2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Russell'ın Çaydanlığı

  1. #1
    telrunya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18 Kasım 2009
    Mesajlar
    559

    Post Russell'ın Çaydanlığı

    Russell’ın çaydanlığı, diğer bir adıyla göksel çaydanlık, filozof Bertrand Russell tarafından dinlerin yanlışlanamaz savlarının yanlışlanması görevinin kuşkuculara düştüğü görüşünü çürütmek amacıyla ileri sürülen bir benzeşim. Illustrated dergisinin 1952′de içeriğine kattığı (ama hiç yayımlamadığı) “Bir Tanrı var mı?” isimli makalesinde, Russell aşağıdakileri söyler:

    “Eğer ben Dünya ve Mars arasında eliptik bir yörüngede güneşin etrafında dönen Çin seramiği bir çaydanlık olduğunu öne sürseydim ve bu çaydanlığın en güçlü teleskoplarımızla bile tespit edilemeyecek kadar küçük olduğunu ekleyecek kadar da dikkatli olsaydım, kimse bu görüşümün tersini kanıtlayamazdı. Ama devam edip de bu savımın yanlışlanamaz nitelikte oluşundan dolayı insan aklının ondan kuşku duymasının kabul edilemez bir küstahlık olacağını söyleseydim, herkes haklı olarak saçmaladığımı düşünürdü. Ancak, eğer böyle bir çaydanlığın varlığı eski kitaplarca onaylansaydı, her Pazar günü kilisede kutsal gerçeklik olarak öğretilseydi ve okullarda çocukların beynine kazınsaydı, onun varlığından kuşku duymak bir gariplik belirtisi olarak görülür ve o kuşkuyu duyan kişiye yakınçağda bir ruh doktoruyla ya da daha önceki çağlarda bir Engizisyon yargıcıyla bir randevu alınırdı. ”

    Bir Şeytan’ın Papazı isimli kitabında, Richard Dawkins çaydanlık fikrini biraz daha ileri götürür:

    “Organize dinlerin, açık düşmanlığımızı haketmesinin nedeni şudur ki, Russell’ın çaydanlığına olan bir inancın aksine, din güçlüdür, etkilidir, vergiden muaftır ve kendini korumaktan aciz küçük çocuklara sistematik biçimde aşılanır. Çocuklar gelişim yıllarını çaydanlıklar hakkında manyakça kitaplar ezberleyerek harcamaya zorlanmazlar. Devletin okulları, anababaları yanlış biçimdeki çaydanlıklara inanmayı tercih eden çocukları okul sisteminin dışında tutmaz. Çaydanlığa inananlar, çaydanlığa inanmayanları ya da çaydanlık kâfirlerini veya çaydanlık sapkınlarını hatta çaydanlığı inkar edenleri ölümüne taşlamaz. Anneler çocuklarını, bir değil de üç çaydanlığa inanan çaydanlık-gâvuru eşlerle evlenmemeleri için uyarmaz. Önce sütü koyanlar, önce çayı koyanların dizlerini parçalamaz. ”

    Russell’in çaydanlığı kavramı daha mizahi ve dinleri açıkça parodileştiren biçimlere de gelişmiştir; Tek Boynuzlu Görünmez Pembe At ve Uçan Spagetti Canavarı bunlara iki örnektir.
    Kendisine yakıştırılan bütün değerleri Hiç'e indiren bir yokluk!


    in vino veritas.


    non serviam.

  2. #2
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    var ile yok olanın düşüncede yaratılması onların imgelenimi ve daha sonra da simgeleştirilmeleri ile gerçekleşir. salt düşüncede yaratılan imgelenmimin kanıt istememesi ya da tersinden çürütülmeye çalışılması anlamsızdır. bir olguyu tersinden çürütmeye kalkışmak onun kanıtlanmasından başka bir sonuca ulaşamaz. inanca dair insanın insandan ne beklentisi ne de yatsıması göz-ardı edilmeden insana dair olanın anlamlandırılması/anlaşılabilir olması ve değerlendirilmesi ona verilen önemim bir ifadesi olsa gerek. gerçeğin ne olduğuna dair bireysel tüm değerlendirmelerin altında toplumsal-tarihsel iz-düşümler vardır ve tüm bunların hepsi üretim/tüketim/paylaşım ile sıkı ilişki içerisindedirler. öyle olunca, tüm olguları epistemolojik, ontolojik ve değer bilgisi açısından değerlendirmeye tabi tutmaya kalkmak için bunların altında yatan olguları/ilişkileri/paylaşımı görmekte yarar vardır.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0