Acı, bizatihi bakış açısına bağlı bir duygudur.
Duyguların anasıdır.
Beş çeşit "bakış açısı" ve buna bağlı olaraktan bir o kadar da "acı" çeşidi vardır;
Acı çekmek şart değildir, hoptirilaylaylom bir hayat sürmek,
pekaalaa da mümkündür.
1- TAM AÇI/ACI
2- DOĞRU AÇI/ACI
3- DİK AÇI/ACI
4- DAR AÇI/ACI
5- MUNDAR AÇI/ACI
1- TAM AÇI/ACI:
Acıların babası.
Tastamam/360 derecelik bir bakışlarla ve doludolu görüşlerrle gelen ömürlük acı.
Sadece ve özeline siyasetçilere tahsis edilmiş bir acı çeşitidir.
Onlardan başka kimsecikler dayanamaz ve çekemez, bu acıyı.
"Lan n'apim yarımyamalak acıyı, ben de tamından isterim.." demee..
Oturtmazlar, yedirmezler, çektirmezler. Kıyamazlar sana.
Kalıcıdır. Kişinin iliği ciğeri dalağı bıngıldağı apandisiti mesaanesi poposu piposu dahil tekmil bünyesine işlemiştir.
Yumuşak ceylan derisi koltuklarda seylan çayı içerekten çekilir.
Bu acıyı çekenler, bütün hayatlarını politikaya adamışlardır.
Memleketin sadece siyasetle imar olunabileceğine doğuştan inanmışlar, halkın bütün, "ilerleme gelişme, eğitim.. vb." meselelerini gönüllü olarak sevabına yüklenmişlerdir.
Halka, lüks arabalarla gezmek, avm ler, cep tel klavye tv kumandası, feyspuk yutup parmaklayıp, yutup yutup yatmak kalmıştır.
Bu asli görevlerini gayretle memnuniyetle yüklenen, layıkıyla vazifesini yapan halk, memnundur, herhangi bir şikayeti yoktur.
Tam acı erbabı;
"Yüksek maaş+ucuz yemek+ellenmezlik+dürtülmezlik " reçetesiyle zaar zor ayakta durabilirler.
2- DOĞRU AÇI/ACI
Acıların manitası.
..........
üff bu ne yaa.. acı.. ıyy.. tüylerim tikentiken oldu..
dur sana tatlı kaymaklı kadayıflı profiterollü kazandibili sütlaçlı nuuriyeli
aşuureli bir şeyler yazayım..