazır çorba tadında degil , ağız tadında bulurum .

Sayfa 1/2 12 SonSon

Members who have read this thread : 1

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0