Sayfa 1/3 123 SonSon
25 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Ölüm ve Sonrası...

  1. #1
    NEORACK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Eylül 2010
    Yer
    Almanya - Münih
    Yaş
    30
    Mesajlar
    33

    Standart Ölüm ve Sonrası...

    Evet arkadaşlar... Gizemin yolculuğuna hoş geldiniz..

    Bu konu başlığında ölüm ve ölüm sonrası ile ilgili, inanç sistemlerine dayanan, ya da kendinize özel düşüncelerinizi, benimle ve bu konuya katılan diğer üyelerle paylaşmanızı istiyorum..
    Bizi bu hayatın sonunda bekleyen gizemin, inebildiğimiz kadar derinlerine inmeye çalışacağız..
    Eğer etrafınızda ölümü yaşama şansına erişmiş ve bi şekilde de ölümden dönmüş reel olaylar varsa bunları anlatmanızı isterim... Bu konu başlığı altında sadece düşüncelerimizi paylaşacağız... Felsefe yapmak isteyen elbette bu şansını sonuna kadar kullanabilir...
    Konuya katılan herkese şimdiden teşekkürler..

  2. #2
    telrunya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18 Kasım 2009
    Mesajlar
    559

    Standart

    Grange'in Şeytan Yemini isimli kitabını okudunuz mu? Okuyup etkilenmişe benziyorsunuz : )
    Kendisine yakıştırılan bütün değerleri Hiç'e indiren bir yokluk!


    in vino veritas.


    non serviam.

  3. #3
    gerdel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30 Ağustos 2010
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    29
    Mesajlar
    28

    Standart

    Benim özel düşüncem, yaşarken varsak ölünce de yok oluruz fazla bir derinliği yok işin. Şimdi hissediyorum, ölünce hiçbir şey hissetmeyeceğim, öyle yani.

  4. #4
    kuzeys
    Ziyaretçi

    Standart

    öldükten sonra ne olur yahut ne olmaz.. Muamma denilen şey bence ençokta bu konuda bir anlam bir değer kazanıyor.. İnandığım ve algıladığım dünyanın öyle acınası öyle korkulası , öyle alışılası ve sevilesi şeyleri var ki.. Tüm bunların yaradıcısına selam olsun.. Oscar wilde ..Reading Zindanı Baladın da en yüce taht tanrı'nın bağışıdır diyordu.. Hayatımda duyduğum en güzel en yüce kelime belki bu dizeler.. İnanıyorum Tanrının gözyaşları ulaşınca çarmıha gerilmiş adama.. en kötümüz için bile umut dolu bir başlangıç olacak..

  5. #5
    mazruf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08 Eylül 2010
    Mesajlar
    132

    Standart Ölümm ve sonrası (+18)

    Birinci bölüm: Ölüm;

    Bir vaveylaaa.. bir haragüree.. bağırtılar, çığırtılar..
    "Ugh! Apartmanda bin yıllık gelişmiş komşuluk sistemi yara aldı..
    mutlaka yan apartmanın kıskanç ve haset yöneticisi banka emeklisi
    Tacettin Bey, bizim kapıcıyla kavga çıkardı sabotaj yaptı.."
    irticalen tahminiyle uyanmışım.

    Yatağımın etrafında; ellerini bir başlarına bir dizlerine vura vura
    döneleyenler, "Vay bizi bırakıp da nerelere gidersiin.. baadem gözlü
    sırma saçlı Mazruuf.." "Lülülülülülüüüü.." zılgıt çekenler.
    Bizimkiler zılgıtı bilmez, kayınbiraderin Kürt kızı gelinidir çeken..
    (Bu sahneyi Sayın Levent Kırca epeyce işlediğinden,
    ben de burda pek güdük kalacağımdan, kenaarından geçtik.)

    Yataktan fırlamışım.. Dış kapının iç mandalına asılı sopamı kapıp,
    Tacettin Bey'e girişmek üzere merdivenleri beşer beşer atlıyacağım amma kalabalıktan geçemiyorum..
    Şimdi, döneleyenlerden kimi yakalayabilirsem yakasına yapışıp sarsa sarsa;
    "Lale devrinin sırtı kandilli tosbağaları adına, söyle bana, neler oluyor?.. "
    diye soruyorum ama, elimden fırtıp fırtıp kaygan kaygan balıklar gibi kayıveriyor tuttuğum.

    Sabahları, bakkala gidip gelene kadar 5 oto sürücüsü bir o kadar yaya sürücüsüne çatıp gelip, kahvaltıyı edip ilk cigaramı yakınca farkındalığımın uyandığını hesaba katarsanız anlarsınız.. Aynen sizin gibiyim yani. Dünyaya şaşı ve şaşkın bakarım sabahları..
    Bu halde bu durum işte.

    Ölmüşüm haberim yok.
    Tıpkı yaşarken yaşadığımdan haberimin olmadığı gibi yani.
    İnternetten başımı kaldıramadım ki.. Parmaklarımı klavyeden çekemedim ki..
    Bir elimde çay kahve, bir elimde fare, hayat bu sandım ne çare..
    Öyle değil mi MeSeNe?.. Söylesene?.. Hee.. hee.. Heheheeeee...

    Birden, kolumdan tutulup çekildiğimi hissettim..
    Evimin, artık üvey ünite muaamelesi gören nostaljik helası alaturka ikinci tuvaletindeydim.
    'Tuvalet' sözcüğü, inşallah Fransızca'dır ve -güzel kıyafet, süslenmek-
    anlamındadır. (Guugıl dede'ye sormadan yazdım, değilse yandı bizim yazar adaylığı.)
    Bunu bilecek yaşa geldiğimden beri, önce tuvalet sözcüğünü, ardından
    helada hangi eylemin yapıldığını düşünür bıyıkaltı gülerim hala.
    Ay şu ademoğlu üşenmese de herşeyi o kadar zarifleştirse yahu.

    Karşımda; Beyaz tenli, beyaz takım elbiseli, kocaman pembe gözlüklü..
    kırmızı pabuçlu, mavi gravatlı, yeşil şapkalı.. bir Kadıınn...
    Kardankadın yapın, böyle süsleyin, işte öyle yani.
    Kadın, amazonik akustik bir sesle;

    "- Bitttiinn seenn!..
    Gel berii!..
    Ey Serserii!..

    ..tin..tin..se..se..senn..
    be.. be. ri.. ser.. se......

    Haftaya 2. bölüm; MelekulMeevt.
    (Kıvıramazsam kıvırırım)
    zarfımı arıyorum.. ama boş olmayacak.. hem de delidolu

  6. #6

    Üyelik tarihi
    19 Haziran 2009
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    52
    Mesajlar
    773

    Standart

    Yorumunuz gerçekten düşündürücü sevgili mazruf...Her yazınız gibi ve de anlamlı.
    Yazar adaylığınızın tehlikeye gireceğini hiç sanmam. gayet akılcı ve akıcı..
    devam edin lütfen. Evet evet, şu internet için fazladan harcanan zamana yazık...Bu dünyada kendimize ,İnsanlara vede kendimiz için Ölümden sonrası hayata yararlı olmaya harcanacak zamanımızı intt'e heba ediyoruz.Acı gerçek...

    Asıl konuya dönmek gerekirse; nasıl ki, bu dünyada akıllı insanın yaptığı her şeyin, attığı her adımın anlamlı bir nedeni, neden-sonuç ilişkisi var ise...
    Bu dünyaya gelmiş olmamızın da mutlaka bir anlamı, nedeni ve sonucu olacaktır. Bu bağlamda ölüm sonrası bir yaşamın olduğu gerçeği kaçınılmazdır.
    Ben ölüm acısını ve korkusunu yaşamış, tatmış biri olarak buna daha fazla inanıyorum.
    Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim en büyük yol gösterici. Ölümün anlamından, Öbür dünyanın varlığından gayet anlaşılır şekilde bilgi veriyor. Başka ilhama gerek var mı?

  7. #7
    mazruf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08 Eylül 2010
    Mesajlar
    132

    Standart

    sayın monaliza bütün satırlarınıza katılıdım evetevet diyerek,
    (aday yazarlığımın akibeti hariç) selam saygı.

    ölüm sonrasını bütün sırlarıyla açıklığıyla şeffaflığıyla tarifsiz güzellikleriyle hiç bir şeyi saklamadan teek teek açıklayacaktım haftaya..
    amma velakin malum -özendirmek adına çok sakıncaları olan hassas ve bakir bir konudur.
    bu nedenle yazımın 2. ve diğer 21 bölümlerini iptal etmiş bulunuyorum. )))

    Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim en büyük yol gösterici. Ölümün anlamından, Öbür dünyanın varlığından gayet anlaşılır şekilde bilgi veriyor. Başka ilhama gerek var mı?

    amenna bunun üstüne söz söylemek bana düşmez.
    ****************************** *****************************
    se dee.. yazıcılığın hin kışkırtıcılığı yakamı bırakmaz işte;
    rahmetli ebemin sözüdür;
    "dünyada yediğin hurmalar
    ahirette tırmalar..
    hay yavrıııım..."
    zarfımı arıyorum.. ama boş olmayacak.. hem de delidolu

  8. #8
    NEORACK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Eylül 2010
    Yer
    Almanya - Münih
    Yaş
    30
    Mesajlar
    33

    Standart

    Saygıdeğer arkadaşlarım... Ben burada yokken sizler, konuyu alıp götürmüşsünüz bile ama şu an bütün bu yazılanları okuyacak kadar vaktim yok maalesef..! Özür dileyerek yazıma başlıyorum...

    Gerçektende hayatın bu yüzü ne kadarda dehşet verici değil mi?
    Düşünsenize,
    herşey çok güzel giderken ve hayatı dolu dolu yaşarken bir anda herşeyin apansızın bitebildiğini...!!!
    Bilinmeyene yolculuğa çıkar ve sadece ruhumuzla var olmaya başlarız... Tabi bu bir varsayım..İnanç varsayımı !!!
    Oysa bu kadar BASİT miydi herşey?? Benim koskoca bir benliğim, yeşertip büyüttüğüm ruhum ve hayallerim...!!! Bir de gençken öldüğümüzü düşünürsek.. Yarıda mı kalacaktı herşey...
    Kaderiniz sizi öyle bir yere getirmiştir ki bu bütün benliğinizle sahip çıktığınız hayatınız küçücük bir zehirli böceğin sizi sokuvermesiyle son bulacaktır...
    Oysa bu günlere kolay gelmemiştiniz !!! Annenizin karnında başlayan ve oradayken bile annenizin büyük zahmetlere ve acılara katlanarak sizi Dünyaya getirdiği bu yolculuk ve sonrasında yine büyük zahmetlerle büyütülmeniz ve kendinizi yetiştirmeniz...
    Peki hangimiz düşünüyoruz ve hissetmeye çalışıyoruz ölümü ??? Ölümle beraber yaşamamız gerektiğini hangilerimiz biliyor ???

    Yazıma başlamışken birde başka bir persifektiften ele almak istiyorum konuyu.. Şimdi bu yazılarımı dikkatle okuyun !!!

    Hayata gelme olasılığımızın ne kadar olabileceğini hiç düşündünüz mü ??? Ve bu ihtimalin - sonsuz / sonsuz olduğunu... Biz anne ve babamızın sperm ve yumurtasından olduk...Evet şimdi buradan hesaplamaya başlayalım... Milyarlarca spermden sizin olduğunuz sperm annenizin yumurtalığını döllüyor !! Misal olarak 1 milyar sperm hücresi ve işte şansınız 1 / 1000000000
    Birde bundan öncesine gidelim...Annenizin babanızla evlenme olasılığı ???
    Sadece Türkiye'deki nüfusu göz önüne alırsak 1 / 70000000 Ama tabi bu gerçekçi olmaz..Herkes aynı gezegende yaşıyor. Dünya nüfusunun sizin doğduğunuz dönemde 6 milyar olduğunu düşünürsek 1 / 6000000000 şeklinde bir olasılığa ulaşırız.
    Peki şimdi zaman açısından değerlendirelim.
    Babanızla anneniz 01.01.2010 tarihinde cinsel ilişkiye girdi...Ve gece saat tam 01:32:43 de babanızın dölü, annenizin rahmine indi...
    Bu zaman öncesinde yada sonrasında değil!!! Tam bu zamanda..Aynı hadise bir gün sonra yada önce, hatta birkaç saat ya da dakika önce veya sonra gerçekleşmiş olsaydı siz değilde başka biri yani bir anlamda sizin kardeşiniz olma şansına erişecek başka bir insan yavrusu Dünya'ya gelecekti..Annenizin 40 yaşına geldiğinde kadınlığının yok olacağını varsayarsak, bu olasılıkta ( spermin yumurtalığa ulaşma süresi / 40 sene ) şeklinde karşımıza çıkar...
    Şimdi işin daha da öncesine yani annenizle babanızın henüz hayatta olmadığı zamanlara gidersek eğer !!!!!!!!!!!!!!
    Bütün bu saydıklarımın hepsi de anne ve babanız içinde geçerli olacaktır!!! Evet arkadaşlar kafayı yememek elde değil !!!
    Bu olasılıklar dahilinde anneniz ya da babanız hayata gelemeseydi sizde olamayacaktınız... Annenizin vede babanızın, annesi ya da babası yine bütün bu olasılıklar dahilinde hayata gelemeseydi, ne anneniz, ne babanız, ne de siz hayatta olamayacaktınız!!!
    Sonuç olarak hayatın kıymetini iyi bilmeliyiz derken, bu hayatında aslında ne kadar baya ve basit bir şekilde sonlanabildiğini göz önüne alırsak, ben derimki hiçbirşeyi kafaya takmayın... Hayatın tadını çıkarmaya çalışın, tabi çıkarabildiğiniz kadar.. Yaşayamadıklarınız veya ulaşamadıklarınız için asla ve asla üzülmeyin...
    To be Contuine...
    Tekrar görüşmek üzere arkadaşlar...

  9. #9
    Furkan Topal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Ekim 2010
    Yer
    Mersin
    Mesajlar
    116

    Standart

    Alıntı gerdel Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Benim özel düşüncem, yaşarken varsak ölünce de yok oluruz fazla bir derinliği yok işin. Şimdi hissediyorum, ölünce hiçbir şey hissetmeyeceğim, öyle yani.
    Gerdele katılıyorum. Ve bir söz daha geldi aklıma "ölümden korkmak ahmaklıktır. o yokken ben varım, o var olduğundada ben yok olacağım.";

    Aynen böyle. Ölümden sonrası diye bir şey yok (ölen insan için) . Öyle filmlerdeki ya da anlatılanlardaki gibide ruh falan fışkıracağınıda düşünmüyorum bedenden. Zaten ruh beynin içindedir, sen öldüğünde beyinde ölür, ya da beyin öldüğünde sende ölürsün. Ve her şey sona erer. Malesef değerimiz bu kadar. Ama yaşıyoruz yinede. Meraktan sanırım bu yaşama nedenimiz ..
    Dünya bana bir Tanrı`nın buluşu ve rüyasıymış gibi görünüyor. Dünya canı sıkılmış bir Tanrı`nın gözleri önündeki boyalı buharlara benziyor. İyi ve Kötü, mutluluk ve acı ve sen ve ben, benim için bir yaratıcının gözlerinin önündeki boyalı buharlardır. Yaratıcı gözlerini kendi üstünden çekmek istiyordu ve dünyayı yarattı. Acı çeken birisi için gözlerini kendi acısından başka bir yere çevirebilmek baş döndürücü bir mutluluktur.

  10. #10

    Üyelik tarihi
    14 Eylül 2010
    Mesajlar
    337

    Standart

    Alıntı Furkan Topal Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Gerdele katılıyorum. Ve bir söz daha geldi aklıma "ölümden korkmak ahmaklıktır. o yokken ben varım, o var olduğundada ben yok olacağım.";

    Aynen böyle. Ölümden sonrası diye bir şey yok (ölen insan için) . Öyle filmlerdeki ya da anlatılanlardaki gibide ruh falan fışkıracağınıda düşünmüyorum bedenden. Zaten ruh beynin içindedir, sen öldüğünde beyinde ölür, ya da beyin öldüğünde sende ölürsün. Ve her şey sona erer. Malesef değerimiz bu kadar. Ama yaşıyoruz yinede. Meraktan sanırım bu yaşama nedenimiz ..
    Ölümden sonrası olması için sonrayı mümkün kılacak evrene ve zamana bağımlı bir yapıya ihtiyaç var. Evreni ve zamanı çok mu iyi biliyorsunuz ki sonrasına bu kadar vakıfsınız? Madem bu kadar vakıfsınız...kendinizi yok edin! Zihnen yok edin! Fikren yok edin! Enerjisel olarak yok edin! bakalım edebiliyor musunuz? Öyle bir noktaya geleceksiniz ki varın olması için yoka ihtiyacınız olacak. Zıttı olanın mutlağı olmaz mı?

Sayfa 1/3 123 SonSon

Members who have read this thread : 3

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0