Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Genel Tartışma Alanı

User Tag List

Like Tree1Likes

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18.11.17, 13:46   #1
Felsefe Aşığı
 tazmanyayahnisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2017
Nereden:
Mesajlar: 152
Standart sophie ikilemi

Sophie’nin seçimi ikilemi: Sophie’nin Seçimi adlı romanda (William
Styron, 1976. 1982 film, başrollerde Meryle Streep, Kevin Kline) Polonyalı bir
kadın, Naziler tarafından yakalanır ve Auschwitz ölüm kampına gönderilir.
Kampta şu seçim hakkıyla, “Yahudi olarak şereflendirilir”: iki çocuğundan
birisi gaz odasına gönderilecektir, ama seçimi Sophie’nin yapması gerekir.
İki çocuk da elinden alınır ve Sophie’nin kararı beklenir. Acı veren bir
kararsızlık sonunda Sophie birdenbire kararını verir: kararı küçük kızıdır. O
hem küçük hem de çelimsizdir. Oğlu ise biraz daha büyük ve daha güçlüdür.
Onun kampta yaşayıp hayatta kalma şansı daha fazladır. Ancak romanın
devamında oğlunu kaybeder ve onu bir daha göremez. Sophie’nin seçimi
doğru mu? Romanın sonunda Sophie yaptığı seçimin acılarına ve suçluluk
duygularına dayanamaz ve intihar eder. Sophie suçluluk duymalı mıydı?
NEDEN? yasar ünivetsitesi notlarından alınmıştır


_______________________
İnsan sevgisi,barış uzlaşı kültürü ve ahlak iste bir yahnide olması gerekenler
tazmanyayahnisi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 19.11.17, 19:42   #2
Özel Üye
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.045
Standart

tazmanyayahnisi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sophie’nin seçimi ikilemi: Sophie’nin Seçimi adlı romanda (William
Styron, 1976. 1982 film, başrollerde Meryle Streep, Kevin Kline) Polonyalı bir
kadın, Naziler tarafından yakalanır ve Auschwitz ölüm kampına gönderilir.
Kampta şu seçim hakkıyla, “Yahudi olarak şereflendirilir”: iki çocuğundan
birisi gaz odasına gönderilecektir, ama seçimi Sophie’nin yapması gerekir.
İki çocuk da elinden alınır ve Sophie’nin kararı beklenir. Acı veren bir
kararsızlık sonunda Sophie birdenbire kararını verir: kararı küçük kızıdır. O
hem küçük hem de çelimsizdir. Oğlu ise biraz daha büyük ve daha güçlüdür.
Onun kampta yaşayıp hayatta kalma şansı daha fazladır. Ancak romanın
devamında oğlunu kaybeder ve onu bir daha göremez. Sophie’nin seçimi
doğru mu? Romanın sonunda Sophie yaptığı seçimin acılarına ve suçluluk
duygularına dayanamaz ve intihar eder. Sophie suçluluk duymalı mıydı?
NEDEN? yasar ünivetsitesi notlarından alınmıştır
Sophie herhangi bir seçim yapmamış sadece kendisine dayatılan koşullarda çocuklarından birisinin de olsa hayatını kurtarmaya çalışmıştır çünkü o an neyin ne olduğunun farkında değildir. Her iki çocuk da sonuç olarak bir meçhule yol alacak ya gaz odasında ya da deneylerde katledilecekti. Bir annenin böyle bir durumda seçim yapması söz konusu olamaz, o koşullar içinde çok hızlı bir şekilde karar vermek zorundaydı. SS Subayları da bu tip durumları Polonyalı olduğu için bir avantaj olarak değil de anne-babaya işkencelerin en büyüğünü yapmak için kullanmıştır, kaldı ki Sophie bir Hristiyandı.
Sophie suçluluk hissinden öte çok büyük bir travmaya maruz bırakılmıştır. Bu acının altından kalkmak hiç de kolay değildir. Suçluluk hissetmek değil bu durum, kaybın verdiği dayanılmaz acı sonucu içine düşülen çaresizlik hissidir.
Suçluluk duyacağı bir durum yok çünkü koşullar ona dayatıldı. Her iki çocuğunu da ölüme göndermek yerine o an için birisini kurtarırım sandı fakat sonuçta her ikisini de kaybetti.
İnsanın özgür iradesi maalesef çoğu zaman koşulların dışına çıkamaz. Burada Sophie'ye bir seçenek sunulmadı ki, seçim olsun ya da sonuçtan suçluluk duysun. Asla vazgeçemeyeceği iki varlık üzerinden bir karara zorlanan insan var karşımızda.
Sevdiği bir varlık için ötanazi kararı vermeye mecbur kalan birisi kendini suçlayabilir mi? O koşulları sen yaratmadın, çaresizsin ve bir karar vermek zorundasın, bu durumda neyin suçluluğunu duyacaksın ki?


Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.11.17, 16:10   #3
Felsefe Aşığı
 elbiss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2017
Nereden:
Mesajlar: 190
Standart

Sophine nin durum ve şartlarını göz önüne aldıgımızda aslında zor ve çetin bir şartlar altında karar vermesi gerektigidir....

Sophie annelik iç güdüsüyle evlatrının yaşamasını her ikisininde olmasını isteyecektir lakin tek bir seçim şansı olacaktır oda bir tercih yapması gerektigidir...Zor ve çetin bir süreçte tercih yapmak zor olsada benim kanaati fikrim küçük olanının yaşaması gerktigidir çünkü zor ve çetin şartlarda öncelik kurtarılacak olanlar daima küçüklerdir diyebilirim...

Kızından yana tercih yapması gerekirdi...Güçlü olmak sonsuz mutlak güçlü olmak demek değildir...Bir gün güçlüde zayıflar ve çelimsizleşir...

Sophie nin kızının önünde daha uzun bir ömür yılı oldugunu düşünürsek yapılan tercihin birer hata oldugunu ve bu hatadan üzüntü çekmesinin bana göre yapılan hatanın farkına varmasından kaynaklandıgını düşünmekteyim..

Sophie suçluluk duymalı çünkü zor şartlarda ilk kurtarılacaklar daima en küçük olanlardır belki kızı zayıf ve çelimsiz olabilir ama hayatta kalması iç güdülerinin kuvvetliğine ve güçlülüğüne baglıdır diye düşünmekteyim...bence küçük kız yaşamayı daha fazla hakediyordu diyebilirim...

Böyle.


elbiss isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.11.17, 21:59   #4
Özel Üye
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.045
Standart

elbiss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sophine nin durum ve şartlarını göz önüne aldıgımızda aslında zor ve çetin bir şartlar altında karar vermesi gerektigidir....

Sophie annelik iç güdüsüyle evlatrının yaşamasını her ikisininde olmasını isteyecektir lakin tek bir seçim şansı olacaktır oda bir tercih yapması gerektigidir...Zor ve çetin bir süreçte tercih yapmak zor olsada benim kanaati fikrim küçük olanının yaşaması gerktigidir çünkü zor ve çetin şartlarda öncelik kurtarılacak olanlar daima küçüklerdir diyebilirim...

Kızından yana tercih yapması gerekirdi...Güçlü olmak sonsuz mutlak güçlü olmak demek değildir...Bir gün güçlüde zayıflar ve çelimsizleşir...

Sophie nin kızının önünde daha uzun bir ömür yılı oldugunu düşünürsek yapılan tercihin birer hata oldugunu ve bu hatadan üzüntü çekmesinin bana göre yapılan hatanın farkına varmasından kaynaklandıgını düşünmekteyim..

Sophie suçluluk duymalı çünkü zor şartlarda ilk kurtarılacaklar daima en küçük olanlardır belki kızı zayıf ve çelimsiz olabilir ama hayatta kalması iç güdülerinin kuvvetliğine ve güçlülüğüne baglıdır diye düşünmekteyim...bence küçük kız yaşamayı daha fazla hakediyordu diyebilirim...

Böyle.
"Böyle" demişsiniz fakat "öyle" bir anlatmışsınız ki duyan da "Sophie, sevgili buldu çocuklarının da ikisini yanına alamıyor, hangisini bıraksam diye kararsız kalmış ve güçlü olanı seçmiş." bir de suçluluk duyacakmış çünkü zayıf olanı bırakmış.
Farkında mısınız acaba, bir esir kampında ve silah doğrultulmuş vaziyette iki çocuğu arasında bir tercihe zorlanan bir kadın var...Kızını bıraktığı için suçluluk duyması gerekiyormuş çünkü o zayıf ve güçsüzmüş, korunmalıymış. Oğlu ne olacak peki, o da daha çocuk değil mi? Böyle bir ortamda bu kadıncağız neyin suçluluğunu duyacak? Sonuçta o kamptan sağ çıkamayacakları az çok belli. Kızını seçse ne değişecekti, huzur mu duyacaktı yaptığı "sözde seçimden"?
İntihar etmesi suçluluk duygusundan değil yaşadığı kayıp ve o kampta gördükleri karşısında içine düştüğü umutsuzluk ve çaresizlik hissindendir olsa olsa. Kızını seçse o gün sonrasında intihar etmeyecek miydi?

Siz yazınca "Şöyle Böyle" benim de aklıma Erkin Koray'ın şarkısı geldi, benden size armağan olsun.

***
Nasılsın hemşerim, nasıl iyi misin?
Beni soruyorsan, ben yaşıyorum şöyle böyle
Şöyle böyle, şöyle böyle, şöyle böyle

Hoş geldin hemşerim, otur masamıza
Bizi soruyorsan biz yaşıyoruz şöyle böyle
Şöyle böyle, şöyle böyle, şöyle böyle

Haklısın hemşerim hoşçakal diyorsan
Bir şey yapamadık çünkü halimiz şöyle böyle
Şöyle böyle, şöyle böyle, şöyle böyle.

ERKİN KORAY


Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 22.11.17, 15:24   #5
Felsefe Aşığı
 tazmanyayahnisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2017
Nereden:
Mesajlar: 152
Standart

Tek suçlu var o da ne almanlar,ne yahudiler ne de sophie
Tek suçlu var o da kader....Birde içimizdeki kötülük yapma potansiyeli...


_______________________
İnsan sevgisi,barış uzlaşı kültürü ve ahlak iste bir yahnide olması gerekenler
tazmanyayahnisi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 22.11.17, 19:44   #6
Felsefe Aşığı
 elbiss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2017
Nereden:
Mesajlar: 190
Standart

dijital Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
"Böyle" demişsiniz fakat "öyle" bir anlatmışsınız ki duyan da "Sophie, sevgili buldu çocuklarının da ikisini yanına alamıyor, hangisini bıraksam diye kararsız kalmış ve güçlü olanı seçmiş." bir de suçluluk duyacakmış çünkü zayıf olanı bırakmış.
Farkında mısınız acaba, bir esir kampında ve silah doğrultulmuş vaziyette iki çocuğu arasında bir tercihe zorlanan bir kadın var...Kızını bıraktığı için suçluluk duyması gerekiyormuş çünkü o zayıf ve güçsüzmüş, korunmalıymış. Oğlu ne olacak peki, o da daha çocuk değil mi? Böyle bir ortamda bu kadıncağız neyin suçluluğunu duyacak? Sonuçta o kamptan sağ çıkamayacakları az çok belli. Kızını seçse ne değişecekti, huzur mu duyacaktı yaptığı "sözde seçimden"?
İntihar etmesi suçluluk duygusundan değil yaşadığı kayıp ve o kampta gördükleri karşısında içine düştüğü umutsuzluk ve çaresizlik hissindendir olsa olsa. Kızını seçse o gün sonrasında intihar etmeyecek miydi?

Siz yazınca "Şöyle Böyle" benim de aklıma Erkin Koray'ın şarkısı geldi, benden size armağan olsun.

***
Nasılsın hemşerim, nasıl iyi misin?
Beni soruyorsan, ben yaşıyorum şöyle böyle
Şöyle böyle, şöyle böyle, şöyle böyle

Hoş geldin hemşerim, otur masamıza
Bizi soruyorsan biz yaşıyoruz şöyle böyle
Şöyle böyle, şöyle böyle, şöyle böyle

Haklısın hemşerim hoşçakal diyorsan
Bir şey yapamadık çünkü halimiz şöyle böyle
Şöyle böyle, şöyle böyle, şöyle böyle.

ERKİN KORAY
Yazılardan yola cıkarak verilen ifadelere göre bir ikilem arasında sunulan seçeneklerden seçim yapmamız istenilmişti...yoksa genel manada bana fikrimi soracak olursan ortadan kalkması gereken ilk etmenin bu olayların tarihte hiç olmamasını dilerdim...

Esir kampları ve görülen zorluklar insanlık tarihinin gördüğü en utanç verici bir tablo....bırak insanların eziyet görmesini zulum görmesini dahi istemem....

Dönem içerisinde İNSANLIĞIN bu kadar sessiz kalmasına anlam veremiyorum....Bu zamanlarda bile suriye de yaşanılan İNSANLIK dramında tüm avrupanın sınırlarını kapatması ve insanlığı kapı dışında bırakmasıda aslında UTANÇ verici bir durum....

Çok şükür ki TÜRKİYE gibi bir ülkeMİZ İNSANLIK için kapılarını 3.5 milyon insana açabildi..ZORLUK ÇEKİYORMUYUZ evet keşke herkes adil bir şekilde Suriye insanına AŞ YUVA ve kapı açabilseydi...

Bazen yaşanılan drama ve acılara vicdanen bakabilmek gerekir ama ne yazık ki rahat yaşayanların zorluk çekenlerden haberdar olması zordur..

Hayat zorlu çileli ve çetindir bazen KADER insana farklı senaryolar sunsada aslında İNSANLIK olarak yapılabilecek çok şey olduguna inanıyorum bununda en güzel yolu din dil ırk ayırmadan İNSANLIK çatısı altında bir beraber yaşayabilmeyi öğrenebilmektir demek isterim...

Ne zaman insanlığımızın farkına varıp birlikte çalışıp üretebilir sorunlara birlikte cevap bulabilirsek işte o zaman İNSANLIK daha iyi yerlerde hakkettiği konumda olabilir kanaatindeyim...

YUKARIDA Kİ İKİLEM de seçenekler hiç adil degil ve bir annnenin verebileceği en zor karardır hiçbir anne bu kararı almak istemez...

Şahsen annenin yerinde ben olsamydım evlatlarım için kendimi feda ederdim yeter ki onlar yaşayabilsin diye lakin sunulan seçeneklerde böyle bir durum söz konu dahi edilmemiş....

Güçlü ve Zayıf ayrımı hayatımda yapmayan biriyim....Çünkü bir gün zayıf olanda güçlü olabilir yeter ki kader buna izin versin....

Küçük olanı seçmemin esas nedeni onu ufak yaşta caresiz bırakmamak istegimdir...önünde uzun zaman var belki kurtulursa hayatına yeni anlamlar zorda olsa katabilir kanaatindeyim..

Ben olayların yaşanmışların hiçbirini tasnif etmiyorum aksine İNSANLIK tarihi için UTANÇ verici bir durum olarak söylemek isterim

Lakin bir seçenek seçilmesi gerekiyordu en azından erkek çocuk güçlü cocuk agır gaz odasını kaldırabilir ama kız çocugu için ufak yaşta bunu ustlenmesi agır gelebileceğini düşünmekteyim...

Bir omuz olup dünya bu olaylara seyirci kalmaması gerekirdi lakin dönemin şartları çok ağır ve zorluydu o zamanlarda dunyada buyuk bir korku hali hakımdı kimse ulkeler olarak bana dokunmasın der nıtelıkteydı o yuzden de dunyada sesler çıkmıyrdu..

Yazılardan bıze sunulan ıkı seçenekten seçim yapmak gerekiyordu başkada bir cevabı yok yoksa genel manada başka bir seçenek olsaydı en iyisini seçerdim..

Anne fedakardır ve cefakardır evlatları için kendi yaşamını terkedebilir....ama böyle bir seçenek yazılarda yoktu..

Anneyi suçlamadaki esas nedenim ufak olanı oraya gaz odasına suruklemesındendır....Ufak olan çaresizliği görmemesi gerekir her daim umutla yaşatılması gerekirdi...ola ki ufak kalsaydı yıne zorluklar çekecektı lakın yanı annesının yanı olacaktı belkı guclu durup hayata tutunabılme umudu olabılırdı....Annnenın de dıgerının yanı ufak olan kızını seçseydım gıbı uzuntu verıcı ıfadelerı yazılarda gorulunca aslında burada annenın uzuntusunu okumaktayız....

Konuyu ve ıcerıyı anlayabılmek ıcın oykunun tamamını okuyabılmek ve yaşanılan sureclerı daha ıyı anlayabılmek gerekır....bır kaç satır yazıyla ıcerıgı fazla anlayabılmek zor ....

Annnenn hayat oykusunu daha ıyı anlayabılmek gerekır...Icerıklere mesaj vermekle olmaz...O donem ıcerısınde bır lıder olabılseydım HITLERIN karşısında ben durabılırdım çunku kendımde bu sınerjıyı daha ıyı gormekteyım...

Bugunlerın şartlarında o zamanın teknolojısınde belkı ulke olarak çok ıyı olmasamda INSANLIK ıcın hıcbırsey yapmamaktansa bırşeyler yapabılmeyı daha çok yeglerdım...sıcak koltugumda oturmak yerıne DIPLOMASIYI çalıştırmayı yeglerdım cunku hayata gozlerını yuman tek bır mazlum bıle benım ıcın INSANLIK adına daha degerlı oldugunu dusunmekteyım...

ALLAH bır daha boyle acılı ve zorlu anları INSANLIGA hıç yaşatmasın ınsallah demek ısterım.....

Böyle.



Konu elbiss tarafından (22.11.17 Saat 19:48 ) değiştirilmiştir.
elbiss isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 23.11.17, 20:22   #7
Özel Üye
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.045
Standart

elbiss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

Lakin bir seçenek seçilmesi gerekiyordu en azından erkek çocuk güçlü cocuk agır gaz odasını kaldırabilir ama kız çocugu için ufak yaşta bunu ustlenmesi agır gelebileceğini düşünmekteyim...

Anne fedakardır ve cefakardır evlatları için kendi yaşamını terkedebilir....ama böyle bir seçenek yazılarda yoktu..

Anneyi suçlamadaki esas nedenim ufak olanı oraya gaz odasına suruklemesındendır....Ufak olan çaresizliği görmemesi gerekir her daim umutla yaşatılması gerekirdi...ola ki ufak kalsaydı yıne zorluklar çekecektı lakın yanı annesının yanı olacaktı belkı guclu durup hayata tutunabılme umudu olabılırdı....Annnenın de dıgerının yanı ufak olan kızını seçseydım gıbı uzuntu verıcı ıfadelerı yazılarda gorulunca aslında burada annenın uzuntusunu okumaktayız....
Ortada bir seçim olsaydı şayet seçenek de olurdu fakat bu örnekte sadece dayatma var. Bu koşullarda anneyi suçlamak anlamsızdır. Kız çocuğu ya da erkek çocuğu, güçlü-zayıf farketmez sonuçta çocuk, çocuktur. Gaz odasını, bırakın erkek çocuğunu hiç bir insan kaldıramaz. Kısacası bu koşullar altında sunulanların hiç biri seçenek değildir.
Kız çocuğu gaz odasında ölmese, kampta veya deneylerde çaresizliği yine tadacaktı. O an anne bunun farkında olmasa da kendine tanınan kısa sürede bir karar vermek zorundaydı ve verdi. Bu karar için onu suçlamak ya da yargılamak mümkün değildir.

Kaderin suçu dediğiniz zaman da Hitler ve destekçileri de suçsuzmuş gibi bir sonuç çıkar. Daha önce başka bir başlıkta da tartışılmıştı bu konular, o zaman "kader mahkumları niye hapiste?" diye bir soru sormak isterim. @tazmanyayahnisi



Konu Lefty tarafından (23.11.17 Saat 20:24 ) değiştirilmiştir.
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.11.17, 13:43   #8
Felsefe Aşığı
 elbiss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2017
Nereden:
Mesajlar: 190
Standart

dijital Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ortada bir seçim olsaydı şayet seçenek de olurdu fakat bu örnekte sadece dayatma var. Bu koşullarda anneyi suçlamak anlamsızdır. Kız çocuğu ya da erkek çocuğu, güçlü-zayıf farketmez sonuçta çocuk, çocuktur. Gaz odasını, bırakın erkek çocuğunu hiç bir insan kaldıramaz. Kısacası bu koşullar altında sunulanların hiç biri seçenek değildir.
Kız çocuğu gaz odasında ölmese, kampta veya deneylerde çaresizliği yine tadacaktı. O an anne bunun farkında olmasa da kendine tanınan kısa sürede bir karar vermek zorundaydı ve verdi. Bu karar için onu suçlamak ya da yargılamak mümkün değildir.

Kaderin suçu dediğiniz zaman da Hitler ve destekçileri de suçsuzmuş gibi bir sonuç çıkar. Daha önce başka bir başlıkta da tartışılmıştı bu konular, o zaman "kader mahkumları niye hapiste?" diye bir soru sormak isterim. @tazmanyayahnisi

Sana şöyle bir ornek vermek isterim Hıtler zulmunden kurtarabildigı kadar ınsan kurtarma çabasında olan Schindler' bir lıste hazırlıyor ve bu lıstede var gucuyle calısıp olabıldıgınce ınsanı kendı fabrıkasına alıp kurtarmaya çalışıyor bu kısının vermıs oldugu mucadelede ne yazık kı şanslı olanları kurtarabılıyor ama çabası unutulmazlar arasında yer alıyor...

Bu fılmı Schindler'in Listesi nı ızlemenı tavsıye edebılırım..

Konuya donecek olursak bır ornek ıle yola cıkmak ıstıyorum...

Sana karsına bır adam gelıyor sana sılah dogrultuyor ve dıyor kı...

Elımde ıkı tane cubuk var bunlar senın seçeneklerın dıyor ve bu ıkı cubuktan sadece bır tanesını seçeceksın ve o seçtıgın senın olacak dıye soyluyor devamında ıse cubuklardan bırı kısa dıgerı ıse uzun sense seçım yapmak ıstemıyorsun ama secım yapmak zorunda bırakılıyorsun...

Bu tarıhte ınsanlık adına yaşanılan en kötü ve en zor bir durum insanlık tarihi adına KARA BİR LEKE diyebilirim....Hiçbir insan hayatı uzerıne bahsın oynanmaması gerektıgı bır durum İNSAN HAYATI VE YAŞAMI INSANLIĞIN en degerlı ve kıymetlı HAZINESI dır. bizim bilmediğimiz daha nice zorluklar yaşanmışlığıda vardır...

Konuya donecek olursak HITLER kampında yaşanılanlar bırer kader degıl dunya lıderlerının korkak ve çaresızlığını ıfade eder nıtelıktedır...

Bu olaylar buyumeden patlak vermeden cesur bır lıder onculugunde zulme ve korkuya dur denılebılırdı ama ne yazık kı boyle olmadı....

İnsanlar olarak ne yazık kı bacada duman tutmeyınce yanı yılanın ucu bıze dokunmadıgı surece zulme ve acılara karşı dunya lıderlerı olarak duyarsız kalmaktayız...

Tarıh ıcerısınde yaşanılacak en zor acıları yaşayan ınsanlar buna bırde esır kampları eklenınce orada yaşanılan cetreflı ve acılı yıllar eklenınce aslında hayatımızda tarıh utanc verıcı bır ız bırakmış olmasıdır dıyebılırız...

Bugun soyledıklerımı Dun lıder olarak HITLERIN yuzune karşıda soyleyebılırdım Bugunlerın yukselısı gecmıslerden dersler alınarak ancak olabılır kanaatındeyım..

Dun lıder olabılseydım Bugun kı duruşumdan daha agır bır durus sergılerdım en azından ınsanlıgın çaresızlıgıne sessız kalmazdım.

Mesele bır seçim degıl mesele bırılerını bır yere gondermek degıl mesele Schindler'in Listesi gıbı olabıldıgınce can kurtarmaktır....

Benım gucsuzun yanında durmam gucluyu atese atmamdan degıl mesele anneyı suçlamam dgıl mesele 3 unu aynı kuyuya atılmaktan kurtarabılmek ıse 2 sının kalmasıda kurtulabılmesıde bır caba olmasıdır....

Schindler'in Listeside kı çaba amaç ve gaye olabıldıgınce fazla olsada oda hepsının kurtulmasına yetemedıgıdır...

Kader bazen ınsanlara yollar sunar onemlı olan sunulan yollardan dogru olanları dogru tercıhlerı yapabılmektedır dıye dusunmekteyım.

Dunyada kı lıder eksıgının donem ıcerısındekı bahtı sonucları dıyebılırız......Bazen ınsanlar duygusal davranır ama savaşta duygusallıklara yer yoktur...

Savaş katıdır ve acımasızdır...bır secım ve tercıh yapmak durumundasın ılerıyı gorerek bu tercıhınde ısabetlı adım yapmak zorundasın...

Neden kız cocugunu seçtıgımın yanıtıda aslında yazılarımın cevapları arasında gızlıdır...gelecekte neslın devamlılıgı ve soyun devamlılıgı kulturler ve halklar nezdınde onemlıdır.....Bugunlerı anlayarak ılerleyecegız ama geçmışlerden dersler ve odevler çıkarmak zorundayız...

Bugun elımde hıçbırşey olmayabılır yarında elımde hıçbırşey olmayabılır ama bılmelıyım kı bırşeyın olmaması demek benı çaresız bırakmıştır dıye hayır aksıne hergun daha da gelışerek yenı gune merhaba dıyorum ve tum enerjımı sınerjımı her geçen gun dahada kendı çapımda arttırabılıyorum demek oluyor kı esas enerjı ruhumuzda benlıgımızde ve ınsanlıgımızda dıyebılırım....

Bugun karanlık yarınlara dur dıyebılmelıyız Gelecek gunler ıcın mutlu arzulu ve huzur dolu anlar dıyebılmelıyız.....

Annenın evlatları ıcın kendını feda edebılmesını umut ederdım ama yaşam korku kendısıne donuk bır secım yaptırmamış o halde seçeneklerden bırı secılmek zorunda....bu bır dayatma lakın anne kendısını feda ederek dayatmadan kurtulabılırdı lakın o ankı ruh durumu an kı halı vazıyet o an kı yaşama ıstegı çok farklı durumlar...

ALLAH ınsanlıga boyle acılar bır daha yaşatmasın lakın anne hangı kararı verırse versın bence anna suclu çunku anne evlatları ıcın gerekırse kendı yaşamından vazgeçmelıydı...

Vıcdanen suclu demek ıstıyorum yoksa esasta gayede gerçek suçlu bu dayatmayı zulmu yapanlardır....mahkemede esas yargılanacak olanlar bunlardır....annenın vıcdanının zaman sonra acı çekmesını anlamaktayım...ALLAH ınsanlıgın yardımcısı olsun ınsallah..

Böyle..



Konu elbiss tarafından (28.11.17 Saat 13:45 ) değiştirilmiştir.
elbiss isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 17.12.17, 22:35   #9
Özel Üye
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.045
Standart

elbiss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sana şöyle bir ornek vermek isterim Hıtler zulmunden kurtarabildigı kadar ınsan kurtarma çabasında olan Schindler' bir lıste hazırlıyor ve bu lıstede var gucuyle calısıp olabıldıgınce ınsanı kendı fabrıkasına alıp kurtarmaya çalışıyor bu kısının vermıs oldugu mucadelede ne yazık kı şanslı olanları kurtarabılıyor ama çabası unutulmazlar arasında yer alıyor...

Bu fılmı Schindler'in Listesi nı ızlemenı tavsıye edebılırım..

Konuya donecek olursak bır ornek ıle yola cıkmak ıstıyorum...

Sana karsına bır adam gelıyor sana sılah dogrultuyor ve dıyor kı...

Elımde ıkı tane cubuk var bunlar senın seçeneklerın dıyor ve bu ıkı cubuktan sadece bır tanesını seçeceksın ve o seçtıgın senın olacak dıye soyluyor devamında ıse cubuklardan bırı kısa dıgerı ıse uzun sense seçım yapmak ıstemıyorsun ama secım yapmak zorunda bırakılıyorsun...

Bu tarıhte ınsanlık adına yaşanılan en kötü ve en zor bir durum insanlık tarihi adına KARA BİR LEKE diyebilirim....Hiçbir insan hayatı uzerıne bahsın oynanmaması gerektıgı bır durum İNSAN HAYATI VE YAŞAMI INSANLIĞIN en degerlı ve kıymetlı HAZINESI dır. bizim bilmediğimiz daha nice zorluklar yaşanmışlığıda vardır...

Konuya donecek olursak HITLER kampında yaşanılanlar bırer kader degıl dunya lıderlerının korkak ve çaresızlığını ıfade eder nıtelıktedır...

Bu olaylar buyumeden patlak vermeden cesur bır lıder onculugunde zulme ve korkuya dur denılebılırdı ama ne yazık kı boyle olmadı....

İnsanlar olarak ne yazık kı bacada duman tutmeyınce yanı yılanın ucu bıze dokunmadıgı surece zulme ve acılara karşı dunya lıderlerı olarak duyarsız kalmaktayız...

Tarıh ıcerısınde yaşanılacak en zor acıları yaşayan ınsanlar buna bırde esır kampları eklenınce orada yaşanılan cetreflı ve acılı yıllar eklenınce aslında hayatımızda tarıh utanc verıcı bır ız bırakmış olmasıdır dıyebılırız...

Bugun soyledıklerımı Dun lıder olarak HITLERIN yuzune karşıda soyleyebılırdım Bugunlerın yukselısı gecmıslerden dersler alınarak ancak olabılır kanaatındeyım..

Dun lıder olabılseydım Bugun kı duruşumdan daha agır bır durus sergılerdım en azından ınsanlıgın çaresızlıgıne sessız kalmazdım.

Mesele bır seçim degıl mesele bırılerını bır yere gondermek degıl mesele Schindler'in Listesi gıbı olabıldıgınce can kurtarmaktır....

Benım gucsuzun yanında durmam gucluyu atese atmamdan degıl mesele anneyı suçlamam dgıl mesele 3 unu aynı kuyuya atılmaktan kurtarabılmek ıse 2 sının kalmasıda kurtulabılmesıde bır caba olmasıdır....

Schindler'in Listeside kı çaba amaç ve gaye olabıldıgınce fazla olsada oda hepsının kurtulmasına yetemedıgıdır...

Kader bazen ınsanlara yollar sunar onemlı olan sunulan yollardan dogru olanları dogru tercıhlerı yapabılmektedır dıye dusunmekteyım.

Dunyada kı lıder eksıgının donem ıcerısındekı bahtı sonucları dıyebılırız......Bazen ınsanlar duygusal davranır ama savaşta duygusallıklara yer yoktur...

Savaş katıdır ve acımasızdır...bır secım ve tercıh yapmak durumundasın ılerıyı gorerek bu tercıhınde ısabetlı adım yapmak zorundasın...

Neden kız cocugunu seçtıgımın yanıtıda aslında yazılarımın cevapları arasında gızlıdır...gelecekte neslın devamlılıgı ve soyun devamlılıgı kulturler ve halklar nezdınde onemlıdır.....Bugunlerı anlayarak ılerleyecegız ama geçmışlerden dersler ve odevler çıkarmak zorundayız...

Bugun elımde hıçbırşey olmayabılır yarında elımde hıçbırşey olmayabılır ama bılmelıyım kı bırşeyın olmaması demek benı çaresız bırakmıştır dıye hayır aksıne hergun daha da gelışerek yenı gune merhaba dıyorum ve tum enerjımı sınerjımı her geçen gun dahada kendı çapımda arttırabılıyorum demek oluyor kı esas enerjı ruhumuzda benlıgımızde ve ınsanlıgımızda dıyebılırım....

Bugun karanlık yarınlara dur dıyebılmelıyız Gelecek gunler ıcın mutlu arzulu ve huzur dolu anlar dıyebılmelıyız.....

Annenın evlatları ıcın kendını feda edebılmesını umut ederdım ama yaşam korku kendısıne donuk bır secım yaptırmamış o halde seçeneklerden bırı secılmek zorunda....bu bır dayatma lakın anne kendısını feda ederek dayatmadan kurtulabılırdı lakın o ankı ruh durumu an kı halı vazıyet o an kı yaşama ıstegı çok farklı durumlar...

ALLAH ınsanlıga boyle acılar bır daha yaşatmasın lakın anne hangı kararı verırse versın bence anna suclu çunku anne evlatları ıcın gerekırse kendı yaşamından vazgeçmelıydı...

Vıcdanen suclu demek ıstıyorum yoksa esasta gayede gerçek suçlu bu dayatmayı zulmu yapanlardır....mahkemede esas yargılanacak olanlar bunlardır....annenın vıcdanının zaman sonra acı çekmesını anlamaktayım...ALLAH ınsanlıgın yardımcısı olsun ınsallah..
[COLOR=Teal]
Böyle..[/COLOR]
Anne kendini feda edebilirdi diyorsunuz, nasıl bir hayal alemi bu BÖYLE?
Bazı koşullarda doğru ya da yanlış diye bir yargılamada bulunamayız, ortada bir seçim yoksa karar da yoktur.
Vicdan azabı çekeceği bir durum yok fakat evlat acısı tabii ki büyük bir yıkım ve travmadır, bu durumun sonucu olarak da kendini suçlu hissedebilir fakat gerçekte suçlu değildir.
Hayatta bizim dışımızda gelişen olaylar vardır ve ne yaparsak yapalım sonuç değişmez, işte bu da BÖYLE bir örnek.

Filmden bir alıntı yapalım, olaylar o gün için BÖYLE mi gelişti bilinmez fakat ÖYLE ya da BÖYLE az da olsa bir fikir verecektir diye düşünüyorum.



Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 10.01.18, 16:33   #10
Felsefe Aşığı
 elbiss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2017
Nereden:
Mesajlar: 190
Standart

dijital Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Anne kendini feda edebilirdi diyorsunuz, nasıl bir hayal alemi bu BÖYLE?
Bazı koşullarda doğru ya da yanlış diye bir yargılamada bulunamayız, ortada bir seçim yoksa karar da yoktur.
Vicdan azabı çekeceği bir durum yok fakat evlat acısı tabii ki büyük bir yıkım ve travmadır, bu durumun sonucu olarak da kendini suçlu hissedebilir fakat gerçekte suçlu değildir.
Hayatta bizim dışımızda gelişen olaylar vardır ve ne yaparsak yapalım sonuç değişmez, işte bu da BÖYLE bir örnek.

Filmden bir alıntı yapalım, olaylar o gün için BÖYLE mi gelişti bilinmez fakat ÖYLE ya da BÖYLE az da olsa bir fikir verecektir diye düşünüyorum.


Olaya şöyle bir açıklık verelım ve genışlık katalım ıstıyorum....

Zamanının en buyuk trajedılerının yaşandığı ve neredeyse ınsanlık kavramının ölme noktasına geldıgı bır donemı dusunelım boyle bır dönem içerisinde verilen yada verilecek olan kararların sadece zamanın anlık içerisinde oluştugunu ve o anda verilen emirler ve kararlar oldugunu söylersek burada yaşama ve yaşatma döngülerinin ne denli az olabildiğini görebiliriz...

Eğer geçmişi bugünlerden bir bakış açısıyla bakar ve yargılarsak geçmişin sunduklarını görmezden yada anlayamamaktan geliriz..

Kamplar içerisinde yaşam acı ve trajideler soguk savaş bittikten sonra ne yazık ki gün yüzüne çıkıvermiştir Savaş her daim ardında acı ve trajikomik olaylara meydan sunmaktadır zaman içerisinde çözülemeyen yada dur diyelemeyen durumlar neticesinde hayatlarını savaşta ve kamplarda kaybeden binlerce mahsum insanlar bugunlere ulaşamamaktadır....

Mesele Annenin yada çocuklarının kendini feda etme meselesi değildir mesele 1 kişi dahi olsa kamplardan insanları kurtarabilmektir....Bu bakış açısıyla bugünlerin zamanından bakmakla yanıt vermek oldukça güç olur.....

Annne çocukları için hertürlü özveri ve fedakarlıgı yapar ki kamp içerisinde binlerce fedakarlıkları bizim bilmediğimiz şekilde mutlaka yapmıştır...

Seçimlerin bazen bizim elimizde olmadıgı durumlar vardır buda senin söylediğin üzere bazen seçimleri bir başkaları yapar ve kurallar böyle ilerler....

Zamanının en güçlüsü dünyaya meydan okurken zamanının dünya ülkeleri bu trajediye sadece seyirci kalmakla yetinmişler ta ki uç nokta ne zaman kendilerine dokunur olmuş o zaman DÜNYA BARISI için savaş başlamış oysa ki bu trajedi buyumeden insanlık için dünya ülkeleri olarak bir araya gelinebilinir ve sorun büyümeden çözülebilirdi ne yazık ki DÜnya Ülkeleri olarak çogu durumlara seyirci kalmakla yetiniyoruz ta ki uç ibre kendimize dokunasıya kadar seyirci kalmakla yetiniyoruz...

Mesele çocukların hayatını bir şekilde kurtarabilme teorisini sunmak istedim acaba anne çocukları için yaşamını feda edebilseydi çocukları bir şekilde hayatta kampta kalabilirmiydi demek istemiştim...

Lakin hangi teori olursa olsun kaybedilen binlerce insan yaşamı olacaktı....Kamplarda sadece anne ve çocukları yaşamıyor kamplarda binlerce insan yaşamakta ve binlerce insanı düşünerek bugünlerden yazılar yazmayı düşünmüştüm..

Binlerce insanın bir şekilde ÖYLE yada BÖYLE bir şekilde kurtarılması gerektigidir....Zaman içerisinde olamadıgımız için bugünlerden ne yazsak boş yazılar olur lakin gelecekte farklı bir senaryo olursa(ALLAH göstermesin) nasıl adımlar atabilirizi bir şekilde anlatmak istedim....

Hayata karanlık buhrandan insanlar kurtarabildiğimiz kadar kurtarabilmek esas gaye olması gerektiğini düşünmekteyim...

Sadece film senaryosundan ilermek yanlış olur düşünmekteyin bu süreci yaşayarak gönülden hissetmek gerektiğine inanmaktayım....

Kurtarma operasyonlarında ilk öncelik çocuklar dır bu mantıkla acaaba diyerekten farklı bir durumla yaşamlar tazecik çocuklar kurtarılabilirmiydi demek istemiştim..

Ortada dönem içerisinde insanlık adına oldukça büyük kıyım ve diri diri kazanlarda yakılma katliamları vardı bu katliamlarda sadece şanslı olanlar kurtulabiliyordu belkide anı ve kaderi iyi olanlar kurtuluyordu burada seçim yoktu burada emirler vardı ve gelen emirleri katı ve kuralcı bir şekilde uygulayan komutanlar ve üst rutbelıler vardı böyle bir süreçte kim verilirse verilsin hayat damar akışı bir şekilde devam edip etmemeyle sonuçlanacaktı...

Benım bu kamplardan bir kişi dahi kurtarabilmem insanlık adına kazanımlarım olur diye düşüncelerime yazılarıma başladım....Aynı shnıtzel listesi gibi fabrikada ışcı alıp kurtarabildigi kadar hayat kurtarması gibi böyle süreçler acı zorlu sureclerdır ben acaba dıyerekten anne feda etseydı o zamana ıkı yaşam olan çocuklar bir şekilde kurtarılabilirmiydi demek istemiştim devamında ise annenin pişmanlığının benim gibi düşünmüş olabilmesimiydi ve anne bu yüzden kendini suçlumu görüyordu demek istememdir

Tarih içerisinde ne yazık ki İNSANLIK olarak bu zorlu şartları bugünlerin bakış açısıyla görebilmekteyiz Geçmişe dair neler söylesek kefayetsiz ve anlamsız kalır çünkü dönemi ve ağır şartları yaşayan ve gören insanlar daha iyi anlayabilir diyebilirim lakin bizler insanlık olarak geçmişlerden dersler ve ödevler çıkartmalıyız sebep ve sonuç ne olursa olsun İNSANLIĞIN tek bir gayesi ve amacı olması gerektiğini düşünmekteyim oda YAŞATABİLMEK olması oldugudur...

Devletler insanları yaşatmak için vardır İnsanlar ise Devletleri yaşatmak için vardır ortak payide ve amaç olabildiğince yaşanabilir bir dünya oluşturabilmektir diye düşünmekteyim...

Geçmişte hayatlarını kaybedenlere ALLAH tan rahmet dilerken geride kalan acılı ailelerine sabırlar dilemek istiyorum....Benim bugünlerin dünyasından geçmişe dair yapabileceğim en güzel şeyi sunmak istedim...

Böyle.



Konu elbiss tarafından (10.01.18 Saat 16:41 ) değiştirilmiştir.
elbiss isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:15.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2018 DragonByte Technologies Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz