8 sonuçtan 1 ile 8 arası

Konu: Yüzyılın matematik problemini çözdü

  1. #1
    Phi
    Phi çevrimdışı
    Phi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Mayıs 2008
    Yer
    Kuzey Kutbu
    Mesajlar
    1.102

    Standart Yüzyılın matematik problemini çözdü

    Matematikteki en zor problemlerden birini çözen "dünyanın en zeki adamı" olduğu söylenen Rus matematikçi, 1 milyon dolarlık ödülü elinin tersiyle itti.Petersburg'da karafatmaların istila ettiği küçük bir dairede oturan 44 yaşındaki Dr. Grigory Perelman, kapı aralığından yaptığı açıklamada, parayı istemediğini belirterek, "Ben istediğimi aldım" dedi. Ödül Perelman'a, ABD'deki Clay Mathematics Institute tarafından, matematikçilerin kafasını yüzyıldır yoran Poincare Varsayımı problemini çözdüğü için verildi.

    Matematik dahisi, 4 yıl önce de Uluslararası Matematik Birliği tarafından problemi çözdüğü için verilen ödülü, "Para veya ün beni ilgilendirmiyor. Hayvanat bahçesindeki bir hayvan gibi sergilenmek istemiyorum. Matematik kahramanı değilim. O kadar da başarılı değilim, bu yüzden herkesin gözünü bana dikmesini istemiyorum" diyerek reddetmişti.

    Perelman, Steklov Matematik Enstitüsü'nde çalıştığı 2002 yılında, 7 matematik muammasından biri olan söz konusu problemi çözdüğü iddiasıyla çözümleri internette yayınlamaya başlamıştı.

    Yapılan titiz sağlamalarla çözümün doğru olduğu tespit edildi. Problemin, kainatın biçiminin saptanmasında yardımcı olabileceği belirtiliyor.

    Kaynak: AA
    Biz bir kac tembel, vakt-i kerahet bir uykuya dalmisiz, bir lugat paralamalar, bir tuhaf ruyalar, tabire gelmez.

  2. #2

    Üyelik tarihi
    19 Haziran 2009
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    52
    Mesajlar
    773

    Standart

    Vallahi helal olsun Dr.Grigory Perelman'a...
    "İşte" dedim,dünyayı istila etmesini istediğim kafa yapısı...
    Keşke hepimiz böyle onurlu ve mütevazi olabilsek.Maddeye tapmasak..

    Paylaşım için teşekkürler sevgili majör..

  3. #3

    Üyelik tarihi
    21 Şubat 2010
    Yaş
    53
    Mesajlar
    307

    Standart

    Merak ettim ne ile ilgiliymiş bu muhteşem matematik sorusu...
    Bilmediğiiz bir insan ile ilgili, bilmediğimiz bir konu üzerinde bilmediğimiz bir muhabir, gazetelerin ara sayfalarında bir haber yapıyor ve bizde hayranlığımızı dile getiriyoruz...
    Neye hayran olduk, neyi alkışladık, bu tip haberlerden her yıl onlarcası yayınlanıyor, yanılmıyorsam bir ay içerisinde son yüz yılın problem çözücüsü 3'e çıktı...
    Neyi niçin yaptığımızı biliyormuyuz acaba...
    Burda hiç kimseye eleştiri yok sadece haber okumada neye baktığımıza dikkat edelim, cidden bazen felsefe sitesindemiyim diye şüphe ediyorum...
    Şüpesiz sorgulamasız önümüze konan mücizevi her şeye biat...
    Haber doğruda olabilir ama şu ana kadar haberin esas önemli olan kısmı ile ilgili hiç bir bilgi yok...
    Mucizevi insan mucize yarattı ve çok alçak gönüllüydü....
    Alkışlar...
    Düşünür olaya çalışan bu amaçla felsefe gurubuna katılan birileri için bu alkış ve bu tip paylaşım yakışmaz...

    Grigori Yakovlevich Perelman, (Rusça: Григорий Яковлевич Перельман) Rus matematikçi (doğumu: 13 Haziran 1966 Leningrad). Matematikte çözülemeyen en büyük problemlerden biri olan Poincaré varsayımını çözen Rus matematikçi.
    Yüz yıldır çözülemeyen ve dünyanın en büyük 7 probleminden biri sayılan Poincaré varsayımı çözen Rus matematikçi, matematiğin Nobel'i olarak kabul edilen Fields Ödülü'nü reddetmiştir. Matematikle ilişkisini kestiği söylenen dahi Grigori Perelman'ın annesinin evinde tamamen matematikle ilişkisini kesmiş bir şekilde sadece edebiyatla ve özellikle operayla ilgilenmeye başlamıştır.
    Madrid'de düzenlenen törende, İspanya Kralı 1. Juan Carlos, Rus Andrei Okunkov, Avustralyalı Terence Tao ve Wendelin Werner'e ödüllerini verdi. Ama yüz yıldır çözülemeyen, dünyanın en büyük 7 probleminden biri sayılan Poincare varsayımını çözen Rus matematikçi Grigori Perelman törende yoktu. Prestijli Fields Ödülü böylece ilk kez reddedilmiş oldu.
    St. Petersburg'daki Steklov Enstitüsü'ndeki görevinden istifa ederek iki yıl önce kayıplara karışan Perelman'ın, psikolojik olarak zor bir dönemde olduğu matematikle ilişkisini kestiği belirtiliyor.
    Perelman'ın, uzmanlar tarafından bile zor anlaşılan, Poincaré önermesine çözümünün resmen kabul edilmesinin ise yıllar alabileceği belirtiliyor.
    Üç boyutlu uzayı sarmalayan iki boyutlu düzlemin, dördüncü boyut olan "zaman"la bağı üzerine devrim niteliğinde bir çalışma ortaya koyan Grigori Perelman'dan yaklaşık iki yıldır haber alınamıyor. Perelman, 2002 yılında dünyanın çözülemeyen en büyük 7 probleminden biri olarak kabul edilen Poincaré varsayımını çözdüğünü iddia ederek internette 39 sayfalık bir makale yayımladı.
    Ertesi yıl ilkini tamamlar nitelikte 22 sayfalık başka bir makaleyi de internette yayımlanayan Perelman, aslında çalışmalarında Poincaré varsayımından hiç söz etmiyor. Bu problemin de bağlı olduğu çok daha geniş kapsamlı bir önerme olan Thurston Geometrizasyon Konjektürü'ne çözüm getiren Rus matematikçi, 2003 yılında ABD'de bir dizi konferans verdi ve bilim dünyasına çalışmalarını anlattı.
    Düşünce tarihinde yeni bir sayfa
    İlk etapta kuşkuyla yaklaşılan makalelerin doğrulunu test etmek için oluşturulan bilim kurulları geçtiğimiz günlerde Perelman'ı destekler nitelikte açıklamalarda bulundu. Çoğu bilim insanı sadece matematik alanında değil, düşünce tarihinde yeni bir sayfa açıldığında hemfikir. Elde edilen bilgiler ışığında bilgisayar teknolojilerinde olduğu kadar bilimin hemen her alanında büyük değişimler bekleniyor. Üç yıldır Perelman'ın makaleleri üzerinde çalışan Yale Üniversitesi'nden Bruce Kleiner, değil önümüzdeki 100 yılda, belki de hiçbir zaman çözüleceğine inanmadıkları bir problemin çözüldüğünü söylüyor.
    Uzmanlar çözümü bile zor anladı Rus bilimadamının, 2002'de tüm dünyayı şaşkına çeviren Poincaré varsayımına çözüm olarak sunduğu makaleler çok ağır bir matematik diliyle yazılmıştı ve bilimsel bir makaleden çok karalamayı andırıyorlardı. Uzmanların anlamakta güçlük çektiği dokümanların gelmiş geçmiş en büyük matematik problemlerinden birinin çözümünü içerdiğine artık kesin gözüyle bakılıyor. Yazdıklarıyla ilgili detayları açıkladığı ABD'deki konferanslarından sonra 2003'te ülkesine dönen Perelman o tarihten beri e-posta ve telefonlara yanıt vermiyor. Steklov Enstitüsü'nden de ayrıldığı söylenen Grisha'nın ne yaptığı merak konusu. En büyük zevki mantar toplamak
    ABD'li Clay Matematik Enstitüsü'nün problemin çözümünü bulan bilim adamına vermeyi vaad ettiği 1 milyon doları almak için çaba sarf etmeyen ve 1996'da Avrupa'nın en saygın matematik kurumunun verdiği Genç Matematikçi Ödülü'nü kabul etmeyen Perelman, esrarengiz kişiliğiyle de merak konusu. Grisha adıyla da anılan Grigori Perelman, 1966 St. Petersburg doğumlu. 1982'de henüz bir lise öğrencisiyken Madrid'deki Matematik Olimpiyatları'nda en yüksek skorla altın madalya aldı. Perelman, 90'lı yıllarda araştırma bursuyla ABD'deki üniversitelerde bulundu.
    O dönemki arkadaşları tarafından "Sanki bu dünyadan değil gibiydi" diye tanımlanan Grisha, uzun saç ve tırnaklarıyla Rasputin'e benzetilmiş. Dahi matematikçinin en büyük zevkinin St. Petersburg yakınlarındaki ormanlık alanda mantar aramak olduğu söyleniyor

    Rus Matematikçinin hayat hikayeside bu, bunun dışında şu ana kadar daha detaylı bir bilgi varmı, bu işlemin çözümü yaşamda ve felsefede değiştireceği bir çok şey nedir...
    Felsefecinin yapması gereken maddeyi tanımada gerekli olan matematiksel işlemlerin yorumunu yapma işidir ve bir sonranın bu temellerde planlaması ile yaşamı bir üst konfora çıkarma girişimidir...
    Yoksa içi boş bir haberin alkışlanması yada yerilmesi değildir, matematikçinin yaşam biçimi haberi doldurmaz...
    Konu turko29 tarafından (24 Mart 2010 Saat 21:36 ) değiştirilmiştir.
    Bilgi gömü gibidir,bulup çıkarmak için onu, emek ister....

  4. #4
    Phi
    Phi çevrimdışı
    Phi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Mayıs 2008
    Yer
    Kuzey Kutbu
    Mesajlar
    1.102

    Standart

    Poincaré sanısı
    Topolojide Poincaré sanısı, Fransız matematikçi, fizikçi ve filozof Henri Poincaré'nin 1904 yılında ortaya attığı ve 2002'te Grigori Perelman'ın ispatını duyurduğu teoremdir.

    Bu teoreme göre, tıkız, kenarı olmayan, deliği olmayan (basit bağlantılı) üç boyutlu bir çokkatlı, yalnızca üç boyutlu bir küre olabilir.

    Poincaré sanısı, her noktası çevresinde yerel olarak üç boyutlu Öklit uzayına benzeyen topolojik uzaylara ilişkin bir önerme ifade etmektedir. Kenarsız (bir çemberin kenarı yoktur) ancak tıkız (ucu bucağı olan) böyle bir uzay düşünelim. Eğer bu uzayın içine atılmış her çember uzayın içinde kalarak bir noktaya büzülebiliyorsa (deliği yoksa), Poincaré sanısına göre bu uzay dört boyutlu Öklit uzayında yatan üç boyutlu bir küre olmalıdır. Deliği olmayan bir uzay iki boyutlu şu basit örnekle canlandırılabilir: bir elmanın kabuğuna gerilmiş paket lastiği, lastiği koparmadan ya da kabuğu parçalamadan kabuk üstündeki bir noktaya büzülebilir, ancak ortası delik bir simitte bu olanaklı değildir, delik var oldukça bazı lastikler simit yüzeyinde kalarak bir noktaya büzülemez. Grigori Perelman, "Poincare sanısı" ispatlamıştır ve ödül olan 1 milyon doları istemediğini açıklamış ancak son kararını vermemiştir.
    Kapalı iki boyutlu yüzeyler üzerindeki her bir çevrim tek bir noktaya büzüşebiliyorsa, bu yüzey küredir. Poincare sanısı aynı durumun 3 boyutta da geçerli olduğunu iddia eder.
    Renkli çevrimlerin hiçbiri yüzeyden ayrılmadan bir noktaya büzüşemez.




    Uzmanlar çözümü bile zor anladı Rus bilimadamının, 2002'de tüm dünyayı şaşkına çeviren Poincaré varsayımına çözüm olarak sunduğu makaleler çok ağır bir matematik diliyle yazılmıştı ve bilimsel bir makaleden çok karalamayı andırıyorlardı. Uzmanların anlamakta güçlük çektiği dokümanların gelmiş geçmiş en büyük matematik problemlerinden birinin çözümünü içerdiğine artık kesin gözüyle bakılıyor. Yazdıklarıyla ilgili detayları açıkladığı ABD'deki konferanslarından sonra 2003'te ülkesine dönen Perelman o tarihten beri e-posta ve telefonlara yanıt vermiyor. Steklov Enstitüsü'nden de ayrıldığı söylenen Grisha'nın ne yaptığı merak konusu. En büyük zevki mantar toplamak

    ABD'li Clay Matematik Enstitüsü'nün problemin çözümünü bulan bilim adamına vermeyi vaad ettiği 1 milyon doları almak için çaba sarf etmeyen ve 1996'da Avrupa'nın en saygın matematik kurumunun verdiği Genç Matematikçi Ödülü'nü kabul etmeyen Perelman, esrarengiz kişiliğiyle de merak konusu. Grisha adıyla da anılan Grigori Perelman, 1966 St. Petersburg doğumlu. 1982'de henüz bir lise öğrencisiyken Madrid'deki Matematik Olimpiyatları'nda en yüksek skorla altın madalya aldı. Perelman, 90'lı yıllarda araştırma bursuyla ABD'deki üniversitelerde bulundu.

    O dönemki arkadaşları tarafından "Sanki bu dünyadan değil gibiydi" diye tanımlanan Grisha, uzun saç ve tırnaklarıyla Rasputin'e benzetilmiş. Dahi matematikçinin en büyük zevkinin St. Petersburg yakınlarındaki ormanlık alanda mantar aramak olduğu söyleniyor


    Sahsi fikrime gelince sayin turko29;

    Baskalarinin paylastigi seyleri sorgularken; kendi paylastiginiz seylerin de baskalarinin paylastiklari kadar gercek olduguna inanmanizi oneririm. Aksi takdirde sizin her paylastiginiz kaynak ve bilgi dogru, baskalarinin her paylastigi kaynak ve bilgi yanlis gibi bir yaklasim sergilediginiz gorunuyor.
    Konu Phi tarafından (24 Mart 2010 Saat 21:48 ) değiştirilmiştir.
    Biz bir kac tembel, vakt-i kerahet bir uykuya dalmisiz, bir lugat paralamalar, bir tuhaf ruyalar, tabire gelmez.

  5. #5

    Üyelik tarihi
    21 Şubat 2010
    Yaş
    53
    Mesajlar
    307

    Standart

    turko29 alıntı
    "Burda hiç kimseye eleştiri yok sadece haber okumada neye baktığımıza dikkat edelim, cidden bazen felsefe sitesindemiyim diye şüphe ediyorum...
    Şüpesiz sorgulamasız önümüze konan mücizevi her şeye biat...
    Haber doğruda olabilir ama şu ana kadar haberin esas önemli olan kısmı ile ilgili hiç bir bilgi yok...
    Mucizevi insan mucize yarattı ve çok alçak gönüllüydü....
    Alkışlar...
    Düşünür olmaya çalışan bu amaçla felsefe gurubuna katılan birileri için bu alkış ve bu tip paylaşım yakışmaz..."
    Haberin ilk yayını "Mucizevi insan mucize yarattı ve çok alçak gönüllü" niteliğinde idi tepkimde bu biçimde çıkan bir habere yaklaşım biçimlerine idi bu haber doğruda olabilir yanlışta öneli olan haberin kendisinden çok yaklaşım biçimleridir, bu çıkışım olmasaydı haberin içi dolacakmıydı, Burası Felsefe forumu ise sorgulamanın ve anlatımın içi dolu va anlamı olması gerekir, 100 sayfanın üzerinde bir yanıt ve bu yanıtınbir çok bilim adamı tarafından bile hala net anlaşılmamış bir çok yönü var.
    Elbetteki olacaktır...
    Felsefecinin yapacağı bu sorunun çözümünün yaşama sağlayacağı katkıların ne şekillerde gelişeceğinin tartışılmasıdır...
    Ortada Sadece içi boş bir haber ve alkışlara idi tepkim...
    oklit hipotezi ile ilgili bilgininde bu konunun ilerleyen bölümlerinde bu sayfaya taşınması bir katkı olacaktır...
    Verdiğiniz ilave bilgi konuya en büyük katkıdır ve teşekkürler bunun için...
    Konu fides tarafından (24 Mart 2010 Saat 22:00 ) değiştirilmiştir.
    Bilgi gömü gibidir,bulup çıkarmak için onu, emek ister....

  6. #6
    Phi
    Phi çevrimdışı
    Phi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Mayıs 2008
    Yer
    Kuzey Kutbu
    Mesajlar
    1.102

    Standart

    Felsefeci arastirandir da ayrica. Herseyi ayagina bekleyen degil.
    Biz bir kac tembel, vakt-i kerahet bir uykuya dalmisiz, bir lugat paralamalar, bir tuhaf ruyalar, tabire gelmez.

  7. #7

    Üyelik tarihi
    21 Şubat 2010
    Yaş
    53
    Mesajlar
    307

    Standart

    Benimde söylediğim farklı değil bu konuda hem fikiriz, önüme gelen her emek sarfedilmiş konu ile ilgili emek verdiğim sanırım açık...
    Son sorgulaalı karşılıklı yazılarımızdan öncekilere baktığında aynı şeyleri söyleyebilirmiyiz...
    bilmiyorum ben söyleyemiyorum...
    bu açıdan son eklentin için teşekkür ettim
    Bilgi gömü gibidir,bulup çıkarmak için onu, emek ister....

  8. #8

    Üyelik tarihi
    19 Haziran 2009
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    52
    Mesajlar
    773

    Standart

    Felsefe gurubunda olmanın,felsefe sitesine ilgi duymanın olağanüstülük gerektirdiğini bilmiyordum açıkçası.
    Felsefe sitesine girenler yada felsefe gurubuna katılanlar duygularını ve hassaiyetlerini lütfen kapının dışında bıraksınlar
    amma,konunun dışına çıkmasınlar, konu hassas zira.Ne de olsa madde yönü önemli olan

Members who have read this thread : 0

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0