Değerli felsefe.net forum üyeleri,
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki genel tartışma alanı için kullanıcılara ayrılmıs alanda kesinlikle siyaset tartışma amacım yok sadece bi konuda görüşlerinizi almak isterim.
Atatürk'ü sevmek mi saygı duymak mı ?
Değerli felsefe.net forum üyeleri,
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki genel tartışma alanı için kullanıcılara ayrılmıs alanda kesinlikle siyaset tartışma amacım yok sadece bi konuda görüşlerinizi almak isterim.
Atatürk'ü sevmek mi saygı duymak mı ?
eğer bana soracak olursanız size şunu söyleyebilirim;
saygı zorunluluktur
sevgi istemdir
yani bir insana sevmeye bilirsiniz ama saygı duymak zorundasınız
bu yüzden
kişilik saygı değil sevgidir;çünkü zorunlu olmadan yapılan şeyler güzeldir...
sağlıcakla...
Sevgi dogaldir. Saygi numenal algi, bilgi, bilinc ister. Sadece insanogluna ozgudur.
Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.
Ben babamı çok severim ve babama saygı duyarım. Atatürk de Türk Milletinin babası sayılmalıdır bence ve ben de bir Türk olarak Milletimizin Babası olan Atatürk'e hem saygı duyuyorum hem de sevgi besliyorum.
Sevgi/iyi/doğru dışında neyden beslenirse beslensin saygı şekilciliktir, bürokrasidir..ama toplumsal yaşam içinde vazgeçilmezdir,gerekliliktir.. iletişimin,sinerjinin ,güzelin ,iyinin, doğrunun başlangıcıdır, ha illa iyiyi güzeli başlatır diye bir şart yok tabio zaman kısaca başlangıç/ big bangdir
diyelim
Atatürkü önce -kendileri- anlamaya çalışsın insanlar..ona göre karar versinler..bilmeden birşeyi seven insan aynı sebeble nefrette edebilir ..ikiside yanlıştır bana göre..
saygı zorunluluktur sevgi ise hiç zorunluluk duygusuyla bağdaşmaz bu yüzden sevgi daha güzeldir...
Zorla olan saygı saygı değildir bana göre.
Taraf olmak düşünceyi hapseder.Elbette çok seslilik olmalı! Düşünceleri ,hisleri fanatizme dönüştürmeden idrak edebilirsek kendimizde zaten ortada sorun kalmayacak.Sevgili Atatürk te bunu istedi Türk ulusundan.''Beni görmek demek beni görmek değil;benimilkelerimi,düşüncel erimi görebiliyorsan beni görmüş olursunuz''demiştir.Atatürk anlaşılmalı bence.Çünkü gerçek saygının olduğu yerde sevgi de kendiliğinden yeşerir.
Konu Beril tarafından (01 Aralık 2011 Saat 13:31 ) değiştirilmiştir.
Saygı,sevgiden doğar.Sevmediğimiz hiçbir şeye saygı duyamayız.Çünkü sevmediğimiz her şeyle sürekli bir mücadele içindeyizdir.Buna savaşta diyebiliriz.Savaştığımız herhangi bir şeye de (ideoloji,insan,din vb)saygı duymamız imkansızdır.Atatürk konusuna gelince tarihi olayları kendi değerlerine göre yorumlayan birey, o kişiyi yapıktıklarından(düşündüklerin den,yazdıklarından vs.) dolayı sevebiliyorsa saygı da duyacaktır.
KENDİMİ O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ SÜRÜ BENDEN NEFRET EDİYOR.
Saygi sevgiden degil; algidan, biligiden, bilincten ve farkindaliktan dogar. Saygi duymadigin da seni sevmez. Aksine bir seye saygi duymak onu sevdigin icin degil; onun kendine yonelik dusunce/davranis ve uygulayis hak ve ozgurlugu oldugu icindir.
Bence sayginin tanimini yapmak yararli olur. Cunku senin saygidan ne algiladigin sana bu cumleleri yazdirir.
Benim saygi algim, farkin farkina varmak, hic bir farki one cikarmamak ve de yok saymamak ve her farki kendini ortaya koydugu gibi algilasmak ve icsellestirmek. Yani kisiyi kendini ortaya koydugu gibi algilamak ve kendi degerlerine yoneltme empozesine girmemek. Kendi degerlerini baskasina zorla, mudahele ile baski ile dayatmamak.
Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.