Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu Zurna.net

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Psikoloji

Etiketlenen üyelerin listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25.10.2008, 00:32   #1
 chimera - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Nereden:
Mesajlar: 476
Standart Empati

Günümüzde empati denildiğinde akla tanınmış hümanist psikolog ve danışan merkezli terapinin kurucusu Carl Rogers ve onun konuya ilişkin çalışmaları gelmektedir. Psikoterapi alanında empatik iletişim kurma becerisiyle ünlenmiş Rogers***8217;ın adı ile empati kavramı adeta özdeşleşmiştir. Rogers***8217;a göre empati durumu, bir kimsenin içsel referans çerçevesini doğru olarak algılamak, onun duygusal unsurlarını ve anlamlarını o kimse kendisi imiş gibi yaşamak ve bu ***8216;***8217;imiş gibi***8217;***8217; olma koşulunu mutlaka yerine getirmektir.
Empati sıklıkla sempati, acıma, özdeşim kurma ve karşısındaki kişiyle yer değiştirme kavramlarıyla karıştırılır. Bu kavramların birbirinin yerine kullanıldığı da olur. Sempatide bir yandaşlık söz konusudur, empatide ise karşımızdaki kişinin duygularını anlamak söz konusudur. Sempatide karşıdaki kişinin duygularını anlamış olalım olmayalım, ona hak verme durumu vardır. Wsychogrod sempatiyi ***8216;***8217;ortak duygu***8217;***8217; olarak tanımlamıştır. Acıma sempatinin bir şekli sayılabilir ancak burada bir yandaşlıktan çok bir ast-üst ilişkisi vardır. Birisine acıdığımızda, o kişi için üzülür ve böylece (belki de bilinçaltında) kendim daha şanslı veya üstün hissederiz. Özdeşim kurma, birey bir başka kişi (örneğin bir kılavuz, akıl danışılan) veya gruba (örneğin belli bir dinin, bir siyasi partinin ya da bir kulübün üyeleri) yaklaştığında veya yöneldiği durumlarda güçlü bir duygusal bağla sonuçlanan kişilerarası bir süreçtir. Özdeşim kumanın aşırı olduğu durumlarda, diğer kişinin grubu veya adetleri, kişinin egosunun yerine geçer. Yer değiştirme empatiyle en sık karıştırılan kavramdır. Rogers da ilk çalışmalarında empatiyi yer değiştirme şeklinde tarif etmiştir, oysa Stein, empatinin bireyin kendisini diğerinin yerindeymiş gibi düşünmesi ve hissetmesinden çok daha karmaşık bir süreç olduğunu bildirmektedir.

Bir kişinin karşısındaki bir kişiyle (özellikle de bir danışmanın danışanla) empati kurabilmesi için gerekli olan 3 temel öğe vardır:

a) Empati kuracak kişi, kendisini karşısındakinin yerine koymalı, olaylara onun bakış açısıyla bakmalıdır. Bunu gerçekleştirmek için de, empati kurmak istediği kişinin rolüne girmeli, onun yerine geçerek olaylara onun gözüyle bakmalıdır. Karşımızdaki kişinin rolüne girerek empati kurduğumuzda, o kişinin rolünde kısa bir süre kalmalı, daha sonra tekrar kendimize dönmeliyiz. Aksi halde empati kurmuş sayılmayız.

b) Empati kurmuş sayılmamız için karşımızdaki kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru anlamamız gereklidir. Karşımızdakinin yalnızca düşüncelerini ya da yalnızca duygularını anlamamız yeterli değildir. Çünkü karşımızdakinin rolüne girerek onun ne düşündüğünü anlamamız, bilişsel nitelikli bir etkinlik (bilişsel rol alma/bilişsel perspektif alma), karşımızdakinin hissettiklerinin aynısını hissetmemiz ise, duygusal nitelikli bir etkinliktir (duygusal rol alma/duygusal perspektif alma). Bilişsel rol alma, duygusal rol almanın ön şartı sayılabilir. Buna ***8216;***8217;köprü kurma***8217;***8217; aşaması da denilmektedir ve empati sürecinin en önemli aşamasıdır.

c) Empati kurduğumuz kişinin duygularını tam olarak anladığımızı ona ifade etmemiz gerekir. Eğer bunu yapmazsak, empati kurma sürecini tamamlamış sayılmayız. Zaman zaman karşımızdaki kişiye onu anladığımızı ifade etmekte yani uygun empatik tepki vermekte güçlük çekeriz. Bazen karşımızdakinin duygusunu tam olarak içimizde hissetmiş olsak bile, uygun olmayan bir yüz ifadesi ya da sözlerle bunu ona iletiriz, ya da içimizdeki duygumuzla beden dilimiz çelişir. Böyle bir durumda doğru empati kurmuş ancak bunu yeterince iletememiş oluruz. Empatik tepkide bulunmanın başlıca iki yolu vardır: Yüzümüzü- bedenimizi kullanarak karşımızdaki kişiye onu anladığımızı ifade etmek ve sözlü olarak ifade etmek. İkisini birlikte kullanmak her zaman daha etkilidir.

Empatinin öğretilebilir bir süreç olup olmadığı da araştırmacılar tarafından tartışılan bir konudur. Davis***8217;e göre empati öğretilemez, ancak kendinin farkında olma, başkaları için yargılayıcı olmayan olumlu düşünme, iyi dinleme becerileri ve kendine güvenme gibi tutum ve davranışların arttırılmasının, empatik olmayı isteyen danışmanların gelişiminde önemlidir. Bir görüşe göre, ancak doğuştan yardımsever bir kişi empatik olabilir, ikinci bir görüşe göreyse terapötik koşullar sonrada eğitimle öğretilebilir (Truax ve Mitchell, 1971). Rogers (1951, 1975), ilk çalışmalarında empatinin öğretilebilir bir beceri olduğunu anlatmış, daha sonraki eserlerinde ise empatinin beceriden ziyade bir varoluş tarzı olduğu görüşünü benimsemiştir.

Yapılan araştırmalara göre, yardıma ihtiyacı olan (zor durumda bulunan) kişilerle empati kuranlar, kurmayanlara oranla daha fazla yardımda bulunmaktadırlar. Empati kurmanın yardım davranışına nasıl dönüştüğü konusunda başlıca iki kuramsal açıklama vardır. Bunlardan birincisine göre, sıkıntı içinde bulunan kişi ile empati kuran kişi, karşısındakinin durumunu anladığı için sıkıntı duyar ve bu sıkıntıyı gidermek için o kişiye yardımda bulunur. İkinci açıklama ise şöyledir: Sıkıntıda bulunan kişi ile empati kurarak onun durumundan haberdar olan kişi, diğergram bir davranışta bulunarak, sıkıntıdaki kişiyi rahatlatmak amacıyla ona yardım eder. Yukarıdaki açıklamalardan birincisine göre, yardım davranışının temelinde egoist bir güdü , ikincisine göre ise diğergram bir güdü bulunmaktadır.

Empatik yardım davranışının temelinde, her iki güdü birlikte yer almaktadır. Yani sıkıntı içerisinde olan biriyle karşılaştığımızda, hem o kişiyi gözlerken duyduğumuz kendi sıkıntımızı gidermek, hem de rahatlamak amacıyla yardım ediyor olabiliriz. Bazen de yerine ve zamanına göre bu iki güdü kaynağından birisi bizi ışına yöneltiyor olabilir. Eğer empatik davranışının temelinde yukarıda belirtildiği gibi egoistik ve diğergram olmak üzere iki güdü birlikte yer alıyorsa, bunlardan birincisi ruh sağlığımızı korumaya, ikincisi ise yardım konusunda toplumsal değerleri sürdürmeye yarıyordur.

İdeal bir danışmanın her şeyden önce empatik olması gerekir. Carkhuff (1969), doğru empatik anlayışın iki düzeyini ayırt etmektedir. Karşılıklı alıp verme düzeyinde, danışman danışanın tamamen ya da kısmen ayırdında olduğu yaşantı ve duygularına ilişkin anlayışını iletmektedir. Ekleme düzeyinde ise, danışman danışanın ayırdında olmadığı ancak örtük bir şekle ifade ettiği güdüleri, yaşantıları ve duyguları ile ilgili anlayışını iletir. Egan, karşılıklı alıp verme düzeyini başlangıç düzeyde doğru empati olarak adlandırmıştır. Başlangıç düzeyde doğru empati, danışanın duygularının ve bu duyguların altındaki yaşantıları ile ilgili olarak başlangıçtaki temel anlayışın iletilmesidir. Danışman, danışanın kendisine açık olarak ya da kısmen ifade ettikleri üzerinde durur ve bundan anladıklarını kendi kelimeleriyle danışana yansıtır. Danışanın üstü örtük ifadelerinin altında yatanları bulmaya çalışmaz. Bu Egan***8217;ın (1975) gelişimsel modelinin I. Aşaması***8217;nda kullanılır ve I. Aşamada danışman bunun ötesine geçemez. Başlangıç düzeyindeki doğru empati, saygı ve içtenlikle birleştiğinde danışanla kolay raportun kurulmasını sağlar, güvene ve açık olmaya yol açar. Carkhuff***8217;a (1969) göre, bu tarz bir empati danışanın kendini keşfetme düzeyini yükseltir. Şüphesiz ki, kişiyi doğal olarak, kendisinden daha iyi anlayabilmek pek kolay ve mümkün bir iş değildir. Fakat önemli olan, danışanın duygu ve davranışları altında danışan için yatan anlama en yakın doğrulukta onları kavrayabilmek, o anlamlı duygu ve düşüncelerin varlığının tespit edildiğini danışana iletebilmek ve danışanın bunları görmesine yardım edebilmektir. Onları kişi açısından görüp, kişiye aktarabilmektir.

Empati özellikle varoluşçu ve hümanistik yaklaşımın danışan merkezli terapilerinde olmazsa olmaz bir kavramdır. Sadece hümanistik psikoterapilerde değil, tüm psikoterapi ekollerinde empatinin önemi, özellikle de ilk seanslarda danışanla kurulması gereken empatik ilişkinin önemi vurgulanmaktadır. Empatik anlama, öğrenmesi oldukça zor bir ustalıktır; planlı ve dikkatli bir eğitim ve uygulama yoluyla geliştirilebilir. Özellikle mesleğe yeni başlayan danışmanlar ilk başlarda empatik ilişki sürecinde zorlanabilirler ancak kişinin farkındalığı ve deneyimi arttıkça, kendini geliştirdikçe başarısı da artacaktır. Bir psikolojik danışman / terapist hiçbir zaman yerinde saymamalı, yeniliklere açık olmalıdır. Terapistin empati yeteneğini arttırmakta, şiir ve hikaye gibi edebi eserler okumanın; çeşitli insan grupları ve şartları içinde kişileri anlama hususunda zengin yaşantılar kazanmanın büyük yardımı vardır. Danışanla danışman arasında yaş, cinsiyet, sosyal sınıf kültür, kişilik değişkenleri gibi çeşitli farkların kişiyi engelleyebileceğini söyleyenler varsa da, bu konudaki araştırmalar, bu fikri pek desteklememektedir. Empatik anlayış dikkatli, devamlı, aktif dinleme, dostane ilgi duyma ve anlama ister.

Yararlanılan Kaynaklar:

DAVIS, Carol M. (1990) Empati Nedir, Empati Öğretilebilir mi? (What is Empathy and an Empathy Be Taught?) Yrd. Doç. Dr. Özcan Sezer& Psk. Serhat Damar (Çev.), Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 6. Sayı: 9.

EGAN, Gerard (1975) Psikolojik Danışmaya Giriş (Ed. Füsun Akkoyun), California: A Divison of Wadsworth Publishing Company. Inc.

YILDIRIM, İbrahim (1992) Psikolojik Danışma Rehberlik Programı Öğrencileri ile Psikoloji Programı Öğrencilerinin Empatik Eğilim ve Empatik Beceri Düzeyleri H.Ü. Eğitim Fakültesi Dergisi, Sayı 7, Sayfa. 193-208.

(Alıntıdır)


chimera isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 29.10.2008, 22:55   #2
 Dr. Can Güngen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2008
Nereden:
Mesajlar: 32
Standart Ynt: Empati

Sn Chimera,yazınızı ilgiyle okudum.Empati duygusunun bulunmadığı yerde "kayıtsızlık ve egoizm" olduğunu söyleye bilirmiyiz?Empatinin ne denli önemli-anahtar bir bilişsel yetenek olduğu anlaşılıyor.Son zamanlarda gelişen "duygusal zeka" kavramının temelinde de "empati" var.Bilgi edinme kitap okuma-eğitim alma yolu ile edinilebiliyor.Empati ise hem doğuştan bir yetenek hem de çevrenin çocuğun kendisini göstermeye yönelik davranışlarına veilen "aynalama" tepkisi ile kazanılıyor sanırım.Ne dersiniz?


Dr. Can Güngen isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 31.10.2008, 01:30   #3
 chimera - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Nereden:
Mesajlar: 476
Standart Ynt: Empati

Sevgili Sailor arkadaşım,empati konusu hümanizm ve iletişim anlamında önemli bir anahtardır diye düşünüyorum.Var olan bir yetenek mi yada kazanılabilirmi olmasından ziyade sahip olmamız gerektiğinden hareketle,sevgi ve iletişim adına bir çabadırda aynı zamanda empati.Ancak Empatik davranış beceresini yakalamak ve geliştirmek kendimizi geliştirmek ve tanımak kadar zorlu bir süreçtir.Empati duygusunun bulunmadığı yerde kayıtsızlık ve egozim olduğu düşüncesine katılıyorum.Özellikle toplumu ve çevresini anlayıp yorumlayamayan,kendisini ifade edemeyen,benmerkezli düşünme ve yaşama biçimi geliştiren,sevgiden uzaklaşan insanların,kısaca hepimizin empatiye ihtiyaci var.


chimera isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 05.11.2008, 03:41   #4
 Dr. Can Güngen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2008
Nereden:
Mesajlar: 32
Standart Ynt: Empati

chimera Nickli Üyeden Alıntı
Sevgili Sailor arkadaşım,empati konusu hümanizm ve iletişim anlamında önemli bir anahtardır diye düşünüyorum.Var olan bir yetenek mi yada kazanılabilirmi olmasından ziyade sahip olmamız gerektiğinden hareketle,sevgi ve iletişim adına bir çabadırda aynı zamanda empati.Ancak Empatik davranış beceresini yakalamak ve geliştirmek kendimizi geliştirmek ve tanımak kadar zorlu bir süreçtir.Empati duygusunun bulunmadığı yerde kayıtsızlık ve egozim olduğu düşüncesine katılıyorum.Özellikle toplumu ve çevresini anlayıp yorumlayamayan,kendisini ifade edemeyen,benmerkezli düşünme ve yaşama biçimi geliştiren,sevgiden uzaklaşan insanların,kısaca hepimizin empatiye ihtiyaci var.
Sn Chimera,empatinin olmadığı kimi kişilik bozukluklarına bakarsak empatinin varlığının insanın insan olma sürecinde ne denli önemli yer tuttuğunu görebiliriz.Narsistik kişilik bozukluğu sanırım bilirsiniz,empati duygusundan mahrumiyeti ile tanınır.Sosyopati de de empati duygusu eksiktir.Ancak bildiğim kadarı ile eksik olan empati duygusu ile sınırlı değil bu bozuklukta.Bu şahısların kendilerine yönelik tehdit ve korku algılarında ciddi bir bozukluk var.Empatinin olmayışı nesne ilişkilerinde ben ile ötekinin sınırlarının "ayrılamayışı/silinmesi" ile sonuçlanıyor.Nesne üzerinde mutlak hakimiyeti olduğu duygusuna sahip narsistik bireylerin varlığı konuyu bilen bir uzman gözüyle bakıldığında gerçekten ürkütücü boyutlarda sanıyorum.

Ben psikiyatri uzmanıyım.Bir de sitem var."varoluscupsikoterapi.net" ziyaret ederseniz sevinirim.Orada da Kohut ve narsistik kişilik bozuklukları ile ilgili kısa bir makale bulunuyor.

Siz empati düzeyi ile narsizm arasında böyle doğrudan bir ilişki kuruyor musunuz?Hayatta gözlemleriniz empati yoksunluğunun hangi boyutlarda olduğunu gösteriyor.Ve son olarak insanları bu konularda bilgilendirmek ,empati yeteneklerenin gelişmesini sağlamak mümkünmüdür.Yani empati tanımını verip malumatla destekledikten sonra çevremizdeki insanlar empati yapmakta giderek daha usta olurlar mı?Ne dersiniz?


Dr. Can Güngen isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 11.11.2008, 00:44   #5
 chimera - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Nereden:
Mesajlar: 476
Standart Ynt: Empati

Sn.Sailor,
Bahsetmiş olduğunuz Kohut'a göre narsistik gelişim süreci adlı yazınızı ilgi ile okudum. Her ne kadar kişilik bozuklukları ya da genel anlamda psikoloji ile ilgili akademik bilgiye sahip olmasamda, insana ve yaşama dair olanı anlamaya ve yorumlamaya çalışıyorum.'Narsistik kişilik bozukluğunda ideal ebeveyn imagosunun yerini tutacak nesne arayışı ömür boyunca sürebilir.' Tesbitinizdeki neden/sonuç ilişkisine baktığımızda sonuç sosyal hayatdan kopma, iletişimsizlikdir. Her nekadar bu kişilik bozukluğunun oluşum süreci ile empati eksikliği arasında direkt bir ilişki kuramasamda narsistik kişilik bozukluğu olan kişilerde empatik davraniş yetisi oluşmadığı bir gerçek.
Empati yoksunluğununun bireyler üzerindeki kişisel bozukluklara yol açması ya da sonucu olarak ortaya çıkması ve bu bireylerden oluşan sosyal toplumlar üzerindeki etkileri ortadadır. Birkaç örnek vermek gerekirse;sosyal boyutu ile bakarsak ırkçılığa varan aşırı milliyetçilik düşüncesinin sonucu yapılan katliamlar,kendisi gibi düşünmeyenleri öldürme/yoketme mantığı. Bireysel anlamda bakarsak günümüz evlilik kurumlarının geldiği boyutlar(eşlerin birbirini öldürmesi ile bile noktalanabiliyor),daima mutsuz ve anlaşılmadığını düşünen gençler(uyuşturucu kullanımı yaygınlığı).
Empatik yetenek sonradan kazanılabilirmi? Bu yorumlaması zor bir konu ancak;kişisel olarak geliştirilebileceği kanaatindeyim. Bu yetinin mahrumiyetinin sonuçları ve varlığının insana neler katabileceğini yorumlayıp,empatik davranışa yaşam biçimimizde yer vermek bu anlamda bizi geliştirecektir diye düşünüyorum. Yaşam biçimimizde bir şekilde varsa bizimle yaşayan insanlarada bir şekilde ulaşacaktır.


chimera isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 25.01.2009, 02:28   #6
 Nejdet Evren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Nereden:
Mesajlar: 3.607
Standart Empati/Determinist hata/İnsan

EMPATİ/DETERMİNİST HATA/İNSAN


Empati, bilinen genel tanımı ile davranış bilimlerinde kişinin düşünce düzleminde bir davranışı değerlendirmeye tabi tuttuğunda kendisini o kişi ile özdeşleştirerek, kendisini o kişinin yerine koyarak, içselleştirme yapmak suretiyle ve belki de o-na ilişkin düşünceler ile bir değerlendirme yapması girişimidir.

Ne demiş atlarımız? " yiğidi öldür, hakkını yeme!" bu ata sözünde doğru olmayan iki yön ve bir empati var sanki... "öldürmek" asla olmamalı. Bu eylem canlı türünün doğal seçmeciliğinde /seleksiyonunda gözlemlense de insan türüne yakışmamaktadır. Bu nedenle bu ata sözünü şöyle değiştirmek gerekir: " canlıyı yaşatmalısın, eğer bunu başaramıyorsan, kenara çekil! "

Her sonuç bir yeni başlangıcı içinde taşırken her olgunun, düşünce ve davranışın bir değil birden fazla nedeni vardır. Neden ve sonuç sürekli eklenerek kesintisiz ve sarmal bir süreçte çoğalırlar.Ve düz bir çizgide ilerlemeleri söz konusu değildir. Fizik bilimlerindeki bazı kesinlikler, zorunlu sonuçlar sosyal olgularda her zaman ve çoğu kez doğrudan uygulanamazlar. Gerçi kuantum fiziği ile fizik dünyada da olasılığın geçerli olduğu ortaya konulmuş bulunmaktadır.

Su kaç derecede kaynar ? sorusuna hemen 100 derece yanıtı gelecektir. Oysa ki bu derece deniz seviyesi için belirlenen bir sabitedir. Rakım arttıkça su daha az derecelerde kaynar ve buhara dönüşür. Ancak her durumda H2O nun kaynama ve buhara dönüşmesi ile hidrojen ve oksijen elementlerine dönüşmeleri kaçınılmazdır.

Empati yapılırken kaçınılmazlık/determinist bir yaklaşım sergilendiğinde her davranışın benimsenmesi gündeme gelir ki o zaman haklı-haksız, yanlış-doğru, güzel-çirkin, iyi-kötü hiçbir zamana ayrıştırılmaz olur. Bu durumda yanlış olana sür-git olanak tanınmış olur ki empati olmaktan çıkar. Empati yapılırken yanlış olana sür-git izin verilmemesi için kişinin içinde bulunduğu etkiler karşı gösterdiği ve gösterebileceği tüm tepkiler sosyal ve psişik olarak değerlendirme kapsamına alınmalıdır. Yanlışa sür-ğit izin vermek aslında o kişiye yapılan bir haksızlık ile sınırlı değildir bu aynı zamanda kendine ve diğerine karşı yapılmış bir haksızlık olacaktır.

Ne kimseden kahramanlık beklenebilir ne de kahramanlığın bir ölçüsü vardır. ? hiç kahramana gereksinim duyulmaması daha iyi olmaz mıydı? ?

Bir kaya tırmanışında aynı ipe tutunan iki dağcının ipin kopmaya/aşınmaya başlaması ile gelişen yaşamsal risk üzerine, her ikisinin aynı ipe tutunmalarının olanaksızlaşması ve yalnızca birini taşımaya elverişli/elverişsiz duruma gelmesi halinde ?-ikkat edilirse burada "elverişsiz" tanımı ile gizli bir empati yapılmaktadır- birinin ipin bir ucunu kesmek suretiyle kendisini kurtarmasını sağlayan eylemi yadırganmayan bir koruyucu ve kaçınılmaz davranış olarak değerlendirilmektedir.Burada yapılan açık empati kurtulan kişi ile ilgilidir. Bu örneğin dağcılıktan seçilmiş olması yanlış anlaşılmamalıdır. Örnek çok özeldir ve gizli empatiye önemli bir örnek sunmaktadır. Aynı şey ötenazi, ölüm anının belirlenerek organ nakli vb çoğaltılabilir.- İpin iki dağcıyı da kurtarmaya yetip yetmediği ?somut olayda- hem objektif hem de subjektif olarak farklılaşacaktır. Bir de empati kurtulmayan kişi yönünden yapılacak olsa durumun daha karmaşık bir hal aldığı görülecektir. Örnek üzerinde değerlendirmeleri sürdürdüğümüzde ipin yetersizliğinin ancak her ikisinin de hem kendilerini hem de diğerini yaşatma yönündeki tüm çabalarının sonuç vermemesi ile kesinlik kazandığını söylemek mümkün olacaktır. Değilse bu durum hiçbir zaman kesinlik kazanamaz. Bu durum ile ilgili önceden bir takım objektif ölçüler konulmuş olması ve bunun çoğaltılarak her somut olayda değerlendirilmesi ile o andaki kişinin bu sonucu kaçınılmaz görmesi arasında çok büyük bir fark vardır. Kişi o an içinde bulunduğu çok sayıdaki etki altında yanılarak değerlendirme hatası yapmış ve yanlış karar vermiş olabilir.


Olay o an ve o kişinin etkilenme şekli ve nedenlerine göre bir değişkenlik gösterecektir. Etkilenme ve tepki o an ve o kişi ile ilgili olduğundan ne aynı an ve ne de aynı etkilenme sürecinin yenilenmesi söz konusu olmadığından bana göre sana göre ona göre diye bir tanım anlamını yitirecektir. Empati salt kurtulan ile değil diğeri ile de yapılmalıdır. Sonuçta bilinmezlerin sonsuzluğu karat ve yargıya varmaya elbette engel olmayacak genel ve objektif değerlendirmeler ışığında bir sonuca varılacaktır. Buradan çok önemli bir sonuç çıkmaktadır ki o da; empatinin bir değerlendirme ve yargıya varma süreci olmadığı, salt insanı anlamaya yönelik bir insancıl çaba olduğudur. Ve bunu iki yönlü yapmak da oldukça zordur.

Küçüksu,
12 Ekim 2007



_______________________
kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökten acizdir.
Nejdet Evren isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 29.01.2009, 02:10   #7
 chimera - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Nereden:
Mesajlar: 476
Standart Ynt: Empati

Sevgili Nejdet,
bahsetmiş olduğunuz gibi empatiyi doğru yorumlamak ve eylemselleştirmek ile 'yanlış olana sür-git demek' arasında çok ince bir çizgi vardır.Bu konuda size katılıyorum ve aşağıda düşüncemi belirtirken belkide fazla açımlamadan şunu belirtmiştim:Empati kendimizi tanımak ve anlamak kadar zorlu bir süreçtir..
Empatik davranış yetisinin gelişkin olması salt doğru empatinin bir göstergesi değildir.Karşımızdakinin düşünce ve eylemlerini empati ile anlamaya çalışmamız insani bir çabadan öte,doğruyu ararken kendi doğrularımızın ötesinede bakma ve doğru yanlış kavramlarımızı tartışma çabasıdır.Doğru iletişimde empati önemlidir.Sonucu değiştirmesi ana beklenti olmasada yaşananı birlikte yorumlamak,doğruları birlikte aramak insan doğasının bir parçasıdır.


chimera isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 29.01.2009, 02:21   #8
 Nejdet Evren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Nereden:
Mesajlar: 3.607
Standart Ynt: Empati

Doğru sonuca ulaşma konusundaki düşüncenize katılıyorum. "insana dair bana yabancı değildir" düşüncesinin altında salt insan yatar. Empati bu bağlamda açımladığınız gibi sadece karşımızdakini anlamak değil, bunu yaparken kendimizi de sorgulayarak hatalarımızı düzeltmektir. Şunu rahtlıkla söyleyebilirim ki "en" yoktur. Bu nedenle hem bilgi hem öğrenmemizin/hatalarımızı düzeltmemizin sınırı da yoktur. "o durumda biz olsaydık ne yapardık?" sorusu gerçekten kolay yanıtlanacak türden bir soru değildir. Bunu doğru bir şekilde çözümleyebilmek için çok yönlü düşünebilmemiz gerekir. Aslolan başkalarının hatalarını görmek değildir; bu işin kolayıdır; asloloan kendi hatalarımızı görebilmektir.

Chimera, teşekkür sevgi ve saygılarımla...


_______________________
kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökten acizdir.
Nejdet Evren isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 27.02.2009, 01:38   #9
 Nejdet Evren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Nereden:
Mesajlar: 3.607
Standart Ynt: Empati

karşımızdaki kişinin etkisinde bulunduğu tüm faktörleri ve etkilenme derecesini %100 kesinlikle anlamak sanırsam olanaklı değil. Empati yaptığımızda da o kişinin duygulanma/etkilenme şeklini/nedenlerini düşünür ve bunu genel yargılarımız içersinde bir değerlendirmeye tabi tutarız. Genel yargılarımızın bir kısmı toplumsal yapı tarafından bize empoze edilmiş değerlerdir. Asıl önemli olan bu değerlerin/yargıların düşüncelerimiz çerçevesinde tartışarak yorumlayıp kendimizce yaptığımız değerlendirmelerdir. Empati kanımca her çalışma sonucunda insanı anlama çabasıdır


_______________________
kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökten acizdir.
Nejdet Evren isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 05.03.2009, 01:39   #10
 chimera - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Nereden:
Mesajlar: 476
Standart Ynt: Empati

Nejdet,insanı anlama çabası adına bir girişim diye yorumluyorum ben.Kendimizi tanırken genel yargıların etkilerini analiz edebilme başarımız,empatide bir başkası adına yapabilmede karşılığını buluyor.Sosyal,ekonomik,kültürel etkilerin bireylerde karşılığını analiz edebilme empatide önemli bir nokta.


chimera isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
empati


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:35.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2018 DragonByte Technologies Ltd. Runs best on HiVelocity Hosting.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz