Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu Zurna.net

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Psikoloji

Etiketlenen üyelerin listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29.12.2009, 12:39   #1
 Epilogue - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2009
Nereden:
Mesajlar: 281
Standart Öfkenizi Duyabiliyor Ve Yönetebiliyor Musunuz?

Öfke hepimizin içinde var olan, mutluluk, üzüntü, heyecan gibi bir duygudur. Duygularımızın her biri bize aittir, bize özeldir ve yargılanmamalıdır, hor görülmemelidir. Nasıl ki beş duyu organımızla dış dünyayla iletişim kuruyorsak, duygularımız aracılığıyla da iç dünyamızla iletişim kurarız.
Duyu organlarımızı görevlerini yaptığı için nasıl eleştirmiyorsak, aynı yaklaşımı bize iç dünyamızın sinyallerini veren duygularımız için de sergilemeliyiz. Mutluyken kendimizi nasıl sorgulamıyor ve eleştirmiyorsak, öfkeli olmaktan dolayı da kendimizi suçlu hissetmemeliyiz. Ne yazık ki birçok kişi, duygularını davranış gibi algılayarak kendisini yargılar.
Çalışmalarımda sık sık işittiğim bir cümle olmaktadır bu ve bunun benzeri cümleler: ***8220;Ben aslında iyi bir insanım, hassas biriyim, neden böyle öfkelendim, aşırı tepki verdim bilemiyorum***8221;. Oysa ki, ne kadar ***8220;normal***8221; bir durumdur öfkelenmek ve hepimizin en doğal hakkıdır zaman zaman öfkeli birisi olmak..

Öfkemizi yaşarken, onu nasıl anladığımız ve yorumladığımız önem taşır. Öfke bazı şeylerin değişmesi gerektiğini işaret eder çoğu zaman..Bizi mutsuz eden, engelleyen, kişiliğimizi gölgeleyen bir şeylere karşı isyandır içimizden kopup gelen..
Öfkenizin farkına varıp, onun dilini çözümleyebildiyseniz öfke görevini yapmıştır, yani sizi değişimin gerektiğine dair uyarmıştır, karşılığında siz de kendinizi, ilişkilerinizi ya da yaşamınızı tekrar gözden geçirerek gerekli düzenlemeleri yapmaya başlayabilirsiniz. Bunun sonucunda rahatlarsınız ve yaşamınız üzerinde kontrol sahibi olduğunuzu hissedersiniz. Ancak, öfke kontrol edilemediğinde, abartılı yaşandığında, bir kasırga gibi kontrolden çıkıp yıkıcı bir hal alır.
Öfke saldırganlık hakkı anlamına gelmemeli!

Öfkelenmeyi sizi bir şeylerin yanlışlığına ya da değişime yönlendiren alarm sistemi olarak görmek yerine karşınızdakine zarar verme, onu yok etme hakkı olarak görmek ilkel dürtülerinizi yeterince eğitememiş olduğunuzu gösterir.
Trafikte, iş yaşamlarında ya da eşleriyle iletişimlerinde kendini kaybedip öfke patlaması yaşayanların dürtü kontrol mekanizmalarını zayıf olarak nitelemek mümkündür. Bu kişiler çoğunlukla 2,5-3 yaşlarında takılı kalmıştır, çünkü öfkelerini sağlıklı biçimde yönetmeyi öğrenememişlerdir.
Aileleri ya da öğretmenleri öfkeleriyle nasıl baş etmeleri gerektiğini ya öğretememişlerdir ya da aileleri içinde öfkesini şiddetli biçimde sergileyen bir figür olmuştur ve onlar model alınmıştır.
Öfkesini başarılı bir şekilde kontrol edebilen kişilerin, öfkelendiğinde kendini kaybeden (yumruk sallayan, eşyalar fırlatan, vb.) kişilere göre farklı olan yönleri, genellikle, nerede durmaları gerektiğini bilmeleri, içinde bulundukları durumu daha fazla tahriğe olanak tanımadan ne zaman terk etmelerinin bilincine varabilmeleridir.

Öfkelerine sahip çıkar ve ifade ederler, ancak duygularının kontrolden çıkabileceğini hissettiklerinde sakinleşmek için, ya hemen oradan uzaklaşırlar, ya farklı düşünmeye çalışırlar, ya telkin edici cümleler tekrarlarlar ya da enerjilerini boşaltmak için bir odada tek başlarına bağırırlar.
Öfke yönetebilen bir duygudur

Öfke kontrol sorunu yaşayan kişilerin, bu yönlerine aşırı bağlandıklarını ve artık bir mizaç özelliği halinde kabullendiklerini görebilmek mümkündür. Sıkça ***8220;Ben böyleyim, ne yapayım, duyarsız olamıyorum, haksızlığa gelemiyorum***8221; şeklinde cümleleri duyabilirsiniz bu kişilerden.
Bu şekildeki bir kabulleniş de tabii ki bu ***8220;sinir patlamalarının***8221; devamlılığını sağlar. Ancak, ne zaman ki, bağırıp çağırmanın, kırıp dökmenin, şiddet uygulamanın hiçbir şeyi çözmediğini, tam tersine ilişkilerini bozduğunu, kendilerini haklıyken haksız durumuna düşürdüğünü ve zayıf gösterdiğini görmeye başladıklarında, öfkelerini kontrol etmeyi öğrenmeye de bir adım yaklaşırlar.

Önemli bir başka nokta ise öfkeye neden olan durumların ifade yolu bulup bulmadığıdır. Özellikle ima yoluyla iletişim kurmanın sıkça görüldüğü (***8220;Ben demeden o anlasın***8221;, ***8220;Ben söylemeden benim istediğimi yapsın***8221; gibi) bizim toplumumuzda, buna bağlı öfke nöbetleri sıkça görülür. Oysa ki, kendi beklentilerimizi, ihtiyaçlarımızı, arzularımızı karşımızdakilere ifade etmezsek, beynimizi okumalarını beklersek, bunların yerine gelmesini beklemek bir ***8220;hayal***8221; olur. Bütün bu ifade kanalı bulamamış beklentiler ve hayal kırıklıkları da birikerek öfkenin büyüyüp, çığ haline gelmesine neden olabilir.
Eğer siz de öfkenizi kontrol etmekle ilgili sorunlar yaşadığınızı düşünüyorsanız, kendi kendinize gözlem yapıp, notlar alabilir ve daha çok hangi durumun, kimin/kimlerin, hangi ortamın öfkenizi tetiklediğini analiz edebilirsiniz. Bu analiz yoluyla öfkenizin mesajını ya da mesajlarını keşfedebilir, değişim sinyallerine kulak verebilirsiniz ve kişisel farkındalığınız artar. Bu aşamadan sonra, benzeri durumlarda, kendinizi ve duygunuzu arka plana almadan, duygunuzu isimlendirerek, öfkenizi ve nedenini karşı tarafa iletme şansınız olur.

Örneğin: ***8220;Şu anda sana çok kızgınım, çünkü***8230;..***8221; ya da ***8220;***8230;***8230;.. şeklinde davranman bana ***8230;***8230;. hissetiriyor ve sana kızmama neden oluyor***8221;, vb. cümleler kurarak öfkenizi sağlıklı bir biçimde ifade edebilirsiniz.
Öfkelenmek çok doğaldır, doğru şekilde ifade edilirse, bizim için yararlıdır da aynı zamanda. Aksi takdirde, çevrenizle, sizi önemseyen ve sizin önemsediğiniz insanlarla aranıza bir duvar örmekten ve iletişim problemleri yaratmaktan öteye gidemez.

Uzman Psikolog İlknur YILMAZ


Epilogue isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.12.2009, 04:25   #2
 şehrin yabancısı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Nereden:
Mesajlar: 433
Standart

yazıları okuyoruz fakat birde kime ait bilsek iyi olurmu diye düşünüyorum. formda bir çok yazı yazdınız veya değişik konu açtınız.güzel paylaşımlar.bir konu açtıktan sonra kendi yazınız ise konuyu cevaplamalısınız. eleştiri veya tşklerimizi yazalım değilmi. uçup gitmesin böyle güzel paylaşımlar. saygılar..


şehrin yabancısı isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 31.12.2009, 12:28   #3
 Epilogue - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2009
Nereden:
Mesajlar: 281
Standart

şehrin yabancısı Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
yazıları okuyoruz fakat birde kime ait bilsek iyi olurmu diye düşünüyorum. formda bir çok yazı yazdınız veya değişik konu açtınız.güzel paylaşımlar.bir konu açtıktan sonra kendi yazınız ise konuyu cevaplamalısınız. eleştiri veya tşklerimizi yazalım değilmi. uçup gitmesin böyle güzel paylaşımlar. saygılar..
Beğeniniz için teşekkür ederim .Eleştiriye kapalı biri değilim,eleştiri iyidir.Dikkate aldığım yönünde açıklamamı sundum.Bir problem olmasa gerek diye düşünüyorum.

Saygılar .


Epilogue isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.01.2010, 23:42   #4
 köle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Nereden:
Mesajlar: 150
Standart

melisa polen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Öfkelenmeyi sizi bir şeylerin yanlışlığına ya da değişime yönlendiren alarm sistemi olarak görmek yerine karşınızdakine zarar verme, onu yok etme hakkı olarak görmek ilkel dürtülerinizi yeterince eğitememiş olduğunuzu gösterir.
Trafikte, iş yaşamlarında ya da eşleriyle iletişimlerinde kendini kaybedip öfke patlaması yaşayanların dürtü kontrol mekanizmalarını zayıf olarak nitelemek mümkündür. Bu kişiler çoğunlukla 2,5-3 yaşlarında takılı kalmıştır, çünkü öfkelerini sağlıklı biçimde yönetmeyi öğrenememişlerdir.
2,5 3 yaşında takılı kalmak? İlkel dürtü? Bu yaştaki birinin öfkeyi yönetemediğini değil aksine tam olarak olması gerektiği gibi yaşadığını ve yönettiğini söylemeniz gerekir. Yazılarınızdaki kapalı ve sadece bilgi vermeyi amaçlayan tutumunuzdan yola çıkarak insan psikolojisine tamamen yanlış baktığınız fikrini çıkarıyorum. Ben daha çok kendinizi ifade etmenizi, kendi öfkenizi paylaşmanızı isterim, bizlere öfkeyi anlatmayı değil.

İlkel dürtü ve takılı kalmak gibi cümleleri nereden yola çıkarak yazıyorsunuz?


köle isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 02.01.2010, 02:29   #5
 şehrin yabancısı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Nereden:
Mesajlar: 433
Standart

köle Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
2,5 3 yaşında takılı kalmak? İlkel dürtü? Bu yaştaki birinin öfkeyi yönetemediğini değil aksine tam olarak olması gerektiği gibi yaşadığını ve yönettiğini söylemeniz gerekir. Yazılarınızdaki kapalı ve sadece bilgi vermeyi amaçlayan tutumunuzdan yola çıkarak insan psikolojisine tamamen yanlış baktığınız fikrini çıkarıyorum. Ben daha çok kendinizi ifade etmenizi, kendi öfkenizi paylaşmanızı isterim, bizlere öfkeyi anlatmayı değil.

İlkel dürtü ve takılı kalmak gibi cümleleri nereden yola çıkarak yazıyorsunuz?

üzgünüm birşey anlamadım galiba; sevgili köle şimdi melisa polen, bu yazıyı kendisimi yazdı yani altında İLKNUR YILMAZ MI? anlayamadım siz onun cevap vermesini istediniz.


şehrin yabancısı isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 02.01.2010, 05:35   #6
 köle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Nereden:
Mesajlar: 150
Standart

Ben yazının ona ait olduğunu düşündüm,ya da onun ilknur yılmaz olduğunu düşündüm bir an. Sadece başkasından alıntı olduğunu sonradan farkettim. Farkettikten sonra bu alıntıların bizlere bana ve foruma pek bir katkı sağlamadığını düşündüm. Ben yazıyı yazan kişiye sorular sormak isterim. Bu tarz yazılara google dan ulaşabilirim, forumda sohbet etmenin ise daha farklı amaçlara hizmet etmesi gerektiğini düşündüm. Melisa poleni birçok başlık açtığı ve birçok alıntı yaptığı için yanlış bulmaktayım. Sanırım önce bunun tartışılması gerek. Tabi benden başka sıkıntısını çeken birilerinin de olduğunu sanmıyorum, o da ayrı mevzu.


köle isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 06.01.2010, 02:19   #7
 Turgut Saka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Nereden:
Mesajlar: 538
Standart

melisa polen in size çektirdiği sıkıntıyı anlamadım. eğer hoşunuza gitmiyorsa okumazsınız köle. melisa polen yanlış bir şey yapıyor olsa dahi şimdi neden bundan sıkıntı çekeyim onu da anlamadım


Turgut Saka isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 07.01.2010, 20:42   #8
 köle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Nereden:
Mesajlar: 150
Standart

Ben yazının direk sahibiyle muhattap olmak isterim sayın enkaz. Bu yazıyı kendim yazdığım gibi. Eğer böyle olmayacaksa google dan bir sürü yazıya ulaşabilirim dedim. Bunlar gayet mantıklı değil mi?


köle isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 08.01.2010, 18:57   #9
 Turgut Saka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2009
Nereden:
Mesajlar: 538
Standart

haklısınız köle. sadece isteyen okur isteyen okumaz demek istemiştim, rahatsız olacak bir durum göremedim.


Turgut Saka isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 10.01.2010, 15:54   #10
 Epilogue - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2009
Nereden:
Mesajlar: 281
Standart

köle Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben yazının direk sahibiyle muhattap olmak isterim sayın enkaz. Bu yazıyı kendim yazdığım gibi. Eğer böyle olmayacaksa google dan bir sürü yazıya ulaşabilirim dedim. Bunlar gayet mantıklı değil mi?

sn köle unutmayalım ki ; Alıntı dediğiniz dallarında uzman kimlikler.Eğer psikoloji ile alakalı temel bilgilere sahipseniz şimdi,uzmanlar kimliklerin sayesindedir hatırlatırım.
Bu felsefi konular şiirler de olabilir vs . Forum başlığı sadece kendi kaleminiz adı altında toplansaydı dediğinize bende katılır hak verirdim size.Google yoluyla ulaşmak istediklerinize buyurun araştırıp ulaşın . Önyargılı bir tutumla çıkış yaptınız sonra bir genelleme,size bir faydası dokunmuyorsa okumazsınız ama bir genelleme yapma hakkını vermez size bu.

Saygılar .


Epilogue isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
duyabiliyor, musunuz, ofkenizi, yonetebiliyor


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:49.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2018 DragonByte Technologies Ltd. Runs best on HiVelocity Hosting.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz