3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Deep Purple

  1. #1
    chimera - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Mart 2008
    Mesajlar
    496

    Standart Deep Purple


    Deep Purple, 1968 yılında Londra, İngiltere’de kurulmuş bir hard rock grubudur.Hard rock ve heavy metalin öncülerinden sayılır. Grup adını Peter De Rose’un bestelediği aynı isimli parçadan almıştır.

    1968 yılında Searchers topluluğunun davulcusu Chris Curtis önderliğinde kurulan efsanevi Deep Purple, ilk aşamada tuşlu çalgılarda Jon Lord, bas gitarda Nick Simper ve gitarist Richard Hugh (Ritchie) Blackmore'dan kuruluydu.

    İlk olarak Roundabout ismiyle tanındılar. Bir kaç gün içinde Curtis ayrıldı. Dave Curtis ve Bobby Woodman da isteneni veremeyince onların boşaltıkları yerler Rod Evans ve Ian Paice tarafından dolduruldu. Deep Purple adını aldılar ve kısa bir İskandinavya turundan sonra, topluluk ilk albümünü kaydetmeye koyuldu. "Shades Of Deep Purple" "Hey Joe" ve 45'likler listesinde zirveye oynayan "Hush" gibi meşhur parçaların yeniden sunumlarını barındırıyordu. Yabancı topraklarda ünleri daha hızlı yayılan grubun uzun turneleri sona erdiğinde kendi ülkelerinde tanıtıma devam ettiler. Tina Turner, Neil Diamond gibi isimlerle birlikte çalışmalar da yapan Deep Purple kendi belirlediği çizgiyi korumaya da özen gösterdi.

    1969 temmuzunda, Evans ve Simper, Episode Six'ten gelen Ian Gillan ve Roger Glover ile yer değiştirdi. Klasik Deep Purple olarak akıllara kazınacak bu yeni kadro Lord'un yazdığı "Concerto For Group And Orchestra"yı Londra Fiarmoni Orkestrası ile kaydettiler. Ardından gelen ve "Speed King" ve "Child In Time" gibi parçaları içeren "Deep Purple In Rock" çalışması topluluğun ağır metal türünün vazgeçilmezleri arasında yer alacağını duyuruyordu. Gillan'ın güçlü sesi müziklerine yeni bir boyut kazandırmış oluyordu. Bu yeni kazanılmış şöhret Avrupa kıtasında "Black Night" ile iyice perçinlenecekti. "Strange Kind Of Woman" listelerde iyi bir noktaya gelen bir başka çalışma oluyordu. "Fireball" ve "Machine Head" ise zirveye adını yazdıran iki albüm oldu. Son saydığımızın içindeki parçalardan biri olan "Smoke On The Water" sert rock müziğin tarihine geçmiş bir çalışma olma başarısını gösterecekti... Albüm aynı zamanda topluluğun kendi kurduğu Purple Plakçılıktan çıkan ilk albüm oldu. Platin plak ödüllü "Made In Japan" canlı sunumlarıyla neler başarabileceklerini çok iyi ortaya koyuyordu.

    Üyelerin kendi aralarında ise ipler son derece gergindi. "Who Do We Think We Are!" bu çok başarılı kadronun bitişinin habercisi olacaktı. Gillan ve Glover'ın ayrılışı, David Coverdale ve Glenn Hughes'in gelişiyle yeni özellikler kazanan topluluğa yine de epey pahalıya mal olacaktı. "Burn" ve "Stormbringer" İlk 10 listesinde başarılı oldular. Blackmore'un istediği bu değildi. Gidişattan memnun olmayan Blackmore 1975 mayısında Rainbow'u kurmak amacıyla Deep Purple'dan ayrıldı. Bir anlamda onu yetim bıraktı. Tommy Bolin Mor Topluluk'a "Come Taste The Band" albümünde eşlik etti. Ne var ki, farklı tarzlarının birlikte yürümesi mümkün değildi. Deep Purple üyeleri yol ayrımındalardı. Sonuç olarak her biri farklı bir yol izleyerek müzik yaşamlarına kendi oluşturdukları topluluklarda ya da başka müzisyenlere eşlik ederek devam ettiler. Madde bağımlısı Bolin ise bir kaç ay sonra uyuşturucudan öldü.

    "En İyileri" albümleri, toplama çalışmalar, Deep Purple'a doyamayanları bir süre daha oyaladı. 1984 yılında Gillan, Lord, Blackmore, Glover ve Paice "Perfect Strangers" çalışmasını tamamladıklarında bir "yeniden birleşme" rüzgarı siyordu. İkinci bir deneme "The House Of Blue Light" ise Gillan ile Blackmore arasındaki bir tartışmadan dolayı başlar başlamaz bitiverdi. Rainbow eski üyesi Joe Turner, Gillan'ın boşalttığı yeri 1990 yılının Deep Purple'ı yeniden canlandıracak "Slaves And Masters" albümü sırasında doldurdu. Gillan 1993'te topluluğa yeniden katıldıysa da hemen ardından ayrılıverdi. Yolgeçen hanına dönen Deep Purple'ı, "babası" Blackmore, yine bıraktığında bu sefer yerini bir başka yetenekli isim Joe Satriani alıyordu.

    1996'daki "Purpendicular"ı kaydeden kadro Steve Morse, Lord, Gillan, Glover ve Paice'den oluşuyordu. Şimdi ise Morlar, yapımcılarının peşi sıra çıkardıkları toplama albümlerle; "altın diskler", "binyılın seçmeleri", "özel bölümler" ile müzik severlerin karşısına çıkıyor...

    Deep Purple, Led Zeppelin ve Black Sabbath gibi öncü topluluklardan önce ağır metal basit, kaba bir müzik türüydü. Bu topluluklarla birlikte ağır metal yeni, daha soylu bir kimlik kazandı.Yıllar sonra bile Deep Purple yine heavy rock’ı güzel sanatlara çevirme hünerine sahip bir grup olarak tanınıyor.
    Adın yokdu tanıştığımızda,sonrada olmadı.Çünkü başka biri oldun zamanla..

  2. #2
    chimera - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Mart 2008
    Mesajlar
    496

    Standart Ynt: Deep Purple

    Stüdyo albümleri

    1968 Shades of Deep Purple


    1968 The Book of Taliesyn

    1969 Deep Purple


    1970 Deep Purple in Rock


    1971 Fireball


    1972 Machine Head


    1973 Who Do We Think We Are


    1974 Burn


    1974 Stormbringer


    1975 Come Taste the Band


    1984 Perfect Strangers


    1987 The House of Blue Light


    1990 Slaves & Masters


    1993 The Battle Rages On


    1996 Purpendicular


    1998 Abandon


    2003 Bananas


    2005 Rapture of the Deep


    Konser albümleri

    1969 Concerto for Group and Orchestra


    1973 Made in Japan


    1980 Deep Purple in Concert


    1988 Nobody's Perfect


    2007 They All Came Down to Montreux


    Grup üyeleri

    Mevcut üyeler
    Ian Gillan - vokaller, armonika, konga (1969-1973, 1984-1989, 1992-devam ediyor)
    Steve Morse - gitar (1994-devam ediyor)
    Roger Glover - bas gitar, sintesayzer (1969-1973, 1984-devam ediyor)
    Don Airey - klavyeli çalgılar (2002-devam ediyor)
    Ian Paice - davul, vurmalı çalgılar (1968-devam ediyor)

    Eski üyeler
    Ritchie Blackmore - Elektro Gitar (1968-1975, 1984-1993)
    Jon Lord - klavyeli çalgılar, geri vokaller (1968-2002)
    Rod Evans - ön vokaller (1968-1969)
    Nick Simper - bas, geri vokaller (1968-1969)
    David Coverdale - ön vokaller (1973-1976)
    Glenn Hughes - bas, vokaller (1973-1976)
    Tommy Bolin - gitar, vokaller, piyano (1975-1976)
    Joe Lynn Turner - vokaller (1990-1992)
    Joe Satriani - gitar (1993-1994)
    Adın yokdu tanıştığımızda,sonrada olmadı.Çünkü başka biri oldun zamanla..

  3. #3
    chimera - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10 Mart 2008
    Mesajlar
    496

    Standart Ynt: Deep Purple

    Şarkı sözleri

    Black Night
    Black night is not right
    I don't feel so bright
    I don't care to sit tight
    Maybe I'll find on the way down the line
    That I'm free, free to be me
    Black night is a long way from home

    I don't need a dark tree
    I don't want a rough sea
    I can't feel, I can't see
    Maybe I'll find on the way down the line
    That I'm free, free to be me
    Black night is a long way from home

    Black night, black night
    I don't need black night
    I can't see dark light
    Maybe I'll find on the way down the line
    That I'm free, free to be me
    Black night is a long way from home

    (Siyah Gece
    Siyah gece dürüst değil
    Bu yüzden aydınlık hissetmiyorum
    Hareketsiz durmayla ilgilenmiyorum
    Ben belki bu yolda çizginin devamını bulacağım
    Ben özgürüm özgür olmak benim için
    Siyah gece evden uzun bir yol
    Siyah bir ağaca ihtiyacım yok
    Fırtınalı bir deniz istemiyorum
    Hissedemiyorum,göremiyorum
    Ben belki bu yolda çizginin devamını bulacağım
    Ben özgürüm özgür olmak benim için
    Siyah gece evden uzun bir yol
    Siyah gece,siyah gece
    Siyah geceye ihtiyacım yok
    Karanlık gece göremiyorum
    Ben belki bu yolda çizginin devamını bulacağım
    Ben özgürüm özgür olmak benim için
    Siyah gece evden uzun bir yol )
    .............................. .............................. .............

    Child In Time
    Sweet child in time you'll see the line
    The line that's drawn between the good and the bad
    See the blind man shooting at the world
    Bullets flying taking toll
    If you've been bad, lord i bet you have
    And you've been hit by flying lead
    You'd better close your eyes and bow your head
    And wait for the ricochet

    (Zamanın Cocuğu
    Zmanın tatlı cocuğu,çizgiyi göreceksin
    İyi ve kötüyü ayıran çizgiyi
    Kör adamı gör dünyaya ateş ediyor
    Mermiler uçuyor çanları vuruyor
    Eğer sen kötü olsaydın yemin ederim
    Uçan kurşun tarafından vurulmayacaktın
    Gözlerini kapatman daha iyi olurdu
    Başını eğmen daha iyi olurdu
    Bekle

    Senin için gece gündüz ağlıyorum

    Söylediklerini duymak istiyorum

    Zamanın tatlı cocuğu çizgiyi göreceksin
    İyi ve kötüyü ayıran çizgiyi
    Kör adamı gör dünyaya ateş ediyor
    Mermiler uçuyor çanları vuruyor
    Eğer sen kötü olsaydın yemin ederim
    Uçan kurşun tarafından vurulmayacaktın
    Gözlerini kapatman daha iyi olurdu
    Başını eğmen daha iyi olurdu
    Bekle
    İçinde olmak istiyorum
    Şarkını duymak istiyorum)
    .............................. .............................. .......

    Smoke On The Water
    We all came out to Montreux
    On the Lake Geneva shoreline
    To make records with a mobile
    We didn't have much time
    Frank Zappa and the Mothers
    Were at the best place around
    But some stupid with a flare gun
    Burned the place to the ground
    Smoke on the water, fire in the sky

    They burned down the gambling house
    It died with an awful sound
    Funky Claude was running in and out
    Pulling kids out the ground
    When it all was over
    We had to find another place
    But Swiss time was running out
    It seemed that we would lose the race
    Smoke on the water, fire in the sky

    We ended up at the Grand Hotel
    It was empty cold and bare
    But with the Rolling truck Stones thing just outside
    Making our music there
    With a few red lights and a few old beds
    We made a place to sweat
    No matter what we get out of this
    I know we'll never forget
    Smoke on the water, fire in the sky

    (Suyun Üstünde Duman
    Hepimiz montreaux'a geldik
    Cenevre nehri kıyısında
    Kayıt yapmak için
    Çok zamanımız yok.
    Frank zappa ve mothers
    Çevredeki en iyi yerdeyiz
    Fakat ateş saçan silahlı bir aptal
    Zemindeki yeri yaktı
    Suyun üstüne duman,gökte ateş

    Kumarhaneyi yaktılar
    Korkunç bir sesle yokoldu
    Funky claude içeri dışarı koşturuyordu
    Çocukları oradan uzaklaştırıyordu
    Herşey bittiğinde
    Başka bir yer bulmak zorundaydık
    Vakat isviçre zamanı hızla geçiyordu
    Yarışı kaybedecek gibi görünüyorduk
    Suyun üstünde duman,gökte ateş

    Sonunda grand otel e geldik
    Boş ve soğuktu
    Fakat dışarıda rolling stones kamyonu vardı
    Müziğimizi orada yapıyordu
    Birkaç kırmıı ışık ve az yatak
    Bunları yaşamamızın önemi yok
    Ama biliyorum ki asla unutmayacağız
    Suyun üstünde duman,gökte ateş)
    .............................. .............................. ........

    Soldier Of Fortune
    I have often told you stories
    About the way
    I lived the life of a drifter
    Waiting for the day
    When I'd take your hand
    And sing you songs
    Then maybe you would say
    Come lay with me love me
    And I would surely stay

    But I feel I'm growing older
    And the songs that I have sung
    Echo in the distance
    Like the sound
    Of a windmill goin' 'round
    I guess I'll always be
    A soldier of fortune

    Many times I've been a traveller
    I looked for something new
    In days of old
    When nights were cold
    I wandered without you
    But those days I thougt my eyes
    Had seen you standing near
    Though blindness is confusing
    It shows that you're not here

    Now I feel I'm growing older
    And the songs that I have sung
    Echo in the distance
    Like the sound
    Of a windmill goin' 'round
    I guess I'll always be
    A soldier of fortune
    Yes, I can hear the sound
    Of a windmill goin' 'round
    I guess I'll always be
    A soldier of fortune.

    (Ganimet Avcısı
    Sana sık sık hikayeler anlattım
    Bir serserinin hayatını nasıl yaşadığıma dair
    Elini tutup sana şarkılar söyleyeceğim günü bekleyerek
    Sonra belki bana
    'gel yanıma uzan ve beni sev' diyecektin
    Ve ben tabii ki (Yanında) kalacaktım

    Ama giderek yaşlandığımı hissediyorum
    Ve söylediğim şarkılar
    Uzaklarda yankılanıyor
    Tıpkı dönüp duran
    Bir yeldeğirmeninin sesi gibi
    Sanırım ben hep
    Bir ganimet avcısı olarak kalacağım

    Çok zamanlar bir yolcu oldum
    Yeni bir şeyler aradım
    Eskinin günlerinde
    Soğuk gecelerde
    Sensiz dolandım durdum
    Ama o günlerde
    Gözlerimin seni yanımda dururken gördüğünü düşündüm
    Körlük kafa karıştırsa da
    Senin orada olmadığını gösteriyor (Sonuçta)

    Artık giderek yaşlandığımı hissediyorum
    Ve söylediğim şarkılar
    Uzaklarda yankılanıyor
    Tıpkı dönüp duran
    Bir yeldeğirmeninin sesi gibi
    Sanırım ben hep
    Bir ganimet avcısı olarak kalacağım

    Evet duyabiliyorum
    Dönüp duran bir yeldeğirmeninin sesini
    Sanırım ben hep
    Bir ganimet avcısı olacağım)




    Adın yokdu tanıştığımızda,sonrada olmadı.Çünkü başka biri oldun zamanla..

Members who have read this thread : 2

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0