Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Genel Tartışma Alanı

User Tag List

Like Tree7Likes

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09.01.17, 22:04   #1
Felsefe Aşığı
 true blue - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2015
Nereden:
Mesajlar: 266
Standart Tanrı'nın tuzakları

Merhaba arkadaşlar, cinsellik İnsanlık literatüründe çok önemli bir yer tutuyor, şimdi İslam’a göre insanın suç işlemesinin nedeni nefsi ve şeytan,nefsinden kasıtta zevk ve hazlarıdır,İslam devletlerinde bile suç işleyenler olmuş, suç işleyen bir bilim adamının mantık ve akıl dairesinde hareket etmediğinden dolayı mu suç işlediğini düşünürsünüz, yoksa haz ve zevki için mi,Müslümanlar aklına uymadığı için suç işlediğini iddia edebilirler,ama kendi kaynakları nefisin yani haz ve zevklerinden dolayı insanların suç işlediğini belirtiyor, ben de bu fikirdeyim,mesela İslam devletinde yaşayıp zina eden bir insan düşünelim, bu kişi gerekli dini eğitimi almış ve İslam’a göre orta okul çağında âkil yani akıllı olmuş biridir,yani İslam toplumunda büyümüştür, peki diğer Müslümanlar zina yapmazken bu Müslüman neden zina yapmıştır,bunun cevabı cinsel dürtüsüne yani İslam’da şehvetine hakim olamamasıdır,peki diğer Müslümanlar neden zina etmiyordu,buradan şu sonuca ulaşırız, ya diğer Müslümanlar zina eden Müslüman kadar şehvete- cinsel dürtüye maruz kalmıyordu, ya da zina etmeyen Müslümanların doğası-fıtratı daha kuvvetli idi.Ben burada Müslümanların, eşit imtihana tabi tutulduklarını iddia edeceklerini baz alarak demekki diyorum, zina eden adam diğer Müslümanlara göre daha zayıf bir fıtrata-doğaya sahipti ve bundan dolayı da cinsel dürtülerine diğer Müslümanlardan farklı olarak sahip olamadı ve zina etti, düşünün! Bu adam o kadar cinsellik karşısında zayıf tabiatlı ki İslam toplumnunda yüzünün taşlanacağını bile bile zina ediyor, demekki bu adam bu kadar feci ölümü göze alacak kadar zayıf tabiatlı.Tanrı bu zayıf tabiatlı insanı yeryüzüne gönderdiğinde ve bu adamın şiddetli cinsel dürtüye maruz kaldığında zina edeceğini biliyordu, peki Tanrı neden bu koşullarda bir imtihan müessesesi vaaz etmişti, bu zinakar insan şamar oğlanı mı idi, üstüne üstün bu cinsellik duygusunu ona veren ve onu dünyaya gönderen olarak neden taşlanma gibi feci bir cezaya zinacıyı çarptırıyordu. İşte günümüzün çağdaş toplumları insanlardaki zaafiyetleri bildiğinden ve merhametinden dolayı suçlarda feci cezalandırmalar vermemiştir. Vesselam...

Konuya ekleme: Ruhu yalnızca hisseden bir cevher olarak değil aynı zamanda karakterlerimizi de barındıran bir cevher olarak görüyorum, bundan dolayı elbette kötülüğe meyilli bir ruh olabilir, ilk mesajımı düzenleyeceğim, insanlara suç işleten zayıf tabiatları ya da ruhlarının kötülüğe meyilli olması olabilir, iki sebebden hangisinden dolayı olursa olsun o kişi yüzüne taşlar atılarak feci bir şekilde öldürüleceğini bile bile bu suçu işliyor,demekki zina işlemek onun canının yanmasından daha kıymetli, yani bu zina işleyen adam o kadar kötüki ya da o kadar zevkine düşkünki sonunda büyük acılar çekeceğini bile bile zina işliyor, düşünün bir can sahibi insana yapacağı hangi kötülük ya da yaşayacağı hangi zevk böyle feci bir ölümü seçtirebilir,dolayısıyla bana göre bu kişi canının kıymetini bilmemesi dolayısıyla cahildir ve onun hakkı başkaları tarafından onun yerine korunmalıdır,işte ben de bu durumda diyorum ki canının kıymetini bilmeyen bu can ne ateşe atılmalı ne de recm edilmeli,madem bu dünyaya bu can geldi o halde onun suç işlemesi haps etmek ya da idam edilmek suretiyle engellenmeli.

Son olarak konunun özeti bakımından tekrardan şunlar söyleyeceğim, hangi sebeble olursa olsun hiçbir suçta bir insan ateşe atılamaz, yüzü taşlanamaz, eğer suçlu bunların başına geleceğini bile bile suç işliyorsa o kişi canının kıymetini bilmediğinden dolayı cahildir ve suç işlediği sırada mantıklı düşünebilme yetisini kaybetmitir, ondan dolayı bu insanların hukuku diğer insanlarca korunmalı ve sadece hapis ya da idam cezası verilmelidir, tabiki en güzeli onları bu zafiyetlerinden dolayı dünyaya göndermemektir, eğer o kişiler bu zaafiyetlerine rağmen dünyaya gönderilmişlerse bu sistemi kuranların o kişiler için iyilik istemediği de anlaşılmış olunur


Edit: Seks İslami kununların uygulandığı düzenlerde tuzaktır.



Konu true blue tarafından (08.01.18 Saat 16:03 ) değiştirilmiştir.
true blue isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 10.01.17, 12:27   #2
ls2
Düşünür
 ls2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 2.295
Standart

Öyle bir Tanrı anlayışı yaratılıyor ki sonunda ister istemez çelişiyor..

Kutsal kitabın kendisi; bu kitap Allahın sözü olmasaydı ondan pek çok çelişki bulurdunuz diye mantıksal çıkarım ileri sürerek kendinin ilahi bir kaynaktan olduğuna ikna etmeye çalışan bir kitap..kısaca kutsal metnin kendisi; çelişki varsa ilahi değildir mantığını onaylıyor.. ve kitap çelişkilerle dolu maalesef..

en basitinden şöyle düşünün Bir zinacının ,hırsızın vs cezasının karşılığını insan aklı ve vicdanı ile bulamaz mıydı? Tanrı bunu bile bizlere bırakmamış görünüyor,diğer yandanda akıl övülüyor ve akıl sahibi olduğumuz için sorumlu olduğumuz söyleniyor..


_______________________
Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur. Tolstoy

Konu ls2 tarafından (10.01.17 Saat 12:32 ) değiştirilmiştir.
ls2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 10.01.17, 16:55   #3
Gönüllü Felsefeci
 sherlockholmes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2016
Nereden:
Mesajlar: 87
Standart

Arkadaşlar başka dinlerde var araştırın sabiilik,budizm,zerdüştlük buralarda tanrısızlık ve çok tanrılı dinler

daha dogrusu yine bir güçlü erk var ama iyi olan bir melekte salt iyi olan bir güçte var, onlara bakın onlarda zina haram diyor adam öldürmek haram diyor...

Tanrıya kızıp ahlaka küsmeyin..



Konu sherlockholmes tarafından (11.01.17 Saat 17:24 ) değiştirilmiştir.
sherlockholmes isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 11.01.17, 22:31   #4
Özel Üye
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.045
Standart

Taşlanma cezasına insanı çarptırdığı falan yok ki bu uygulama Musevilik döneminde monte edilmiş hatta hz. İsa bile karşı çıkıp önüne getirilen kadın için "içinizde en günahsız kimse ilk taşı o atsın" demiş ve hiç kimse de atamamıştır. Kısacası şu an dünyada yaşanan korkunçluklar Tanrının değil şeytanın tuzaklarıdır.



Konu Lefty tarafından (12.01.17 Saat 00:19 ) değiştirilmiştir.
Lefty isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 12.01.17, 17:45   #5
Felsefe Aşığı
 true blue - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2015
Nereden:
Mesajlar: 266
Standart

dijital Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Taşlanma cezasına insanı çarptırdığı falan yok ki bu uygulama Musevilik döneminde monte edilmiş hatta hz. İsa bile karşı çıkıp önüne getirilen kadın için "içinizde en günahsız kimse ilk taşı o atsın" demiş ve hiç kimse de atamamıştır. Kısacası şu an dünyada yaşanan korkunçluklar Tanrının değil şeytanın tuzaklarıdır.
Müslümanların çoğunun mensup olduğu sunnilikte recm cezası vardır, ayrıca Muhammed ve Ali taşlama cezasını uygulamıştır,taşlanma cezasına itiraz edildiği zaman peygamber uygulamış siz ondan daha mı merhametlisiniz itirazı geliyor,Nefisleri olmassa insanlar şeytana uymazdı, şeytan nefislere uymaya sadece sebeb olmaktadır, bu İslam'a göre böyledir,suçu nefislerine uyan insanlar işlese de Tanrı bu kötülüklere kurduğu sistem ile yol vermiştir, Tanrı, kötülüklere yol verdiğini göz ardı ederek iyilik rolünü seçerek suç işleyenlere el kesme, recm gibi feci cezalar vermektedir. malını kaybeden bir insana mal verirsiniz,çocuğunu kaybeden bir insan yeni çocuk sahibi olur,ama tecavüze uğrayan kadın hiçbir zaman bunun ruhunda açtığı yaradan kurtulamaz, tecavüz mağduruna hakkını hangi güç verebilir.elbette zevk ve hazlarına insanlara zarar verecek şekilde uyanlara ceza verilmeli ama bu cezalar yukarıda belirttiğim gibi modern toplumların verdiği idam, hapis gibi çağdaş cezalar olmalı. biz cinselliğe karşı zayıf olduğumuzdan dolayısıyla toplumlarda kadınlar cinselliği ile öne çıkarıldığından dolayı Tanrı'nın bizlere taşlama gibi feci bir ceza vaaz etmesi bize bu duyguları veren biri olarak Tanrı'nın tutarlılığı ve iyiliği konusunda şüpheler oluşturmaktadır, onun için cinselliğe tuzak dedim. Kesinlikle zayıf tabiatlı insanlar recm gibi feci cezalara maruz bırakılmamalı,onlara çağdaş toplumların cezaları verilmeli.


true blue isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 12.01.17, 21:00   #6
ls2
Düşünür
 ls2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 2.295
Standart

İnancını bırakmak insanın evini kendi elleri ile yıkması gibi....evini yıkan rüzgarda ayazda kalır.. kim evini yıkıp dışarda kalmak ister..tabiki kimse..ancak yapacak birşey yok din denilen kutsal denilen metinler apaçık biçimde Tanrının sözleri değil..


_______________________
Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur. Tolstoy
ls2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 12.01.17, 21:27   #7
Felsefe Aşığı
 true blue - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2015
Nereden:
Mesajlar: 266
Standart

ls2 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İnancını bırakmak insanın evini kendi elleri ile yıkması gibi....evini yıkan rüzgarda ayazda kalır.. kim evini yıkıp dışarda kalmak ister..tabiki kimse..ancak yapacak birşey yok din denilen kutsal denilen metinler apaçık biçimde Tanrının sözleri değil..
Dinlerdeki muğlaklık Tanrı'nın bizden birşeyler sakladığı noktasında bizi kuşkulandırıyor


true blue isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 12.01.17, 22:43   #8
ls2
Düşünür
 ls2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Nereden:
Mesajlar: 2.295
Standart

true blue Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Dinlerdeki muğlaklık Tanrı'nın bizden birşeyler sakladığı noktasında bizi kuşkulandırıyor
Tanrının tarihin herhangi bir zamanında konuştuğuna inansaydım bu dediğiniz ihtimal üzerine düşünebilirdim. ancak Tanrının konuştuğuna inanmıyorum. dinlerin insan ürünü olduğu açık biçimde anlaşılabiliyor. bunu bir çok insan hissediyor ama dediğim gibi evini yıkmak istemiyor..

ayrıca bir Tanrı varsa burada olanlar nedir? ölüm,ayrılık,acılar,korkunç hastalıklar,zulumler vs düşününsene birçok korkunç hastalık var nasıl bir Tanrı bunları yaratır? bunları tasarlayarak yaratan bir Tanrı anlayışı ile insanı,duygularımızı ve doğayı nasıl örtüştüreceğiz?

Bilmiyorum..Belkide yeni bir yaratan -yaratıcı anlayışına ihtiyacımız var..


_______________________
Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur. Tolstoy
ls2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 13.01.17, 00:02   #9
Felsefe Aşığı
 true blue - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2015
Nereden:
Mesajlar: 266
Standart

ls2 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Tanrının tarihin herhangi bir zamanında konuştuğuna inansaydım bu dediğiniz ihtimal üzerine düşünebilirdim. ancak Tanrının konuştuğuna inanmıyorum. dinlerin insan ürünü olduğu açık biçimde anlaşılabiliyor. bunu bir çok insan hissediyor ama dediğim gibi evini yıkmak istemiyor..

ayrıca bir Tanrı varsa burada olanlar nedir? ölüm,ayrılık,acılar,korkunç hastalıklar,zulumler vs düşününsene birçok korkunç hastalık var nasıl bir Tanrı bunları yaratır? bunları tasarlayarak yaratan bir Tanrı anlayışı ile insanı,duygularımızı ve doğayı nasıl örtüştüreceğiz?

Bilmiyorum..Belkide yeni bir yaratan -yaratıcı anlayışına ihtiyacımız var..
Evet, belki de bizimle hiç konuşmadı, ya da realitede Tanrı'nın şahsiyeti yok ve bu makam sadece temsilen konulmuş bizi dünyaya gönderenlerce, konuştuysa da insana kayıtsız, sanki size ihtiyacım yok havasında, sanki biz çok meraklıydık bu anarşinin olduğu Dünya'ya gelmeye. Düşünsenize dinler olmasaydı insanlar daha çok birbirine saldıracaktı, çünkü hazlarının ve zevklerinin peşindeler, ve belki de hayatımızdaki erdemler olmayacaktı, çünkü insanlar iyilik yaparken Tanrı'dan karşılığını bekliyor,ruhlarımızın, ya da benliklerimizin kötü olduğunu zannetmiyorum, ama tabiatımız gereği benciliz, eğer hazlar ve zevkler olmasa idi, belki günah işlemezdik ama bu herkesin kendini düşüneceği gerçeğini değiştirmez, elbette tabiatı gereği çok erdemli insanlar vardır,ama dediğim gibi insan zevkleri ve hazları olmasa bile düşünerek,aklını kullanarak bencil olması gerektiğini yani kendini seçmesi gerektiğini bulur, ama dediğim gibi elbette yüce erdemli ruhlar ya da şahsiyetler vardır.

Ben de uzlaşıyı, barışı, yani erdemleri baz alan yeni bir dini anlayışına ihtiyacımız olduğu fikrindeyim, elbette İslam insanlara erdemi barışı tavsiye eder, ama unutmayalımki İslam'ın radikal yorumlarını yaşayanlar kendilerine Muhammedin uygulamalarından ve sözlerinden referans buluyor, yani kafa kesen Müslümanlar, recm eden Müslümanlar, insanları yakan Müslümanlar, ya muhammedin uygulamalarında ya da Müslüman din adamlarının kurallarından kendilerine referans buluyorlar, onun için maddesel ve pragmatist düşünüp İslam'ın barışı, uzlaşıyı ve kardeşliğe yönelik uygulamaları baz alınarak İslam'da bir reform yapılmalı ve bu yönde çalışan din adamları desteklenmeli. Bence günümüzde İslam'ı ılımlı bir moda sokmak isteyen din adamları var, isim vermeyeceğim ama bir kişi varki eserleri ve makaleleri ile hem memleketimizi ve ülkemizi övüyor hem de eserleri ve makaleleri ile İslam'ın barış kardeşlik uzlaşı dini olduğunu insanlarara iletiyor.


true blue isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 13.01.17, 00:27   #10
Felsefe Aşığı
 epoché - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2016
Nereden:
Mesajlar: 138
Standart

true blue Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
bu anarşinin olduğu Dünya.
Tam tersi olmasın? Görebildiğim kadarıyla -arşilerden geçilmiyor- çünkü...

Alıntı:
dinler olmasaydı insanlar daha çok birbirine saldıracaktı, çünkü hazlarının ve zevklerinin peşindeler,
İlginç bir metafizik varsayım olmuş, -sanki bir din kitabından fırlamış gibi- . İnsan kipini saldırganlaştıranın, hazlar değil de, hazları obje haline getiren dini hümanizmler olabileceği ihtimalini hiç düşündünüz mü?

Belki "metin haricinde" kalan insan öznesini biraz daha nesnel olarak gözlemlemek gerekiyor..



Konu epoché tarafından (13.01.17 Saat 00:33 ) değiştirilmiştir.
epoché isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:44.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2018 DragonByte Technologies Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz