3 sonuçtan 1 ile 3 arası
Like Tree1Teşekkür
  • 1 Post By Pyramos

Konu: Sosyalizmin sonu?

  1. #1

    Üyelik tarihi
    09 Eylül 2011
    Mesajlar
    200

    Standart Sosyalizmin sonu?

    Sosyalizmin sonu?

    SOSYALİSTLER nihayet ‘işin esasını’ tartışıyor.

    Taraf gazetesinde Halil Berktay’ın başlattığı ufuk açıcı tartışmadan bahsediyorum. Murat Belge, Nabi Yağcı ve ‘komünist’ Roni Margulies’in tartışması...
    Dostum Hadi Uluengin de Hürriyet’te güzel bir yazıyla katıldı.
    Ben de katılsam, bazı sosyalistler “Sana ne sosyalizmden?” derler mi acaba?
    İyi de kardeşim kimse size “Burjuva demokrasisinden, liberal ekonomiden sana ne” demiyor ki...
    Daha önemlisi, herhangi bir fikir, ona karşı olanların eleştirileri dikkate alınmadan sağlıklı bir müzakere yapılabilir mi? Murat Belge, bu tartışma için “Seyir değil katılım gerek” diye yazdı, ben de katılıyorum işte.

    Esasa girmek

    Evvela, Halil Berktay’ın, bütün fikirlerini, hatta kesin karşı olduğum fikirlerini bile ciddiye alıyorum, çünkü seviyeli buluyorum. Ben ‘Ömer Seyfettinci’ biriyimdir mesela, ama Ömer Seyfettin’e yönelttiği eleştirileri önemseyerek okudum.
    Sosyalizme yönelttiği eleştirileri elbette daha bir katılımla okuyorum.
    Eski devrim stratejisi kavgaları, fraksiyon savaşları falan bir kenara... Halil Berktay Marksist sosyalizmin sona erdiğini, eşitlik, özgürlük, emek gibi iyi niyet kavramlarından sosyalist bir devrim ve toplum projesinin çıkmayacağını yazdı, esasa girdi. Sadece ‘reel sosyalizm’ denilen Sovyet tecrübesinin iflasını değil, onun temelindeki felsefesinin iflas ettiğini anlattı.
    Berktay’a yöneltilen sosyalist tepkilere gelince. Bunların en ilgincini Roni Margulies yazdı: Marksizm-Leninizm iyi idi de, Stalin kötü idi... Stalinizm, Leninizmin ürünü değildi, “karşı devrim”di falan...
    Peki ama sınırsız diktatörlük fikrini ve cihazlarını ilk kim inşa etmişti? ÇEKA’yı kim kurmuştu? Kitlevi katliamları ilk kim yaptırmıştı? Lenin değil mi?! Leninizme nostaljik bir ilgiyi anlamak mümkün de siyasi görüş olarak savunmayı anlamıyorum.

    Esas mesele: Piyasa

    Gençlik yıllarımda sosyalizme tepkim “kızıl Moskof komünizmi”ne karşı duygusal bir tavırdı. Sonra okudum. Bilhassa Avusturyalı liberal iktisatçı Ludwig von Misses’in daha 1928’de “sosyalizmde ekonomik hesaplamanın imkansızlığını” göstermiş olmasından çok etkilenmiştim. Benim sosyalizm okuduğum 1970’lerde Sovyetler’in en büyük sıkıntısı “ekonomik hesap” yapamamaktı; Misses haklı çıkmıştı. Sovyetler’in teknokrat başbakanı Kossigin, fiyatları ayarlamak için dört yıl uğraşmış, fiyatlar tespit edildiğinde başlangıçtaki veriler eskimişti!
    Modern sanayi toplumunda 24 milyon çeşit ürün yapılıyor, pazarlanıyor. Her biri arasında girdi, çıktı ilişkileri var üstelik... Gel de her birinin maliyetini, satış fiyatını, yatırım tahsislerini falan merkezden hesapla!
    Bugün bazı sosyalistler diyor ki: “Çağımızdaki bilgisayarlar bu hesabı yapar!”
    Ben de diyorum ki; yapsa bile kâğıt üzerinde kalır! Ya da bir ülkede milyonlarca, dünyada milyarlarca insanın iş yaptığı ‘piyasa’da kimin nasıl davranacağını “bilgisayar hesabı”na uydurmak için korkunç derecede kanlı, kırbaçlı ve hantal bir totaliter diktatörlük gerekir ki o da iflas eder sonunda.
    Önerim, tartışmalarda bir de bu “Piyasanın yerine ne konulabilir?” sorusunun ele alınmasıdır. Bu sorunun cevabı yoktur! Sosyalizmin iflası asıl bundandır. Sovyetler’i “emperyalist savaş” yıkmadı, sosyalist ekonomi çökertti nitekim!

    Taha AKYOL - Hürriyet Gazetesi
    19 Aralık 2011

  2. #2

    Üyelik tarihi
    09 Eylül 2011
    Mesajlar
    200

    Standart Cevap: Sosyalizmin sonu?

    Halil Berktay ‘La Guerre est Finie’


    The War is Over. Savaş Bitti.

    Böyle bir film vardı, Alain Resnais’nin 1966’da çevirdiği. Başrolde Yves Montand oynuyordu. Senaryosunu, kendisi de eski bir komünist olan Jorge Semprun yazmıştı. Biraz otobiyografik izler taşıyordu. Semprun Franco rejimi altında, 1953-1962 arasında kelle koltukta bir illegal örgüt yaşantısı sürdürmüş; İspanya Komünist Partisi’nin hayal âleminde yaşamasını eleştirdiği için “oportünizm”le suçlanarak 1964’te partiden atılmıştı. İki yıl sonraki filminin odağında, 1939’da Fransa’ya sığınmış, otuz yıldır sürgünde yaşayan… ve bir türlü İç Savaşın bittiğine; iyi ya da kötü, yeni bir İspanya’nın doğduğuna; genç nesillerin onları hiç tanımadığına, La Pasionaria’yı ve Los quatros generales’i bilmediğine, İspanya Cumhuriyeti’nin “tarihsel haklılığı”ndan haberi olmadığına inanmayan bir KP karargâhı vardı.

    Filmde Yves Montand sahte kimliklerle Fransa’dan İspanya’ya girip çıkıyor, parti merkezine rapor veriyordu. Yeni gerçekleri anlatmaya çalışması, güreş ensesi yapmış bir Picasso’yu andıran lider aparatçik tarafından l’opportunisme pure et simple (saf, yüzde yüz oportünizm) sözcükleriyle karşılanmaktaydı.

    Şimdi bana da böyle bir his geldi; kendimi, beni de içine alan, lâkin realiteden sürgün olmuş bütün bir eski komünistler nesline; bana iflâh olmaz bir oportünist gibi, biraz tuhaf bakan yaşlı başlı, nostaljik eğilimli bu kuşağa, bu sefer çok daha büyük bir savaşın bitmiş olduğunu bir kere daha anlatmak konumunda buluyorum.

    Bir kere daha dedim, çünkü ilk defa da söylemiyorum bunu. Tâ 1989’dan beri kaç kere söylediğimi ben de şaşırdım. TİKP’den İP’ye giden yoldaki Aydınlık’tan ayrılıp, SBP’nin (sonra BSP’nin) kuruluş sürecine katılacaklar olarak çıkardığımız Sosyalist Birlik dergisinde; ayrıca ve üzerine basa basa, SBP’nin Ankara kuruluş kongresinde (mealen), “bir çağın sona erişini lütfen doğru anlayalım; Sovyetlerin çöküşü İlkçağın sonunu simgeleyen Roma’nın çöküşünden de derin bir olaydır; ayrıca, böyle bir yenilgi ve çöküntünün ardından, yitip gideni aynı ad ve içerikle sürdürmek, canlandırmak mümkün olmaz; kendimizi buna alıştıralım; gelecekte başka bir şeyler olacaksa sosyalizm ve komünizm diye olmayacak” dediğimi çok iyi hatırlıyorum.

    Aradan yirmi küsur yıl geçti. Sanırsınız ki aradan geçen zamanda sosyalizmin yeniden yeşerdiği gibi yorumlanabilecek olgular çıkmış. Nerede, ben göremiyorum doğrusu. Fakat nedense, şimdi aynı şeyleri tekrarladığımda olay oluyor; bazı insanlar “allah allah, şimdi bu da nereden çıktı” havasına giriyor; olur mu öyle şey, sosyalizm hiç biter mi diye göğsünü açıyor, bağrını yumruklamaya başlıyor.

    Eğer herşeyi unutmak bu kadar kolaysa, tekrar hatırlatayım. Ortada muazzam bir olgu, toplumsal bir fenomen var. Somut bir olay. 19. yüzyıl ortalarında uç vermiş. Bir ihtimalmiş; derken bir ideoloji, sonra bir program, sonra bir uygulama olmuş. İktidara gelmiş, (bir değil, on beş kadar ülkede) devlet olmuş. On ve yüz milyonları, neredeyse insanlığın yarısını yönetmiş. Bütün dünya tarafından, sosyalizm [işte budur] diye tanınmış. Gitmiş gitmiş ve bir yerde çökmüş. Yalnız Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa’yı değil, uluslararası komünist hareketi de götürmüş. Çoğu KP çağımız bitti diye kendi kendini feshetmiş. “Tarihin yönü” diye bir iddia da kalmamış.

    Şimdi siz bir türlü bu olaya cepheden, dümdüz bakamıyorsunuz. Ben diyorum ki : Sosyalizm insanlık ve tarih için budur, buydu; biz bunu sübjektif niyetlerimizle, kendimize özgü tanımlarla değiştiremeyiz. Sosyalizm olarak bilinen teoriden, pratikler demetinden, geride bıraktığı mirastan, artık politik olarak da, örgütsel olarak da, programatik olarak da bir şey çıkmaz. Hiçbir pratik önemi, kitlelere (yeniden) sirayet gücü olamaz. Bu ağaçtan artık dibine herhangi bir meyve düşmez. O gölgelikte bekleyip durmayın. Adı da içeriği de dahil, yeni ve başka şeyler düşünmek lâzım.

    Siz bir kere sosyalizmin “bu” olmuş ve “bu” olarak ölmüş olduğunu bile kabul etmek istemiyorsunuz. Hep ilk baştaki niyetleri, insanlığın sosyalizme bağladığı ve yüklediği özlemleri, bir “ruh”u, “devrimci ütopya”yı, ya da tarihte varolan sosyalizmin aslında sosyalizm olmadığını, ya da eski solun hatâlarını solla, sosyalizmle özdeşleştirme “yanlışı”nı öne çıkarıyorsunuz.

    (Son ifade, Oya Baydar’ın internetteki, net olmayan, herşeye kızıp hayıflanan; sosyalizmin bittiği tesbitine çatarken evet, bitti anlamına gelen bir yığın şey de söyleyen Sol geçmişte kalmadı mı yazısından özet. Ne yardan geçiyor ne serden. Ben yanlışını aldım. Ama adından yöntemlerine kadar kendini yenilemekten söz ettiğini de belirtmeliyim.)

    İlk reaksiyonum şu : Sosyalizmi tarihsel bir gerçeklik değil, özlemlerinizle ilgili, kafanız ve yüreğinizdeki bir şey gibi tanımlamak, bana çok mistik geliyor. İlginçtir; bu soruna yönelik yazılarda, coşkulu ama içeriksiz; insanları düşünmeye değil duygusal tepkilerle taraf tutmaya dâvet eden; feryatlar (Baydar) ve isnatlarla (Margulies) dolduruşa getiren, keza mistik-cerbezeli bir üslûp da var. Marksizm kadar rasyonel (olması gereken) bir yöntem ve sosyalizm kadar rasyonel (olunması gereken) bir konudan geriye, Arif Damar’ın “var yok dinlemez çocuk isteği” kalıyor.

    Şu özlem ve niyet sosyalistliğinin programı nedir ? Var mıdır, ayakta kalan ve kitleleri çağırabileceğimiz bir sosyalizm programı ? Bunca boş lâfın ortasında kimse, bu en basit soruyu aklına bile getirmiyor.

    TARAF (17 Aralık 2011)

  3. #3
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    652

    Standart Cevap: Sosyalizmin sonu?

    Türkiyede toplanan vergiinin %69 unu ''harcama'' üzerinden alınan vergiler oluşturmaktadır....dev şirketlerin tabi oldugu Kurumlar vergisinden elde edilen vergi geliri, şahıslardan(gerçek kişi) alınan Gelir vergisinden bile aşağıda kalmaktadır..Devlet bu şirketlerde çalışan insanların maaşından aldığı vergi ve sigorta paylarını kar/katkı saymakta ve ekonomik ilkeler/dengeler sebebi ile fazla üzerlerine gitmemektedir..adam daha düne kadar yatını bile şirket üzerine alıp masraflarını vergiden düşüyordu amortismana bağlıyordu ..bu kaldırıldı ama bir çok eşitsizlik ve bırakınız geçsinler mantığı devam ediyor..bankaların yıllık karlarına bakın (BDDK Hazine vb sitelerden) en küçügünden en büyüğüne yıllık 600 Trilyon ile 2,6 Katrilyon aralığında kar eden bir şirketler neyi haykırıyor bize? direkt olmasa endirekt konuyla ilgili bende bunlara dikkat çekeyim dedim..
    Konu Pyramos tarafından (29 Aralık 2011 Saat 16:20 ) değiştirilmiştir.
    Anadolu İnsanı likes this.

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0