Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Kültür ve Sanat > Kitap

Yeni Konu aç  Konu Kapatılmıştır
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14.10.08, 12:01   #1
Felsefe Aşığı
 eski - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Nereden:
Mesajlar: 120
Standart Gizli Başyapıt= Honore De BALZAC

Kitap adı : GİZLİ BAŞYAPIT
Yayına Hazırlayan : Ayça Sezen
Çeviren : Samih Rifat
Yazar : Honoré de Balzac
Dizi : Dünya Klasikleri
Özgün dili : Fransızca
Özgün adı : Le Chef-d'oeuvre inconnu
Kitap türü : uzun öykü

Olağanüstü... Balzac’ın, gerçekliğin sonsuz arayışı içindeki ressamı, sonunda kapkara bir belirsizliğin ortasında buluyor kendini. O kadar çok gerçeklik var ki, insan hepsini kucaklayayım derken karanlıkta buluyor kendini...
Pablo Picasso


Balzac, en ünlü yapıtlarından biri olan Gizli Başyapıt’ta, kusursuzluğu arayan ressam Frenhofer’in olağandışı öyküsünü anlatır. Başyapıtının üstünde tam on yıl çalışan bu 17. yüzyıl ressamı, resmi bitirdikten sonra iki genç hayranına gösterir. Okuru, dünya edebiyatının en çarpıcı sürprizlerinden biri beklemektedir.

Gizli Başyapıt yalnızca Picasso’yu değil, Cézanne gibi bir ressamı, Henry James gibi bir yazarı, Jacques Rivette gibi bir sinema ustasını da derinden etkilemiş bir efsane öykü. Ressam Frenhofer’in çılgınlığı, belki de tüm sanatçıların çılgınlığı. Bu öykü, bir anlamda modern sanatın öyküsü.



“Balzac’ın Gizli Başyapıt’ı özellikle sanat dünyasını çok ilgilendirmiş bir metindir. Çünkü tepeden tırnağa resmin, sanatın, yaratının sorunlarıyla örülüdür. Yazıldığı dönemden başlayarak ressamları, sanatçıları, sanat tarihçilerini şaşırtmış, düşündürmüş, heyecanlandırmıştır. Bunların ilki, belki de en önemlisi Cézanne’dır... O da Frenhofer gibi tam bir tutku ve çile adamıdır...



“[Balzac’ın] sanatsal yaratı ve yaratıcılık üstüne saptamaları, evirip çevirdiği ‘tutku’, ‘kusursuzluk arayışı’, ‘delilik’ gibi kavramlar, insanı allak bullak eden ışıklar, aydınlıklar ve tedirgin edici karanlıklar seriyor önümüze. Frenhofer, ki büyük olasılıkla Cézanne’dan, Picasso’dan önce Balzac’ın ta kendisidir, sözünü ettiği resim sorunlarından çok, tipik bir örneğini oluşturduğu ‘ölümüne tutkulu’ yaratıcı imgesinin doğrudan doğruya varoluş sorunlarına ve felsefe alanına uzanan boyutlarıyla bizi çok derinlerde bir yerimizden yakalıyor. Gizli Başyapıt’ın önemi ve evrenselliği de kuşkusuz buradan geliyor.



“Bu olağanüstü metni ilk kez okuyacakları kıskanıyorum!”



Samih Rifat


Öyküye kısaca göz atmak gerekirse:

frenhofer resimlerini sergilemeyen, atölyesinden dışarıya pek çıkmayan biridir. bir gün frenhofer genç bir şair ve ressamla tanışır, resimlerinden ... uzun zamandır üzerinde çalıştığı şaheserinden ve onu tamamlamak için düşlediği masummiyete ve güzelliğe uygun bir model aradığından, o modeli bulmak için doğuya doğru yolculuğa çıkmak istediğinden sözeder. iki arkadaş onun yanından ayrıldıktan sonra genç ressam, şair arkadaşına böyle bir model tanıdığından eğer onu ikna edebilirse frenhofer'ın atölyesine gidip resimlerini ve şaheserini görme karşılığında iyi bir takas yapılabileceğini anlatır heyecanla. sonra atölyesine giderek ondan başka kimseye modellik yapmamış olan kız arkadaşıyla konuşur. kız bu durumdan oldukça rahatsız olmuştur yinede peki der böyle olması gerekiyorsa.

genç ressam şair arkadaşıyla birlikte frenhofer'ın atölyesine giderler ve ona aradığı gibi bir model bulduklarını ama bunun karşılığında resimlerini ve şaheserini görmek istediklerini beliritirler frenhofer oldukça kararsızdır tüm gözlerden herkesten sakındığı eserlerini ve hayatı olarak adlandırıdğı şaheserini başka bakışlara sunmak onun paylaşmak konusunda oldukça tedirgindir. modeli görmek istediğini söyler kızla karşılaştırılır, "evet" der aradığım model o ancak resmi yaparken yalnız kalmak istediğini belirtir modelle ve diğerleri atölyenin dışında bekleyeceklerdir bittikten sonra görebileceklerdir resmi. genç ressam kabul eder bunu kız arkadaşına gidip frenhofer'la yalnız kalacağını söyler model korkmuştur ve bunu istememektedir garip biridir sonuçta frenhofer. genç ressam bir bıçak alır, bunu yanıma alacağım ve kapının dışında bekleyeceğim bir sorun olursa sesini duymam yeter hemen içeri girip onu öldürürüm korkma der ve ikna eder kızı.

hep birlikte kararlaştırılan zamanda frenhofer'in atölyesine giderler ve ressam onları içeri kabul eder. atölyenin duvarları bazısı yarım onlarca harika resimle doludur ressam şaşırmış ve şaheseri görmek için heyecanı daha da artmıştır. "çok güzel resimler" der frenhofer'a, frenhofer duvarlara bakar "onlar mı?" diye odadaki resimleri gösterek önemsemeden "şaheserim için yaptığım taslak ve eskizlerden bazıları sadece". frenhofer on yıldır şaheseri için çalışmaktadır ve şimdi onu tamamlamak için gereken en son şeyede sahiptir.

frenhofer modeli alıp arkadaki atölyeye çekilir ve genç ressamla arkadaşı kapının dışında bekelemeye başlarlar saatler geçmekte ve genç ressamın sabırsızlığı ve endişesi artmaktadır. merak kem kemirgen biçimde kavurmaktadır benleğini kaygılarla karışarak.

sonunda frenhofer odanın kapısında belirir yüzünde mutlu ve düşlerine kavuşmuş bir adamın ifadesi vardır. resim bitti gelebilirsiniz diyerek odaya geri döner... odaya girerler bomboştur bir kenarda şövalyenin üstünde siyah bir örtüyle örtülmüş tual durmaktadır ve model hafif korkmuş biraz yorgun sevgilisine koşar hızla. frenhofersa resmini anlatmaya başlar uzun uzun ... tualin üzerindeki örtüyü kaldırır yaşlı ressam ve anlatmaya devam eder genç ressam ve şairin gözlerinde şaşkınlık vardır resim tümüyle siyahla kapatılmıştır bir yerde muhteşem bir dokuyla işlenmiş bir kadın bacağı parçası görülebilmektedir ama karaltının ardındaki resme dair bu parçadan başka hiçbirşey sezilememektedir resimden. frenhofer resmini anlatmayı bitirince evet beyler nasıl buldunuz der genç ressam ve şair birbirlerine bakarlar. mösyö burada hiçbirşey yok ki der genç ressam. frenhofer deliye dönmüştür nasıl göremezsiniz der şaheserimi bakın der bir daha bakın ve onun gördüğünü diğerlerinin görememesinin yarattığı hayalkırıklığı ve öfkeyle anlaşılmaz sözlerle onları kovar atölyesinden. genç ressam ve şair giderler...
frenhofer tüm resimlerini yakar ve intihar eder.





eski isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Konu Kapatılmıştır


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesajlar
gündeş nedir ? 5N1K G Harfinden Nedir? Başlıkları 0 28.12.11 08:38
gündeme almak nedir ? 5N1K G Harfinden Nedir? Başlıkları 0 28.12.11 08:38
bilfiil nedir ? 5N1K B Harfinden Nedir? Başlıkları 0 26.12.11 08:59
Teknik Duzenleme ve Iyilestirme Calismasi Phi Felsefe.NET Forumu Duyuruları 12 20.01.10 12:18
Cenap Şahabettin mavimor Kimdir? 0 29.03.08 00:47

Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:05.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2015, Jelsoft Enterprises Ltd.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz