8 sonuçtan 1 ile 8 arası
Like Tree1Teşekkür
  • 1 Post By Macavity

Konu: Hawking "Zamanda Yolculuk Mumkun"

  1. #1
    Phi
    Phi çevrimdışı
    Phi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Mayıs 2008
    Yer
    Kuzey Kutbu
    Mesajlar
    1.102

    Standart Hawking "Zamanda Yolculuk Mumkun"

    Astofizikçi Stephen Hawking 'zamanda yolculuk'la ilgili yeni bir teori öne sürdü: Işık hızının yüzde 99.9'una ulaşmak! Sonrası bir adıma kalıyor...

    İngiliz astrofizikçi Stephen Hawking İngiliz gazetesi The Daily Mail’e yolladığı bir makalede ‘zaman makinasının mümkün olduğunu’ açıkladı. Bugüne kadar ‘zamanda yolculuk’ ile ilgili Albert Einstein tarafından öne sürülen iki öneri ‘solucan deliği’ ve ‘kara delik’ teorileriydi. Hawking üçüncü bir ihtimal olarak, ışık hızının yüzde 99.9’una ulaşacak bir uzay gemisinin dünyanın etrafında dönmesini sunuyor.

    “Işık hızına ulaşacak bir uzay gemisi inşa etmek imkânsız değil; bugün CERN’de yapılan deneyle dünya üzerinde ışık hızına ulaşılmış oldu. Fizik kurallarına göre hiçbir madde ışık hızına ulaşamaz. Ancak, ışık hızıyla giden bir geminin içindeki bir çocuğun bile basitçe yürüyerek bu hızı geçme ihtimali var; çünkü yürüyüş hızı geminin ışık hızına eklenecek” diyen Hawking, fiziğin bu durumu engellemek için uzay mekiği içindeki zamanı yavaşlattığını anlatıyor.
    Bu sayede, gemi içinde geçen bir hafta dünyada 100 yıla tekabül ediyor. Yani 2050’de böyle bir geminin uzaya yollanması ve bir hafta yörüngede dönmesi durumunda, dünyaya döndüğü zaman tarih 2150 olacak. Bu da geleceğe doğru zaman yolculuğunun mümkün olduğunu gösteriyor. Hawking geleceğe yolculuğun ‘mümkün olabileceğini’ söylerken sözlerine şunu da ekliyor: Maalesef geçmişe zaman yolculuğu henüz teoride bile mümkün değil.

    Kaynak: Radika
    l
    Biz bir kac tembel, vakt-i kerahet bir uykuya dalmisiz, bir lugat paralamalar, bir tuhaf ruyalar, tabire gelmez.

  2. #2
    birebir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08 Şubat 2010
    Mesajlar
    116

    Standart

    Çok ilginç.
    Hızın zaman ile bağlantısını anlayamıyorum bir türlü yani kafamı patlatırcasına da düşünsem bunu kavrayamıyorum.Yukarıda dünya çevresinde ışık hızında yol alan bir geminin 1 haftasının dünya zamanıyla 100 yıla denkliğini anlayamıyorum.Gemi 1 hafta boyunca diyelim ışık hızında dünya çevresinde döndü o zaman ortaya şu sonuç çıkmış olmaz mı:gemi,dünyanın 100 yılda alacağı zamanı 1 haftada aldı yani önden gitti ancak onun bu önden gidişi dünya zamanını etkilemedi ve gemi tekrar dünyaya döndüğünde uzayda kalış süresiyle dünyaya dönüş süresinin 24 saatlik zaman dilimine eşitlendiğini gördü.Bu eşitlik hız açısından uzay gemisiyle bozulmuş olsa da dünya açısından denkliğin zaman olarak bozulmuşluğu görülmedi.

    Işık hızı neden önemli?

    Bilen varsa anlatsın lütfen.
    Her defasında olgunlaşacak ve çürüyeceksin,
    Çekirdekten bir daha filizlenecek ve bir daha ağaç olacaksın,
    Kendi meyven ile bir daha olgunlaşacak ve bir daha çürüyeceksin.

  3. #3
    Phi
    Phi çevrimdışı
    Phi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Mayıs 2008
    Yer
    Kuzey Kutbu
    Mesajlar
    1.102

    Standart

    isik hizi denilen sey kutlenin sonsuz hacmin ve zamanin sifir olma durumudur. ben boyle bir sey gormedim ama birileri olabilir diyor bizde paylasiyoruz iste. zaman kavramini ortadan kaldirmak ve cismi yok etmek bu...
    Biz bir kac tembel, vakt-i kerahet bir uykuya dalmisiz, bir lugat paralamalar, bir tuhaf ruyalar, tabire gelmez.

  4. #4
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    dünya zamanı açısından değişen bir durum olmayacak ve yıl da 2150 olmayacak; ne ki ışık hızında ve buna yakın bir hızda ilerleyen kişi dünyadaki kişiye göre daha genç kalacak; zamanın yavaşlamasıdır bu ve Einstein'in görecelik kuramına tam uyumludur. Işık hızına ulaşan her cizim enerjiye dönşecektir. Bu nedenle ışık hızının aşılması söz konusu değildir. Zamanın ötesi yoktur. Işık hızının aşılması zaman-ötesine ulaşmaktır ki; o yerde hiç bir şey olamaz. Zaman boyutu öz ile birlikte vardır ve ne geçmişe ne de geleceğe yolculuk olanaklı değildir. Geçmişin görüntülerine ulaşmak olanaklı ise de o zaman dilimine gitmek yine olanaksızdır. Gelecek yoktur.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  5. #5
    birebir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08 Şubat 2010
    Mesajlar
    116

    Standart

    Sevgili Major paylaşımın için teşekkür ederim ben genelde bu konulara ilgi duyuyorum ve bu tip paylaşımlardan özellikle mutlu oluyorum.Burada beni kendine çeken şey,kişilerin ortaya attığı teorilerin muhteşemliği.Ben bir ara şöyle düşünmüştüm.Işık hızına erişmek için kullanılacak tek araç lazer ışığıdır.Lazer ışığını yeterince yoğun hale getirirseniz onun artık bir taşıyıcı olabileceğini görürsünüz,şöyle ki:tarihi eserlerin temizlenmesinde lazer ışığı kullanılıyor en azından benim gördüğüm o ve lazer ışığı esere zarar vermeyecek ölçüde yoğun hale getirilerek çalışma yapılıyordu.Ve çalışan kişi şunu söylemişti:eğer yoğunluğu artırırsam bu sefer esere zarar verme ihtimali var ve çalışma esnasında bir deriyi soyar gibi eserin üzerindeki kalıntılar soyuluyordu.Buradan gelmek istediğim sonuç şu:eseri temizlemek için ışığın yoğunlaşması demek lazer ışığının sıkıştırılması demektir ve lazer ışığı asla dağılmaz saçılmaz.Elle tutulur bir yoğunluğa getirilebilinirse neden bir araç olarak kullanılamasın. saçmaladım epey ama buda beden bir teori olsun.
    Her defasında olgunlaşacak ve çürüyeceksin,
    Çekirdekten bir daha filizlenecek ve bir daha ağaç olacaksın,
    Kendi meyven ile bir daha olgunlaşacak ve bir daha çürüyeceksin.

  6. #6
    Macavity - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Eylül 2009
    Yaş
    26
    Mesajlar
    144

    Standart

    Bu yeni bir teori değil ki zaten, 105 senedir, yani Einstein'ın 1905 yılındaki özel göreliliği açıkladığı makalesinden beri bilinen bir şey. Işık hızına yakın hızlarda hareket eden bir mekikle uzaya gönderilip geri gelen bir kişinin ikizinden daha genç olacağı şeklindeki meşhur ikiz paradoksu bile var konuyla ilgili. Ama bu zamanda yolculuk değil. Tamamen Einstein'ın zamanın mutlak olmadığı, farklı sistemlerde (farklı hızlarda hareketeden herhangi bir şeye sistem diyebiliriz) farklı zamanların işlediği görüşü sadece.

    Ve Hawking'in örneğinden gidersek, dünyadaki zaman da 2150 olacaktır. İkiz paradoksunda da uzay mekiğiyle uzayda gezinen ikiz için 20 yıl geçtiğinde, dünyadaki ikizi için 40 yıl geçmiş oluyor. Zamanın yavaşlaması iki yönlü bir etkidir. Benim için zamanın yavaşlaması demek, aynı zamanda, başlangıçta bulunduğum sistemin zamanının bana göre hızlı olması da demektir. Bu durumda da benim için geçen süreden daha fazlasının o sistemde geçmesi demektir. Bu olay ve ikiz paradoksunun çözümü de görelilik kuramıdır. Ama bu çözüm, bu farklı iki sistemlerden birinde zamanın mutlak olduğunu, yani hiç değişmediği değil, ikisinin de farklı zamanları yaşadıkları şeklindedir. Eğer aksi olsaydı ortada bir paradoks kalmazdı. Uzayda gezinen ikiz, saatine bakıp zamanın yavaşladığını anlayabilirdi ve dünyada bir değişiklik olmazdı. Ama göreliliğe göre uzaydaki ikiz asla kendisi için zamanın, dünyadaki ikizi için olan zamandan daha yavaş olduğunu - dünyaya dönene kadar - anlayamaz. Bu nedenle de dünyaya döndüğünde, kendisi için olandan çok daha fazla sürenin geçmiş olduğunu görür. Hawking'in dediği de budur, yani ışık hızına çok yakın bir hızda (b arada ışık hızı sadece aşılamaz değil, aynı zamanda kütlesi olan herhangi bir şey için ulaşılamaz bir hızdır da) dünyanın etrafında dönen biri için çok kısa bir zaman geçtiğinde, dünya için 100 yıl geçmiş olur. Ancak başta da dediğim gibi bu yeni bir buluş değildir.

    Hızla zamanın ilişkisi de aslında basit bir olay. Ben bir yere bir yıldırım düştüğü anda A noktasından o yıldırım düşen yere doğru ışık hızına yakın bir hızla hareket etmeye başlarsam, yıldırım düştüğü anda benimle beraber A noktasında bulunan, ama benim hareketim nedeniyle geride kalan kişiden çok daha önce görürüm yıldırımı. Çünkü ışığın da bir hızı vardır ve ben kendisine doğru hareket ettiğim için yıldırımın ışığı bana, A noktasında hreketsiz duran kişiye olduğundan daha önce gelir. Buraya kadar bir sorun yok. Newton fiziği de bu olayı açıklayabilir. Şöyle ki; birbirlerine doğru hareket eden sistemlerin, brbirlerine hızlarının toplamı hızında yaklaşmaları şeklindeki klasik hızların toplamı yasasına göre, ışık - bana göre - kendi hızımla ışık hızının toplamı kadar hızla bana doğru geldiği için onu daha önce görüyor olurum. Dolayısıyla zamanın mutlaklığı da korunur. Ama böyle basit olmayan ve bu nedenle Newton fiziğinin yetersiz kaldığı şey, ışığın hızının, benim ona doğru veya ondan öteye doğru ne hızla hareket ettiğimden bağımsız olarak, her zaman bana - ve bütün sistemlere - göre sabit olmasıdır. Bu nedenle örneğimizde, ben yıldırıma doğru çok yüksek bir hızda hareket ederken yıldırımın bana, A noktasında hareketsiz duran kişiden daha önce görünmesi için, benim hızım nedeniyle yaşadığım zamanın da o kişinin yaşadığından farklı bir zaman olması gerekir. Hız nedeniyle zamanın değişmesinin açıklaması kabaca budur.
    Konu Macavity tarafından (12 Mayıs 2010 Saat 15:28 ) değiştirilmiştir.
    yeni_id likes this.

  7. #7
    birebir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08 Şubat 2010
    Mesajlar
    116

    Standart

    Zamanı belirleyen tam olarak nedir peki,

    algılarımız mı yoksa işler durumdaki sistem mi?

    güneş doğuyor batıyor bu durumda arada geçen yada geçmeyen durumun tam olarak adı nedir?bunun adı zaman mıdır?

    aslında salt bir döngü üzere kuyruğunu kovalar halde olan bir işleyiş için zamanlı diyebilir miyiz?

    baharın gelmesi,çiçeklerin açması karların yağması vs aslında kuyruğunu kovalar bir döngüden başka bir şey değil.Zamanın olabilmesi için algı gerekir,algı olmadığında zamanda o kişi için işlemez sadece döngü devam eder ve döngünün devam etmesi aslında bir sıfır noktasıdır yani bir durağanlık.

    Yatağa başınızı koydunuz ve o döngü içinde uyudunuz ancak algınız döngüyü bazen kabul etmez.Siz yattıktan 5 dakika sonra kendinizi uyandırılmış olarak görürsünüz.Burada algınız sizi yanıltmaz,gerçekten de 5 dakika kadar uyumuş olursunuz ancak algınızı red eden dış dünyanızdır ve siz haliyle algınızın ölçümünün yanlışlığına karar verirsiniz.Oysa zaman kavramı insan ürünüdür ve durağanlık içinde,kendi durağanlığının hesabını yapar.

    Işık hızı kavramı da bu durağanlığın içindedir ve bu durumda ışığın hızından da söz edilemez.onun yayılımı da durağandır ve her hangi bir hızı söz konusu değildir.İnsanoğlu bu rutin döngünün dışına çıkışı yine döngüyü aşabileceği üzere koyarken baz aldığı ise ışık hızıdır.

    ışık hızı olarak etiketlediği rutin döngünün tam olarak anlaşılması halinde belki geleceğe değil ancak geçmişe dönüş mümkün olabilir eğer her eylem yok olmuyorsa veya bu döngünün dışına çıkmak ,insan için çok boyutlu algılar olarak geri dönebilir ve aynı anda hem geleceği yaşarken geçmişe de yaşayabilir.Bu döngünün dışına çıkan belkide nostradamus ve gibilerdir.
    Her defasında olgunlaşacak ve çürüyeceksin,
    Çekirdekten bir daha filizlenecek ve bir daha ağaç olacaksın,
    Kendi meyven ile bir daha olgunlaşacak ve bir daha çürüyeceksin.

  8. #8

    Üyelik tarihi
    11 Mayıs 2012
    Yaş
    36
    Mesajlar
    1

    Standart Cevap: Hawking "Zamanda Yolculuk Mumkun"

    Bu iki videoyu tavsiye ederim...
    Ayrica gunes doguyor batiyor gibi ilkokul gozlemleri yakismiyor...
    Evren ve Zaman olusumu ile ilgili modern bilgi edinmenizi tavsiye ederim.

    Time Travel-Zamanda Yolculuk - YouTube

    HC | Evren : Işık Hızı - YouTube

Members who have read this thread : 4

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0