Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Genel Tartışma Alanı

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28.11.11, 15:24   #1
Gönüllü Felsefeci
 matrix - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2011
Nereden:
Mesajlar: 38
Standart Bilimsel bir Tez Yaratıcının Varlığına Ulaşabilirmi?

AKILSAL VE BİLİMSEL BİR TEZ YARATICININ VARLIĞINA ULAŞABİLİRMİ?

Şimdi düşünelim..! Çünkü başka bir seçenek yok kalkış ve varış noktamız düşüncemiz yani aklımızla oluyor..Her neyse..
Gerçek nedir... Nasıl bulabiliriz... Ne yapmamız gerekiyor.. En baştan başlamak en doğrusu.. En başta ne var onu bulmaya çalışalım.. Özet olarak akıl ve aklın etkileşimde olduğu veriler(yani evren , yani madde) var.. Madde nedir bilmiyoruz. Elimizde Hiçbir kanıt yok.. Kanıt olmadığı için her türlü ihtimale açık bir olgu.. Bu ihtimaller arasında evrenin gerçekten var olmadığı ihtimali bile var.. Bunları göz önüne alarak şimdi bir çözüm yolu bulmalıyız.. Akıl kendi iç benliğimizde olduğu , bizzat kendimiz olduğu için var olduğuna eminiz.. Klasik olacak ama düşünüyorum öyle ise varım.. Bu durumda bulduğumuz ilk kesin değer aklımız.. Peki aklımızla etkileşimde olan dış ortam nedir bunu çözmeye çalışalım..

Her şeyi kullanmalıyız.. Akılımızla etkileşimde olan veriler bizim en önemli yol göstericimiz olmalı çünkü işleme alınacak başka değerler yok.. Bilimde önemli çünkü evren(yani veriler) en iyi şekilde bilimle anlaşılabiliyor.. Zaten bilim verileri düzenli bir şekilde anlamamızı sağlayan bir çalışmadır..


Bu durumda elimizdeki verileri irdeleyelim..
Bilim ilk ele alacağımız kaynak.. Bilim maddeyi araştırıyor.. Bu araştırmalar sonucu çıkan son noktadaki bilgiler nelerdir.. Madde en son Quantum fiziği ile anlaşılmaya çalışılıyor.. Buradaki sonuçlar çok ilginçtir sanki madde parçalardan oluşmuş değilde bir bütünden yansıyan davranışlar sergiliyor..


EVRENDEKİ SONSUZLUK ÇIKMAZI..

Sonsuzluk hep kullanılır ama bu mantıksal olsun bilimsel olsun ispatlanamaz.. Yani evrende sonsuzluğu açıklamak mümkün değildir.. Bu yüzden kanıtlanmamış bir sonuç olan sonsuzluk vardır diyemeyiz.. Zaten sonsuzluk sonu olmayan demek.. Olmayan bir şey nasıl var olabilir.. Hem yok diyoruz(anlamı) hemde bu yokluk varlık aleminde var diyoruz.. Bu durumda varlık aleminin aslında olmadığını idea etmiş oluruz.. Bu yüzden sonsuzdur diye hiçbir açıklamanın arkasını sığınamayız.. Bunu mantıksal olarak açıklarsak o başka..

MADDENİN EN KÜÇÜK YAPI TAŞINDAKİ SONSUZLUK ÇIKMAZI..

Maddenin en küçük yapı taşı hep merak edilmiştir.. En küçük samut bir parça olamaz.. Çünkü alan kaplayan bir parça daha küçük alanlardan oluşur.. Hiçbir şekilde bölünmesi mümkün olmasa bile.. Kendinden küçük alanlarda kendisinden benzer bir yapı vardır..Bu yapı tamamı ile aynı olsa bile daha küçük olabileceği sonucuna çıkar.. Buda o parçanın daha küçük olabilme sonucuna çıkarır bizi.. Acaba bu parça bütün oluştururken neden o kadar bir boyutta kalmıştır.. Daha küçük olabilme durumu varken.. Acaba ne kadar küçülebilir.. Küçülme esnasında hep ikiye bölsek yine bir parça kalacaktır.. Bu sonsuzluğa gider.. Buradaki sonsuzluk çıkmazı maddenin en küçük yapı taşı olamayacağı sonucuna çıkarır bizi..
Bu yüzden ister madde son bütün bir parçada olsun ister devamlı alt parçalara bölünsün bu sonsuza gider diye bir açıklama mantıklı ve bilimsel olamaz..

UZAYDAKİ SONSUZLUK ÇIKMAZI...

Sonsuzluk çıkmazı sadece madde yapı taşında yok evrenin her yönünde var.. Mesela BigBang diyoruz madde buradan başladı peki daha önce neydi bir hiçmi idi.. Yoksa enerjimiydi.. Peki enerji daha önce ne idi hep enerji ise enerjinin sonsuz geçmişi olmalı.. Sonsuz geçmiş mantığı açıklanamaz bir düşüncedir.. Açıklama yapamadığımız sonsuzluk ardına saklanamayız.. Uzayın sonsuzluğu da açıklanamaz.. Aslında sonlu olduğuda açıklanamaz.. Neden derseniz.. Son sınırdan sonra ne var boşlukmu.. Peki boşluk sonsuzmu.. Sonsuzluk açıklanamazdı hatırlarsanız.. Boşluk yok hiçlik varsa evrenin sınırında.. O zaman bir alanın etrafı hiçlikle kaplı olamaz.. Hiçlik alandan büyük olamaz.. Eğer hiçlik evrenin sınırı ise , uzayda hiçliğe dahildir.. Yani bu evrende yoktur demeliyiz..


PEKİ ÇÖZÜM NE OLABİLİR..

Anlayacağınız algılarımızın alışkanlığı olan bu alem gerçekten var olmadığını işaret ediyor sanki bize.. Sonsuzluk açıklanamıyor diye buna inanmamız gerekmez diyebilirsiniz.. Ama bu durumda hiçbir şeye inanmadığınız beklemede olduğunuz ortaya çıkar.. Yani elinizde daha mantıklı bir açıklama yok iken var olan mantıklı bir açıklamaya inanamamak o açıklamamaya inanandan daha kör bir inanca saplanmak demektir..

Peki her şey yok ise bu nedir ..Açıklaması nedir.. Zaman ve maddenin salt gerçeklik olmadığını düşündüğümüze göre başka bir çözüm olmalı.. Sorularımızın çoğu cevaplandı artık ; ondan önce ne vardı diye bir sorumuz kalmadı çünkü zaman dışında başka bir gerçeklik noktasına geldik.. Bu dünyada var olanlar nasıl oluyor o zaman.. Madde yoksa var olan nedir..

Maddenin olmadığı bir aleme bu alemden bilgiyi taşıyabiliriz.. Zaten o alem hakkında bir bilgimiz yok ama bu aleme dönüşebilmesi için bilgi gerekiyor.. Bilgiyi ise kontrol eden bir yapı olmalı kendi kendine çalışamaz.. Buda bilinç ile olabilir ancak.. Bilgi , bilincin egemenliğinde bu evrene dönüşebilir ancak.. Bilgide sınır yoktur.. Madde aleminde bulamadığımız sonsuzluk bilginin içinde gizlidir.. Zamanın ve maddenin kısıtlamadığı bir alemde gerçek sonsuzluğa ulaşabiliriz ancak.. Bunu şöyle açıklayalım mesela sayı sayıyoruz sayarken sonraki sayı için zaman ve aklımızın maddesel hız sınırı var.. Eğer zaman ve maddesel engel kalkarsa sayı sayma işlemi için bekleme olmaz ve sonsuz dediğimiz sayıları bir anda elde edebiliriz.. Hayal etmesi bile zor olan bu alem bizim aklımızın sınırlarını zorluyor.. İşte bu alemdeki muazzam kudret ve gücün ne olduğunu daha iyi anlayabiliriz sanırım.. O zaman sonuç olarak sonsuz güç ve kudret sahibi YARATICICIN varlığına ulaşıyoruz.. Başka yolu yok.. Daha mantıklı çözüm yoksa bu noktada kalmamız gerekiyor.. Bilimsel olsun akılsal olsun bu nokta ulaşabildiğim son nokta.. Varsa başka çözüm açıklayabilirsiniz..Ha burada madde olamayan alem hakkında Hiçbir bilgimiz yok bu bizim aklımızın dışına çıkıyor..Bu alem o alemin dışında diye bir bilgide yok.. Ama madde dışı bir çözüm olamaz saplantısı sadece aklımızın kalıbıdır.. Maddeyi tek varlık görmek aslında en büyük kör inançlardan , akıl kalıbından başka bir şey değil.. Maddeye rüya demiyorum bu iyi anlaşılsın.. Zaman ve maddenin olmadığı var oluşun(yani yaratıcının) var ettiği ama bizim kavrayamadığımız bir var oluştur madde .. Bizim için gerçek ama yaratıcısı için salt gerçek olmayan bir yapı.. Aklı yaratanın ve bu verileri düzenleyen yaratıcının yaratığını yok saymakta çok yanlış.. Bu muazzam düzenin Sonunda maddenin en küçük yapısı yok diye her şeyi yok saymamız akılcı olmaz.. İlk oluşumu yaratıcının sırrı olan bu alem gerçekten vardır.. Sadece bizim düşündüğümüz gibi değil.. Tabi gerçeği nasıl algıladığımıza bağlı görerekmi , düşünerekmi..



matrix isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.11.11, 22:10   #2
Pyramos
Guest
 Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nereden:
Mesajlar: n/a
Standart

matrix Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Boşluk yok hiçlik varsa evrenin sınırında.. O zaman bir alanın etrafı hiçlikle kaplı olamaz.. Hiçlik alandan büyük olamaz.. Eğer hiçlik evrenin sınırı ise , uzayda hiçliğe dahildir.. Yani bu evrende yoktur demeliyiz..
bu kısmı biraz açabilir misiniz? bu görüş bilimsel midir? bilimsel ise evrenin içinde geçerli fizik kurallarının dışında da geçerli olabilme olasılığı/bilimselliği nedir?



 
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.11.11, 22:29   #3
evrensel-insan
Guest
 evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nereden:
Mesajlar: n/a
Standart

Yaraticinin varligina ulasmak ta, varliga ulasmakta ne bilimin konusudur, ne de bilimseldir. Iste bu temelde emperyalist zihniyetin soylettiklerini iyi algilamak gerekir.

Bir bilim kisisi, kisi olarak bu konulari dile getirebilir, ama tehlike kisisel dile gelen bu soylemlere kendince ya da algilayanlarca bilimsel bir icerik verilmesidir.

Cern Deneyinde aranan "tanri parcacigi" gibi, ya da; S.Hawking'in "bilim yasalari tanri olabilir gibi.

Bilimin temeli gozlem veren bir fenomene dayanir ve bir fenomenin ne oldugunun dile gelisi de tanrisal ya da varliksal, metafizigin ideolojik inancsal dogrularinin kendi aralarindaki tartismalaridir. Bilinen tanri varligi tartismasi, teolojik; bilinen varlik tartismasi da ontolojiktir. Her tartisan ideolojik inancsal dogru da kendi aklinin inandigi varligini yine kendine gercek ile dogrular. Evren bir mekandir ve gozlem veren bir fenomendir. Bunun bilim ve bilimselligi de evreni degil; gozlemini dile getirir. Evren olgusu ile dile gelen her gozlem ya da big bang gibi akil temelli teoriler test edilmedikce de teori olarak kalirlar ve olgu olamazlar.

Ayrica bilimsel bir olgunun da gozlem ile yanlislanabilirligi ve olgu bilgisinin yenilenebilirligi ve degiskenligi de bilimin bilimselliginin temel tasidir. Iste bilimin bilimselligini, bilisselligini aklin inanc ve ideolojisinden ayiran fark da budur.



 
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.11.11, 22:38   #4
Felsefe Aşığı
 faşist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2011
Nereden:
Mesajlar: 315
Standart

Tanrı yaratıcıdır.Yaratan tanrıdır.Başlangıçla ilgili bilim,felsefe yada diğer hiçbir bilim buna açıklık getiremeyecektir.Fakat sonrası için birşeyler yapılabilir.Tanrı dünya üzerinde bizim aklımızda yaşar.Akıl dışında bir yerde var olması mümkün değildir.Aklı yönetende yine o akıl içinde ki yaratıcı kuvvettir(bireyin kendi kuvveti).Birey kendi irade kuvvetiyle tanrıda olabilir yaratanda.Sadece kendi varlığının yüceliğinin farkına varsın.



faşist isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.11.11, 22:39   #5
Pyramos
Guest
 Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nereden:
Mesajlar: n/a
Standart

evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yaraticinin varligina ulasmak ta, varliga ulasmakta ne bilimin konusudur, ne de bilimseldir. Iste bu temelde emperyalist zihniyetin soylettiklerini iyi algilamak gerekir.
evrenin dışına çıkabilme şansımız sanırım hiç olmayacak..ışık hızına dayanabilecek araçlar yapabilmemiz imkansız gibi...peki o zaman bu bilgileri en azından ''işaret'' olarak kabul edemez miyiz üstad? bilinenlerin üstüne bilinmeyenleri koyup toplamamız çok mu yanlış?



 
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.11.11, 22:40   #6
evrensel-insan
Guest
 evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nereden:
Mesajlar: n/a
Standart

faşist Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Tanrı yaratıcıdır.Yaratan tanrıdır.Başlangıçla ilgili bilim,felsefe yada diğer hiçbir bilim buna açıklık getiremeyecektir.
Bilimin boyle bir bilimsel zihniyeti ve alani yok zaten. Cunku konu bilimin konusu degil, metafizigin teolojisinin konusu. Konui bilimsel, bilissel degil;ideoloji ve olumlu/olumsuz inanc konusudur.



 
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.11.11, 22:46   #7
Felsefe Aşığı
 faşist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2011
Nereden:
Mesajlar: 315
Standart

evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bilimin boyle bir bilimsel zihniyeti ve alani yok zaten. Cunku konu bilimin konusu degil, metafizigin teolojisinin konusu. Konui bilimsel, bilissel degil;ideoloji ve olumlu/olumsuz inanc konusudur.
Bilimin bununla ilgili bir mücadelesi söz konusu.Konu dışına çıkıp çıkmadığı hakkında söylemiyorum bir çok bilim ve bilim adamı çalışmalarda bulunuyorlar bu konuda.Ayrıca tanrı sadece teolojinin konusu değildir.



faşist isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.11.11, 23:45   #8
evrensel-insan
Guest
 evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nereden:
Mesajlar: n/a
Standart

faşist Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bilimin bununla ilgili bir mücadelesi söz konusu.Konu dışına çıkıp çıkmadığı hakkında söylemiyorum bir çok bilim ve bilim adamı çalışmalarda bulunuyorlar bu konuda.Ayrıca tanrı sadece teolojinin konusu değildir.
Natüralizm iki farklı felsefik görüşte incelenir:

Yöntemsel natüralizm (veya bilimsel natüralizm) ki bu epistemoloji üzerine yoğunlaşır: "Dünya üzerinde güvenilir bilgiyi edinmenin yöntemleri nelerdir?". Metafizik ve dini inançtan bağımsız, özellikle "bilgi" edinmenin pratik yöntemleriyle ilgili epistemolojik bir bakış açısıdır. Buna göre varsayımların doğal neden ve olaylara göre açıklanıp test edilmesi gerekir.[1] Gözlemlenebilir eylemlerin açıklamaları yalnızca doğal nedenlerle ilişkilendirildikleri sürece pratik ve faydalı olur (mesela "kesin işleyişler" buna örnektir, ama "şüpheli mucizeler" değil). Yöntemsel natüralizm modern bilimin temel prensibidir. Bazı filozoflar bu düşünceyi daha da genişleterek yöntemsel natüralizmin felsefenin de temel prensibi olduğunu söylemişlerdir. Bu bakış açısına göre bilim ve felsefe bir bütündür. W.V. Quine, George Santayana ve diğer bazı filozoflar da bu düşünceyi desteklemişlerdir.

Metafizik natüralizm, (veya ontolojik natüralizm veya felsefik natüralizm) ontoloji üzerine yoğunlaşır: Bu bakış açısı daha çok varoluş ile alakalıdır: var olan nedir ve var olmayan nedir? Natüralizm "tabiat vardır ve bütün temel doğrular tabiatın doğrularıdır."[2] metafiziki pozisyonuna sahiptir.-Alinti-

http://tr.wikipedia.org/wiki/Nat%C3%BCralizm_(felsefe)

Bilimsel olan ilkidir. Metafizik olan 20. yuzyildan itibaren bilimsel olrak gecerli degildir.

Bilimsel yöntem, en basit haliyle aşağıdaki şekilde özetlenebilir:klkl
1.Evrendeki bir fenomenin gözlemlenmesi
2.Bu fenomene dair, gözlemler ile tutarlı, ancak kesin olmayan, hipotez adında deneysel bir açıklama getirilmesi
3.Hipotezin tahminlerde bulunmak için kullanılması
4.Tahminlerin deneylerle veya ek gözlemlerle test edilmesi ve sonuçlar ışığında hipotezde gerekli değişikliklerin yapılması
5.(3) ve (4) numaralı adımların hipotez ve deney arasında tutarsızlık kalmayana kadar tekrarlanması-Alinti-

Bilimsel yöntem - Vikipedi

Oyuzden bilimsellik olarak konu epistemolojiktir, metafizik degil. Metafizik fenomeni gozlemlemez, onun varliksal kesinligini, mutlakligini ontolojik/teolojik ideoloji ve inan olarak koyar, bu konudaki farkli ortayakoyuslar da kendi arasinda bilineli tartisir. Bata idealizm materyalizm ve teizm ateizm tartismalari gelir. Bu ideolojik inanclarin bilim ve bilimsellik ile bir ilgisi yoktur. Cunku bilim varliga degil, varligin (fenomenin) gozleminin bilgisine dayanir.

Tanti varligi ve inanci, din felsefesi ve teolojinin disinda baska neyin konusudur?



 
Alıntı ile Cevapla
Alt 29.11.11, 00:08   #9
Felsefe Aşığı
 faşist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2011
Nereden:
Mesajlar: 315
Standart

evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Natüralizm iki farklı felsefik görüşte incelenir:

Yöntemsel natüralizm (veya bilimsel natüralizm) ki bu epistemoloji üzerine yoğunlaşır: "Dünya üzerinde güvenilir bilgiyi edinmenin yöntemleri nelerdir?". Metafizik ve dini inançtan bağımsız, özellikle "bilgi" edinmenin pratik yöntemleriyle ilgili epistemolojik bir bakış açısıdır. Buna göre varsayımların doğal neden ve olaylara göre açıklanıp test edilmesi gerekir.[1] Gözlemlenebilir eylemlerin açıklamaları yalnızca doğal nedenlerle ilişkilendirildikleri sürece pratik ve faydalı olur (mesela "kesin işleyişler" buna örnektir, ama "şüpheli mucizeler" değil). Yöntemsel natüralizm modern bilimin temel prensibidir. Bazı filozoflar bu düşünceyi daha da genişleterek yöntemsel natüralizmin felsefenin de temel prensibi olduğunu söylemişlerdir. Bu bakış açısına göre bilim ve felsefe bir bütündür. W.V. Quine, George Santayana ve diğer bazı filozoflar da bu düşünceyi desteklemişlerdir.

Metafizik natüralizm, (veya ontolojik natüralizm veya felsefik natüralizm) ontoloji üzerine yoğunlaşır: Bu bakış açısı daha çok varoluş ile alakalıdır: var olan nedir ve var olmayan nedir? Natüralizm "tabiat vardır ve bütün temel doğrular tabiatın doğrularıdır."[2] metafiziki pozisyonuna sahiptir.-Alinti-

http://tr.wikipedia.org/wiki/Nat%C3%BCralizm_(felsefe)

Bilimsel olan ilkidir. Metafizik olan 20. yuzyildan itibaren bilimsel olrak gecerli degildir.

Bilimsel yöntem, en basit haliyle aşağıdaki şekilde özetlenebilir:klkl
1.Evrendeki bir fenomenin gözlemlenmesi
2.Bu fenomene dair, gözlemler ile tutarlı, ancak kesin olmayan, hipotez adında deneysel bir açıklama getirilmesi
3.Hipotezin tahminlerde bulunmak için kullanılması
4.Tahminlerin deneylerle veya ek gözlemlerle test edilmesi ve sonuçlar ışığında hipotezde gerekli değişikliklerin yapılması
5.(3) ve (4) numaralı adımların hipotez ve deney arasında tutarsızlık kalmayana kadar tekrarlanması-Alinti-

Bilimsel yöntem - Vikipedi

Oyuzden bilimsellik olarak konu epistemolojiktir, metafizik degil. Metafizik fenomeni gozlemlemez, onun varliksal kesinligini, mutlakligini ontolojik/teolojik ideoloji ve inan olarak koyar, bu konudaki farkli ortayakoyuslar da kendi arasinda bilineli tartisir. Bata idealizm materyalizm ve teizm ateizm tartismalari gelir. Bu ideolojik inanclarin bilim ve bilimsellik ile bir ilgisi yoktur. Cunku bilim varliga degil, varligin (fenomenin) gozleminin bilgisine dayanir.

Tanti varligi ve inanci, din felsefesi ve teolojinin disinda baska neyin konusudur?
iki tür bilim vardır sosyal bilimler ve doğa bilimleri.doğa bilimleri yöntem olarak tümevarım yada tümden gelim sonrasında hipotez sonra hipotez kontrolü, teori kanıtlanabilen teorilerde kanunu oluşturur.Doğa bilimleri yöntem olarak bu yolu izler.Sosyal bilimlerde ise yol teoride sonuçlanır.Hiçbir kanun yoktur.(yani yukarıda ki bilgilere katılıyorum)Fakat doğa bilimleri tanrı konusunu şu minvalde ele alır.İlk oluşum.Doğa bilimleriyle uğraşan birçok bilim adamı ilk madde konusunda çalışmalar yapmış ve buna bir kanun bulmaya çalışmıştır(teori değil kanun).Epistemolojik olarak yukarıda ki sınıflama doğrudur.Ama pratikte bilim adamlarının çalışmalarından bahsetmiştim ben.Yani evrenin ilk maddesinin bulunup kanunlaştırılma isteği.Bu yüzden tanrı konusu epistemolojik olarak tabi ki bilimsel bilginin konusu değildir ama pratikte bu böyle değil.



faşist isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 29.11.11, 00:38   #10
evrensel-insan
Guest
 evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Nereden:
Mesajlar: n/a
Standart

faşist Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
iki tür bilim vardır sosyal bilimler ve doğa bilimleri.doğa bilimleri yöntem olarak tümevarım yada tümden gelim sonrasında hipotez sonra hipotez kontrolü, teori kanıtlanabilen teorilerde kanunu oluşturur.Doğa bilimleri yöntem olarak bu yolu izler.Sosyal bilimlerde ise yol teoride sonuçlanır.Hiçbir kanun yoktur.(yani yukarıda ki bilgilere katılıyorum)Fakat doğa bilimleri tanrı konusunu şu minvalde ele alır.İlk oluşum.Doğa bilimleriyle uğraşan birçok bilim adamı ilk madde konusunda çalışmalar yapmış ve buna bir kanun bulmaya çalışmıştır(teori değil kanun).Epistemolojik olarak yukarıda ki sınıflama doğrudur.Ama pratikte bilim adamlarının çalışmalarından bahsetmiştim ben.Yani evrenin ilk maddesinin bulunup kanunlaştırılma isteği.Bu yüzden tanrı konusu epistemolojik olarak tabi ki bilimsel bilginin konusu değildir ama pratikte bu böyle değil.
Konu olan bilim degildir, ya da bilimin dallari degildir. Konunun bilim alanina girip girmedigi ve bilimsel olup olmadigidir.

Sosyal bilimlerdeki konu bilimsel gozlemin ne oldugu ve bu gozlemden cikan cikarsamalar ve sorunlardir. Yani sosyal bilimler, yada numenal yeti bilimleri; bir ideolojik/inancsal dogrunun getirdikleri degildir. Sadece ortada olanin gozlemidir. Bu da psikoloji, sosyoloji temelli bilimsel aciklamalar ve bilimsel gozlem calismalaridir. Yani konu insanoglunun fenomeni degil; o fenomenin her turlu yansisinin gozlemlenmesi ve degerlendirilmesidir. Yani bir cesit tesbit, teshis, analiz, kritik kavram ve konu hakkinda bilgi vermedir. Bilgi de 3 turludur. Matematiksel/mantiksal bilgi, fiziksel bilgi ve sosyal bilgi. Bunlar ideoloji ve inanclarin varliksal/etik bakis acilarindan bagimsizdir, sadece gozlemdir.

Asagidaki 5 mesaja da bir goz at.

http://www.felsefe.net/felsefeye-gir...ne-oldugu.html



 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesajlar
Hermitik işlemciler (operatörler) faust Bilimsel Makaleler 0 14.11.13 17:18
tümel nedir ? 5N1K T Harfinden Nedir? Başlıkları 0 02.01.12 20:51
tümamirallik nedir ? 5N1K T Harfinden Nedir? Başlıkları 0 02.01.12 20:49
tüm nedir ? 5N1K T Harfinden Nedir? Başlıkları 0 02.01.12 20:49
tüm nedir ? 5N1K T Harfinden Nedir? Başlıkları 0 02.01.12 20:48

Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:25.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2015, Jelsoft Enterprises Ltd.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz