kaybolurken
üretkenlikler
çoşku
bırakır kendini
uykunun kollarına
o zaman
GÜNEŞ HÜZÜNLÜ BATAR
Yazarın Önsözü;
Yazım özgürdür,anlatımımın bir çok insana farklı bir pencere açacağı gibi bir çok insan tarafından da eleştiri alacağı kaçınılmazdır.
Bir konunun işlenirken gerek araştırma ve alıntı seçimleri konusunda,gerekse de şiirsel işlenimlerle tamamlanmasında,konunun bütünlüğünü ayakta tutabilmenin zorlukları dikkate alınmalıdır.Kolay olanı seçmedim.
Okuma alışkanlığının azaldığı günümüzde,özelleştirmelerle ilgili bir çok yayının kitapçı raflarını süslediği şu dönemde,bunu kaleme alırken;sıkıcı olarak görünen;bu siyasi ve ekonomik sorunu,şiirlerle işlenmesinin okuyucuya okuma hevesi sağlayacağı düşüncesiyle okuma isteksizliğini yeneceğimi düşündüm.
Neden şiir denilirse:Şiirin özgürlüğünü kullanabilmek içindir.Bir çok insan gibi *şiir anarşisttir* diyemiyorsam,şiire ve özgürlüğe bakış açımın farklılığındandır.
Şiir duygunun satırlara dökülerek etkileşimleşmesiyse eğer,her yönü ile üretkendir,şekil tanımaz,buna rağmen tüm kurallara isyan ederken,yazanın belirlediği kuralsallaşmanın içersine girer,önce yazanda sonra okuyanda sorumluluk oluşur,doğurgandır.
Şiirin düz yazının içersine yerleştirmemde bu doğurganlık yol göstermiştir.
Bu konuda ilk olup olmadığımı bilmiyorum amason olmayacağım muhakkak...
Türk Öğer KOÇ
Kitaptan bazı alıntılar:
Diyordu ki Kurucu :
..................
Buraya Atatürk'ün Bursa Nutku'nunu koymuş ve devamla;
..................
İşte benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği!
verilmişti karar
dar ağacına
giderken fidanlar
Mustafa Kemal'in sözleri
çınlıyordu
kulaklar da
sessizlik kaplıyordu
caddeleri
birbir boğuluyordu
şiarlar
bir bir satılıyordu
kurumlar
yeni mayıslaraydı özlem
ahh sevgili babam
küfre alıştırmadın beni
yağmalanan şehirler değil artık
sessizleşen ülkem
kan revan içinde
bilincim
falezlerin tepesiden
ufka bakmak
görmesen de birgün
görebileceğini düşleyerek
falezlerin
tepesinden
kucaklamak yalnızlığı
birbir düşerken mevziler
şafağı beklemek
mavzerin
gecenin sessizliğini
yırtarken
namludan çıkan şavkı gibi
falezlerin tepesinde
şafağın
karanlıkları yırtacak
kızlığını beklemek
yaralıyor beni
sessizliğe
bürünmüşken kent
Diyordu ki manşette:
''Telekom halkındır,satılamaz!''
diyordu da
batıyordu ünlem işareti
yakarken değdiği yeri
düşüncelerim uzuyordu
bırakmadan köklerini
Kurtuluş Savaşı boyunca bir destan gibi anlatılıyordu,haberleşmeyi ağlayanlar,telgrafçılar,telgra fhaneler,elden ele ulaştırılan şifreli bilgiler.Sıkıntılı bir dönemdi haberleşme,düşman işgali altında bir ülkede her ele geçen bilgi,birçok yiğitçe mücadele eden vatan evladının yok olmasına neden oluyordu.Bu nedenle savaş sonrası ilk oluşumların başında geliyordu.Haberleşmenin temellerini oluşturma.Bilginin gizemi bu sistemin milli olmasını gerektiriyordu.Devletin güvencesi olmazsa olmazlardandı.
sızlatıyordu
ünlem işareti
bir hançer gibi
sızlatıyordu
yüreğimi
.....................
.............................
Sf:39-40-41


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı
