Sayfa 1/4 123 ... SonSon
31 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Doğal zihniyetin oluşumunda aile faktörü

  1. #1
    faşist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26 Kasım 2011
    Yer
    trabzon
    Mesajlar
    315

    Standart Doğal zihniyetin oluşumunda aile faktörü

    Doğal zihniyetin oluşumun da aile faktörü.

    Alıntı faşist Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Doğal zihniyetin oluşumun da aile faktörü.

    Doğal zihniyet bireylerin din,hukuk,eğitim hayatı,bilim gibi unsurlardan kabul görmüş değerleri benimsemesi ve bu değerlere göre yaşaması sonucu ortaya çıkan genel soyut değerlerin bütünüdür.Birey bu doğal zihniyetin her aşamasının dayattığı değerlere göre yaşar(yaşamaya çalışır).Bu başlık altın da bu zihniyeti oluşturan ilk öğe olan aile eğitimini tartışmak istiyorum.

    Kuşkusuz aile bireyin eğitim hayatının başlangıcıdır.Birey ana rahminden çıkışıyla birlikte ebeveynlerin eğitimine(dayatmalarına) maruz kalır.Aklının henüz hiçbir erginliğe ulaşmadığı dönemde dahil çevresinde oluşan olaylarla (ebeveynlerin davranışları) eğitimine başlar.Bireye verilen bu eğitimde ebeveynlere din,hukuk,bilim gibi unsurlardan öğrendikleri kaynaklık eder.Eğitimin amacı bireyi bu öğelerin kurallarına uygun davranan bir insanoğlu yaratma isteğinden farklı bir şey değildir.Öyle ki bireyden kendi özünü reddeden evrensel bir insan(erdemli,ahlaklı,kin beslemeyen vs)olması istenir.Bir örnek verelim.Sokakta oynarken arkadaşını topuyla oynatmayan çocuk gerek ebeveynleri gerekse çevre tarafından kınanır ve doğru olanın paylaşım olduğu çocuğa dayatılır.Halbuki çocuk varoluşundan kaynaklı bencillik duygusuyla bu eylem içindedir.Ve çocuktan varoluşuna aykırı olarak paylaşımcı olması istenir.Çocuk sonra ki hayatında paylaşımcılığı deneyecek ve belki de başarılı olacaktır.Ama bu başarı bile ona acıdan başka bir his vermeyecektir.Bireye öğretilen diğer değerler içinde aynı durum söz konusu olacaktır.Bir kaç soruyla yazımı bitirmek istiyorum.Hanginizin ebeveynleri size insanlık dışı hareket etmeyi öğretmeye kalktı ? Ebeveynlerimiz bizlere ahlak,erdem,doğruluk gibi insanlık değerlerini öğretmek için dayatmalarda bulunmadı mı ?Hangi ebeveyn genel toplum kurallarına uymayıp kendi değerlerimiz için yaşamamız gerektiğini söyledi?

    Cevap vermek ve yazı yazmak isteyen arkadaşlarımızın sadece bu konuyu irdeleyip bu sorulara cevap vermesini istirham ediyorum.
    Konu fides tarafından (07 Aralık 2011 Saat 22:55 ) değiştirilmiştir. Sebep: Mesaj birleştirme
    KENDİMİ O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ SÜRÜ BENDEN NEFRET EDİYOR.

  2. #2
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.760

    Standart

    Alıntı faşist Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Doğal zihniyet bireylerin din,hukuk,eğitim hayatı,bilim gibi unsurlardan kabul görmüş değerleri benimsemesi ve bu değerlere göre yaşaması sonucu ortaya çıkan genel soyut değerlerin bütünüdür.Birey bu doğal zihniyetin her aşamasının dayattığı değerlere göre yaşar(yaşamaya çalışır).Bu başlık altın da bu zihniyeti oluşturan ilk öğe olan aile eğitimini tartışmak istiyorum.

    Kuşkusuz aile bireyin eğitim hayatının başlangıcıdır.Birey ana rahminden çıkışıyla birlikte ebeveynlerin eğitimine(dayatmalarına) maruz kalır.Aklının henüz hiçbir erginliğe ulaşmadığı dönemde dahil çevresinde oluşan olaylarla (ebeveynlerin davranışları) eğitimine başlar.Bireye verilen bu eğitimde ebeveynlere din,hukuk,bilim gibi unsurlardan öğrendikleri kaynaklık eder.Eğitimin amacı bireyi bu öğelerin kurallarına uygun davranan bir insanoğlu yaratma isteğinden farklı bir şey değildir.Öyle ki bireyden kendi özünü reddeden evrensel bir insan(erdemli,ahlaklı,kin beslemeyen vs)olması istenir.Bir örnek verelim.Sokakta oynarken arkadaşını topuyla oynatmayan çocuk gerek ebeveynleri gerekse çevre tarafından kınanır ve doğru olanın paylaşım olduğu çocuğa dayatılır.Halbuki çocuk varoluşundan kaynaklı bencillik duygusuyla bu eylem içindedir.Ve çocuktan varoluşuna aykırı olarak paylaşımcı olması istenir.Çocuk sonra ki hayatında paylaşımcılığı deneyecek ve belki de başarılı olacaktır.Ama bu başarı bile ona acıdan başka bir his vermeyecektir.Bireye öğretilen diğer değerler içinde aynı durum söz konusu olacaktır.Bir kaç soruyla yazımı bitirmek istiyorum.Hanginizin ebeveynleri size insanlık dışı hareket etmeyi öğretmeye kalktı ? Ebeveynlerimiz bizlere ahlak,erdem,doğruluk gibi insanlık değerlerini öğretmek için dayatmalarda bulunmadı mı ?Hangi ebeveyn genel toplum kurallarına uymayıp kendi değerlerimiz için yaşamamız gerektiğini söyledi?

    Cevap vermek ve yazı yazmak isteyen arkadaşlarımızın sadece bu konuyu irdeleyip bu sorulara cevap vermesini istirham ediyorum.
    Neden ilk oge aile? Insanoglu ailesiz bir donem gecirmedi mi? Mesela anaerkil donemde aile var miydi?

    Ayrica aile o duzeye kendi ailesinin ona verdikleri ile gelmistir, o da kendi evladina kendine verilenleri verecektir. Bu cografi, tarihi, toplumsal, etik nessilden nesile aktarimdir.

    Ayrica bir kisi sadece aile egitimi de almaz. Akrabalar, cevre, mahalle, okul ve is hayati her turlu devlet yapi ve kuruluslari ve kisinin kendi taraf degerlendirmesi de bunlara dahildir. Gene konuyu guduye getirmissiniz? unutmayin ki arkadasini topuyla oynatan cocuklar da vardir. Cunku top birden fazla kisi ile oynanirsa zevk verir.

    Siz insanlikdisindan ne algiliyorsunuz?, once onu belirtin ki, ben sonra yanit vereyim. "Genel toplum kurallari" bunyesinde insanlikdisi olanlari ne yapiyorsunuz? mesela toreler ve dini uygulatmalar. "Ahlak/erdem/dogruluk" v.s. gibi kavramlar, kisiyi ipe de goturur, ipten de alir. Ne algiladiginiza ve bu kavramlara ne kadar bagli oldugunuza bagli.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  3. #3
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    652

    Standart

    evet ebeveynlerimiz öncekilerden gördükleri insanlık ve toplum değerlerini dayattılar....peki başka ne yapabilirlerdi? insanın ''aklının yetmesi'' denilen durum ve fiziksel olarakta bakıma muhtaçlıktan kurtulması oldukça uzun süren bir dönem.. bu dönemde bizden sorumlu olanlar gerek güvenliğimiz için gerekse içine girecegimiz dünya ve sosyal koşulları için bizi hazırlamak zorundaydılar... hiç bir konuda telkinde bulunmayıp ; içinden geldiği gibi yap sen özgür bir bireysin demeleri yada bu ne? sorusuna ''senin ne algıladığına bağlı bu henüz epistemolojik olarak olgulaştırılmadı oğlum seni yapılandırmak istemiyorum dese olmazdı gibime geliyor

    epistemolojik olarak bakıldığında tabiki herşey insan yapılandırması, yönlendirmesi ,yorumlamasıdır..ister doğal zihniyetle ister kişisel bilişle olsun hiç bir mutlak insanlık değeri yoktur.... bu kuralların temeli sosyal yaşamı düzenlemek içindir.. Tanrı olmasaydı herşey mûbah olurdu. Dostoyevski..
    Konu Pyramos tarafından (05 Aralık 2011 Saat 11:06 ) değiştirilmiştir.

  4. #4
    Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16 Nisan 2010
    Mesajlar
    463

    Standart

    'doğal zihniyet' oluşumunda 'aile' ÇEVRE faktörü! ...etkendir ve 'çevre' ...bireyin beslendiği tüm!! faktörler dir.

    Aile de ilk çevredendir. Çevre; görünen görünmeyen- göz ardı edilen- dolaylı dolaysız ve giderek kişilere indirilebilen..sorgulanmaksızı n toplumsal kabul haline getirilip - teslim olunan…oysa her türden 'davranışsal düşünsel kalıp'ın zorlayıp kendine yer bulduğu ve çoğunlukla!! zafiyete sebep olan…

    ''doğal zihniyet! '


    'neden?' bilinmiyor...!? 'neden?' denil-e-miyor-sorgulanmıyor …

    (neden?.... yeterli düşünülemediğinden, baskıdan, kolaycılıktan/tembellikten vs.vs.ve ve ve insan sayısınca olabilir! çeşitten) : /

    ancak..yetişkin- yetkin bir kişi, doğal gelişme sürecini an layabilir.
    Kendinde- görünürdeki fizik bedeninin, biyo/kimyasının çevre doğal faktörüyle alış-verişte olduğunu ve doğal olarak henüz yeterli düşünsel faaliyette bulun-a-mayan, herhangi bir canlının da bu doğallıktan nasiplenip her uyaran-dürtüye etki-tepkide olacağını
    ve -yine- çevre-doğanın güdülemesi yani doğallıkla yönlendirmesine açık.. ve/dahi kendinden talep edilen-isteğe kolaylıkla! tepki vereceğini/alınacağını bilir (doğal olarak :p her türlü bilir : ))) )


    -normalinde- kişi her türlü düşünebilir ve her düşünceye zihin açıktır.. bu zihin açıklığı da -esasen- iyidir ancak sağlıklı gelişimle, kendinde; -düşünce ile zihin kontrolünü - akl eden ve bireysel zekasını kullanıp-açarak nihayetinde 'kendinden! sorumlu!!' luğu üstlenmiş (dolayısı ile, çevresinden de sorumludur diyebileceğimiz) yeterince! kişiliğe sahip bireyler yetişebilir

    her türlü ezbere karşı 'neden'leri korkutmadan sorgulayan-sorgulatan bireylere ihtiyacı var toplumun

    püf noktası... ( kendine karşı! ) kontrolü, elden bırakmadan : ) iradene sahip ol

    tabi ki her şey anlayış!... ulaşabilirsek : /
    Konu Süreyya tarafından (05 Aralık 2011 Saat 12:31 ) değiştirilmiştir.

  5. #5
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.760

    Standart

    Alıntı tolga Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    'doğal zihniyet' oluşumunda 'aile' ÇEVRE faktörü! ...etkendir ve 'çevre' ...bireyin beslendiği tüm!! faktörler dir.

    Aile de ilk çevredendir. Çevre; görünen görünmeyen- göz ardı edilen- dolaylı dolaysız ve giderek kişilere indirilebilen..sorgulanmaksızı n toplumsal kabul haline getirilip - teslim olunan…oysa her türden 'davranışsal düşünsel kalıp'ın zorlayıp kendine yer bulduğu ve çoğunlukla!! zafiyete sebep olan…

    ''doğal zihniyet! '


    'neden?' bilinmiyor...!? 'neden?' denil-e-miyor-sorgulanmıyor …

    (neden?.... yeterli düşünülemediğinden, baskıdan, kolaycılıktan/tembellikten vs.vs.ve ve ve insan sayısınca olabilir! çeşitten) : /

    ancak..yetişkin- yetkin bir kişi, doğal gelişme sürecini an layabilir.
    Kendinde- görünürdeki fizik bedeninin, biyo/kimyasının çevre doğal faktörüyle alış-verişte olduğunu ve doğal olarak henüz yeterli düşünsel faaliyette bulun-a-mayan, herhangi bir canlının da bu doğallıktan nasiplenip her uyaran-dürtüye etki-tepkide olacağını
    ve -yine- çevre-doğanın güdülemesi yani doğallıkla yönlendirmesine açık.. ve/dahi kendinden talep edilen-isteğe kolaylıkla! tepki vereceğini/alınacağını bilir (doğal olarak :p her türlü bilir : ))) )


    -normalinde- kişi her türlü düşünebilir ve her düşünceye zihin açıktır.. bu zihin açıklığı da -esasen- iyidir ancak sağlıklı gelişimle, kendinde; -düşünce ile zihin kontrolünü - akl eden ve bireysel zekasını kullanıp-açarak nihayetinde 'kendinden! sorumlu!!' luğu üstlenmiş (dolayısı ile, çevresinden de sorumludur diyebileceğimiz) yeterince! kişiliğe sahip bireyler yetişebilir

    her türlü ezbere karşı 'neden'leri korkutmadan sorgulayan-sorgulatan bireylere ihtiyacı var toplumun

    püf noktası... ( kendine karşı! ) kontrolü, elden bırakmadan : ) iradene sahip ol

    tabi ki her şey anlayış!... ulaşabilirsek : /
    Dedigin sorulama, asil onemli olan beyinde yer etmis kavramlarin ifadeye, yani "var/yok, dogru/yanlis, ityi/kotu v.s." tasinmadan once sorgulanmasi, yararinin/zararinin kontrol edilmesi ve kavramlara teslim olmak onlar icin yasamak yerine onlari sahiplenmek, sabitlemek, savunmak/karsi cikmak yerine, kavramlarin kontrol altinda sadece bir iletisim araci oldugunun ve kullanilip, paylasildiginin bilinc ve farkina varmak.

    Kisaca bir kisiye dogumdan itibaren verilen ne varsa, cikarsama, curutme, yanlislama temelinde ve yarar/zarar algisinda kritik ve analitik sorgulamasini yapmak. Bir onemli konuda kavram ile kisiyi ozdeslestirmemek. Mesela kisinin hakli/haksizligini degil; konunun, kavramin hakkinin hakli/haksizligini ve hatta hakki tartismak. Mesela kisiyi namuslu/namussuz yapmak degil; namusun ne oldugunu ve namusun namuslu/namussuzunu ortaya koymak.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  6. #6
    faşist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26 Kasım 2011
    Yer
    trabzon
    Mesajlar
    315

    Standart

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Neden ilk oge aile? Insanoglu ailesiz bir donem gecirmedi mi? Mesela anaerkil donemde aile var miydi?

    Ayrica aile o duzeye kendi ailesinin ona verdikleri ile gelmistir, o da kendi evladina kendine verilenleri verecektir. Bu cografi, tarihi, toplumsal, etik nessilden nesile aktarimdir.

    Ayrica bir kisi sadece aile egitimi de almaz. Akrabalar, cevre, mahalle, okul ve is hayati her turlu devlet yapi ve kuruluslari ve kisinin kendi taraf degerlendirmesi de bunlara dahildir. Gene konuyu guduye getirmissiniz? unutmayin ki arkadasini topuyla oynatan cocuklar da vardir. Cunku top birden fazla kisi ile oynanirsa zevk verir.

    Siz insanlikdisindan ne algiliyorsunuz?, once onu belirtin ki, ben sonra yanit vereyim. "Genel toplum kurallari" bunyesinde insanlikdisi olanlari ne yapiyorsunuz? mesela toreler ve dini uygulatmalar. "Ahlak/erdem/dogruluk" v.s. gibi kavramlar, kisiyi ipe de goturur, ipten de alir. Ne algiladiginiza ve bu kavramlara ne kadar bagli oldugunuza bagli.

    Neden ilk öğe aile ? Ben bu dönem bireylerini tartışmak istediğim için aileyi esas alarak tartışmak istedim.Bundan dolayı bu başlık altın da sadece aileden alınan eğitimi değerlendirelim istiyorum(tabi sizler de kabul ederseniz).(Daha çok 0-7 yaş arası dönem)

    Tarih,coğrafya ve kültürel yapı olarak tabi ki değişir.Ama çocuk eğitimin de bilinen genel kurallar vardır(ailelerin kabul ettiği).Bunlar da insanı daha da insanlaştırmak.Bununla ilgili cevabınızı bekliyorum.

    Ben sadece aileyi tartışmak istiyorum(evrensel-insan).Sizinle birkaç gündür yaptığımız makro tartışmalar o kadar farklı kollara ayrıldı ki toplaması imkansız hale geldi.Bireyin eğitimini sırasıyla tartışırsak bir sonuca varacağımızı ümit ediyorum(tümevarım da diyebiliriz buna).

    İnsanlıkdışı konusuna gelince,ben aileler bireylere insanlıkdışı(bu sizin belirlediğiniz insanlık değelerini baz alarak insanlıkdışı kavramını kullanıyorum)değerler öğretsinler gibi bir düşüncem yok.Bu insanlıkdışını şundan dolayı değindim,siz doğal zihniyetin bireylere tür bilincinden uzaklaştırdığını savunuyorsunuz.Ama aile de verilen eğitim hiçte sizin söylediğiniz gibi tür bilincinden uzaklaştırma gibi bir kaygı taşımıyor.Bu nedenle bu soruyu yönelttim(bu kavramı başka başlık altın da tartışalım).

    Aile de verilen eğitimle ilgili düşüncelerinizi (sadece aile eğitimiyle ilgili olan) ve sorularınızı merakla bekliyorum.
    KENDİMİ O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ SÜRÜ BENDEN NEFRET EDİYOR.

  7. #7
    faşist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26 Kasım 2011
    Yer
    trabzon
    Mesajlar
    315

    Standart

    Alıntı donkişot Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    evet ebeveynlerimiz öncekilerden gördükleri insanlık ve toplum değerlerini dayattılar....peki başka ne yapabilirlerdi? insanın ''aklının yetmesi'' denilen durum ve fiziksel olarakta bakıma muhtaçlıktan kurtulması oldukça uzun süren bir dönem.. bu dönemde bizden sorumlu olanlar gerek güvenliğimiz için gerekse içine girecegimiz dünya ve sosyal koşulları için bizi hazırlamak zorundaydılar... hiç bir konuda telkinde bulunmayıp ; içinden geldiği gibi yap sen özgür bir bireysin demeleri yada bu ne? sorusuna ''senin ne algıladığına bağlı bu henüz epistemolojik olarak olgulaştırılmadı oğlum seni yapılandırmak istemiyorum dese olmazdı gibime geliyor

    epistemolojik olarak bakıldığında tabiki herşey insan yapılandırması, yönlendirmesi ,yorumlamasıdır..ister doğal zihniyetle ister kişisel bilişle olsun hiç bir mutlak insanlık değeri yoktur.... bu kuralların temeli sosyal yaşamı düzenlemek içindir.. Tanrı olmasaydı herşey mûbah olurdu. Dostoyevski..

    Ben ebeveynler hiçbir şey öğretmemeli ya da öğretmeli gibi bir yaklaşım da bulunmuyorum.Tabi ki bir şeyler öğretecekler ve öğreneceğiz.Burada sorun bireyin varoluşundan kaynaklı aşamayacağı şeylerin aşılması için bireye yapılan dayatmalardır.Sormak ve tartışmak istediğim buydu esasen.
    KENDİMİ O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ SÜRÜ BENDEN NEFRET EDİYOR.

  8. #8
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    652

    Standart

    Alıntı faşist Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben ebeveynler hiçbir şey öğretmemeli ya da öğretmeli gibi bir yaklaşım da bulunmuyorum.Tabi ki bir şeyler öğretecekler ve öğreneceğiz.Burada sorun bireyin varoluşundan kaynaklı aşamayacağı şeylerin aşılması için bireye yapılan dayatmalardır.Sormak ve tartışmak istediğim buydu esasen.
    Nefret,kin,kıskançlık,saldırga nlık,öfke v.s ..peki madolyanın öbür yüzü; sevgi,şevkat,merhamet,haya,pay laşım,yardım etme istegi v.s..
    varoluşumuzda bunlarda yok mu?

    Aile çocuga; kısaca kötü,pis,ayıp,sevap ,günah ve benzeri terimlerle ilk başta sıraladıklarımı(kötü) bastırmayı, ikinci sıradakileri (iyi) artırmayı ögretmeye/dayatmaya çalışır..ilk sıradakileri teşvik etmez yasaklar çünkü bilirki bu duygular ilk olarak kendisine yönelecektir tehdit edecektir...bu olursada aile kurumu zaten sarsılacak,yıkılacaktır.. yada mutasyona ugrayıp yeni bir formata geçmelidir..

    insan doğuştan medeni ve sosyaldir bana göre..

    Tanrı bize kendisinden bir parça vermiştir..insan bu parçadan dolayı Tanrıya karşı sorumludur ve Cennetide /Cehennemide bu parça sebebi ile HAK edecektir..
    kendimize iyi bakalım kendimizin ne kadar hakimiyiz? beynimizde var olan düşüncelerin tamamı bize mi ait? bu içimizde olanlar biz miyiz? hayır!! bence biz İçimizdeki Tanrı parçacığıyız..işte o zaman tüm güçte bizde ve sorumluyuz..onu nasıl kullanacağımız bize bırakılmış...ama bu güç bizi yarı Tanrıda yapmaz...ölüm açısından demiyorum ölüm ölümlüler için kurtuluştur..(içimizdeki sonsuzluk isteğide bu parçadan kaynaklanıyor olabilir )Bu Tanrı parçacığı ile insan varoluşunu( insan/Tanrı) dengelemek zorundadır..asıl varoluşu onu var edendir ve emirleridir.. içindeki Tanrı parçacığı Tanrıyla restleşmek için değil ona ulaşmak içindir..mutlak doğrunun sahibide odur.. (konudan biraz ayrıldım ama konuyla ilgili doğru/yanlış ikilemine bakışım inancım budur..biraz fantastik mitolojik anlattım yanlış anlaşınmasın efenim

  9. #9
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.760

    Standart

    Alıntı faşist Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Neden ilk öğe aile ? Ben bu dönem bireylerini tartışmak istediğim için aileyi esas alarak tartışmak istedim.Bundan dolayı bu başlık altın da sadece aileden alınan eğitimi değerlendirelim istiyorum(tabi sizler de kabul ederseniz).(Daha çok 0-7 yaş arası dönem)

    Tarih,coğrafya ve kültürel yapı olarak tabi ki değişir.Ama çocuk eğitimin de bilinen genel kurallar vardır(ailelerin kabul ettiği).Bunlar da insanı daha da insanlaştırmak.Bununla ilgili cevabınızı bekliyorum.

    Ben sadece aileyi tartışmak istiyorum(evrensel-insan).Sizinle birkaç gündür yaptığımız makro tartışmalar o kadar farklı kollara ayrıldı ki toplaması imkansız hale geldi.Bireyin eğitimini sırasıyla tartışırsak bir sonuca varacağımızı ümit ediyorum(tümevarım da diyebiliriz buna).

    İnsanlıkdışı konusuna gelince,ben aileler bireylere insanlıkdışı(bu sizin belirlediğiniz insanlık değelerini baz alarak insanlıkdışı kavramını kullanıyorum)değerler öğretsinler gibi bir düşüncem yok.Bu insanlıkdışını şundan dolayı değindim,siz doğal zihniyetin bireylere tür bilincinden uzaklaştırdığını savunuyorsunuz.Ama aile de verilen eğitim hiçte sizin söylediğiniz gibi tür bilincinden uzaklaştırma gibi bir kaygı taşımıyor.Bu nedenle bu soruyu yönelttim(bu kavramı başka başlık altın da tartışalım).

    Aile de verilen eğitimle ilgili düşüncelerinizi (sadece aile eğitimiyle ilgili olan) ve sorularınızı merakla bekliyorum.
    Tamama senin dedigin gibi yapalim aslinda getirdigin yas ve konu psikolojinin ve sosyolojinin konusudur. Bu konuda da bilimsel gozlem ve bilissel algi ve bilgi ve de bilinc ve farkindalik gerekir.

    0-7 Yas arasi insanoglunun yasam ve numenal yeti olarak en onemli cagidir. Birincisi 3 yasina kadar gecen yasam hatirlanmaz. Yalniz cok etkileyici ve olaganustu olaylarin hatirlandigi bilimsel gozlem olarak gorulmustur, savas, saldiri v.s. gibi.

    Insanoglunun 3-7 yas arasi iki noktadan en onemli yastir. Birincisi cocugun beyninin acik oldugu her seyi sordugu, ogrenmek istedigi ve ogrendigini bilinc altina yerlestirdigi yastir. Ayni zamanda cocugun en kolay yonetilip yonlendirilebilecegi yastir.

    Insanlikdisi konusuna gelince, bu yaslarda verilen; ayrimci, cikarci, parcasal etik her turlu deger sahiplenilmek ve sabitlemek olarak bilincaltina yerlesir.

    Bir ornek verelim. Tore ile buyutulen bir cocuk, 10 yasini gectiginde hic gozunu kirpmadan tore geregi cinayet isleyebilir. Cunku 7-16 yas arasida bilincaltina yer etmis ogretilerin egosal savunusu ve inatla yerine getirme istemi cagidir. Cocuk eger serbest buyumusse 16 yasindan itibaren verilenleri degerlendirmeye ve aldigi "yenilikler" ve "yeni dunya" degerleri ile mukayese etmeye baslar, ya verilenlerde iki turlu aktiflesir, ya bir emireri/kulu olarak, ya da "asi/baskaldiran" algi temelli red edis/karsi cikis olarak.

    Oyuzden 3-7 yas en onemli cagdir ve bu cagda alinan her turlu etik deger bilinc altina yerlesir. Tum etik degerlerde, evrensel olamamanin yaninda, ayrimci, cikarci, egosal ve insanoglu yasam ve iliskisini degerlerin arkasina iten verilerdir.

    Ayrica dunyanin hicbir toplumunda, cografyasinda, hic bir tarihte aileler evrensel ve tursel bilinc vermezler. Verdikleri uygulamali uygulanmasi istenen ve istenmeyen her turlu etik; deger, veri ve tabular hem insanoglunu ikinci plana iten hem de degerlere teslim eden iceriktedir. Yukaridaki tore orneginde de goruldugu gibi insanlikdisi ve tehlikelidir. Cunku cocuk o yasta yaptiginin bir yarar/zarar iyilik/kotuluk v.s. oldugunu algilayacak beyne sahip degildir.

    Konu ilerledikce detaylasnacagini umuyorum.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  10. #10
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    652

    Standart

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Insanlikdisi konusuna gelince, bu yaslarda verilen; ayrimci, cikarci, parcasal etik her turlu deger sahiplenilmek ve sabitlemek olarak bilincaltina yerlesir.
    bilim insanları en son galiba 2004 te beyinde bilinçaltı denen bölgeyi bulduklarını ve buradaki nörö kimyasal değişimleri (yoğunluğu-azalmayı falan) tesbit ettiklerini söylediler..de.. bu bilinçaltı olayı ve işleyişi hayli sorunlu bir tespit bana göre .. bununla ilgili en son bilgileri alabileceğimiz bir site yada kaynak varsa paylaşırsanız inanın sevinirim üstadım..

Sayfa 1/4 123 ... SonSon

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0