Tabu dediğimizde ne anlıyoruz?
Tabular nelerdir?
Tabulara karşı neler yapmaktayız?
Hep başkalarından beklemek gerçekçi midir?
Tabular nasıl yıkılır?
Tabu dediğimizde ne anlıyoruz?
Tabular nelerdir?
Tabulara karşı neler yapmaktayız?
Hep başkalarından beklemek gerçekçi midir?
Tabular nasıl yıkılır?
kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.
"ağaç yaş iken eğilir" bir tabu mudur? gerçekten böyle ise/değilse tartışılmaıdır?!
kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.
İçerik anlamı ile aldığımızda "TERBİYE" ve "EĞİTİM" tabu ise o cümle de tabudur.
Bence terbiye ve eğitim tabu olmadığı için o cümle de tabu değildir.
"ağaç yaş iken eğilir" !!! gözleme dayanmayan anlayış, öznesi gözetilmeyen yüklem tabudur cümle neetsin : )
Bu atasözünü veya her ne ise bize 8 yaşlarımızda öğretildi,ama en tuhafıda öğretmekle kalmayan öğretmenler bununla ilgili yapacağımız yorumu dahi kafalarımıza tek tek işlediler.
Ağaç yaşken eğilir ,bir adam yedisinde neyse yetmişinde odur ve niceleri,bu nasıl bir odaklanmadır insan durumlar ne olursa olsun yaş ne olursa olsun değişime var gücüyle hazırdır/olmalıdır.
Evrende herşey değişim dönüşüm içindeyken insanların donuk kalması ve gençliğine yanması bana çoookk anlamsız geliyor.Eee ama tabi kolay geliyor aynı kalıp aynı ölmek!..
Düşüncelerimi belkide en iyi Nazım anlatıcak buyrun;
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.
Saygılar.
Yedi parça oldu.
Altısı uçtu.
Birini aldı.
Üzerinde 'oluş' yazıyordu..
Çocuğun toplumsallaşması sürecinde hata ve yanılgılarından uzaklaştırılmaya çalışılması "terbiye" ve "eğitim" genel başlığında eğilmesini ön-görüyor ise, çocuğun tarihsel belleğini geliştirmesi istenmiyor demektir. Kişi fizik ve düşünsel olarak eğilebilir/eğriltilebilir; ağacın yaş iken eğilmesi/çocuğun küçüklükten başlayrak düşüncelerinin yasaklanması kişide bir korku yaratır ve düşünce bir tabu olarak karşısına geçer. Bu tabu içselleştirildiğinde ise kişi düşünceden bir hortlaktan kaçar gibi uzaklaşır.Ve düşünmek onun yerine düşündüklerini söyleyenlerin tekeline geçer. Tabulardan korkulur ve uzak durulmaya çalışılır. Tabu çözülürse kötücül olguların yaşanacağına dair paradigma/mistifikasyon kişiyi eğer. Eğmek boyun büktürmektir, düzeltmek ise sindirmeden gelişmesine olanak sağlamaktır.
kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.
Eğilmekten, neden llaki eğilip bükülmeyi anlıyoruzki?
Örneğin ben "şekil vermek" anlamında alıyorum.
Tabular da aynen algılama şekli ile alakalı olsa gerek.
Sayın Monaliza,şekil vermek dahi olsa bunu insana mal ettiğimizde insan her evresinde gelişebilir.Tabular ve bütün diğerleri algılarımıza göre varlar ama şuanda algılamalardan öte bu cümlenin içindeki yanılsamaya bakmalıyız diye düşünüyorum.
Yedi parça oldu.
Altısı uçtu.
Birini aldı.
Üzerinde 'oluş' yazıyordu..
Teşekkür ediyorum sevgili Aksiyom,
../.
Eğmeyi ağaç ile düşünmek ve ilişkilndirmek gerekir. Ağaçların dik duruşları eğmek olgusu ile birlikte değerlendirildiğinde boyun bükülmesini çağrıştırmaktadır. İnsanın diğer türlerden farklılaşması dik durmayı başarması ile gerçekleşmiştir; tıpkı ağaçlar gibi.. Bu nedenle bu söylemdeki "eğmek" ifadesini "biçimlendirmek" olarak dğerlendirmiyorum. Diğer yönden kişi tam ve canlı doğmak ile oluşur ve hatta haklar yönünden ana-karnından itibaren hakların sahibidir. Neredeyse tüm memeli canlılarda yavrular çok önemsenir ve korunurlar, bu özellik insan türü için de geçerlidir. Ve fakat üzerine bu kadar titrenilen yavrunun ayrı bir kişi olduğu göz ardı edilerek "biçimlendirilmek" istendiğinde onun kendini sosyalleştirmesinin, kimlik edinmesinin önü ona önceden bir don biçmek suretiyle kesilmiş olacaktır. Bu olgu/sosyal yaklaşım sürüleşmek//sürüleştirilmek ile sonuçlanacaktır.
kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.