3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Rabindranath Tagore

  1. #1
    kalliope - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Aralık 2008
    Mesajlar
    737

    Standart Rabindranath Tagore

    NE ÇIKAR ATEŞ BÖCEĞİ SANSALAR BİZİ...

    Düşünüyorum da,
    Sanırım en büyük korkumuz olduğumuz gibi görünmek.
    Yumuşacık kalbimizin fark edilmesi,
    Naif yönlerimizin keşfedilmesi,
    Cesaretsizliğimizin anlaşılması,
    Korkularımızın paylaşılması,
    Sanki zarar göreceğimizin en büyük işareti.

    Kabuklarımızın altında kendimizi saklamakta ne kadar da ustayız.
    Ve ne kadar güçlü korunuyoruz, kalkanlarımızın ardında.
    Hissedilmeden, el değmeden, sevgimizi göstermeden.
    Deniz minareleri, midyeler,
    Kirpiler ve kaplumbağalar gibi.

    Sahi koruyor mu bizi çatlamamış sert kabuk?
    Kimse incitemiyor mu duygularımızı, inançlarımızı, benliğimizi?
    Yoksa zarar mı veriyor bu ürkeklik, bu kabuk bize?
    Hissettiklerimizi gölgeliyor, yansıtmıyor mu gerçek kimliğimizi?
    Duygularımızı bastırıyor, el ele tutuşmamızı engelliyor mu?
    Eğer bir yıldız gibi ışıl ışılsam ve bir yıldız kadar parlak,
    Ne çıkar ateşböceği sansalar beni?
    Belki en hoyrat yürek bile ateşböceğinin
    O uçucu, masum, sevimli çocuksuluğuna el kaldırmaya kıyamaz.

    Güçlü kapıların arkasına kilitlemesem kendimi,
    Korkaklığımı, sevgi isteğimi
    En insani yönlerimi kayıtsızca sunabilsem,
    Bu sert kabuğun ağırlığından kurtulup
    Bir kuş gibi uçacağım özgürce.
    Anlaşılacağım ve bir ayna gibi yansıyacağım karşımdakine.
    O da çözülecek belki.
    Samimi ve güvenliksiz, silahız biriyle göz göze gelince.

    Oysa bir görebilsek bunu.
    Kalmadı böyle insanlar demesek.
    Güven duygusuna bu kadar muhtaç olmasak.
    Kırılmaktan korkmasak. Yaralansak...
    Ne olur bir darbe daha alsak.
    Yeniden açsak kendimizi, atabilsek kabuğu.
    Denesek.
    Risk alsak.
    Yanılsak.
    Fark etmez.
    Tekrar, tekrar bıkmadan denesek.
    Ve kucaklaşsak yeniden.
    Tıpkı eskisi gibi.
    Ne olduğunu anlayamadığımız o 15 yıldan öncesi gibi.

    O zaman fark edeceğiz.
    Ne kadar özlediğimizi birbirimizi.
    Neler biriktirdiğimizi,
    kaybolan değerlerimizi ne kadar özlediğimizi.
    Beraber geldik beraber gidiyoruz oysa.
    Vakit az, paylaşmak, sarılmak için.
    Yaşadığımız coğrafya zor, şartları ağır.
    Yüreği daha fazla küstürmemek lazım.
    Sırtımızda ağır küfeler, her gün katlanan.
    Ve koşullar bir türlü düzelmeyen.
    Sevgiye çok ihtiyacımız var.
    Ufukta kara bir kış görünüyor.
    Ancak birbirimize sokularak atlatırız o günleri.
    Kırın o sert, o ağır kabuklarınızı.
    Kurtulun bu yükten.
    Korumuyor o kabuklar, aksine zarar veriyor bize.
    Yalnızlığa mahkum ediyor bizleri.
    Hem hepimiz bir yıldızız.
    Ne çıkar ateşböceği sansalar bizi.

    Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız.(Konfüçyüs)

  2. #2
    kalliope - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Aralık 2008
    Mesajlar
    737

    Standart




    Sen Varıp Gittiğinde

    Sen varıp gittiğinde ıraklara bir güzel geceydi-
    Karanlıktı bir güzel - bir güzel uyuyordu herkes.

    Yine gece şimdi - yine ay karanlık
    Çağırıyorum : "Geri dön n'olursun
    N'olursun geri dön - yine dünya uyuyor işte
    Yine yıldızlar yıldızlarla ağız ağıza
    O ancık geliversen kimseler duymaz seni
    Kimseler görmez - ay karanlık - geliversen.

    Sen varıp gittiğinde yenile bir ilk yazdı
    Ağaçlar çiçeğe durmuşlardı ne güzel

    Goncalar tohum verdi şimdi - cümle çiçekler açtı
    Sesleniyorum : "Geri dön n'olursun
    N'olursun geri dön - işte çocuklar
    İşte bir bir çiçekleri devşiriyorlar yine
    Dur-duraksız savuruyorlar devşirdiklerini.
    Bir ancık geliversen - bir goncacık alıversen
    İçlerinden kimseler duymaz - kimseler bilmez.







    Senin Ezgindir, Senin Sözlerindir

    Yıldızlı uyanık geceler gibiyim
    Yıldızlı uyanık geceler gibi bekliyorum
    Konuşmuyorsun, yüreğim dolup dolup boşalıyor
    Karşı duruyorum, dayanıyorum
    Susuyorum, yıldızlı uyanık geceler gibiyim

    Elbet sabah olacak, biliyorsun
    Karanlık toz olup dağılacak
    Sesin göğe erecek, biliyorsun
    Altın ırmaklar gibi yeryüzüne akacak gökten

    Kanat açıp türkülerle uçarlar
    Sözlerindir, kuşlarımı yuvalarından eden
    Çiçek olup fışkırıyormuş topraktan
    Senin ezgindir, senin sözlerindir.





    Yağmurcuk ile Yasemin

    Yağan yağmurcuktu
    Varıp kulağına dedi yaseminin :
    "N'olursun hep yüreğinde tut beni!..."
    "Ama ben..." dedi yasemin
    İç çekti yavaştan, ağırdan
    Sonra toprağa düştü.
    Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız.(Konfüçyüs)

  3. #3

    Üyelik tarihi
    06 Aralık 2009
    Mesajlar
    271

    Standart

    Bir Öpüyorsun Ağzın Şaraplaşıyor


    Aç kapını aç - sabahın eri girsin
    Bu ıtır kokusunu kaldır yüreğimi dağlıyor
    Aç kapını aç - bırak yakamı gideyim
    Yeter bunca öptüğün
    Bunca sarıldığın yeter
    Bir öpüyorsun ağzın şaraplaşıyor
    Eriyip kendimi yitiriyorum

    Aç kapını aç - bırak yakamı gideyim
    Geri ver beni - herşey senin olsun
    Senin olsun - özgür kıl yüreğimi


    Rabindranath Tagore

Members who have read this thread : 1

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0