Sayfa 1/3 123 SonSon
26 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Eleştiri Yokluğu/Eleştirinin Eleştirisi

  1. #1
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart Eleştiri Yokluğu/Eleştirinin Eleştirisi

    Genel olarak eleştiri, bir kişi, konu ya da olayın seçilen başka bir ölçüye göre değerlendirilmesi, ölçümlenmesi, yanlış olarak değerlendirilen noktalarının açığa çıkartılması ve yine aynı ölçüye göre yapısal olarak bir öneri, bir sonuca bağlanması şeklindeki karşı-düşünce açıklamasıdır. Her-hangi bir düşünce yapısının kendi içinde tutarlı olması onun eleştiriye kapalı olduğu anlamına gelmemektedir. Tüm düşünce sistemleri kaynağını nereden alıyor olursa olsun tartışılmaya açıktır. Tartışılmaya kapalı tüm düşünce sistemleri bu nedenle tabulaştırılan yıkılmış düşüncelerden başka bir şeyi ifade etmeyeceklerdir. Eleştirinin yapıcı olması, onun, birikimsel bilgiye dayalı olması ile doğru orantılıdır; ve bir ölçüde öznellikten uzaklaşmayı gerektirmektedir. Hiçbir düşünce sistemi çıkış kaynağında eleştiriden uzak kalmayı düşünerek ortaya çıkmaz. Eleştirinin yokluğu düşüncenin statik/durgun/dongun/dogmatik olması sonucunu doğuracaktır. Düşünce sistemlerinin donuklaştırılması/eleştiriye kapatılmaları onu doğuran kişilerce değil ondan bir şekilde yararlanan kişilerce gerçekleştirilen sapmalardır.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  2. #2
    Aksiyom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Temmuz 2009
    Mesajlar
    611

    Standart

    Eleştiriyi eleştirmek diğer tüm konulara yol olacak,
    eleştiri yaparken konu kişilik dengesinin yakalanmasının önemli olduğunu düşünüyorum zira en az eleştirilen konu kadar konuyu eleştiren kişinin kimliği kişiliğide yaklaşımı üzerinde etkili olacaktır.
    Yedi parça oldu.
    Altısı uçtu.
    Birini aldı.
    Üzerinde 'oluş' yazıyordu..

  3. #3
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    susmak, bir eleştiri şekli olabilir mi? Yeri geldiğinde neden olmasın? ve fakat, sürekli susmak bir eleştiri şekli olarak değerlendirilemez. Bu son durum olsa olsa yok saymadır.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  4. #4
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    "konu kişilik dengesinin yakalanması"..."konuyu eleştiren kişinin kimliği" bu iki olgu ve tesbitleriniz eleştirinin içeriğini, şeklini ve ölçüsünü de belirleyen faktörler/etkenlerden olabilir mi?
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  5. #5
    Aksiyom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Temmuz 2009
    Mesajlar
    611

    Standart

    Konuştuğumda tesiri yoksa susmak en mantıklısı.
    Burda kim neyi eleştiriyor ki (!)
    Son durum evet..
    Yedi parça oldu.
    Altısı uçtu.
    Birini aldı.
    Üzerinde 'oluş' yazıyordu..

  6. #6
    Aksiyom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Temmuz 2009
    Mesajlar
    611

    Standart

    Alıntı nejdet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    "konu kişilik dengesinin yakalanması"..."konuyu eleştiren kişinin kimliği" bu iki olgu ve tesbitleriniz eleştirinin içeriğini, şeklini ve ölçüsünü de belirleyen faktörler/etkenlerden olabilir mi?
    Direk etken hemde..
    Konuya bakış kimliğin aynasından yansıyacaktır bu yüzden bunları es geçmek olmaz.
    Yedi parça oldu.
    Altısı uçtu.
    Birini aldı.
    Üzerinde 'oluş' yazıyordu..

  7. #7
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    Eleştirinin yokluğu iki nedene dayanabilir; birincisi, düşünce açıklaması bir şekilde yasaklanmıştır ve eleştiriye kapalıdır. İkincisi ise, konunun eleştiriye değer görülmemesidir. Üçüncü şık yoktur; başka bir deyişle, eleştirilecek hiç bir yanı yok demek mümkün değildir. Böyle olunca düşüncenin paylaşımı, çoğalması ve kendini gerçekle örtüştürerek açılımını gerçekleştirmesi için eleştiriye maruz kalması, eleştirilmesi gerektiği ortadadır. Düşünceler salt söylenceler için üretilmezler.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  8. #8
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    "Konuştuğumda tesiri yoksa" bu şekildeki bir belirleme ne denli yerindedir? Etkinin güncel olması gerekir mi? Hem, etkisi/tesiri olmadığını nasıl söyleyebiliriz? Her olgunun bir direnç noktası vardır ki, ona eşik değer de dnilimektedir. Eşik değerler aşıldığında hiç bir şey olduğu gibi kalamaz. Dolayısı ile güncelde etkisiz görünen düşünce eleştirileri zamanla filizleneceklerdir; yeter ki, örtülenmekte olanın üstünü açmaya yönelik olsunlar...
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  9. #9
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    eleştirinin eleştirisini yapmak, tersinden düşüncenin savunulmasını yapmakla eş-değerde olup, eleştiriden farklılaşma eğilimi gösterecektir. tersinden-eleştiri ise ondan faklı olarak asıl düşünceyi doğrulamaya çıkabilir; bu bazı fenomenler için geçerli bir düşünce dizgesi olsa de genel bir değerlendirme değildir.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  10. #10
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.546

    Standart

    eleştirinin bir ölçüsü var mıdır? Varsa, bu neye göre belirlenecektir?

    her eleştiri özünde bir tamlayan görevi taşır. yapı-taşlarının eksikliği/yetersizliği ya da bulunduğu yer ile ilgili bir çekinceyi ifade eder. bu nedenle eleştirinin ölçüsü hedef alınan olgu ile kendince belirlenmiş demektir; ayrıca, önceden belirlenen bir standart ölçüsü yoktur. yapının kendisi eleştirinin ölçüsünü belirlediğinden yapı dışına çıkan karşı düşünceler eleştiri olmaktan öte karşı-tez ve düşünce açıklaması kapsamında değerlendirilmelidir. böyle olunca tartışma ile eleştiri arasında ince bir ayrım kendiliğinden ortaya çıkacaktır. her eleştiri bir tartışma ise de, het tartışma bir eleştiri değildir. böyle olunca, eleştirinin ölçüsü ile tartışmanın ölçüsü zynılaştıklarında örtüşmek durumundadırlar.

    eleştirinin ölçüsünü belirleyen diğer olgu ise, eleştiri yapanın hedef belirlediği olguya karşı yönelimidir; bu yönelim yıkıcı olduğunda ölçü aşılacak -ölçü kalmayacak-, değlse, yapıcı olduğunda ölçü korunmuş olacaktır. yapmak/üretmek yıkmak/tüketmekten daha zordur; insan doğası kolaya kaçma eğilimi taşıdığından çoğu kez ölçünün aşılması ile karşı karşıya kalınmaktadır.

    hoş ve hor görünün eleştiri ile bağıntısına gelince; bunun hem hedeflenen hem de hedefleyen kişi/olgu ile ilişkili olduğu rahatlıkla söylenebilir. bu görmeler eleştirinin olgunluğu ile yakından ilgili olup bir ayrı ölçü demektir.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

Sayfa 1/3 123 SonSon

Members who have read this thread : 0

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0