Sayfa 1/2 12 SonSon
15 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Zümrüdü anka kuşu

  1. #1
    rainbow64 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06 Şubat 2010
    Mesajlar
    349

    Standart Zümrüdü anka kuşu

    Simurg veya bir diğer ismiyle Zümrüdü Anka efsanevi bir kuştur. Pers mitolojisi kaynaklı olsa da zamanla diğer Doğu mitoloji ve efsanelerinde de yer edinmiştir. Sênmurw (Pehlevi) ve Sîna-Mrû (Pâzand) diğer isimlerindendir. Ayrıca zaman zaman sadece Anka kuşu olarak da anıldığı olmuştur.
    Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi Ağacı' nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş...Kuşlar Simurg' a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg' u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg'un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg' un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte Simurg' un huzuruna gidip yardım istemeye karar vermişler.Ancak Simurg'un yuvası, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın tepesindeymiş. Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş. Kuşlar, hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. Yorulanlar ve düşenler olmuş.Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp;papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş (oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış); baykuş yıkıntılarını özlemiş, balıkçıl kuşu bataklığını.Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış.Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi "şaşkınlık" ve sonuncusu Yedinci Vadi "yokoluş" ta bütün kuşlar umutlarını yitirmiş... Kaf Dağı'na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış.
    Simurg'un yuvasını bulunca ögrenmişler ki;

    "SİMURG ANKA - Otuz Kuş" demekmiş.
    Onların hepsi Simurg'muş. Her biri de Simurg' muş. Simurg Anka'yı beklemekten vazgeçerek, şaşkınlık ve yokoluşu da yaşadıktan sonra bile uçmayı sürdürerek, kendi küllerimiz üzerinden yeniden doğabilmek için kendimizi yakmadıkça, her birimiz birer Simurg olmayı göze almadıkça bataklığımızda, tüneklerimizde ve kafeslerimizde yaşamaktan kurtulamayacağız.
    Şimdi kendi gökyüzünde uçmak zamanıdır...
    Konu fides tarafından (24 Eylül 2011 Saat 14:33 ) değiştirilmiştir. Sebep: Forum rengi siyahtır.
    Bilginin peşinden hiç durmadan koşmak ümidiyle.

  2. #2
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.306

    Standart

    Benzer bir söylence de Batı kültüründeki "Phoneix", kendi küllerinden kendini doğuran bilge kuş.
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

  3. #3
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.538

    Standart



    Anka Kuşuyla ilgili bazı sevdiğim yazılar:

    Can Dündar

    "Felsefe Taşı"nın peşindeki Harry Potter’a benzeyen 16 yaşındaki Umut’un, Avustralya yerlileriyle tanışmak ve onlarla özgürlüğü yaşamak üzere evinden kaçtığını okuyunca "İnşallah gidip hayal kırıklığına uğramaz" demiştim.
    Bazılarına cennet görünen yer, başkalarının cehennemi olabiliyor.
    Tanışsak, Umut’a Avustralya’ya gittiğimde gördüğüm Aborjin’lerden dinlediğim yürek yakan öyküleri anlatmak isterdim.
    "Beyaz Adam"ın, yerlilerin çocuklarını nasıl evlerinden kaçırıp, manastırlarda dilinden, kültüründen kopararak hizmetçi olarak yetiştirdiğini...
    ...yüz binlere öksüz Aborjin’in bugün hala gerçek ana - babalarını tanımadığını, tanısa da onlarla kendi dilinde söyleşemediğini, bu yüzden de yerli dilin neredeyse tamamen yok olduğunu...
    200 yıllık bu asimilasyondan artakalanlara bugün "kayıp kuşak" denildiğini...
    Umut’un cennet umudunu kırmadan izaha çalışırdım.
    Sonra, başka bir öykü anlatmak isterdim ona...
    İran mitolojisinin ünlü "Simurg efsanesi"ni...


    * * *


    Simurg, bir masal kuşudur.
    Uzun boynunda beyaz bir halka bulunan, safran tüylü, güzel sesli, insana benzer kocaman bir kuş...
    Kuşların sultanıdır.
    Kaf Dağı’nın ardında yaşar.
    Efsaneye göre, kuşlar, sultanlarını bulmak üzere toplanıp yola çıkarlar bir gün...
    Yol uzun, yolculuk zorludur.
    "Aşk Denizi"nden geçerler önce...
    "Ayrılık Vadisi"nden uçarlar...
    "Hırs Ovası"nı aşıp, "Kıskançlık Gölü"ne saparlar...
    Kuşların kimi Aşk Denizi’ne dalar, kimi Ayrılık Vadisi’nde kopar sürüden...
    Kimi hırslanıp düşer ovaya, kimi kıskanıp batar göle...
    Yolculuk bittiğinde, Kaf Dağı’nın ardına sadece 30 kuş varabilmiştir.
    Sultanları Simurg’u bulamazlar orada...
    Sonunda sırrı, sözcükler çözer:
    Farsça "si", "otuz" demektir.
    ...ömurg" ise "kuş"...
    "30 kuş", anlar ki, aradıkları sultan, kendileridir.
    Ve gerçek yolculuk, kendine yapılan yolculuktur.


    * * *


    Çoğu mitolojik destan gibi, dün Mehmet Y. Yılmaz’ın atıf yaptığı "Simyacı" da, bu "kendinin efendisi olma" bilincini anlatır aslında...
    Mısır piramitlerinin eteklerinde hazine arayan Endülüslü çobana Simyacı’nın dediği gibi,
    "Yolculuk bir öğrenme yöntemidir. Bilmemiz gerekenleri bize o öğretir."
    Saklı hazineyi, vurulduğu sevgiliyi, kaybettiği ülkeyi arayan gezgin, büyük sınavlardan geçip yaman engeller aşarak kendi benliğine ulaşır, şuuruna kavuşur bu destanların Kaf dağlarında...
    Ve sonunda "kendi hazinesi"ni bulur...
    Anlar ki, keşfedilecek ülke, insanın kendisidir.


    * * *


    Umut’u tanısam ona "Özgürlük, aradığın yerde olmayabilir, ama kalkıştığın yolculuk, seni özgürleştirebilir" demek isterdim.
    Umut, bu sırdadır.
    Sır da Umut’ta...



    . : CAN DNDAR : : : . - Kaf Da'na yolculuk






    Bir Anka Kuşu
    Yüzlerce soğuk namlu üzerime çevrildi,
    Yüzlerce demir tetik aynı anda gerildi!
    Anne, beni söğüdün gölgesinde vurdular,
    Öpmeye kıyamadığın oğlun yere serildi.
    Üşüştü birer birer çakallar üzerime,
    Üşüştü her bir yandan göğsüme, ciğerime.
    Anne, beni leş gibi yiyip talan ettiler,
    Teşhis edilmek için savurdular önüne.
    'Yeryüzündeki acıların
    Hepsini, hepsini tattım!'
    Heder oldum, ekmeğime tütün kattım!
    Beni milyon kere yaktılar üstüste.
    Bir Anka kuşu gibi anne,
    Kendimi külümden yarattım.
    Geceler tanır beni; konarım göçerim ben.
    Geceler tanır beni; kan damlar içerim ben.
    Anne, sen beni unut. Karanlığın bağrında
    Kırmızılar ekerim, siyahlar biçerim ben.
    Suçüstü yakalandım bölüşürken kalbimi,
    Suçüstü, kelepçeyle yardılar bileğimi.
    Anne, ben diyar diyar umudun savaşçısı,
    Bir tutam sevgi için dağladım gözlerimi.
    Prometeus'tum, çiviyle çakılırken taşlara
    Ciğerimi kartallara yedirdim.
    Spartakus'tüm, köleliğin çığlığında.
    Aslanlara yem oldum, tükendim.
    Kör kuyuların dibinde Yusuf'tum,
    Kerbela çölünde Hüseyin.
    Zindanlarda Cem Sultan, sehpada Pir Sultan.
    Kaçıncı ölmem, kaçıncı dirilmem bu?
    'Tanrılardan ateş çaldım,'
    Yüzyıllarca tutuştum, üstüste yandım.
    Bir Anka kuşu gibi anne,
    Kendimi külümden yarattım.


    Yusuf Hayaloğlu
    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  4. #4
    Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16 Nisan 2010
    Mesajlar
    463

    Standart

    Bir Anka Kuşu

    Yüzlerce soğuk namlu üzerime çevrildi,
    Yüzlerce demir tetik aynı anda gerildi!
    Anne, beni söğüdün gölgesinde vurdular,
    Öpmeye kıyamadığın oğlun yere serildi.
    Üşüştü birer birer çakallar üzerime,
    Üşüştü her bir yandan göğsüme, ciğerime.
    Anne, beni leş gibi yiyip talan ettiler,
    Teşhis edilmek için savurdular önüne.
    'Yeryüzündeki acıların
    Hepsini, hepsini tattım!'
    Heder oldum, ekmeğime tütün kattım!
    Beni milyon kere yaktılar üstüste.
    Bir Anka kuşu gibi anne,
    Kendimi külümden yarattım.
    Geceler tanır beni; konarım göçerim ben.
    Geceler tanır beni; kan damlar içerim ben.
    Anne, sen beni unut. Karanlığın bağrında
    Kırmızılar ekerim, siyahlar biçerim ben.
    Suçüstü yakalandım bölüşürken kalbimi,
    Suçüstü, kelepçeyle yardılar bileğimi.
    Anne, ben diyar diyar umudun savaşçısı,
    Bir tutam sevgi için dağladım gözlerimi.
    Prometeus'tum, çiviyle çakılırken taşlara
    Ciğerimi kartallara yedirdim.
    Spartakus'tüm, köleliğin çığlığında.
    Aslanlara yem oldum, tükendim.
    Kör kuyuların dibinde Yusuf'tum,
    Kerbela çölünde Hüseyin.
    Zindanlarda Cem Sultan, sehpada Pir Sultan.
    Kaçıncı ölmem, kaçıncı dirilmem bu?
    'Tanrılardan ateş çaldım,'
    Yüzyıllarca tutuştum, üstüste yandım.
    Bir Anka kuşu gibi anne,
    Kendimi külümden yarattım.


    Yusuf Hayaloğlu


    bir'i bin! olsun.

    ne güzel yazmış ozan... hatırasına saygı ve hürmetimizle, teşekkürler fides

  5. #5
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    "Kargaya yavrusu anka gorunur" atasozu, kus turlerini estetik olarak guzellestiriyor mu, cirkinlestiriyor mu?, ya da guzel/cirkin algisinin degiskenligi ve goreliligine mi vurgu yapiyor?
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  6. #6
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.306

    Standart

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    "Kargaya yavrusu anka gorunur" atasozu, kus turlerini estetik olarak guzellestiriyor mu, cirkinlestiriyor mu?, ya da guzel/cirkin algisinin degiskenligi ve goreliligine mi vurgu yapiyor?
    Burada bir estetik algıdan söz edilemez "karga-anne" için..Annelik iç güdüsü herşeyin üstündedir...genel anlamda cevaplanacaksa,karga çok zeki bir kuş olmasına rağmen sesiyle ve görünüşüyle , "güzel kuş" sınıfına girmez pek...Anka ise tahayyül edilen bir kuştur ve "neden"se güzeldir..ona yüklenen olumlu nitelikler onun "güzel" olması gerektiği algısını doğurmuştur muhtemelen...Bunda da iyiyi,güzelle, kötüyü,çirkinle eşleştirmemize yol açan anonim algımızın parmağı var bence...
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

  7. #7
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.538

    Standart

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    "Kargaya yavrusu anka gorunur" atasozu, kus turlerini estetik olarak guzellestiriyor mu, cirkinlestiriyor mu?, ya da guzel/cirkin algisinin degiskenligi ve goreliligine mi vurgu yapiyor?
    Evrensel,güzellik konusu forumda çeşitli başlıklar altında tartışılmış. Linkleri verdim. Kargaya yavrusunun Anka görülmesinin nedeni içgüdü ve duygusal bağlılık.Ankanın güzelliğinin tasviri ise mert/cesur/iyi /dürüst gibi kavramlar genelde güzele yakıştırılır.

    Çirkinler olmasaydı güzeller,güzel olur muydu?(fizikiAçı)

    Güzel - Güzellik

    Çirkinlik

    Güzellik ve Çirkinlik Nedir?
    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  8. #8
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Alıntı fides Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Evrensel,güzellik konusu forumda çeşitli başlıklar altında tartışılmış. Linkleri verdim. Kargaya yavrusunun Anka görülmesinin nedeni içgüdü ve duygusal bağlılık.Ankanın güzelliğinin tasviri ise mert/cesur/iyi /dürüst gibi kavramlar genelde güzele yakıştırılır.

    Çirkinler olmasaydı güzeller,güzel olur muydu?(fizikiAçı)

    Güzel - Güzellik

    Çirkinlik

    Güzellik ve Çirkinlik Nedir?
    Ben, karga dilinden anlamadigim ve karga ile dialog kuramadigim icin, bir sey diyemeyecegim. Karga adina da konusamam.

    Alıntı glsezinrs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Burada bir estetik algıdan söz edilemez "karga-anne" için..Annelik iç güdüsü herşeyin üstündedir...genel anlamda cevaplanacaksa,karga çok zeki bir kuş olmasına rağmen sesiyle ve görünüşüyle , "güzel kuş" sınıfına girmez pek...Anka ise tahayyül edilen bir kuştur ve "neden"se güzeldir..ona yüklenen olumlu nitelikler onun "güzel" olması gerektiği algısını doğurmuştur muhtemelen...Bunda da iyiyi,güzelle, kötüyü,çirkinle eşleştirmemize yol açan anonim algımızın parmağı var bence...
    Benim icin goruntunun guzelligi, cirkinligi yoktur. Goruntu ne ise o. Sesi de kendi sesi. Neyapsin kargacik yani, her gun cig yumurta mi icsin?
    Konu fides tarafından (07 Ekim 2011 Saat 21:28 ) değiştirilmiştir. Sebep: Mesaj birleştirme
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  9. #9
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.538

    Standart

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben, karga dilinden anlamadigim ve karga ile dialog kuramadigim icin, bir sey diyemeyecegim. Karga adina da konusamam.



    Benim icin goruntunun guzelligi, cirkinligi yoktur. Goruntu ne ise o. Sesi de kendi sesi. Neyapsin kargacik yani, her gun cig yumurta mi icsin?
    Benim yorumum karganın dilinden söylenmiş değildi ki ama siz sanırım kargayla muhattap olup öğrendiniz yavrusunun ona anka göründüğünü
    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  10. #10
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Alıntı fides Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Benim yorumum karganın dilinden söylenmiş değildi ki ama siz sanırım kargayla muhattap olup öğrendiniz yavrusunun ona anka göründüğünü
    Bak, orada "atasozu" yaziyor, karga sozu degil.

    Bu arada benim icin yaptigin birlestirmeler icin de tesekkurler, ne yaparsin "her guzellik bir arada bulunmuyor", "o kadar kusur kadi kizinda da oluyor" bilgisayar ozurlulugunun marifeti ayri ayri yazmak.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

Sayfa 1/2 12 SonSon

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0