Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Genel Tartışma Alanı

User Tag List

Like Tree7Likes

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30.06.18, 01:51   #1
Yeni Üye
 Farkeder mi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2017
Nereden:
Mesajlar: 15
Question Kadınların yetersiz olma sorunsalı.

Kadınların yetersiz olduklarını düşünüyorum(maalesef). Aslında hiç yalnız değilim, hatta felsefe dünyasında tersini düşünenler yalnız gözüküyor. Düşünceleri bi kenara bıraksak bile, somut olarak bu bir unsurdur. Çünkü sadece tarihe bakarak(tarih dediğim uzak tarih -insanlığın ilk zamanları- ilk çağlar veyahut felsefenin zirvede olduğu zamanlar [socrates aristo epicurus vb]) kadınların hep yetersizliği aşikar biçimde anlaşılıyor(bundan mutlu değilim seksist hiç değilim). Bunu şu sebeplere bağlıyorum;
1-Fizik, astronomi, felsefe, resim, müzik(genel olarak sanat) matematik, edebiyat, geometri vs. dallarda kadınların hiçbir başarılı bir sonuca ulaşamaması.
2-Ilk çağlarda kadınlar fiziksel zayıflıklardan dolayı avlanamama(yaradılıştan gelen zayıflık) mağarada( veyahut ilkel evlerde) oturma(schopenhauer: kadın yerini bilmeli, ve evinde oturup işini yapmalı, itaatkar olmalıdır-sözü buna bağlanabilir-) ve sadece erkeğinin cinsel ihtiyacını görme görevlerini üstlenebilmiştir.(tarihi gerçek, benim fikrim değil).
3- feministlerin en büyük argümanı olan; erkekler sadece bedenen güçlüdür akıl olarak kadınlar öndedir demesine yönelik verilen cevap ise yine tarihten gelmekte. Ilk maddede belirtildiği gibi, bütün bilim ve sanat dallarında erkekler öncüdür ve enlerdir.
4- Kadınların aşkı erkeklerden iyi anlama safsatası. Ilk olarak şunu söylemek gerekirki yine en büyük(ve çoğu) ozanlar, şairler ve yazarlar erkeklerden oluşmaktadır. Aslı Kerem için birşey yapmamış, aşkı kerem yaşamıştır. Mecnun leyla için yollar katetmiş, leyla bir adım atmamıştır. (Aşka inanmayan birisi olarak sadece aşkın insanlar gözündeki imajina bağlı yazıldı).
5- Kadınlar hakkında filozofların(yani en zeki ve en çok düşünen insanların) görüşleri malumdur. Özellikle son 500 yıllık felsefe bunu aşikar ediyor.
6- kadınlar kendilerine fırsat verilmediğinden bahsediyor. Birincisi böyle birşey söz konusuysa, bu demektirki erkek zaten kadından güçlüdür(izin vermeyenler, uzaydan gelen bir ırk olmadığına göre bu erkek olmalıdır.)
Tabiki her zaman olduğu gibi istisnalar vardır. Ama bu istisnalar yok denebilecek seviyededir.

Bu liste çok daha uzun olabilir. Ilerde ekleme yapılabilir. Şimdilik yazmak istediklerim bunlar. Lütfen saygı çerçevesi içerisinde görüş bildirin.



Konu Farkeder mi tarafından (30.06.18 Saat 01:54 ) değiştirilmiştir.
Farkeder mi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.06.18, 10:53   #2
Özel Üye
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.036
Standart

Öncelikle kadın ve erkek beyni arasında ciddi farklılıklar vardır.
*Erkeklerin sol beyni kadına göre zayıftır çünkü anne karnında maruz kaldığı testosteron miktarı fazla olduğu için, sol beyin kadına göre daha az gelişir.
*Kadınlarda iki beyin yarısını birbirine bağlayan sistem daha gelişmiş yapıdadır ve beynin iki yarısını aynı anda kullanabilirler, erkek ise yoğun olarak tek tarafını kullanır.
* Erkekler daha hızlı kararlar alabilirken kadın daha detaylı düşünür.

Kadın ve erkeğin aşkı farklı yorumlama sebepleri de yine bu beyinsel farklılıklardan kaynaklanır. Kadınlar yetersiz oldukları için bu sorunlar yaşanmıyor. Genel olarak yetiştirilme tarzı olarak kolaycılığa alıştırılıyorlar ve bu durum da kendilerini geliştirme konusunda geri kalmalarına sebep oluyor.
Korunmaya muhtaç olduğu, cinselliği kullanarak her erkeği elde edebileceği, güzel ve çekici olmasının ona geleceğini garanti edecek paralı bir erkeği elde etmek için yeterli olacağı, evde oturup çocuk bakmanın asli görevi olduğu v.b bir düşünce yapısı ile büyütülen kız çocuklarının da, doğal olarak güzel bir kadın olmak dışında hedefi kalmıyor. Bazı erkekler de kadınların güzelliği ya da çekiciliği karşısında çok zayıf oldukları için veyahut başka kriter aramamaları sebebi ile, bu bakış açısını haklı çıkartıyor ve birçok kadının elinde oyuncağa dönüşüyorlar.

Hatta bir kadının güzel ve çekici olmasına bile gerek yok, biraz davetkar tavır takınması birçok erkeği peşinden sürükleyebiliyor. Erkeklerin büyük bir çoğunluğu kadınlarda görsellik dışında bir kriter aramazken, kadınların kendini geliştirmek için çaba harcamasına gerek var mıdır? Nasılsa biraz kendine bakmak ve cilve yapmak sureti ile bir erkeği rahatça kendine çekebilir. Kadında zeka ya da kültür arayan erkek sayısı çok az ve şayet kaliteli-kendini geliştirmiş kadınlara önem veren kitle çoğunlukta olsaydı, emin olun kadınlar da bu kadar kolay erkeklere üstünlük sağlayamazlardı. Arz ve talep meselesi yani.

Sosyal medyada tek bir fotoğrafla yüzlerce erkeği peşinde koşturan kadınlar var ve şimdi bu örnekleri gören kültürlü kadın da, erkeklerden soğumaya başlıyor ve yalnız kalmayı tercih ediyor. Bir erkek ya da aşk için zaman harcamayı gereksiz buluyor. Aşka hakkı ile değer veren erkek bulmak da çok zor çünkü erkekler yine görselliğe göre aşık oluyorlar yani içi dolu dolu bir aşk değil...Her kadın ise görselliğe çok önem vermiyor ve bazı kadınlar şayet aşık olursa, emin olun ki dünyaya meydan okuyacak kadar korkusuz ve beklentisiz sevebiliyor. Erkekte ise hep bir beklenti var, kadın daha saf sevebiliyor.

Kadınların da erkeklerin de kendine göre haklı olduğu durumlar var. Herkes ve filozoflar da dahil, kendi yaşanmışlıklarından yola çıkıp bir değerlendirme yaptığı için, çok da objektif olunamıyor.

Kadınlar hak ettikleri yeri bir erkeğin vermesini beklemek yerine kendini sürekli geliştirmeli ve evlenmeyi-çocuk yapmayı hayatını garantilemek olarak görmemelidir. Kendine saygısı olan bir kadın, çekicilik-güzellik gibi geçici kavramlarla değil de zekası ve kendine kattıkları ile ön planda olmaya çalışır.

Erkek ise bir kadının güzelliğine bakıp, Dünya'yı yakmayı göze almadan önce "Bu kadının başka ne tür vasıfları var acaba?" diye düşünmelidir. Her gördüğü hoş kadına karşı zayıf olan bir erkeği kullanan kadınlar hep çıkar ve işi bitince de terk eder. Kadınlar zayıf karakterli erkeklerden çok hoşlanmazlar, güçlü erkek derken; kafalarında her konuda güçlü yani iradesine de sahip olabilen erkek tasviri vardır.

Günümüz erkeklerinin en büyük sorunu sorumluluk almaktan kaçmaları ve günübirlik ilişkileri tercih etmeleridir. Bu zihniyete sahip erkeklerin denk geleceği kadın profili de kendileri ile aynı zihniyette olanlardır. Kısacası kişi kendini geliştirip, sağlıklı düşünceler üretmeye başlarsa karşısına da o ayarda insanlar çıkmaya başlar.

Sizi yoran ya da yetersiz olduğunu düşündüğünüz insanlar denk geliyorsa bilin ki aynı frekansta olduğunuz içindir. Sürekli olarak iğneyi kendinize, çuvaldızı başkasına batıracaksınız; yani "Ne veriyorum ki ne bekliyorum?" mantığı ile karşı tarafı suçlamadan önce kendinizi gözlemlemelisiniz.

"Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş." diye bir atasözünü sık sık kullanırız çünkü hayatın gerçeği budur, sürekli olarak aynı düşünce yapısında insanlar bir araya gelir.
meyelan likes this.


_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno

Konu Lefty tarafından (30.06.18 Saat 11:07 ) değiştirilmiştir.
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.06.18, 12:44   #3
Özel Üye
 ihaveanidea - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2017
Nereden:
Mesajlar: 426
Standart

Yazıya başlarken "Aslında hiç yalnız değilim, hatta felsefe dünyasında tersini düşünenler yalnız gözüküyor." diyerek başlaman kafadan 3-0 geride başlatır seni azizim.



Kadınları kadın,erkekleri erkek olarak kabul etmek ve o şekilde bırakmak yerine tarihsel süregelen yanlışlardan bahsediyorsun.

Erkek olduğunu tahmin ediyorum ve soruyorum:

Kadından üstün olsan ne olacak?



İrdelediğin konu sosyolojik temelleri olan bir konu ve bundan yüz yıl sonra belki de anaerkil bir dünya olacak ve erkekler evde kalıp kadınlar çalışmaya gidecek.

Güncele takılı kalıp,ataerkillik lehine söylem yapman sana bir şey kazandırmaz "bad boy".



Ayn Rand'ı bilir misin? Bilmiyorsan yaz bir internete bak bakalım neler yapmış bu kadın.



Feministlerden iğrenirim.Kadınların günümüzdeki ezilmişliğini kullanarak onları agresif bir savaşçıya dönüştürüyorlar.

Fakat gelgelim erkekler üst ırk,güçlü ırk falan da değil.



Hayır neyi alıp veremiyorsunuz?

İnsanız işte.Kadın erkek yaşayın bir müddet ve sonra gidin bir yerlerde ölün.


_______________________
Sadece bir kez yaşarsın.O halde her gün Toblerone ye!
ihaveanidea isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.06.18, 12:56   #4
Yeni Üye
 vicodin94 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2018
Nereden:
Mesajlar: 18
Standart

Ne yazık ki ben ikinizin dediklerine katılmıyorum. Kadın-erkekten yetersiz gibi bir algı gerçekten artık geçmişte kalmış son kullanma tarihini yitirmiş düşüncedir. Yukarı da yazılan iki düşünceninde herhangi bir bilimsel geçerliliği yok.
Lefty özellikle senin fark bulduğun çalışmaların neler olduğunu gerçekten merak ettim kaynağını gösterebilir misin? Beyin arası farklılık bulma çalışmaları ilk olarak 1800'ler de başlar ama sonrasında bir fark bulamaz bilim adamları. Farktan ancak şöyle bahsedilir. Bilişsel yetenekler üzerine belli yetenek farkları vardır fakat bunlar önemsenmeyecek kadar küçük etkilerdir. Ayrıca hepsinde erkek iyidir gibi durumda yoktur. Sözel anlamda, bir objenin yerini hatırlama da genel olarak kadın daha iyidir.

Benim tüm kaynaklarım The Psychology of Gender kitabı. Vicki S. Helgeson yazarı. Beyinde fark ile ilgili bölüm 5.ünite. İnternet araştırıp bakabilirsiniz. Bulamazsanız size atabilirim.


vicodin94 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.06.18, 15:40   #5
Özel Üye
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.036
Standart

vicodin94 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ne yazık ki ben ikinizin dediklerine katılmıyorum. Kadın-erkekten yetersiz gibi bir algı gerçekten artık geçmişte kalmış son kullanma tarihini yitirmiş düşüncedir. Yukarı da yazılan iki düşünceninde herhangi bir bilimsel geçerliliği yok.
Lefty özellikle senin fark bulduğun çalışmaların neler olduğunu gerçekten merak ettim kaynağını gösterebilir misin? Beyin arası farklılık bulma çalışmaları ilk olarak 1800'ler de başlar ama sonrasında bir fark bulamaz bilim adamları. Farktan ancak şöyle bahsedilir. Bilişsel yetenekler üzerine belli yetenek farkları vardır fakat bunlar önemsenmeyecek kadar küçük etkilerdir. Ayrıca hepsinde erkek iyidir gibi durumda yoktur. Sözel anlamda, bir objenin yerini hatırlama da genel olarak kadın daha iyidir.

Benim tüm kaynaklarım The Psychology of Gender kitabı. Vicki S. Helgeson yazarı. Beyinde fark ile ilgili bölüm 5.ünite. İnternet araştırıp bakabilirsiniz. Bulamazsanız size atabilirim.
Kadınlar yetersizdir diye bir ifadem olmadı. Kadın ve erkek beyni arasındaki bazı farklılıkların, yaşamı anlamlandırmada ya da olaylara bakış açısında değişiklikler yarattığını anlatmaya çalıştım fakat bu farklar çok da büyük değil, bu sebeple bir üstünlük ya da aşağı olma durumu söz konusu olamaz.

Bu farklılıkları anlamak kadın-erkek ilişkilerine sağlıklı bir bakış açısı kazandıracaktır, en azından bazı konuları neden aynı şekilde değerlendiremediğimizi de anlamış oluruz.

Kadın ve erkek beynindeki farklılıkları; Prof. Dr. Sinan Canan ve Dr. Serkan Karaismailoğlu'nun kitaplarında okumuştum.


Erkek Beyni Beta, Kadın Beyni Son Sürüm
Prof. Dr. Sinan Canan: Erkek beyni beta, kadın beyni son sürüm - Cumhuriyet Türkiye Haberleri

Kadın Beyni ve Erkek Beyni Arasındaki Farklar
https://www.bbc.com/turkce/haberler/...in_kadin_erkek





_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.06.18, 20:40   #6
Düşünür
 meyelan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2013
Nereden:
Mesajlar: 799
Standart

@Farkeder mi ;
Zannediyorum (umuyorum )ki,kendi unscientific vehimlerini çok sesli bir ortama sürümleyip,al/ver ettikçe erkek nüfusunun kutsallığına bizi de inandırmayı umuyorsun.
Olabilir aslında tam da buna ihtiyacım vardı.Ohh iyi geldi.


meyelan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.06.18, 22:12   #7
Yeni Üye
 vicodin94 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2018
Nereden:
Mesajlar: 18
Standart

Lefty Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kadınlar yetersizdir diye bir ifade olmadı. Kadın ve erkek beyni arasındaki bazı farklılıkların, yaşamı anlamlandırmada ya da olaylara bakış açısında değişiklikler yarattığını anlatmaya çalıştım fakat bu farklar çok da büyük değil, bu sebeple bir üstünlük ya da aşağı olma durumu söz konusu olamaz.

Bu farklılıkları anlamak kadın-erkek ilişkilerine sağlıklı bir bakış açısı kazandıracaktır, en azından bazı konuları neden aynı şekilde değerlendiremediğimizi de anlamış oluruz.

Kadın ve erkek beynindeki farklılıkları; Prof. Dr. Sinan Canan ve Dr. Serkan Karaismailoğlu'nun kitaplarında okumuştum.


Erkek Beyni Beta, Kadın Beyni Son Sürüm
Prof. Dr. Sinan Canan: Erkek beyni beta, kadın beyni son sürüm - Cumhuriyet Türkiye Haberleri

Kadın Beyni ve Erkek Beyni Arasındaki Farklar
https://www.bbc.com/turkce/haberler/...in_kadin_erkek




Lefty öncelikle ilk yaptığın yorum da ciddi farklılıklar mevcut diye söze başlamışsın. Ben de beyin üzerinden ciddi farklılıklar bulunmadığına dair bilimsel araştırmaların sonuçlarını gösterdim. Kadınların yetersizliği direkt olarak sana olarak yazdığım bir şey değil. Konunun başlığı üzerine yazdığım bir yorumdu.

Kaynaklarını gösterdiğin için teşekkür ederim. Ne yazık ki Sinan Canan'ın kitapları popüler bilim ürünleri. Popüler bilimin en büyük olayı çok derinlemesine konuyu anlatmadan insanların ilgisini çekmeye yönelik olmalarıdır. Sinan Canan'ın örnek verdiği araştırmalar kitabında eminim ki vardır. O araştırmalara yanlış da demek istemiyorum. Ancak bir konu üzerinde yapılan çalışmaların toplamında hangi fikir geçerli diye öğrenmek için meta-analiz çalışmalarını incelemen gerekir. Benim sana söylediğim kaynak zaten bir ders kitabı olmakla beraber içerisinde kadın-erkek üzerine gerek toplumsal gerek biyolojik meta-analiz çalışmalarını içermekte. O yüzden kaynağını yeterli bulamadım.


vicodin94 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.06.18, 22:28   #8
Özel Üye
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.036
Standart

vicodin94 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Lefty öncelikle ilk yaptığın yorum da ciddi farklılıklar mevcut diye söze başlamışsın. Ben de beyin üzerinden ciddi farklılıklar bulunmadığına dair bilimsel araştırmaların sonuçlarını gösterdim. Kadınların yetersizliği direkt olarak sana olarak yazdığım bir şey değil. Konunun başlığı üzerine yazdığım bir yorumdu.

Kaynaklarını gösterdiğin için teşekkür ederim. Ne yazık ki Sinan Canan'ın kitapları popüler bilim ürünleri. Popüler bilimin en büyük olayı çok derinlemesine konuyu anlatmadan insanların ilgisini çekmeye yönelik olmalarıdır. Sinan Canan'ın örnek verdiği araştırmalar kitabında eminim ki vardır. O araştırmalara yanlış da demek istemiyorum. Ancak bir konu üzerinde yapılan çalışmaların toplamında hangi fikir geçerli diye öğrenmek için meta-analiz çalışmalarını incelemen gerekir. Benim sana söylediğim kaynak zaten bir ders kitabı olmakla beraber içerisinde kadın-erkek üzerine gerek toplumsal gerek biyolojik meta-analiz çalışmalarını içermekte. O yüzden kaynağını yeterli bulamadım.
Verdiğiniz kaynağı henüz inceleme şansım olmadı, vakit bulduğumda bakacağım. Kadın beyni ile erkek beyni arasında fark olduğunu yaşamımızda da gözlemleyebiliyoruz. Kadınlar park konusunda çok başarısızken, bir erkek aracını kolayca park eder ya da trafikte erkek daha iyi araba kullanırken, kadın çok kolay panik olur. Sol beyin farkı bile yeterince büyük bir fark sayılmaz mı? Davranışlara etkisi çok olmayabilir ama emin de değiliz çünkü insan beyni henüz tam çözülemedi.

Bilim konusunda iddialı değilim çünkü ben bilim insanı değilim fakat Sinan Canan'ı kendi adıma güvenilir buluyorum.


Sinan Canan kimdir?

1972 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden mezun oldu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji-Embriyoloji Anabilim Dalı’nda yüksek lisans, aynı kurumun Fizyoloji Anabilim Dalı’nda ise doktora eğitimini tamamladı. 2010 yılında Tıbbi Fizyoloji Doçenti ünvanını aldı. Başkent, Turgut Özal ve Yıldırım Beyazıt Üniversitelerinin tıp fakültelerinde toplam 10 yılı aşkın süre öğretim üyesi olarak çalıştı. Tüm akademik kariyeri boyunca disiplinlerin sınırlarında yer alan araştırma konularıyla ilgilenmeyi tercih etti.

Kaos Teorisi, Karmaşıklık, Fraktal Geometri, Doğadaki biçimler, Öğrenme, Lisan ve Sözyitimi, Zihin ve Beyin, Zihinsel Performansın Sinirbilimi, Yaratıcılık ve İnsan Beyni, Sanat ve Sinirbilimi, İnançların Sinirbilimi, Eğiten Beyin, Öğrenen beyin, Anne-Babalar için beyin bilgi gibi konularda ülke çapında genel dinleyiciye yönelik konferans ve programlar düzenlemekte, bilimi ve özellikle de zor addedilen bilimsel konuları herkesin anlayabileceği anlatılara dönüştürme işi, zamanının çoğunu kaplamaktadır.

“Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler”, “Değişen Be(y)nim“, “Unutulacak Şeyler” ve “Beynin Sırları” adlı kitapların yazarıdır. 2013 yılında bir bilimsel anlatı ve araştırma merkezi olan [n]Beyin‘i kurmuş ve 2017 yılı sonuna kadar bilimsel kurul başkanlığı görevini yürütmüştür. Şu anda Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyeliğinin yanı sıra Nöropazarlama Yüksek Lisans Programı Başkanlığı görevlerini sürdürmektedir. 2017 yılında İstanbul’da kurduğu Açık Beyin Eğitim ve Danışmanlık Şirketi ile kişisel ve kurumsal eğitim çalışmalarını sürdürmekte; Türkiye Milli Sağlık ve Doğa Bilimleri Derneği (SADE) yönetim kurulu başkanlığını yürütmektedir.


_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.06.18, 23:17   #9
Yeni Üye
 vicodin94 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2018
Nereden:
Mesajlar: 18
Standart

Lefty Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Verdiğiniz kaynağı henüz inceleme şansım olmadı, vakit bulduğumda bakacağım. Kadın beyni ile erkek beyni arasında fark olduğunu yaşamımızda da gözlemleyebiliyoruz. Kadınlar park konusunda çok başarısızken, bir erkek aracını kolayca park eder ya da trafikte erkek daha iyi araba kullanırken, kadın çok kolay panik olur. Sol beyin farkı bile yeterince büyük bir fark sayılmaz mı? Davranışlara etkisi çok olmayabilir ama emin de değiliz çünkü insan beyni henüz tam çözülemedi.

Bilim konusunda iddialı değilim çünkü ben bilim insanı değilim fakat Sinan Canan'ı kendi adıma güvenilir buluyorum.


Sinan Canan kimdir?

1972 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden mezun oldu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji-Embriyoloji Anabilim Dalı’nda yüksek lisans, aynı kurumun Fizyoloji Anabilim Dalı’nda ise doktora eğitimini tamamladı. 2010 yılında Tıbbi Fizyoloji Doçenti ünvanını aldı. Başkent, Turgut Özal ve Yıldırım Beyazıt Üniversitelerinin tıp fakültelerinde toplam 10 yılı aşkın süre öğretim üyesi olarak çalıştı. Tüm akademik kariyeri boyunca disiplinlerin sınırlarında yer alan araştırma konularıyla ilgilenmeyi tercih etti.

Kaos Teorisi, Karmaşıklık, Fraktal Geometri, Doğadaki biçimler, Öğrenme, Lisan ve Sözyitimi, Zihin ve Beyin, Zihinsel Performansın Sinirbilimi, Yaratıcılık ve İnsan Beyni, Sanat ve Sinirbilimi, İnançların Sinirbilimi, Eğiten Beyin, Öğrenen beyin, Anne-Babalar için beyin bilgi gibi konularda ülke çapında genel dinleyiciye yönelik konferans ve programlar düzenlemekte, bilimi ve özellikle de zor addedilen bilimsel konuları herkesin anlayabileceği anlatılara dönüştürme işi, zamanının çoğunu kaplamaktadır.

“Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler”, “Değişen Be(y)nim“, “Unutulacak Şeyler” ve “Beynin Sırları” adlı kitapların yazarıdır. 2013 yılında bir bilimsel anlatı ve araştırma merkezi olan [n]Beyin‘i kurmuş ve 2017 yılı sonuna kadar bilimsel kurul başkanlığı görevini yürütmüştür. Şu anda Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyeliğinin yanı sıra Nöropazarlama Yüksek Lisans Programı Başkanlığı görevlerini sürdürmektedir. 2017 yılında İstanbul’da kurduğu Açık Beyin Eğitim ve Danışmanlık Şirketi ile kişisel ve kurumsal eğitim çalışmalarını sürdürmekte; Türkiye Milli Sağlık ve Doğa Bilimleri Derneği (SADE) yönetim kurulu başkanlığını yürütmektedir.
Fakat burada mesela meta-analiz konusuna gelince Sinan Canan'ın kim olup olmadığının bir önemi kalmıyor ne yazık ki. Zaten dediğim gibi Sinan Canan'ın yayınladığı çalışmalar yalandır demedim. Yukarıda da belirttim. Ancak bir düşüncenin şu an için geçerli olup olmadığını bilim dünyasında neyin geçerli olduğunu anlamak için meta-analiz çalışmaları yapılır dedim. Meta-analiz çalışmalarını şöyle açıklayayım. Mesela kadın-erkek arası beyinde fark vardır ve yoktur üzerine 100 tane çalışma yapılmış diyelim. Araştırmacılar bu 100 tane çalışmayı alıp inceliyorlar. Gerek katılımcı sayısından tutunda, çalışma hangi yöntemlerle incelenmiş gibi bir bütün olarak inceliyorlar. En son aşama da ise bu incelemenin sonunda sonuçlar ne tarafa hangi tarafa doğru çıkmış raporluyorlar. En son araştırmalar gösteriyor ki "ciddi" farklar yok. Olan farklarında etki alanları oldukça küçük. Yani önemsiz.
Günlük hayat içerisinde gösterdiğiniz örnek beyin ile ilgili bir fark mı yoksa toplumsal cinsiyet rolleri ile mi alakalı? Toplumsal cinsiyet rollerinde biliyorsunuz ki kadın ve erkek için toplum tarafından ortaya atılmış belirli sterotipik roller vardır. Erkek; liderdlir, yarışmacıdır, baskındır vb. Kadın, bakım verendir, ilgilenendir, duygusaldır vb. Bu streotipler küçüklükten beri her iki cinsiyete de durmadan empoze edildiği için belli bir süre sonra kişiler bu sterotiplere göre davranmaya başlıyor. Buna da psikoloji de "Kendi kendini gerçekleştiren kehanet" deniyor. Verdiğiniz araba örneği de direkt olarak buna örnek. Toplumda kadınlar iyi araba kullanamaz gibi bir algı var. Bu bir noktadan sonra Sterotipik bir hal alıyor ve kadınların iyi araba kullanamadığı her yerde vurgulanıyor. İnsanlar kadınlara buna göre davranıyor. Sonunda ne oluyor? Kendi kendini gerçekleştiren kehanet ortaya çıkıyor.
Bununla ilgili Keller(2002)'in yılında kadınların matematik performansı ile ilgili bir çalışma var. Kadınlar matematikte iyi değildir gibi bir algı çoğu toplumda mevcut(Verdiğiniz araba örneği gibi). Keller'in çalışmasında 2 grup var bir grup kadına streotipik olan söylemi yani matematikte erkekler kadar iyi değilsiniz deniyor. Diğer gruba ise herhangi bir sterotipik ön bilgi verilmiyor. Sonucunda sterotipik ön bilgi verilen grubun performansları gerçekten erkeklerden çok düşük çıkıyor fakat verilmeyen grubun performansı erkekler kadar iyi çıkıyor. Tüm bunları göz önüne alırsak gözlemleriniz beyin farkından ziyade toplumsal cinsiyet rolleri ile alakalı olduğu çok bariz.


https://link.springer.com/article/10...:1021003307511


Bu Keller'in çalışmasının linki ancak ücretsiz halini bulamadım ne yazık ki.
meyelan, ls2 and Lefty like this.


vicodin94 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.06.18, 23:42   #10
Düşünür
 meyelan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2013
Nereden:
Mesajlar: 799
Standart

Bu izah çabasında da ''kadınların detaycı olma sorunsalını'' görüyoruz.Konu sahibi de lutfedip cevap/antitez zahmetine girerse ,onun da erk-ek değil bir kadın olduğunu düşünebiliriz bu durumda.Dolayısıyla ;3 ya da 3000 kişilik deney gurubunu tüm veri varyasyonlarıyla çalışmış ve (makro/meta analiz) sonuçlarını deklare etmiş biri olarak cevap gereği duymaması da bu tezimizi çürütüyor.
...susayım o vakit..


meyelan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:39.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2018 DragonByte Technologies Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz