toz_zerresi Nickli Üyeden Alıntı
Nicedir felsefeden mahrumuz... Bunu görmek ve bilmek üzücü. Kavramlar üzerinden münakaşa yapmak ve fikirlerimizi sözde felsefeye onaylatmaya çalışmak... İşte felsefe diye eflatundan beri süre gelen şeyler. Hikmetsiz felsefe malesef mayalanmamış hamurdan yapılan ekmek gibi. Sert! Yenmiyor! Adeta; dişlere karşılık ben diye haykırıyor. Hazmı da ayrı dert.
İnsanlık anlama ve mesele çözme eylemlerine ışık tutabilecek nitelikte en ufak bir çalışma dahi ortaya koyamamıştır nicedir. Boş lakırdı üretilen kahvehane sohbetlerine dönüp gitmiştir sözde felsefe.
Kadın-erkek ilişkileri, evlilik, eğitim, aile, hukuk, ahlak ve diğer bütün kavram ve olgular sınıfta kalmıştır. Felsefe kapitalizmin vahşiliğini arttıran en önemli araç olmuştur. Kişisel hak ve özgürlükler adı altında şırınga edilmiştir mutsuzluk insanlığa. Tüketim-mutluluk orantısına itiraz eden bir tek tutarlı önermeler halkası yok etrafta. Öğretilen kültüre başkaldıran yok usul-usul.
Romantizmin koridorlarında kaybolmuş sözde bilgeler elini taşın altına koymak istemiyor. İnsanlığın gerçek ihtiyaçlarını saklamayı daha uygu buluyorlar. Bazıları ise pasif kalarak destek oluyor, yapılanlara.
Batının medeniyet putu çöküyor. Akılcılara zorlu yollar görünüyor. Kendisine tapılan put 200 sene zor dayanabildi. 200 senenin içinde de zaten milyonlar ölüme gönderildi. Akan kanlardan rahatlıkla büyük bir göl meydana getirelebilir. Sahte tanrılar kurban istedi. Sosyal darwinciler kanla gelişir dünya diye bağırdılar, ağızlarından salyalar akıtarak. Sözde filozoflar alkış tuttu. Mavi gezegen, kırmızı oldu; ruhlar ise kap-kara...
Birileri bir şeyleri modellerken, karşı çıkanlar ötekileştirildi. Sözde filozoflar birçokları mahkum etti. Batıyı, aklı, solu, bohemliği, tüketimi ve benzer birçok kavramı referans almayanlar şucu-bucu oldu. Hak ve özgürlüklerin kullanımı onların tekelinde güvence altında idi nede olsa...
Diziler, filmler, mecmualar, dergiler, şarlatan düşünürler, radyolar... Hep bir ağızdan aynı türküyü söylediler. Ezik sınıfların üstünden bir kez daha geçtiler.
Kadın metalaştı, erkek nefsinin esiri oldu. Kadın erkek arasında üçüncü tür doğdu. Ne tam kadın ne de tam erkek. Eksi yüklü kutuplar itti birbirini.
Orta çağın karanlık zihniyeti üzerinden din ve hikmet yargılandı. İnsan üzerinden yaratıcı yargılandı, sistemler üzerinden din yargılandı.
Karanlık aydınlığa karıştı. Mutsuzluk kanseri heryere yayıldı. Varlığın getirdiği mutsuzluğa çare bulunamadı. Nüfus arttıkça, yalnızlık çoğaldı.
Teknoloji ilerledi, ahlak geriledi.
Derin konulara sığlar baktı. Göremediler. Görenler sustular... Susturuldular... Konuşanlar mahkum edildi engizisyonlar tarafından.
Hangi felsefe?