Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Genel Tartışma Alanı > Haftanın Tartışması

Etiketlenen üyelerin listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 24.09.2015, 03:30   #11
 Nejdet Evren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Nereden:
Mesajlar: 3.607
Standart

ilgi çekenin sadece yasaklanan şeylerle sınırlı olmadığını da belirtmek gerekir. yasaklanmayan olgular da ilgi çekebilir. Ömer Hayyam da Hubble'da uzaya ilgi duydular ve onların tespitlerinden günümüz bilimi yararlanmaya çalışmaktadır. Yasak olan üç kız kardeşten hangisinin Hayyam'ın annesi olduğu ile ilgiliydi ve fakat bu kardeşlerden hiç biri bu sırrı paylaşmak istemiyordu...bu sır onlarda kaldı; yasak kendi yargısı ile baş-başa kaldı...


_______________________
kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökten acizdir.
Nejdet Evren isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 25.09.2015, 02:35   #12
 Quantum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2015
Nereden:
Mesajlar: 17
Standart

Öznellik sadece nesnellikle açıklanamaz tabii ki.Ancak aralarındaki bağlantıyı inkar edebilir miyiz?Evet insan yürüyen bir biyolojik makinedir.Arabada 4 silindir içerisine hava ve oksijen karışımı girerek , yanma reaksiyonu sonucu enerji açığa çıkar.Eksozdan da karbondioksit salınır.İnsan vücudunda ise 1.5 trilyon hücrenin hepsinde yanma olayı gerçekleşir.Hepsi birleşerek Voltranı oluşturur ve insan böyle yürüyen bir makinedir.Yan yana eklendiğinde , uzunluğu dünyanın çevresinde tur atacak uzunlukta olan damar sistemi , 1.5 trilyon hücrenin her birine , oksijen ve besin taşıyarak , artık olan karbondioksidi toplayarak , akciğerden atmosfere salar.

Susadığımızı nasıl anlarız?Kandaki su oranı azaldığında kan basıncı da buna bağlı olarak azalır.Bu durumu kanın kalpten çıktığı ilk nokta olan Aortta bulunan ve kan basıncındaki değişiklikleri tespit etmekle görevli olan basınçölçerler anında farkeder.Kan basıncının düştüğünü , beynimizdeki bezelye büyüklüğündeki Hipotalamus'a bildirirler.O da hemen altında yer alan Hipofiz adlı beze Vazopressin isimli hormonu üretmesi ve salgılaması emrini verir.Bu hormon kan yoluyla böbreklere ulaşır.Böbreklerde bu hormona anahtar-kilit gibi uyumlu özel alıcılar vardır.Bu alıcılar hormonlardan gerekli mesajı alır ve böbrekler kanalıyla vücuttan su atımını en aza indirirler.Vazopressin hormonunun ikinc görevi de beynimizde susama hissinin oluşmasına sebep olmaktı.Bu hisle birlikte biz de su içeriz.

Avrupa birliği emisyon yasaları gereği arabalara da benzer sistem getirdiler.Eksozlara katalitik konvertör eklediler.Böylece eksozdan çıkan gaz ölçülecek , eğer silindire giren oksijen azsa , eksozda CO2 yerine daha zehirli bir gaz olan CO ölçülecek , böylece arabanın beynine sinyal gönderilerek , daha az yakıt ve daha fazla oksijen gönderilmesi sağlanarak , dengeli bir yanma olayı gerçekleşecek.Arabalardaki bu mekanizma ile insan vücudundaki susama mekanizması arasında ne fark var?

Susama olayı , insan vücudunda gerçekleşen binlerce biyolojik olaydan sadece bir tanesidir.Bana "İnsan biyolojik bir makinedir" dediğim için çuvalladın diyen arkadaş , işte sen bunu söyleyerek fena çuvalladın.İnsanın kendini bir makine olarak görmesi elbette kolay kabullenilecek birşey değildir.İnsanın bilinç altı , kendini sürekli üstün görmesi için çabalar.Oysa ki insan denilen canlı 3 gün susuz kalsa ölür.Bu kadar zavallı ve aciz bir canlıdır.

Ancak ben insanı salt makine olarak görmekten bahsetmiyorum.Ben dualizmden bahsediyorum.Ruh ve Bedenin iletişimini ve ilişkisini gözler önüne sermek istiyorum.Beden ruhu nasıl etkiler onu anlatmak istiyorum.Ruhu sönmüş bir insan , nasıl bir biyolojik makineye dönüşüp , bedeninin isteklerine köle olur , bunu anlatmak istiyorum.

Sarayda yaşamış bir prens olan Sidertha'nın macerasını çok iyi anlamak lazım.Saraydan kaçıp , maddiyatla tamamen ilişkisini keserek , salt düşünceye daldığında , yemeyi içmeyi kesip , maddiyatının ötesine geçmeye çabaladığında ölmek üzere olduğunu farketti.Kendisine yemek getiren bir kızın yemeğini kabul etti.İşte bu şeilde orta yolu buldu.Sadece maddiyat için yaşamanın anlamsızlığını , aynı şekilde maddiyattan tamamen vazgeçip kendini öldürmenin de gereksizliğini ortaya koydu.

Aynı şekilde hristiyan paapzlar da kendilerini dünyadan soyutlayıp dağlarda keşiş oldu.Müslümanlar da kendilerini çilehanelere 40 gün kapatıp kısmen maddiyattan arındılar.

İşte olması gereken budur.Orta yolu bulmaktır.Allah bize yemeyin , içmeyin demiyor.Herşey serbest diyor ama içkiden uzak durun diyor.Bunun gibi bir kaç yasak dışında insana ağır gelebilecek hiçbir yasak yok.Ancak kandırılıyoruz , propagandaya kurban gidiyoruz.Kültür empozesi altında yasaklarımızı çiğniyoruz.Allah'ın bize koyduğu en önemli sınır da Kul Hakkı meselesi.Bu dünyada misafirsin.O yüzden kimsenin canını yakmadan göçüp gideceksin.Her şeyi affederim ama kul hakkını affetmem diyor.Onun cezasını mutlaka çekeceksin diyor.İşte insanların özgürlüğünün anahtarı , kul hakkı meselesinde saklı.Başkasını rahatsız etmedikten sonra serbestsin.Yani tüm insanların özgürlüğünün anahtarı bir yasakta gizli.Kimse kul hakkı yemezse bu dünyada herkes özgür olur.

İnsan nefsini aç bırakmadan ruhunu besleyebilir.Helal dairesi çok geniştir.

Donkişot benim çok derinlere daldığımı söylemişsin.Ancak benim bildiklerim devede kulak bile değil.İnsan vücudunda meydana gelen binlerce biyolojik mekanizmadan hangisini biliyoruz?Eğer kafaya takmış olsaydım , pek çok mekanizmayı araştırmış olurdum.Ama ben sadece özünü biliyorum.Mekanizma bu şekilde işliyor.Beden denilen , ruhumuzun biyolojik taşıyıcısı olan bu makine , ruhumuzu aldatıyor , etkiliyor.İşte bütün mücadelemiz bu.Bedenimize köle olmamak.Ruhumuzu , bedenimizin esaretinden kurtarabilmek.



Konu Quantum tarafından (25.09.2015 Saat 03:00 ) değiştirilmiştir.
Quantum isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 27.09.2015, 04:25   #13
ls2
 ls2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 2.383
Standart

Quantum; amacım seni kırmak veya ilgin olan konuları küçümsemek değildi,sadece kendi bakış açımı yansıtmaktı.varoluş bir mucizedir, sadece insan bedenine değil nereye bakarsak bakalım bunu görürüz. ancak mucizelerin ortasında olmamız hiçbir şeyi anlamlı yapmıyor.insan tuhaf duygusal tepkileri olan bir yaratıktır.Tanrıya, dine veya herhangi bir şeye inanıp inanmasının esas nedeni de bu tuhaf duygusal tepkilerindedir.( hatta bazen inanmakta- inanmamakta önemsizdir) .duygusal tepkilerimizin nedenlerini analiz edip açıklayabilecek hiçbir sağlam rasyonel dayanak veya psikolojik kuram olabileceğini sanmıyorum. kader veya yazgı dediğimiz şeyinde bu çözümlenemez veya bilinç düzeyinde anlaşılamaz duygusal tepkisellik içinde gizli olduğunu düşünüyorum. herşeyin anlaşılabilir olabileceğini düşünmek veya herşeyin anlaşılabilir olmasını beklemek bilimin yükselişininde güçlü etkisi ile batı dünyasından tüm dünyaya yayılan genel bir kanı olsa gerek..ancak varoluş teknoloji veya ilaç üretmeye benzemez.. varoluş açıklamaz...etkileyicide olsa açıklamalardan yola çıkarak varoluşumuzu belirlenen herhangi bir sistemin içinde bir yerlerde aramaya kalkarsak yanılırız ve kayboluruz.. yaşasın varoluşçular..


_______________________
Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur. Tolstoy

Konu ls2 tarafından (27.09.2015 Saat 04:39 ) değiştirilmiştir.
ls2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 27.09.2015, 20:52   #14
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.064
Standart

İnsanın dünya yaşamı "yasak elmayı yemek" ile başlamadı mı? Yasak elma tabii ki bir sembol yani iyilik ve kötülüğün farkını ayırt etmekte çok zorlanacağı bir yaşama adım atmış oldu.

İnsanların yasak olana ilgisi aynı zamanda yasağı aşmanın bir başarı kabul edilmesinden de kaynaklanıyor. Yasak yere park etmek, dönülmez yerden dönmek, av yasağına rağmen avlanmak, kırmızı ışıkta geçmek ve yakalanmamak bazı insanlar tarafından büyük bir başarı kabul ediliyor. Hacker'lara duyulan sempati de bu şekilde değerlendirilebilir.


_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.09.2015, 14:36   #15
ls2
 ls2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 2.383
Standart

ilgimi çeken şey çeker, çekmeyen şey çekmez. yasakmış değilmiş hiç bir artısı yok. yasak olan ilgi çeker saçma bir klişe bence..


_______________________
Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur. Tolstoy
ls2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 29.09.2015, 01:00   #16
 Nejdet Evren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Nereden:
Mesajlar: 3.607
Standart

'yasak' nedir? tartışılmalı ki, buna dair varsa ilginin ne olduğu anlaşılsın; hiç bir canlı robot değildir; hele kendini insan olarak tanımlamış bir canlının robotlaşması ne mümkün ne de olasıdır...


_______________________
kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökten acizdir.
Nejdet Evren isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 14.11.2015, 22:56   #17
 PKropotkin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2015
Nereden:
Mesajlar: 12
Standart

Yasak ve yasak ve yine yasak . Ben bu olayı daha basit bir şekilde irdelemek isterim. İnsan için kendi sahip olmadığı şeyler daima istenen şeylerdir bu konu oldukça basit. Yasaklarda genel itibari ile insanın sahip olmadığı , yapamadığı şeylerdir veya yapmasının güç olduğu şeylerdir. Ben bu olayı bu şekilde yorumluyorum. Oldukça iyi cevaplar okudum.


_______________________
Var olmak icin yasamamak
Yasamak icin var olmak
PKropotkin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 17.11.2015, 14:43   #18
 fatay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2015
Nereden:
Mesajlar: 2
Standart

Eğer bir insan yasak olan şeyin kendisini kısıtlamak,yönlendirmek,değiştirmek için ya da yasakların hakikat olmadığı içgüdüsüne sahipse yasak olan ilgisini çeker.Bu eğer toplumun değerlerine saldırı noktasına gelirse 'galilei sendromu' olarak adlandırılır.Galilei toplumdaki yasakların hakikat olmadığı içgüdüsüne sahipti.Oscar Wilde de öyle...Ancak yasak olanı başarmak cümlesine de katılmıyor değilim


fatay isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.12.2015, 17:14   #19
 Omer Emre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2015
Nereden:
Mesajlar: 1
Standart

Her şey zıttıyla vardır mantığıyla bakınca yasağın karşıtı olan durum oluşunca zaten durum hali de ortaya çıkmış oluyordu. Yasak bir belirsizlik ifade etmiyor böyle bakınca. Kişiler üstündeki etkisi genellenebilir belki ama tek yönlü bir cevap çıkarmak yine mümkün değildir. Hayatı dengeli bir şekilde tartarak öğrenir insan, bütün toplumların ve vatandaşların aynı şartlarda eğitilip, aynı imkanlarla yaşamadığını düşünürsek, bu iş böyle sürüp gidecektir. Toplumun ve kişinin zararına olan her şey yasak olarak varlığını sürdürecek. Bütün doğrular sunulamıyor olsa bile denge kendini koruyacaktır.


Omer Emre isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 03.12.2015, 01:27   #20
 sümmanist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2015
Nereden:
Mesajlar: 1
Standart insan neden yasak olana ilgi duyar mı ?

bu her insanda gözlenen bir durum değildir.Bunu bir çok konudan ele alına bilir psikolojik,sosyolojik hatta ideolojik olarak düşünülebilir.Mesela bazı insanlar özellikle yasaktan kaçarlar ilgi duymazlar 'bu zaten yasak o zaman yanlış' diyerek kendiilerini kısıtlarlar.Ben bu konuya günümüzden yanıt vermek istiyorum.Türkiye yani anadolu üzerindeki insanların durumuna bakarsak en baştaki farklılıkların bire bir örnekleri gözükmektedir diye düşünüyorum. teşekkür ederim.


sümmanist isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
10haftanin, ceker, felsefe, felsefe forum, felsefe forumu, felsefi, filozof, forum, hakkında, ilgi, nedir, niye, olan, tartismasi, tartışma, yasak, yasaklar, üzerine

« Yapay Zeka | - »

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:36.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2018 DragonByte Technologies Ltd. Runs best on HiVelocity Hosting.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz