2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Kaan İnce

  1. #1
    kalliope - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Aralık 2008
    Mesajlar
    737

    Standart Kaan İnce

    YAŞAMA SEBEBİ

    sıkmışım dişlerimi gözlerim kanayana kadar
    çeyizimizde hüzün motifleri
    göçebe bir ağıt göğsümün derinliklerinde
    bu aşkın dönüşü yoksa
    duman kırığı gözlerinde gecenin hıçkırıkları
    kırık keman sesi ve adağım var
    moraran hercai düşlerim ateşi delip ıslatır mendilimi
    kalbime dolar -sonsuz uykuma- korkuya susamış yasadışı bir rüzgâr

    bu aşkın dönüşü yoksa
    suya düşer kokusu menekşelerin
    deniz her zamankinden daha köpüklü
    serçeler bi garip ötüşlüdür
    martıları mavnalarla başka türlü danseder hamuruna sevgi katılmış bu dünyanın

    küflü yüzler yok hiçlik de
    hani ne derler gözlerinden öperim çocuk,gamlı sevda, şiir
    ne'm kalır geriye gülüm seni alırlarsa benden
    tiksintiler toplamı umutsuzluk sapağında ölüm...


    AŞKTAN

    İmgelerde yaşanacak aşk bırakmadım
    Tüm güzellikler donup kalıverdi karşımda
    Hüzün kaçıyor penceremden koşarak
    Ölüm kayboldu geceye karışıp
    Bir kolunda gözyaşı diğerinde acıyla...


    GİZDÜŞÜM

    Boşlukta kemiklerin kanattığı karanlık: Sürekli,
    geceye bölünen saatlerin asıldığı yer. Kıyı boyunca
    çalınan sabah: Esrik tin. Sehpada unuttum başımı, us yitik.
    Divansızların bembeyaz ayetleri gibi peşin hüküm giydik.
    Gözlerim deniziğnesi.
    Kırıl benliğimin benli gözenekleri
    İçinde, sürgünlerin gizli sessizliği.
    Alnıma dayarım güz görümlük ömrümü, seherin cılız eliyle.
    Uzaktaki vahşi güle hüzün kokarım. Ve ölüm ardıma leke
    düşer, gözlerimden çekilen sıcaklık korkuluk yüzümde
    soğur soğur, iki kaş arasında yenilir kendine uzun yol.
    Çiçek tüter düşler karanlığı kısıp pencerede
    gök uçurtma çeker yıldız çölüne
    Bir ışık örtüsü açılacak göğe, acılaşan gecede; suya ateş
    düşüp kirpiklerime gömülecek, yüzüme sıkışmış erguvan
    ölüleri. Dilenci kızlara serpinti yağmurun kırık sesi.
    Ay batışı gözlere iki ezgi gibi hüzün çökerim, tetikte
    yalnız kalan gölgemle. Sıkıntımın yıldız sefası, n'olur
    kapatma kollarını, sakalıma basma sabah. Denk cepheli
    çalışmalar ederi kadar başlık paramız, asmayın bizi.
    Güvencin uçuşu, alabildiğine rüzgâr;
    gez arpacık göz tetikte.
    Ölüm açmazda bekleyen kuş seslerine sağanak: Bakire
    umutlar. Görünmez viranlığım. Çiğ damlacıkları...
    Soluğunda sevişen fesleğenlerin, üç kulaç kurşuni sudan
    gözlerini saran kokusu; sendeleyen hoş bir yaşam,
    inanç yüklü gülüşlerde. Gecenin sararmış mühründe billurlaşan
    sessizliğe dolunay doğarım.
    Düş artık yakamdan
    güneş kırıklarına dadanan sevda.


    Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız.(Konfüçyüs)

  2. #2
    kalliope - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Aralık 2008
    Mesajlar
    737

    Standart

    GECE ŞİİRLERİ

    1. D E V R İ K Y Ü R E K S A V U N M A S I

    Çiy doladım kasnağına gecenin. Işıksızlığın hep
    yoksul yalnızlıklara çıkması doğurur o rüzgârı.
    Giz dizilmiş çardaklar incir kokulu, çiçek hattı
    gözlerine doğru. Kokunda korku. Kafka; mürekkebini
    içtiğim mevsimsiz aşk. Ölümün önünde yayılan;
    çıbanı yüzümün. Devrik yürek savunması ömrüm.
    Yaşlı bir adam vurgun yemiş. Kuşlar. Düşler.
    Kapılma saatleri, basamaklarında ateş yatan zaman
    merdiveninin dik soluğuna. Ve çekip giden bir ben,
    aynı denize, irkilen iskeleden.

    2. I S S I Z L I K S Ü R Ü S Ü

    Sıcak bir buğu düşürdüler ceplerinden, kışın gelişini
    gözlerime yıkan gölgeler, ölüme giderken. Sonuna vardım
    ufuk renginin, gündüz rüyalarımda gördüğüm. Gün sayıyor
    kör eşgalim. Sönüyor gülüşüm, gülün bağrında ikindi vakti.
    Zaman çağlıyor, ömrümü biçmeden. Çölde ıssızlık sürüsü
    gecelerim. Pencerelerden akan yollarda usulca büyüyor
    hüzün. İsyan dumanları. Bir kıyı, boğulduğum. Suçluyum.
    Talan edilmiş sokaklara yeleler taktım, yenilgilerimi
    asmak için. Korku salmış düş dudaklarına. Üzgünüm.

    3. B U Y R U K

    Gecenin deniz kanatlarında, bir kuşun sesine dalmış
    düş topluyorum, gözlerime öpücük. Kendine açan bir ışığı
    emiyor kalbim. Kara tren, sisler durağında akıntısı
    kavuşmanın. Ten, sahili gurbetin. Dalga dalga köpürüyorum
    aşka. Buyruk: Tez boynu vurula!

    4. H A R İ T A

    Haritası parçalandı ellerimde gecenin, bir yitiriş değil
    bu, sınırları tutamadım yerinde, gözlerime doldu sular,
    şimdi zaman oynak bir gölge. Nasıl başlasak geri dönmemek
    için? Hüzünkıran ardında saklanan kalbimle, artık, okyanuslara
    açılmak geçmeli içimden. Biliyorum. Ama kavuşmalar ayrılıktır
    bazen.


    Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız.(Konfüçyüs)

Members who have read this thread : 0

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0