4 sonuçtan 1 ile 4 arası

Konu: Aldatılan eşin büyüklüğü

  1. #1

    Üyelik tarihi
    06 Aralık 2009
    Mesajlar
    271

    Standart Aldatılan eşin büyüklüğü

    Anadolu’nun orta vilayetlerinden bir köyde, yavaş yavaş güneş batmaya hava kararmaya başlar. Karanlık iyice çöker köyün üzerine. Evlerden birinde bir kadın ve adam yatma hazırlığı yapmaktadır. Erken yatıp yarın sabaha, güneş ışığına erken uyanılacaktır.

    Adam üzerini değiştirir, yatağına yönelir. Evin penceresinden; karanlık bahçeye vuran ışıkta ağaçların arasında bir gölge belirir. Kadın pencereden dışarı bakar ve gülümser. Kadının sevgilisi bahçededir. . . Tam sözleştikleri gibi, sözleştikleri saatte ve yerde adam onu beklemektedir.


    Kadın kocasının uyumasından emin olunca, sessizce yataktan kalkar, üstünü giyer … Ve pencereden aşağıya atlar. Başka bir adam için, kadın kocasını terk eder. Koşarlar iki sevgili….. kaçıyorlar. Tarlaları , ovaları aşarlar…..Anadolu’da bir köy nasıl koşmasınlar ki. Arkalarından onları kovalayacak onca şey vardır. Namus belası, Töre cinayetleri, yoksulluk, cefa, korku. Arkalarında bunlar varken nasıl durabilirler. Köyden uzaklaştıklarına iyice emin olunca soluklanmak için dururlar. Kadın duraksamayı fırsat bilip nefes nefese der ki :

    ‘Evden çıktığımdan beri, ayakkabımın içinde bir şey var beni rahatsız ediyor’

    Çıkartıp bakar ki….. ayakkabısının içinde bir tomar para!!!!! Kocası her şeyin farkında. Biliyor ki gidecek,

    ‘Beni terk edecek ama bunca yıl çorbasını içtim, çamaşırlarımı yıkadı, ütüledi. Bana emeği geçti’

    YABAN ELDE MUHTAÇ OLMASIN DİYE ! ! ! O Yoksul köylü; bütün parasını; başka bir adam için kendisini terk eden karısının, giderek kendinden uzaklaşan adımlarını attığı ayakkabısının içine koydu. O güzel insanı, O onurlu davranışı sergileyen, O terk edilen adamı HEPİNİZ TANIYORSUNUZ ….. Çünkü O; Bir dizesinde bize yürekten seslendiği gibi Uzun ince bir yoldaydı ve gidiyordu gündüz gece …


  2. #2
    Phi
    Phi çevrimdışı
    Phi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Mayıs 2008
    Yer
    Kuzey Kutbu
    Mesajlar
    1.102

    Standart

    herseyin kitap okumakla, bir yerlere gelmek ile olmadigini anlatan guzel bir anektot.
    Biz bir kac tembel, vakt-i kerahet bir uykuya dalmisiz, bir lugat paralamalar, bir tuhaf ruyalar, tabire gelmez.

  3. #3

    Üyelik tarihi
    06 Aralık 2009
    Mesajlar
    271

    Standart

    Alıntı Major Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    herseyin kitap okumakla, bir yerlere gelmek ile olmadigini anlatan guzel bir anektot.

    Kısaca yaşayarak öğrenmenin kimi zaman bedeli ağır olsa da en iyi öğrenme biçimi olduğunu söyleyebiliriz .

  4. #4
    Phi
    Phi çevrimdışı
    Phi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Mayıs 2008
    Yer
    Kuzey Kutbu
    Mesajlar
    1.102

    Standart

    Bir senenin kiymetini sinifta kalan, bir ayin kiymetini erken dogum yapan, bir haftanin kiymetini dergi cikaran, bir saatin kiymetini sevgilisini ugurlamak icin peronda bekleyen, bir dakikanin kiymetini ucagini kaciran, bir saniyenin kiymetini olumden son anda kurtulan, bir salisenin kiymetini gumus madalya alan bilir.

    Ogrenmek kiymet bilmektir.
    Biz bir kac tembel, vakt-i kerahet bir uykuya dalmisiz, bir lugat paralamalar, bir tuhaf ruyalar, tabire gelmez.

Members who have read this thread : 2

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0