Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu Zurna.net

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Psikoloji

Etiketlenen üyelerin listesi

Like Tree9Likes

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 13.01.2010, 02:48   #1
 köle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Nereden:
Mesajlar: 150
Standart Heinz Kohut ve Kendilik Psikolojisi

Heinz Kohut'a dair bildiklerimi ve öğrendiklerimi özet geçmek istiyorum. Birçok kişinin bu isimden haberi yok,Türkiye hatta dünyadaki psikologların onu yeterince anladıklarını ve terapi yaparken bu isimden yararlandıklarını düşünmüyorum.

Kendilik psikolojisi Heinz Kohut'un oluşturduğu bir kuramdır. İnsan zihnine "kendilik" olarak bakar ve bunun gelişimi üzerinde durur. Narsisizmin zararlı değil yararlı taraflarına vurgu yapmıştır, genel manadaki negatif narsisizm anlayışını değiştirmeye çalışmıştır.

"Kendiliğin çözümlenmesi" ve "Kendiliğin yeniden yapılandırılması " adı altında 2 adet kitabı vardır. Bu 2 kitabı tüm detaylarıyla birlikte okuyup anlamaya çalıştığınızda (ki tam olarak anlatmak istediklerini anlamak için kendi hayatınız üzerine bir hayli düşünmeniz gerekiyor), bu ismin sadece psikoloji ve psikanaliz üzerine değil, hayat ve varoluş hakkında çok mühim şeyler söylediğini farkediyorsunuz. Yani bu kuramın bana göre çok önemli felsefi bir boyutu var.

İlk kitabında Freud'un id-ego-superego şablonuna sadık kalmış, "kendiliği" ufak bir birim olarak düşünmüş ve Freud'un temelini attığı "dürtülerle çalışan insan" modeline uygun açıklamalara girişmiştir.

İkinci kitabında ise Freud'tan büyük ölçüde ayrılmış, insanı dürtülerini yöneten bir makina olarak değil, KENDİLİĞİNİ açığa çıkartmaya çalışan ve dürtülerin 2.planda kaldığı bir varlık olarak düşünmüştür.

KENDİLİK denen şeyin ne olduğunun tam olarak bir açıklaması aslında verilmemiştir. Çünkü bir insanın kendiliği bilinemez ve tanımı yapılamaz. Kendilik, kendinizi ve varoluşunuzu algılayışınızın en çıplak ve en temel halidir. Vücudunuzdur, bedeninizdir, zihninizdir. Hislerinizin en gerçek halidir. Biz bir başkasının kendiliğine ulaşamayız, ancak empati yoluyla dolaylı bir bilgi edinebiliriz.

Kuramın can alıcı yerleri hakkında kısaca özet geçmek istiyorum, anlatacağım yerler çok kısıtlı bir şekilde anlatılmıştır, daha çok ayrıntısını isteyenler google dan ulaşarak ve burdan bana sorarak daha fazla bilgiye ulaşabilirler.

İnsanların 2 temel ihtiyacı vardır. Birincisi aynalanma , ikincisi ise idealize etmedir. Aynalanma demek, birinin sizin iç dünyanıza empati yoluyla doğru yanıtlar vermesidir. Sizin derinliklerinize sorarak, paylaşarak girmesi, sizi tam olarak anladığını göstermesidir.

İdealize etme ise, bir kişiyi ya da bir figürü gözde büyütüp, ondan güç almak, onunla eş hissetmek demektir. Bu büyütülen ve sonsuz güç atfedilen kişide kendinizi görürsünüz, bir süre sonra içselleştirerek kendinizin bu güçlü haline ulaşırsınız.

Ayna aktarımı ve idealize etme aktarımı ayrı olarak düşünülemez ve genelde bu istekler birbirine karışmıştır. İşte insanın temel arzusu doğru "Empati" yapabilen birinden bu geri dönüşleri alabilmektir.

Malesef anlattıklarım bu kadar basit şeyler değil. Her zaman bizle daha fazla empati kurabilecek ve doğru yanıtlar verebilecek birilerinin eksikliğini çekiyoruz. Yanlış empati yapan bir ortamda bulunduğumuz ve geliştiğimiz için, biz de kendi isteklerimize yanlış empati yapıyoruz. Ve hayat tamamen bu karmaşadan kuruluyor.
ls2 bunu beğendi.


köle isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 13.01.2010, 03:09   #2
 köle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Nereden:
Mesajlar: 150
Standart

Kohut insanın doğasına kendinden önceki isimlerden farklı bakmıştır. Bu bakış, insanın ve hayatın, terapinin, tamamen farklı bir şekilde yorumlanmasına neden olmuştur.

Kohuta göre insan doğası saldırgan değil, kendini varetmeye çalışan bir yapıdadır. İsteklerin engellenmesi, doğru empatinin varolmaması narsisistik bir öfke şeklinde birikir. İşte bu öfke ve nefret, saldırganlığa ve yıkıcılığa yol açar.

Bunun haricinde insanın kendini ortaya koyuşunda, yani varoluşunda bir miktar öfke vardır. Bu çoğu zaman saldırganlık olarak algılanır, oysaki özgürlüğün ve kendi ortaya koyuşun (kendine güvenin) bir parçasıdır. İnsanlarla doğru bir mesafede kalmanızı sağlar.

Narsisizm insanın kendini beğenmesi, hatta tapması olarak bilinir. Bu doğrudur ve her insanın en temel ihtiyacıdır, ama bu tapınışın ne şekilde olması gerektiği kilit sorudur.

Gerçek kendiliğinden uzaklaşan, ve anne-babanın-toplumun istekleri doğrultusunda sahte bir kendilik geliştiren birey, kendi "doğallığına" tapamadığı için, bu (çok!) büyük ilgiyi başkalarından bekler.Zihni bu durumun yanlışlığını göremeyecek kadar oturmuş bir yapıdadır, bunu değiştirecek adımı atmak için gerekli cesarete sahip değildir.

Kişinin kendi isteklerine empati yapmayı öğrenmesiyle birlikte, uzun ve zorlu süreçlerden geçmesi gerekebilir. Kişi bugüne kadar yaşamadığı bir hüznü ve mutluluğu aynı anda yaşayacaktır. Bu korkutucudur, bu yüzden etrafta bu süreci anlayabilecek ve destek olabilecek eşduyumlu birilerine ihtiyaç vardır.

-----------------------------

Zaman buldukça önemli noktalar hakkında daha fazla yazmak istiyorum. Heinz Kohut ve kuramı hakkında birçok soruya cevap verebilirim, eksik ya da artı taraflarını birlikte tartışabilirim. Tekrar söylemek isterim ki google dan ayrıntılı bilgiye ulaşmanız mümkündür.
ls2 bunu beğendi.


köle isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 14.01.2010, 03:15   #3
 ait oldugum bi nick yok - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Nereden:
Mesajlar: 9
Standart

''Kişinin kendi isteklerine empati yapmayı öğrenmesiyle birlikte, uzun ve zorlu süreçlerden geçmesi gerekebilir. Kişi bugüne kadar yaşamadığı bir hüznü ve mutluluğu aynı anda yaşayacaktır. Bu korkutucudur, bu yüzden etrafta bu süreci anlayabilecek ve destek olabilecek eşduyumlu birilerine ihtiyaç vardır.''

'Kişinin kendi istekleri ile empati yapmayı öğrenmesi' bu sürecin başlangıcı sizde ne ile ortaya çıktı? Ve bu süreçte insanın ihtiyaç duyduğu eşduyumu bulamaması halinde yapıcağı şey olmayanı görmek mi olucaktır? Bu soruları kişiselleştirip size sordum çünkü Kohut'u anlayıp böyle güzel yazabildiğinize göre yaşamınıza katmışsınızdır diye düşündüm.


ait oldugum bi nick yok isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 14.01.2010, 03:50   #4
 köle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Nereden:
Mesajlar: 150
Standart

Teşekkürler. Benim için bu süreç tanrıya ve varoluşuma kafayı yorma, psikolog macerası yaşama olayları ile başladı. Hayatımdaki bıkkınlığı ilk kez kabullenmiştim, sonradan farkettim ki bu bıkkınlığı kabullenişin ve bunun benim suçum olmadığını anlamamın içinde aşırı bir mutluluk var. Aşırı kelimesini gerçekten aşırı manasında kullanıyorum.

Eşduyumlu yanıtları okuduğum kitaplardan, inandığım fikirlerden ve her geçen günün bana getirdiği geri dönüşlerden aldım. Bir de işin komik tarafı, kohutun kitabından aldım. Bunları okumamış olsaydım, bazı şeylere hiçbir zaman cesaret edemeyebilirdim, çünkü mantıkla açıklanabilecek hisler hissetmedim.

Empati ya da aynalanma için direk olarak somut bir kişiye ihtiyacınız yok her zaman. Bazen sadece güne başlamak yetiyor.
ls2 bunu beğendi.


köle isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 05.03.2011, 01:03   #5
 Feylesof TeCe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2010
Nereden:
Mesajlar: 983
Standart

%100 verimle gerçekleşen empati mümkün müdür, gerçek manada empati olduğuna inanıyor musunuz?


Feylesof TeCe isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 13.09.2018, 22:10   #6
 cagri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2017
Nereden:
Mesajlar: 51
Standart

Bu başlığı zamanında ben açmıştım. Hey gidi günler.

Kendilik psikolojisi ile ilgili her sorunuza cevap verebilirim - yardımcı olabilirim.
ls2 bunu beğendi.


_______________________
http://konusamadiklariniz.blogspot.com
cagri isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 13.09.2018, 23:31   #7
ls2
 ls2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 2.558
Standart

cagri Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu başlığı zamanında ben açmıştım. Hey gidi günler.

Kendilik psikolojisi ile ilgili her sorunuza cevap verebilirim - yardımcı olabilirim.
Kendiliğin yeniden yapılandırılması adlı kitabı hakkında nette bişiler görmüştüm ilgimi çekmişti almaya gittim. ama oturup birkaç sayfa okuyunca (dost kitap evi) anlayamam gibi geldi ve satın almadım ( akademik dille yazılmış ve psikoloji ögrencileri içindi gibime geldi o an)

bu başlığı okuyunca bunları hatırladım madem sizi bulduk sorularım var.

sonuçta zihnimiz bir şekilde yapılandırılıyor, mesela freud güdülerden bahsediyor psikoloji bilimi onaylıyor ve bizde bundan etkilenip bazı düşüncelerimizin güdülerimizden geldiğini düşünüyoruz.

düşüncelerimiz nereden gelir? kohut buna ne diyor?

zihnimiz doğduğumuz andan itibaren algı ve fikir bombardımanına maruz kalıyor. ve beynimiz bir şekilde yapılandırılıyor. kohutun size ne faydası oldu. zihninizde neleri farketmenizi sağladı,neleri düzeltebildiniz?

sorularıma bağlı kalmadan sizdeki etkisini özetlesenizde olur.

karmaşaya düşmeden sade ve basit düşünmeye çalışan biriyim. olabildiğince bu şekilde aktarmaya çalışırsanız sevinirim. teşekkürler.


_______________________
Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur. Tolstoy
ls2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 14.09.2018, 00:27   #8
 cagri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2017
Nereden:
Mesajlar: 51
Standart

ls2 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kendiliğin yeniden yapılandırılması adlı kitabı hakkında nette bişiler görmüştüm ilgimi çekmişti almaya gittim. ama oturup birkaç sayfa okuyunca (dost kitap evi) anlayamam gibi geldi ve satın almadım ( akademik dille yazılmış ve psikoloji ögrencileri içindi gibime geldi o an)

bu başlığı okuyunca bunları hatırladım madem sizi bulduk sorularım var.

sonuçta zihnimiz bir şekilde yapılandırılıyor, mesela freud güdülerden bahsediyor psikoloji bilimi onaylıyor ve bizde bundan etkilenip bazı düşüncelerimizin güdülerimizden geldiğini düşünüyoruz.

düşüncelerimiz nereden gelir? kohut buna ne diyor?

zihnimiz doğduğumuz andan itibaren algı ve fikir bombardımanına maruz kalıyor. ve beynimiz bir şekilde yapılandırılıyor. kohutun size ne faydası oldu. zihninizde neleri farketmenizi sağladı,neleri düzeltebildiniz?

sorularıma bağlı kalmadan sizdeki etkisini özetlesenizde olur.

karmaşaya düşmeden sade ve basit düşünmeye çalışan biriyim. olabildiğince bu şekilde aktarmaya çalışırsanız sevinirim. teşekkürler.
Öncelikle şöyle söyliyim ben Kohut'un kitaplarının özünü kavradım. Adamın bu dünyaya katmak istediklerini ve karşı çıktığı şeyleri gördüm. Bu tarz kitaplar ağırdır ama bir müddet -bazı sebeplerden dolayı- bu tarz kitaplarla ilgilenmek zorunda kaldım. Çok zorlandığım zamanlar da oldu. Ama Kohut'da daha farklı bişeyler var. Freud un oluşturmuş olduğu şablona bağlı kalmak ve onun üzerinden birşeyler anlatmak için, bu anlaşılması zor terimler sıklıkla kullanılmış. Id-ego-super ego ben ideali, narsistik enerji gibi... Bu kelimelere çok fazla ihtiyaç yok.

Sorduğunuz soruya kendi fikirlerim ve Kohut u da katarak cevap vericem.

Düşüncelerimiz birbiriyle çelişen,çatışan ve yarışan benlik temsillerinden geliyor. İster adına cinsel enerji takın isterse başka birşey. İçimizde değişik kimlikler var ve hepsi birbirine galip gelmeye çalışıyor. Galip geleni daha çok benimsiyoruz ve eskisine veda etmeye başlıyoruz.

Bu kimlikler ilk olarak anne baba özdeşimleriyle kuruldu, sonra ise toplumun bize öğrettikleriyle gelişti ve sağlamlaştı. Yanlış olan kimlikleri de kendimize kattık doğru olanları da. Şimdi bunları ayıklama zamanı ve istisnasız herkes bu mekanizmayı uyguluyor, hayatta bu yüzden varız.

Bu kuram bana ne kattı?

Hayatın anlamını buldum diyecem inanmayacaksınız. Zaten forumdaki arkadaşlar da sağolsunlar benle dalga geçtiler. Geçsinler.

Zaten kendimce çok büyük bir piskolojik değişim yaşadım. Hatta bu dünya için o kadar fazlaydı ki doktorlarla terapilerle muhattab olmak zorunda kaldım.

Ne zaman Kohut'u şans eseri yakaladım. O zaman herşey rayına oturdu. Kendi iç sesimle arkadaş olmayı öğrendim. Onu önemsedim. Öfkemi de önemsedim, çılgınlıklarımı da önemsedim. Geçmişte yanlış kurduğum nesne ilişkilerinin kaynaklarını ve nesnelerini buldum ve onlara geri iade ettim. Onlardan kurtuldum, sakinleştim.

Freud kafası gitti yerine İNSANİ bir şey geldi. Dürtüler enerjiler gitti yerine EMPATİ gibi bir kavram geldi.
ls2 bunu beğendi.


_______________________
http://konusamadiklariniz.blogspot.com
cagri isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 14.09.2018, 00:59   #9
ls2
 ls2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 2.558
Standart

cagri Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kendi iç sesimle arkadaş olmayı öğrendim. Onu önemsedim.
hangi iç sesi? yani önce hepsini dinleyip (benlik temsillerinden gelen) sonrada sarsılmaz biçimde uzlaştınız mı yani?
hayatın içinde olaylara göre illaki birşeyler değişir, her şartta ,her iç sesinizi önemsiyor,hiçbirini bastırmıyor musunuz yani?(başka bir deyişle genel tavrınız bu mu?)


cagri Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kendi iç sesimle arkadaş olmayı öğrendim. Onu önemsedim.
Freud kafası gitti yerine İNSANİ bir şey geldi. Dürtüler enerjiler gitti yerine EMPATİ gibi bir kavram geldi.
empatiden kastınızı biraz açar mısınız?


_______________________
Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur. Tolstoy
ls2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 14.09.2018, 01:08   #10
 cagri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2017
Nereden:
Mesajlar: 51
Standart

Şöyle bir düşündüm de, her iç sesimi önemsiyorum. İç sesin yanına duyguları da koyun. En ufak bir aşağılık hissetme duygumu önemsiyorum, birinden tahrik oluyorum önemsiyorum. Pijamayla otururken ve birşeyler düşünürken aniden öfkeleniyorum ve bu öfkeyi de önemsiyorum. Ve şöyle bir ipucu; toplum tarafından veya sıradan arkadaşlarınız tarafından ne kadar az önem verilen bir tarafınız-düşünceniz-içsesiniz varsa, bu ses o kadar önemlidir ve sizin benliğinizin derinlerinden gelir. O sesin peşinden gidin.


Empati dediğim de aslında bunla ilgili. Her türlü sorunun kaynağı empatisizlik. Empati yoksunu nesneyi içselleştirmiş olmamız. Ve empati yoksunu arkadaşlardan anne babadan medet ummamız. Örneğin bir erkeği cinsel-duygusal olarak yetersiz hissettiren yanlış empati yapan veya hiç empati yapamayan kadındır. Sadece bir örnekti.
sanalmanik ve ls2 bunu beğendiler.


_______________________
http://konusamadiklariniz.blogspot.com
cagri isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
heinz, kendilik, kohut, psikolojisi


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:59.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2018 DragonByte Technologies Ltd. Runs best on HiVelocity Hosting.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz