Sayfa 1/2 12 SonSon
12 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Akıl Okumak

  1. #1

    Üyelik tarihi
    25 Ocak 2009
    Mesajlar
    15

    Standart Akıl Okumak

    Merhabalar, bu konuyu Psikoloji bölümüne mi Sosyoloji bölümüne mi açacağımı bilemedim ama bu bölüme açmaya karar verdim. Akıl okuma konusunda ne düşünüyorsunuz? Burada bahsettiğim metafizik bir akıl okuma değil daha çok bedensel değişikliklere ve konuşmalara dayalı olan okuma.

    Benim düşüncem, duygu ve düşünceleri gizlemek insan için çok zor bir olay. İnsan bunları çeşitli yollarla bir gözlemciye belli edebiliyor. Karşınızdaki kişinin yalan söylediğini anlayabilmeyi buna örnek verebiliriz.

  2. #2

    Üyelik tarihi
    25 Ocak 2009
    Mesajlar
    47

    Standart Ynt: Akıl Okumak

    Öncelikle güzel bir konuya değinmişsin.Bahsettiğin zihin okuma karşındaki insanın davranışları ve düşüncelerini önceden kestirmedir.Bu pek kolay bir iş değildir ayrıca herkesin zihni okunamaz zihin okumadaki temel madde karşındaki insanın düşüncelerinin değişken olup olmadığıdır.Ayrıca karşındaki insanın derinliğiyle orantılı olarak zorlaşır.İlk önce bunu yapabilmek için karşındaki insanın bir takım düşüncelerini bilmek gerekir.Ondan sonra her insanda var olan bilinçaltı sistemini çözmek gerekir.Ayrıca bu da değişken olabilir.Bilinçaltı sistemden kastım insanın düşüncelerini birleştirip davranışa döktüğü mekanizmadır.Bunların ikisini çözdüğün zaman karşıdakinin davranışlarını ve kafasından geçenleri anlayabilirsin.Zihin okuyabilen insanlar için zihnini okudukları insanlar gözlerinde değersizleşirler.Asıl önemli olanlar zihinleri okuyamadıklarıdır.
    Sürekli bir değişim halinde olmayan düşünce ne zaman doğru bir düşünce olmaya hak kazanabilir ki?

  3. #3

    Üyelik tarihi
    25 Ocak 2009
    Mesajlar
    15

    Standart Ynt: Akıl Okumak

    O zaman bu konuda imzanız büyük bir geçerlilik taşıyor. "Sürekli bir değişim halinde olmayan düşünce ne zaman doğru bir düşünce olmaya hak kazanabilir ki?" Yani bir düşünce rahatlıkla okunduğunda, o düşünce değer kazanmıyor. Ayrıca bu durumun zorluğunun iki kişinin akıl seviyesine de bağlı olduğunu düşünüyorum. Yani basit kişiler basit akılları, karmaşık kişiler de karmaşık akılları rahatlıkla okur diyorum.

    Karmaşık bir kişinin basit bir aklı okuması, karmaşık bir aklı okumasından daha zordur. Bunun sebebi basit düşünmenin zor olmasıdır.

    Bu konuyla ilgili bir sorum daha var. İç dünya nasıl tamamiyle gizlenip izole edilebilir? Bunu başarmak mümkün müdür?

  4. #4

    Üyelik tarihi
    25 Ocak 2009
    Mesajlar
    47

    Standart Ynt: Akıl Okumak

    Basite inmek derin insanlar için sandığınız kadar zor olmayabilir.İç dünyanın tamamen izolasyonu insanlar için çok zor bir tutumdur.Bahsi geçen izalasyon ruh sağlığını aşırı derecede etkileyebilir.Bu yüzden tam olarak denenmemelidir diyorum fakat kısmi olarak kendi içinde yaşayabilirsin çoğu şeyi.
    Sürekli bir değişim halinde olmayan düşünce ne zaman doğru bir düşünce olmaya hak kazanabilir ki?

  5. #5

    Üyelik tarihi
    25 Ocak 2009
    Mesajlar
    15

    Standart Ynt: Akıl Okumak

    Ama o zaman çorap söküğü gibi, bir düşünceyi çözerek diğer düşünceleri çözmek mümkün olmaz mı? Gizlenmesini istediğimiz düşünceleri gizlemekte zorlanmaz mıyız?

    Ayrıca basit düşünmenin halen zor olduğuna inanıyorum. Burada empati devreye giriyor. Belki basite inmek o kadar zor değildir, ama derinin empatisinin basitin empatisinden daha kolay olduğunu düşünüyorum.

    Bu iki düşünceyi birleştirerek şuna vardım, Düşüncelerimizi basit düşündüğümüz sürece gizleyebiliriz, ki burada içinde bulunduğumuz toplumun(çevrenin demek daha doğru olur ama toplum demeyi tercih ediyorum) özellikleri çok önemlidir. Basit bir toplumda karmaşık düşünerek, karmaşık bir toplumda da basit düşünerek düşüncelerimizin okunmasını engelleyebiliriz.

  6. #6
    kalliope - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Aralık 2008
    Mesajlar
    737

    Standart Ynt: Akıl Okumak

    İnsanların davranışlarından yola çıkarak sizin değiminizle akıl okumak gerçekten iyi tanıdığımız insanlar üzerinde daha fazla başarı sağlamamıza neden olur... Örneğin bir anne ile çocuğu arasındaki ilişkide bunu çok net görebiliriz... Çocuğun yalan söylediğini, bir şeyler sakladığını genelde anlarlar... Ya da uzun süre birlikte yaşamış ya da aynı iş yerinde çalışan insanlarda da ortak yaşam paylaşımından dolayı benzer etkileşimler ortaya çıkabilir... Aslında belki de son dönemlerde de çok popüler bir konu olan duygusal zeka ile ilgili de olabilir bu durum... Bunu akıl okumak değil de duyarlılık olarak değerlendirmek daha doğru belki de... Çünkü akıl okumak deyince başka anlamlar çıkıyor...
    Sezgisel olarak karşımızdaki insanların duygu ve düşüncelerini algılamak konusuna gelince; ben bunun olabilirliğine bazen inanıyorum... Ama kesinlikle doğrudur demiyorum. Varsayabilirsiniz, çoğunlukla da doğru çıkabilir... Ancak aynı noktayı her zaman tutturmak mümkün olmadığı için yüzde yüz vardır diyemeyiz...
    "İç dünyamızı tamamiyle izole etmek..." sizce buna neden gerek duyalım... Daha güçlü görünmek, daha ketum bir duruş sergilemek için mi?... İş kurguya gelince ben bunu anlamakta zorluk çekiyorum. İçinden ağlamak gelirken bunu baskılamak için sert ve kırıcı davranan insanlar vardır. Bir şeyi örterken başkalarına zarar verirler. Aslında en çokta kendilerine!... Mevlana'nın güzel bir sözü vardır; "Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol." Eğer iç dünyamızı izole edersek bizden geriye ne kalır: Kendine yabancı bir buzdağı...
    Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız.(Konfüçyüs)

  7. #7

    Üyelik tarihi
    25 Ocak 2009
    Mesajlar
    15

    Standart Ynt: Akıl Okumak

    Evet katılıyorum. Ama akıl okumaya karşı bir direnç olarak bunu uygun görüyorum ben. Sonuçta nasıl biz okuyabiliyorsan diğerleri de okuyabiliyordur.

    Tamamen izolasyon kesinlikle imkansız, amaç burada iç dünyayı mümkün olduğunca az belli etmek. Bunun da duyguları en az belli ederek veya tamamen yanlış belli ederek yapılabileceğine inanıyorum.

  8. #8

    Üyelik tarihi
    25 Ocak 2009
    Mesajlar
    47

    Standart Ynt: Akıl Okumak

    Derin olan insanlar aydınlığa çıkarlar,topluma derin görünmek isteyen insanlar ise karanlığa çekilirler.

    Friedrich Nietzsche
    Sürekli bir değişim halinde olmayan düşünce ne zaman doğru bir düşünce olmaya hak kazanabilir ki?

  9. #9

    Üyelik tarihi
    28 Ocak 2009
    Mesajlar
    2

    Standart Ynt: Akıl Okumak

    Kişi her nekadar derin olursa olsun bercax arkadaşın dediği gibi kesin izolasyonu sağlayamaz.Hatta şöyle denilebilir ki çok derin kişiler bile aslında insanoğlu nun en basit ve temel duygu dışavurumları olan üzüntü,sevinç ve kızgınlık gibi durumları izole edemezler. Bir kişinin üzüntü,sevinç,kızgınlık durumları çoklukla ve rahatlıkla beden dilinden anlaşılabilir.Hatta beden dilini gözlemlemeksizin örneğin telefonda dahi kişinin o anki duygu durumu sesinin tonundan dahi anlaşılabilir .Ancak kişiler uzun soluklu veya çıkara dayalı durumlarda kendini izole edebilir.Misalen işyerindeki müdüründen hoşlanmayan bir kişi,müdürü ile ters düşüp işinden olmamak maksadı ile ona karşı gerçek duygularını göstermek yerine daha planlı ve çıkarcı bir formatta bu duygularını maskeleyebilir işte bana göre bu tip kişilerde ve durumlarda yani planlı olarak kendini izole eden kişilerin aklından geçen düşüncelerin öğrenilmesinin pekde mümkün olmadığı kanaatindeyim.
    Sende uzak ülkelerden geliyorsun ve bana bütün söyleyebildiklerin akşam evinin eşiğinde serinleyen birinin söyleyebileceği şeyler o halde ne anlamı var bunca yolculuğun?

  10. #10

    Üyelik tarihi
    06 Nisan 2009
    Mesajlar
    118

    Standart Ynt: Akıl Okumak

    Tahmin gücünün yüksek bulunduğu insanların varlığına inandırmaya çalıştıkları fenomen sandıkları durumdur.
    [size=10pt]  Birbirinizin aynısısınız..[/size]

Sayfa 1/2 12 SonSon

Members who have read this thread : 6

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0