Sayfa 3/3 İlkİlk 123
26 sonuçtan 21 ile 26 arası

Konu: Kin, nefret, kıskançlık...

  1. #21
    faşist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26 Kasım 2011
    Yer
    trabzon
    Mesajlar
    315

    Standart

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yine paragraf paragraf yanit vereyim. Bir seyin "doyuruculugu" sadece algiya bagli degildir. Bilgi, bilinc ve farkindaligin yaninda sorunun ne oldugunun algisi, bilinci, farkindaligi gerekir. Bu konudaki dusunce farki, senin gudu olarak gordugunu sorun olarak algilamamak, benim dogal zihniyet olarak gordugumu sorun olarak algilamamdir.

    Maalesef degildir. Cunku dogumdan itibaren verilen her konudaki her turlu deger, ayrimci, parcasal, cikarci, egosal, tartismali yonlendirim ve yaptirimli, ustunluk, guc ve otorite endeksli v.s. dir. Kisaca dogal zihniyet anima ve animus psyche ve psycho kokenli verilerdir. Yani insandisi ve insanlikdisidir. Kisaca insanoglunun dogal zihniyeti kendi insan ozune terstir ve celisir. Psikolojinin varligi da bu nedendendir. "bireylerin neden insanlasamadigi" basta birey bilincine sahip olmamalari (ben, bencil, bananeci, bireyci ve bireysel degil), diger nedeni de tursel butunluge bilinc olarak erememeleridir. Tam aciklama olarak insanoglu fenomeni kendi varliginin bilinc ve farkinda degildir. Ya maddedir, ya da yaraticisina kuldur.

    Konu yorum, merci v.s. konusu degil; neden bu kisinin yaptiginin dogal olarak algilanmayip normal karsilanmadigi?

    Kanun, yasa, kural, kaide v.s. tamamen insanoglu urunleridir. Bir temele, formule, gozleme v.s. dayanir. Eger dayandigi temel yanlislanirsa kanunu da yanlislanir.

    Buna belgitler, axiomlar, maximler, postulatlar da dahildir. Klasik bilim caginda bunlar sorgulanmazlar olarak algilaniyor ve otomatik olarak kabul goruyordu. Post modernizm ile insanoglu urunu hic bir seyin kalici kilinamayacagi eger kilinirsa bir inanc olacagi algisi gelisti.

    Bilimdeki Postmodernizm Goreci/Supheci-Relativist/Skeptik

    Medeniyet dogal zihniyet olarak hayvani oze insanoglu goruntusu verilmesidir.

    Sence insanoglunun egitilemez bazi ozellikleri var midir?, neye/kime gore egitilmezdir ve neden?

    Öncelikle bireylere verilen eğitimle ilgili birkaç ifade de bulunmak istiyorum.Bana göre bireye doğumundan itibaren verilen eğitim insanlığın doğal zihniyetini oluşturur.Peki bu verilen eğitimin kaynağı/içeriği/yöntemi nedir ? Eğitim ana rahminden çıkışla bireyin son nefesini verdiği ana kadar devam eder.İlk eğitim anne ve baba tarafından başlar.Anne ve baba doğal zihniyetin değerlerini,ahlakını,kuralları nı henüz bireyin aklını yönetemediği dönemde bireye empoze etmeye başlar.Okul,iş,emeklilik hayatı gibi bütün yaşanmışlıklar bireyin eğitim sürecidir.Yöntem olarak dayatma esaslıdır.Bu dayatmaya uymayanlar hukuk veya toplum tarafından çeşitli müeyyidelere maruz kalır.Yani sürüden ayrılan bireye,sürüi bir daha arasına almayacağı şekilde dışlar,cezalandırır.Peki nedir bu eğitim içeriği ve kaynağı.Bu eğitim dini,hukuki ve bilimsel kabul görmüş değerlerdir.Dinin iyi-kötü,hukukun yasak-hak,bilimin de faydalı-zararlı gibi zıt değerlerini alarak kurulur.Bu değerlerin tümü insanı daha da insanlaştırmak için çaba harcar.Buna felsefeden bir örnek vermek istiyorum.Sokrates ve sonrası filozofların neredeyse tamamı insanın ideallerinin ahlak,erdem gibi kavramlar olması gerektiğini söyler.Bu gibi değerleri reddedip farklı değer yaratan filozoflar ve fikirleri doğal zihniyet tarafından reddedilir hatta bazen akli dengesini kaybetmiş bireyler tarafından ortaya atıldığı söylenir(Örneğin Nietzsche'ye bu konu da çok saldırı vardır).Sizce bireylere verilen eğitim onları daha da insanlaştırmak için kurulduğu halde neden bunu başaramıyor,yani sizin tür bilinci dediğiniz bilince neden varamıyor ?

    Adam öldüren bireyin yaptığı eylemin doğal karşılanmaması da doğal zihniyetin bir sonucudur.Doğal zihniyeti oluşturan hukuki,dini ve bilimsel bütün unsurlar adam öldürmenin yanlış olduğunu savunur.Bundan dolayı birey cezalandırılır(bütün unsurlar tarafından).

    Postmodernizmin bilimsel bilgiye yaklaşımı (doğa bilimlerine) benim için geçerli değildir.Benim için doğa bilimlerinin kanunlarına şüphecilikle yaklaşabilmek mümkün değildir(sosyal bilimler için geçerli değil).Kanun yanlışlanamaz dememin sebebi bu(yine belirteyim doğa bilimleri için zaten sosyal bilimlerde kanun yoktur).

    Bireylerin,yine bireyden bireye değişecek olan eğitebiliceği ama bütünüyle yok edemeyeceği bir çok güdüsü vardır.Örneğin kin beslemenin şiddeti doğuşundan ya da eğitime olan yatkınlığından(boyun eğişi diyebiliriz buna) kaynaklı dizginlenebilir ama bütünüyle yok edilemez.Ben kin beslemem diyebilen bir insan yoktur,olsa da bu doğru değildir.Bunu bir örnekle daha boyutlandırmak istiyorum.Eğitilemeyen bir özellikte güç istemidir.Öyle ki bu istem bireyler için yaşam kaynağıdır.Paraya,fiziksel güce,daha güzel bir başka bireyle evlilik,daha zeki biriyle arkadaşlık kurma gibi bütün bu tercihler ve istekler bu istemden gelir.Bu örneği başka bir örnekle daha da detaylandırmak istiyorum.Ben paraya tamah etmem diyen bir bireyin bunu demesinin nedeni parayı elde edecek savaşı verecek gücü kendinde bulamayışıdır.Bu bulamayış onu erdem,ahlak gibi kurallarla toplum içinde farklı bir güç elde etme isteğine sürükler.Bu güçte parayı önemsemeyen erdemli bir birey olarak yani güç olarak ona geri dönecektir.Neden yok edilemez sorusunun yanıtı tek kelimeden fazlası değildir:varoluş.
    KENDİMİ O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ SÜRÜ BENDEN NEFRET EDİYOR.

  2. #22
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.760

    Standart

    Birinci paragraftaki sorunun cevabini aciklamistim. Dogal zihniyet birak birey bilincini, insanoglu ile bir ilgisi yoktur. Insanoglunu da bir fenomen olarak algilar ve ya madde ya da kul yerine koyar. Oyuzden dogal zihniyetin bu insandisi ve insanlikdisi koken ve temellerinin yapi ve isleyisi ve de yapilandirmaciligindan dolayi. Insanoglu kendi tur ve bir varliginin bilinc ve farkina varamaz. Oyuzden dogal zihniyette bireylere verilen egitim onlari daha iyi insanlastirmak icin degil, aksine insanlasmaktan uzaklastirmek icin verilir. Bunu da bir onceki mesajimda izah ettim.

    Oldurmenin yanlis oldugunu savunmaz. Dogal zihniyet sarta ve kurala uygun oldurmeyi mubah ve mesru kilar (idam karari, savaslardaki olum (olmek) )

    Eger o basligi okuduysan, evrensel ve bilgisi tamamen ortaya koyulmus bir gercekligin olmadigindan bahseder. Bilim olgu uzerinedir, bunu da gozlem ve teori test saglar. Bunun disinda kalan hersey ya bir teoridir, hipotezdirideolojidir, inancsaldir.

    Bunu aslinda varolus basliginda yazismak gerekir. Ama soruyu burada sorayim. Varolus ile ilgili insanoglu disinda ortaya konmus bir bilgi var midir?, varsa bu bilgi kime/neye aittir? Bu bilgi insanogluna kim/ne tarafindan hangi dialog ile ulastirilmistir.

    Varolusun bilimsel icerigi nedir? ve bu neye gore bilimseldir?
    Varolusun teleolojik amaci nedir? numenal icerigi nedir? bunlar kim/ne tarafindan nasil algilanir?

    Kisaca varolusun ne oldugu, neler icerdigi, adi, tanimi, anlam ve icerigini kim/ne nasil ortaya koyar?

    Dedigim gibi aramisdaki en belirgin dusunce farki; senin insanoglunu varolusa teslim etmek, varolus karsisinda caresiz birakmak ve bunu da bir dogallik, kader, alin yazisi v.s. saymak ve kalici, degismez, sabit, mutlak kilmak.

    Bunlarin hic biri bilimsel degildir, sadece aklin inandigi ideolojik inanclarin inanan akla o akil tarafindan dogrulanmasidir.

    Benim dile getirdigim dusunce ise, senin gudu dediginin dogal zihniyet olmasi, insanoglu yapilandirmaciligi olmasi, insan ve insanlik numenallligi icermemesi ve yine insanoglu eliyle yanlislanabilirligi, degistirilebilirligi, kokten ve temelden yenilenebilirligi oldugudur.

    Bu konudaki bilimsellik te, insanoglunun bu dogal zihniyetin insanoglu uzerindeki her turlu etkisini, yasam ve iliskide, duzen ve sistemde gozlemlemek ve sonlarini numenal insan ve insanlik adina ortaya koymaktir.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  3. #23
    faşist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26 Kasım 2011
    Yer
    trabzon
    Mesajlar
    315

    Standart

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Birinci paragraftaki sorunun cevabini aciklamistim. Dogal zihniyet birak birey bilincini, insanoglu ile bir ilgisi yoktur. Insanoglunu da bir fenomen olarak algilar ve ya madde ya da kul yerine koyar. Oyuzden dogal zihniyetin bu insandisi ve insanlikdisi koken ve temellerinin yapi ve isleyisi ve de yapilandirmaciligindan dolayi. Insanoglu kendi tur ve bir varliginin bilinc ve farkina varamaz. Oyuzden dogal zihniyette bireylere verilen egitim onlari daha iyi insanlastirmak icin degil, aksine insanlasmaktan uzaklastirmek icin verilir. Bunu da bir onceki mesajimda izah ettim.

    Oldurmenin yanlis oldugunu savunmaz. Dogal zihniyet sarta ve kurala uygun oldurmeyi mubah ve mesru kilar (idam karari, savaslardaki olum (olmek) )

    Eger o basligi okuduysan, evrensel ve bilgisi tamamen ortaya koyulmus bir gercekligin olmadigindan bahseder. Bilim olgu uzerinedir, bunu da gozlem ve teori test saglar. Bunun disinda kalan hersey ya bir teoridir, hipotezdirideolojidir, inancsaldir.

    Bunu aslinda varolus basliginda yazismak gerekir. Ama soruyu burada sorayim. Varolus ile ilgili insanoglu disinda ortaya konmus bir bilgi var midir?, varsa bu bilgi kime/neye aittir? Bu bilgi insanogluna kim/ne tarafindan hangi dialog ile ulastirilmistir.

    Varolusun bilimsel icerigi nedir? ve bu neye gore bilimseldir?
    Varolusun teleolojik amaci nedir? numenal icerigi nedir? bunlar kim/ne tarafindan nasil algilanir?

    Kisaca varolusun ne oldugu, neler icerdigi, adi, tanimi, anlam ve icerigini kim/ne nasil ortaya koyar?

    Dedigim gibi aramisdaki en belirgin dusunce farki; senin insanoglunu varolusa teslim etmek, varolus karsisinda caresiz birakmak ve bunu da bir dogallik, kader, alin yazisi v.s. saymak ve kalici, degismez, sabit, mutlak kilmak.

    Bunlarin hic biri bilimsel degildir, sadece aklin inandigi ideolojik inanclarin inanan akla o akil tarafindan dogrulanmasidir.

    Benim dile getirdigim dusunce ise, senin gudu dediginin dogal zihniyet olmasi, insanoglu yapilandirmaciligi olmasi, insan ve insanlik numenallligi icermemesi ve yine insanoglu eliyle yanlislanabilirligi, degistirilebilirligi, kokten ve temelden yenilenebilirligi oldugudur.

    Bu konudaki bilimsellik te, insanoglunun bu dogal zihniyetin insanoglu uzerindeki her turlu etkisini, yasam ve iliskide, duzen ve sistemde gozlemlemek ve sonlarini numenal insan ve insanlik adina ortaya koymaktir.

    Varoluştan önce yeniden doğal zihniyetle ilgili devam etmek istiyorum.Bana doğal zihniyeti oluşturan kaynak/içerik/yöntem açıklar mısınız ? Doğal zihniyet bireylere verilen bütün eğitimin bütünü değil midir ? Bu eğitimde insanlaştırmak üzerine kuruludur.Bunu nasıl inkar edeceğiz.Kendi eğitim sürecinizi gözünüzün önüne getirmenizi rica edeceğim sizden.Sizin doğal zihniyet olarak gördüğünüz bireyin bu verilen eğitimden kaçışı sonucu oluşan durumlardır.Lütfen bu paragrafı iyi okuyarak kendi düşündükleriniz üzerine değil benim soruları mı cevaplayın ?

    Bence varoluş tartışmasının asıl tartışma yeri burasıdır.Varoluş başlığından daha güzel bir başlık burası varoluşu tartışmak için.Sorularınıza tek tek cevap vermeye çalışacağım.

    Öncelikle varoluşla ilgili birkaç ifade de bulunmak istiyorum.Neden varız ? Neden yaratıldık ? Ya da neden oluştuk ? Bunların hiçbirinin cevabı yoktur.Olan,varolandır ve nedeni,kaynağı,amacı bilinemez.Neden bilinemez ? Eğer Tanrı'nın yarattıkları olarak kabul edersek her şeyi,neden sorusuna Tanrı'yı tanımlayamayacağımız için yani nasıl bir madde,oluş ve varoluş olduğunu bilemediğimiz için bizi neden yarattığı (her şeyi ) hakkında bir yorumda da bulunamayız.Tanrı'nın yokluğunu yani her şeyin bir ilahi güç değilde başka bir nedene bağlandığını savunursak bu ilk maddeyi tanımlayamayacağımız için yorum yapmak yine mümkün olmayacaktır.Kısaca bu konu da herhangi bir tespit,yorum,analiz yapamam.Ama varoluşun sonrası için birçok yorum,analiz,tespit vs yapabiliriz.Çünkü bu varoluşun sonucu insan aklıyla yorumlanabilir.Yani dünya ve evren konusunda birçok çalışma yapabilir.Bu nedenle nereden,nasıl geldiğimiz değil nereye gittiğimiz önemlidir.

    Varoluş öyle bilinemeyen bir güçtür ki (buna ister tanrı ister başka bir şey deyi) oradan gelen birçok oluş tümüyle yok edilemez.Örneğin bir kedinin iki ayağının üzerine yürüyememesi.Düşünsel örnekte:Bütün insanların herhangi bir şeye sevgi besleme isteği(Kin veya nefreti örnek verecektim ama bunlara kızdığınız için sevgiyi örnek veriyorum)Yani söylenildiği gibi insan beyni boş bir levha değildir.

    Varoluşun teleojik yaklaşımı sizin yaklaşımınızın ta kendisidir.Yani varoluştan gelen her şeyi reddedip insan beyninin boş bir levha olduğunu düşünerek insanlaştırma isteği varoluşun teleojik yaklaşımını oluşturur.
    KENDİMİ O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ SÜRÜ BENDEN NEFRET EDİYOR.

  4. #24
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.760

    Standart

    Dogal zihniyeti, insanoglu numenal yetidegerleri, sahiplenmesi, sabitlenmesi uygulamasi ve her turlu yasam ve iliskide kisinin kisilik ve kimlik sorunu haline getirmesi ve bunun qua felsefesi ile sorunsal yapilandirmaciliginin yapi ve isleyisini ortaya koyan, evrensel-insan zihniyetidir. Konu su basliktadir. Tum mesajlari okumani oneririm.

    Evrensel- Insan Zihniyeti

    Bu sorularin cevabinin olup olmamasindan ziyade, bu sorulari soran ve cevaplayan/cevaplayamayan olanin sadece insanoglu oldugu gercegidir. Ayrica bu sorularin tatmin olmak isteyen akillarca, verilmis ideolojik, inancsal, teorik, varsayimsal v.s. yine kendi aklinca inanilan ve dogrulanan cevaplari vardir ve bu cevaplar kendi aralarinda "benim inancim/ideolojim, dogru/gercek v.s." diye inancsal veideolojik dogrusal tartisma yaparlar.

    Olan varolan degildir, insanoglu eliyle adina,m icin var edilendir ve var kilinandir. Yani ya fenomenal ya da numenal kavramsal iceriktir. Bu konulari da ben bugun actigim "Nedir?" formundaki "var nedir, yok nedir ve hic nedir?" basliklarinda acikladim.

    Varolus sonrasi zamansal bir olgudur ve zaman da insanoglu urunudur. Varolusa ait bir zaman yoktur. Yorumlanan varolus ve/veya oncesi/sonrasi degil, bilimsel olarak verdigi gozlemdir. Varolus ancak metafizik ve etik olarak ideolojik inancsal ve akilci soyut yorumlanabilir.

    Varolusun ne oldugu degil, bilimsel olarak verdigi gozlem onemlidir. Cunku varolusun ne oldugu tartismasi metafizik ve onun ontolojik/teolojik ve varolusa insanoglunun verdigi teleolojik tartismalardir. Kedinin iki ayagi uzerine yuruyememesi, insanoglunca evrimsel temelde ve elde edilen verisel ve teknik bulgularla, yine insanoglunca ortaya konulmustur. Ayrica "kedinin iki ayaginin uzerinde yuruyememesi" algisi da insanogluna aittir, ne kedinin ne de varolusun boyle bir sorusu/sorunu oldugunu zannetmiyorum. Ben bir seye "kizmiyorum." Sadece bunlarin "gozlem verenin algisi olarak insanoglunca anlamlandirildigini ve icerik verildigini" soyluyorum.

    Buradan "insan beyninin bos bir levha olup/olmadigi" sonucu cikmaz. Ayrica "bos bir levha" dan ne algilandigina baglidir, cikip/cikmadigi.

    Ben "varolustan gelen herhangibir seyi red etmiyor/kabu etmiyor" ikileminde degilim. Sadece varolusu ortaya koyanin biz insanoglu oldugunu ve varolus ile ilgili her turlu verinin, bilginin, inancin,m ideolojinin, teorinin, olgunun v.s. de insanogluna ait, eliyle icin bir monolog oldugunu soyluyorum.

    Insanlastirma bir istek degil; insanlasamamayi gozlemden dogan bir olgusal ve gozlemsel numenal yeti olanakli bir uygulama, ya da bir oneridir.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  5. #25
    faşist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26 Kasım 2011
    Yer
    trabzon
    Mesajlar
    315

    Standart

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dogal zihniyeti, insanoglu numenal yetidegerleri, sahiplenmesi, sabitlenmesi uygulamasi ve her turlu yasam ve iliskide kisinin kisilik ve kimlik sorunu haline getirmesi ve bunun qua felsefesi ile sorunsal yapilandirmaciliginin yapi ve isleyisini ortaya koyan, evrensel-insan zihniyetidir. Konu su basliktadir. Tum mesajlari okumani oneririm.

    Evrensel- Insan Zihniyeti

    Bu sorularin cevabinin olup olmamasindan ziyade, bu sorulari soran ve cevaplayan/cevaplayamayan olanin sadece insanoglu oldugu gercegidir. Ayrica bu sorularin tatmin olmak isteyen akillarca, verilmis ideolojik, inancsal, teorik, varsayimsal v.s. yine kendi aklinca inanilan ve dogrulanan cevaplari vardir ve bu cevaplar kendi aralarinda "benim inancim/ideolojim, dogru/gercek v.s." diye inancsal veideolojik dogrusal tartisma yaparlar.

    Olan varolan degildir, insanoglu eliyle adina,m icin var edilendir ve var kilinandir. Yani ya fenomenal ya da numenal kavramsal iceriktir. Bu konulari da ben bugun actigim "Nedir?" formundaki "var nedir, yok nedir ve hic nedir?" basliklarinda acikladim.

    Varolus sonrasi zamansal bir olgudur ve zaman da insanoglu urunudur. Varolusa ait bir zaman yoktur. Yorumlanan varolus ve/veya oncesi/sonrasi degil, bilimsel olarak verdigi gozlemdir. Varolus ancak metafizik ve etik olarak ideolojik inancsal ve akilci soyut yorumlanabilir.

    Varolusun ne oldugu degil, bilimsel olarak verdigi gozlem onemlidir. Cunku varolusun ne oldugu tartismasi metafizik ve onun ontolojik/teolojik ve varolusa insanoglunun verdigi teleolojik tartismalardir. Kedinin iki ayagi uzerine yuruyememesi, insanoglunca evrimsel temelde ve elde edilen verisel ve teknik bulgularla, yine insanoglunca ortaya konulmustur. Ayrica "kedinin iki ayaginin uzerinde yuruyememesi" algisi da insanogluna aittir, ne kedinin ne de varolusun boyle bir sorusu/sorunu oldugunu zannetmiyorum. Ben bir seye "kizmiyorum." Sadece bunlarin "gozlem verenin algisi olarak insanoglunca anlamlandirildigini ve icerik verildigini" soyluyorum.

    Buradan "insan beyninin bos bir levha olup/olmadigi" sonucu cikmaz. Ayrica "bos bir levha" dan ne algilandigina baglidir, cikip/cikmadigi.

    Ben "varolustan gelen herhangibir seyi red etmiyor/kabu etmiyor" ikileminde degilim. Sadece varolusu ortaya koyanin biz insanoglu oldugunu ve varolus ile ilgili her turlu verinin, bilginin, inancin,m ideolojinin, teorinin, olgunun v.s. de insanogluna ait, eliyle icin bir monolog oldugunu soyluyorum.

    Insanlastirma bir istek degil; insanlasamamayi gozlemden dogan bir olgusal ve gozlemsel numenal yeti olanakli bir uygulama, ya da bir oneridir.
    Neden sadece bu budur bu böyle değilken böyledir diyerek tartışmaya sadece kendi bakış açınızdan(evrensel-insan zihniyeti)yön veriyorsunuz.Evrensel insan zihniyetine yakışıyor mu bu.Siz açıkladım dediniz ama bunların hiç biri benim için açıklayıcı olmadı.Her şeyin temeline insanı koyarak büyük bir hata içindesiniz.Madde üzerinde bir çok şeye ulaşma yetisi ve yeteneği olmayan olamayan insan tabi ki bazı şeyleri cevaplayamayacak.Her şeyin cevabını insanoğlu algısı diye çözüm getirmeye çalışmak fevkalade yanlış ve hatalı bir bakış.Bir şey soruyorum bundan ne algılandığına bağlı diyorsunuz.Başka bir şey soruyorum bundan şu algılanırsa şöyle olur diyorsunuz.Sizle makro düzeyde bir şey tartışmak mümkün değil.Ama ben tartışmaya devam etmek istiyorum ve Sokrates yöntemine geçeceğim.Bunun için genel tartışma alanına bir konu açacağım orada yazdıklarıma (bu kez soruları tek tek soracağım) cevap yazarsanız memnun olurum ama bu tarzla ve yöntemle değil.
    KENDİMİ O KADAR ÇOK SEVİYORUM Kİ SÜRÜ BENDEN NEFRET EDİYOR.

  6. #26
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.760

    Standart

    Alıntı faşist Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Neden sadece bu budur bu böyle değilken böyledir diyerek tartışmaya sadece kendi bakış açınızdan(evrensel-insan zihniyeti)yön veriyorsunuz.Evrensel insan zihniyetine yakışıyor mu bu.Siz açıkladım dediniz ama bunların hiç biri benim için açıklayıcı olmadı.Her şeyin temeline insanı koyarak büyük bir hata içindesiniz.Madde üzerinde bir çok şeye ulaşma yetisi ve yeteneği olmayan olamayan insan tabi ki bazı şeyleri cevaplayamayacak.Her şeyin cevabını insanoğlu algısı diye çözüm getirmeye çalışmak fevkalade yanlış ve hatalı bir bakış.Bir şey soruyorum bundan ne algılandığına bağlı diyorsunuz.Başka bir şey soruyorum bundan şu algılanırsa şöyle olur diyorsunuz.Sizle makro düzeyde bir şey tartışmak mümkün değil.Ama ben tartışmaya devam etmek istiyorum ve Sokrates yöntemine geçeceğim.Bunun için genel tartışma alanına bir konu açacağım orada yazdıklarıma (bu kez soruları tek tek soracağım) cevap yazarsanız memnun olurum ama bu tarzla ve yöntemle değil.
    Ben kendi bakis acimdan degil; gozlem olarak dile gelen dogal zihniyet dilinden veriyorum. Dogal zihniyette bir seyin ifadesi, emirsel, kesistirmeli, indirgemeli ve emirsel, deterministtir. Ortada evrensel-insan zihniyeti yok. O zihniyet geri planda dogal zihniyeti dile getirendir. Dile gelen dogal zihniyetin, sorunsal resmidir.

    Siz "herseyin temeline" ne koyardiniz?, yalniz unutmayin ki sizde o turun bir uyesisiniz. Insanoglu disi baska bir tur veya guc adina mi yaziyorsunuz, kimin/neyin adina ve hangi dialog ile? Ya da sizin cozumunuz bir insanoglu biri olarak baska bir algi mi ortaya koyuyor, kimin/neyin algisi siz onun ile nasil dialog kuruyorsunuz?

    Nasil isterseniz. Yeterki siz turunuzun disina cikma ve onun adina yazisma hayaline kapilmayin.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

Sayfa 3/3 İlkİlk 123

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0