3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Hümanist (İnsancıl) Yaklaşım çağdaş bir psikoloji akımıdır

  1. #1

    Üyelik tarihi
    20 Temmuz 2009
    Mesajlar
    23

    Standart Hümanist (İnsancıl) Yaklaşım çağdaş bir psikoloji akımıdır

    Hümanist (İnsancıl) Yaklaşım çağdaş bir psikoloji akımıdır. Bu ekol psikolojinin insan boyutu ve psikoloji teorisinin insan bağlamı ile ilgilidir.

    Hümanistik psikoloji, davranışcı ve psikanalitik ekollerine reaksiyon olarak 1950’lerde ortaya çıkmıştır. Hümanistik yaklaşımın kökleri varoluşçu düşünceye dayanır (Kierkegaard, Nietzsche, Heidegger ve Sartre). Bazen de psikolojinin üç değişik ekolü içinde algılanır; davranışçılık, psikanaliz ve hümanizm. İlk ekol Ivan Pavlov’un şartlı reflex çalışması’ndan köklenerek Amerika’da Watson ve Skinner’in öncülük ettiği akademik psikolojinin kurulmasına neden olur. Abraham Maslow daha sonra davranışçılığa ‘Birinci Güç’ adını vermiştir. ‘İkinci Güç’ Freud’un psikanaliz araştırması ile başlayarak Alfred Adler, Erik Erikson, Carl Jung, Erich Fromm, Karen Horney, Otto Rank, Melanie Klein, Harry Stack Sullivan ile devam eden diğerlerinin ekolüdür.

    Tüm bu teorisyenler içinde Hümanistik Psikolojinin temelini atanlar Abraham Maslow, Carl Rogers ve Rollo May’dir. Bu ekolün diğer temsilcilerinin arasında Roberto Assagioli, Medard Boss, R.D. Laing, Gritz Perls, Anthony Sutich, Erich Fromm, Kurt Godstein, Clark Moustakas, Lewis Mumford ve James Bugental sayılabilir.

    Hümanistik Psikoloji’nin terapi yöntemleri şöyle özetlenebilir: (Aanstoos, Serlin & Greening, 2000 ve Rowan, 2001):
    Danışma: Rollo May’in Varoluşçu Psikoloji’si, Danışan Odaklı Terapi (Carl Rogers tarafından geliştirilmiştir), Evlilik veya Aile Terapisi

    Psikoterapi: Medard Boss’un Voroluşçu psikoterapisi, Gestalt Terapi (Fritz Perls tarafından geliştirilmiştir), Deneysel Psikoterapi, Vücut Çalışması, Psikodrama, Primal Entegrasyon, Psikosentez, Derinlemesine Terapi, Transpersonal Terapi

    Grup Çalışması : Hümanistik-Varoluşçu Grup

    Hümanistik terapinin amacı kişiye bütüncül bir tanım vermektir. Kişinin kendisini bir bütün olarak algılamasını sağlamayı hedefler, kendini gerçekleştirme (self-actualization) hedefindedir. Hümanistik düşünceye göre her birey,kendisini güçlü bir kişilik yapacak ve özalgısını sağlamlaştıracak bir takım beceriler ve kaynaklarla doğar. Bu ekolün ulaşmak istediği, kişinin bu beceri ve kaynaklarını kendisi için doğru olan alanlara yönelterek kullanmasıdır.

    Hümatistik Psikolojiye göre, insan kendisinden, davranışlarından ve oluşturacağı kimliğinden kendisi sorumludur. Hayatı kendisi için yaşamaya değer ve anlamlı bir hale getirmek kişinin kendisine düşer. Geçmiş ya da gelecek değil, içinde yaşanılan an önemlidir. İnsan davranışlarını denetim altına almak yerine, daha çok özgürlüğe yer verilmelidir. İnsanı anlamak için onun iç yapısını bilmek gerekir. Bunun için terapist iç gözleme baş vurmak zorundadır. İnsan cansız bir nesne olmadığından, dıştan bakılarak davranışları yorumlanamaz. Bu akım insanı inceleme yöntemini getirmiştir. Psikolojiyi bir bakıma yeniden felsefeye yaklaştırmıştır.
    Neysen o ol. Gerçekler olmadan kişi kim ya da ne olduğunu nasıl keşfedebilir

  2. #2
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart Ynt: Hümanist (İnsancıl) Yaklaşım çağdaş bir psikoloji akımıdır

    "Hayatı kendisi için yaşamaya değer ve anlamlı bir hale getirmek kişinin kendisine düşer. Geçmiş ya da gelecek değil, içinde yaşanılan an önemlidir. İnsan davranışlarını denetim altına almak yerine, daha çok özgürlüğe yer verilmelidir."

    alıntıladığım bu bölümü tartışmaya açmak gerektiğini düşünüyorum. "...kişinin kendisine düşer" derken kast edilen nedir? Kişi hazır bulduğu toplumsal çevreden soyutlanabilir mi? Ve hazır bulduğu sosyal yapının kişi üzerindeki etkileri/belirlemeleri/baskılarını ne kadar geri püskürtebilir? ve bu püskürmenin yetersiliğinden kişi mi sorumludur? Kişi/insan öğretisi onu soyutlayarak yalnızlaştırma eğilimi taşırsa bu değerlendirme kadercilik/fatalizm ile eşleşecektir.

    "geçmiş..." önemli değilir. bu önerme karşısında durmak gerekir. Kişi tarihsel bellek ile doğar. Geçmişini yok sayma şansı yoktur. an-ı yaşayabilmesi de bunun ile ilintilidir ve ilintisizleştirmek onu yoklaştırır.

    geleceğin belirsizliği hiç bir zaman olasılıkların değerlendirilmemesi gerektiği şeklinde yorumlanmamalıdır. gelecek yoktur. buna itirazım olmayacak. ancak, gelecek olasılıklar içerisinde tasarlanabilmelidir. Umut belki de zincirin en-zayıf halkasında tutunmaktır.

    kim bilir?

    ve özgürlük
    "özgürlük fırtınası" na gönderme yapacağım ayrıntılar orada var...
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  3. #3
    chimera - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Mart 2008
    Mesajlar
    496

    Standart Ynt: Hümanist (İnsancıl) Yaklaşım çağdaş bir psikoloji akımıdır

    Hümanist Psikoloji Akımının 1960'lı yıllarda endüstri ve örgüt psikolojisi alanında uygulanarak,bireylerin verimliliğini arttırmak amacıyla insan ilişkileri teknikleri uygulamaya başladığınıda eklemek isterim.
    Ancak bu yaklaşımda çevresel etkenler ve bilinçaltı dürtülerinin etkileri tali etkenler olarak görülüp,sadece birey merkezdedir.Bu anlamda insan davranışını tek başına açıklayabilecek bir akım görmesemde,psikanaliz ve davranışçı yaklaşımlara karşı psikolojide yeni açılımlar sağlamıştır.
    Adın yokdu tanıştığımızda,sonrada olmadı.Çünkü başka biri oldun zamanla..

Members who have read this thread : 2

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0