Sayfa 4/4 İlkİlk ... 234
35 sonuçtan 31 ile 35 arası

Konu: Vicdan nedir?

  1. #31

    Üyelik tarihi
    14 Eylül 2010
    Mesajlar
    337

    Standart

    Alıntı glsezinrs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yaşam dediğimiz süreç ikilemleriyle, yanılgılarıyla, duygularıyla vs...var olmaya çalışan insan türünü zihin-beden döngüsüne mahkum etmiştir zaten.Nefes aldığımız sürece dünyevi bağımlılığımızdan arınmak/kurtulmak mümkün değildir.Ancak bu döngüyü dairesel olmak yerine spiral bir formda tahayyül edebiliriz.O zaman başladığımız noktaya geri dönmüş olmayız en azından.Zihnim ve ben ayrılamayız.İkisi de bitbirini üretiyor ve bedene muhtaç.Zihinsel bir arınma elbette harika olacaktır.Husserl de "paranteze alarak" düşünceyi, varlığı, tarihi...öznelliğimizden ayıklamaya soyunmuştu.Zihnime kabul ettirdiğim vakit bir şeyi, bu da onu yönlendirmedir.Sorun ben' in mi yoksa benim zihnimin mi temele alınması gerektiği...Bunu şimdilik cevaplayamıyorum.Belki de hiç bilemeyeceğim?
    Ölüm bu yüzden kötü bir şey değil. Olması gerekendir.

  2. #32
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.300

    Standart

    Alıntı Preatorian Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ölüm bu yüzden kötü bir şey değil. Olması gerekendir.
    Çinlilerin çok eski tarihlerde yaşlılarını ölüme terk ettiklerini ve bunun bir gelenek (narayama) olarak yaşandığını konu alan bir film izlemiştim.Orada ölüm olması gereken bir şeydi tıpkı bir düğün töreni gibi...Hindistandaki kadınların ölü eşleriyle birlikte yakılmasını da bu bağlamda içim sızlamadan karşılamalıyım.töre cinayetlerini de..Bombaların öldürdüğü çocukları, fokların katliamını, kurban bayramlarında ehil olmayan ellerde işkenceyle öldürülen hayvanları, düşünceleri ya da etnik kökenlerinden dolayı yokedilen insanları da.. olması gereken vuku buluyor diye bir kamera duyarsızlığıyla nasıl izleriz bunca vahşeti?Niçin öldüğümüzü/öldürdüğümüzü/öldürüldüğümüzü sorgulamak da niçin yaşadığımızı sorgulamak kadar anlamlıdır.(olmalıdır)

  3. #33

    Üyelik tarihi
    14 Eylül 2010
    Mesajlar
    337

    Standart

    Alıntı glsezinrs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Çinlilerin çok eski tarihlerde yaşlılarını ölüme terk ettiklerini ve bunun bir gelenek (narayama) olarak yaşandığını konu alan bir film izlemiştim.Orada ölüm olması gereken bir şeydi tıpkı bir düğün töreni gibi...Hindistandaki kadınların ölü eşleriyle birlikte yakılmasını da bu bağlamda içim sızlamadan karşılamalıyım.töre cinayetlerini de..Bombaların öldürdüğü çocukları, fokların katliamını, kurban bayramlarında ehil olmayan ellerde işkenceyle öldürülen hayvanları, düşünceleri ya da etnik kökenlerinden dolayı yokedilen insanları da.. olması gereken vuku buluyor diye bir kamera duyarsızlığıyla nasıl izleriz bunca vahşeti?Niçin öldüğümüzü/öldürdüğümüzü/öldürüldüğümüzü sorgulamak da niçin yaşadığımızı sorgulamak kadar anlamlıdır.(olmalıdır)
    Zihin ölmek istemez. Bu yüzden sorgular. Ölümden öte olanın zihninin ve bedeninin ölmesi sadece bir süreçtir ve bu onda hiç bir değişiklik yapmaz. Yaşadığını sanan fakat sadece yaşamı görmeyen insan, en büyük ilüzyonu yaşıyordur.

  4. #34
    ayşenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    25 Ağustos 2010
    Yer
    ankara
    Yaş
    19
    Mesajlar
    243

    Standart

    Madem söz ölüme geldi; o halde Güneşin Oğlu filminden alıntı yapmak istiyorum ve herkese bu filmi tavsiye ediyorum, çok iyi açıklıyor bence:

    "Yaşlanmak gerçekten büyük mucize, ama ben artık ondan daha büyük bir mucizenin olduğunu biliyorum.O da ÖLMEK.Çünkü, hayat başlayan bir şey olduğu gibi biten de bir şey olmalı. Yaşadığınız en iyi seksi düşünün , yediğiniz en iyi yemeği , seyrettiğiniz en iyi maçı... Eğer bunlar hiç bitmeyip hala sürselerdi şuanda en iyi değil en sıkıcı olacaklardı. Hayat da böyle işte eğer bir nokta da bitmezse insanı canından bezdirebilir. İyiki ölüm var da hayatta her şeyi yerli yerine koyuyor. Nasıl diyorlar "yaşasın ölüm!!"."
    kalp penceresinden günışığı sızdıkça
    şiiri tutuklayamaz hiçbir gardiyan

    murat menteş

  5. #35
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.300

    Standart

    Korkunun ecele faydası yok."Ölmek değil benim korkum" diyor Hayyam."İyi yaşayamamak!"Bununla birlikte ölümü olması gerektiği (doğal ve gerekli) yere konumlandırdığımıza göre ,vicdan meselesine dönebiliriz.İnsanlar birbirlerini ve doğayı öldürüyorlar diye bağırıyorum.Hiç kimse duymuyor.Herkes kendi ölümünü süsleyip püsleyerek kabul edilir kılmaya çalışıyor..

    [QUOTE=MuratSSRG;20991][FONT=Calibri][FONT=Times New Roman][SIZE=3ak[/B] bir anlayış ile bir nevi, halet i ruhiyenin nefsi(ni)[B] kınamasıdır
    Doğru anladı isem, vicdan nefsi(mizi) kınamaktır diyorsunuz.Yani vicdan ancak kendisini rahatsız eden bir fiille nefse varlığını belli eden (fiil vuku bulduğunda tamamlanan, o vakte kadar durağan/eylemsiz kalan) "potansiyel" bir mekanizma.Testi kırıldıktan sonra tokat atmayı anımsattı bana...

    Kanada, bu yıl da fok avına "evet" dedi.Anımstayım dedim...
    Konu Phi tarafından (04 Mart 2011 Saat 01:33 ) değiştirilmiştir.

Sayfa 4/4 İlkİlk ... 234

Members who have read this thread : 3

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0