7 sonuçtan 1 ile 7 arası

Konu: Düşünmek ve sistem üzerine..

  1. #1

    Üyelik tarihi
    13 Haziran 2010
    Mesajlar
    10

    Standart Düşünmek ve sistem üzerine..

    -Felsefe doğruluğa iter. Rasyonel düşünmede öyle. Rasyonel düşünme insanın özüne giden yolu açar. Hayatı anlamanın en iyi yolu budur. Düşünmekten aciz bir toplum yok olmaya mahkumdur. Eğer bir toplumu refaha kavuşturmazsanız o toplum düşünemez. Bu yüzden gelişkin toplumlarda düşünce sistemi ilerlemiş boyuttadır. Felsefe din ile düşmansa düşünmekte dine ters düşer. Günümüz İslam ülkelerinde toplumlar düşünmekten acizdir, bu yüzden bu toplumlar sürekli geri planda kalır. Din aslında insan hayatında yararlı bir kavram iken, dogmalaştırılmış zorunlulaştırılmış ve toplumun zihnini köreltmiştir. Özgür bırakılan bir din zarardan çok fayda sağlar. Din, sistemi ayakta tutan en büyük unsurlardan biridir.
    -Peki nedir bu sistem?
    İnsanoğlunun varoluşundan beri, kendine daha çok yarar sağlamak amacıyla, yarattığı soyut, toplumsal işleyişlerin tümüdür. Günümüzden örnek vermek gerekirse; ekonomi, hukuk, yazılı ve yazısız kurallar, eğitim gibi kavramlardır. Bunların hepsi insan yaşamını daha düzenli hale getirmek ve ortaya çıkabilecek toplumsal aksaklıkları önlemektir amacıyla türetilmiştir.



    Düşünmek ve sistem üzerine yazdığım kısa bir yazıdır, bu kanılar üzerine yorumunuz ne olurdu?

  2. #2
    tribalistic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    11 Nisan 2010
    Yaş
    30
    Mesajlar
    93

    Standart

    Düşünmek sistemi oluşturduğu ölçüde yıkar da.İnsanların kendi akıllarıyla bin yılların getirdiği tortuları ancak akılsal düzeyde aşabileceği ;bunun topluma ve ordanda saçılarak bütün dünya toplumlarına yayılması denenmiş/denenmeye çalışılmış ve her defasında kısa/uzun sürelerle de olsa başarısızlığa uğramıştır.Bu başarısızlığun sebebi liderlerin yetersizliğine,nüfusun fazla olmasına,kaynakların idare edilememesine,ideolojilerin ve düşüncelerin eksikliklerine bağlanmıştır çoğu zaman.Halbuki bu kadar bütüncül sistemleri uygulama ancak; top-yekün bir manevrayla yapılabilir.Bu yüzden bilinç/bilinçlenme şarttır.Bunun en baş şartıda toplumların eğitim sistemlerinin felsefe/psikoloji/sosyoloji/mantık/antropoloji alanlarıyla daha sıkı ilişki içinde olmasıdır.
    Sistem düşünmeyle/refleksiyonla kendini aşacaksa eğer; insanlara düşünme ve tartışabilme olanakları yaratılmalıdır.Akademik eğitimin liseye doğru kademeli olarak salınması gerektiğini düşünüyorum.İnsanlar daha erken yaşta ''bilgi'' ile tanışmalılar.
    Mükemmel aşk , insanın kendisini mutsuz edecek kişiyi sevmesidir. S.Kierkegaard

  3. #3
    evadne_Ss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Mayıs 2010
    Yer
    düşüncelerin hapsolduğu ama firar ettiği yerden
    Yaş
    27
    Mesajlar
    43

    Standart

    80 darbesinde sonra popüler kültürün akıl almaz yükselişinden başlamak istiyorum konuya.Sizce bu yükseliş bilinçsiz bir ilerlememeydi elbeete hayır poüler kültürle toplum uyutuldu düşünmekten men edildik deta düşünen kişileri de anarşizimle suçladılar suçlayan anarşzmin ne olduğunu bile tam bilmiyorlardı gelinen noktaya baktığımızda zaten başarılı olmuş bir plan görüyoruz artık düşünülmüyor bence sistemli düşünme sorgulama çok küçük yaşta oto kontrol ile öğretilmesi gereken bir davranış olmalı bu noktada okullardan önce ailede başlıyor 7 yaşına gelmiş bir çocuk bana göre düşünmeyi öğrenmiş olmalıdır ondan sonra eğitim sistemini eleştirelim.Ezberci eğitim sorgulamayan coçıklar büyütüyor ama bunlar kesinlikle bilinçli yapılan sistmeler....
    Özgürlük kitabının
    sayfaları arasına
    cellatların kurduğu
    darağacındaki ip
    yarım kalan
    sayfayı gösteriyor
    okumaya devam edecek
    nice insana
    Evlilik fotoğraflarının yırtılarak
    kırılan çerçevelerin
    sokağa atılan
    tahtalarıyla çakılıyor
    çocuk tabutları
    Hiçbir genç kız
    taşımıyor kolyesinde
    sevgilisinin fotoğrafını
    ama ölüm
    sayfaları oyulmuş
    bir aşk romanının
    içine gizliyor
    tabancasını...


  4. #4

    Üyelik tarihi
    13 Haziran 2010
    Mesajlar
    10

    Standart

    dediklerinize tamamen katılıyorum. tribalistic kardeşimin dediği gibi felsefe, psikoloji, sosyoloji, mantık, antropoloji gibi alanlara insanlar yönlendirilmeli ve mantık çevçevesi içinde düşünmeleri için topluma bir yol açılmalı ve ardından evadne kardeşimin dediğine geliyoruz. neden bu yollar açılmıyor? çünkü düşünmemizi istemiyorlar. çünkü düşünürsek onların çarklarına çomak sokmuş oluruz. televizyon, medya, gazeteler sadece daha iyi uyutulabilmemiz için uydurulmuş birer masaldır. amaçlarınada çok güzel ulaşıyorlar. kötü olan bi durumda var ki eğitim toplumu aydın kılmıyor. çoğu üniversite öğrencisi bu manzaranın farkında değil. liselerde felsefe, sosyoloji, psikoloji dersleri gösteriliyor ama nasıl gösteriliyor? düşünmemizi sağlayarak değil. öğretilenler tarih dersinden farksız. filanca filozof şu zaman şunu düşündü. aman ne güzel. evadne kardeşiminde belirttiği gibi küçük yaştan düşünme, sorgulama yetilerinin çocuklara öğretilmesi gerekiyor. aksi taktirde biz böyle forumlarda didinmeye devam ederiz.

  5. #5
    evadne_Ss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Mayıs 2010
    Yer
    düşüncelerin hapsolduğu ama firar ettiği yerden
    Yaş
    27
    Mesajlar
    43

    Standart

    Alıntı Zadig Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    dediklerinize tamamen katılıyorum. tribalistic kardeşimin dediği gibi felsefe, psikoloji, sosyoloji, mantık, antropoloji gibi alanlara insanlar yönlendirilmeli ve mantık çevçevesi içinde düşünmeleri için topluma bir yol açılmalı ve ardından evadne kardeşimin dediğine geliyoruz. neden bu yollar açılmıyor? çünkü düşünmemizi istemiyorlar. çünkü düşünürsek onların çarklarına çomak sokmuş oluruz. televizyon, medya, gazeteler sadece daha iyi uyutulabilmemiz için uydurulmuş birer masaldır. amaçlarınada çok güzel ulaşıyorlar. kötü olan bi durumda var ki eğitim toplumu aydın kılmıyor. çoğu üniversite öğrencisi bu manzaranın farkında değil. liselerde felsefe, sosyoloji, psikoloji dersleri gösteriliyor ama nasıl gösteriliyor? düşünmemizi sağlayarak değil. öğretilenler tarih dersinden farksız. filanca filozof şu zaman şunu düşündü. aman ne güzel. evadne kardeşiminde belirttiği gibi küçük yaştan düşünme, sorgulama yetilerinin çocuklara öğretilmesi gerekiyor. aksi taktirde biz böyle forumlarda didinmeye devam ederiz.
    üniversitede öğrencilerin körlüğüne artık bahane bulamıyorum ne kadar duyarsız davranıyorlar ellerinde marka poşetlerle geerken bestseller kiapları okurken onlardan kelime beklemek hata....
    Özgürlük kitabının
    sayfaları arasına
    cellatların kurduğu
    darağacındaki ip
    yarım kalan
    sayfayı gösteriyor
    okumaya devam edecek
    nice insana
    Evlilik fotoğraflarının yırtılarak
    kırılan çerçevelerin
    sokağa atılan
    tahtalarıyla çakılıyor
    çocuk tabutları
    Hiçbir genç kız
    taşımıyor kolyesinde
    sevgilisinin fotoğrafını
    ama ölüm
    sayfaları oyulmuş
    bir aşk romanının
    içine gizliyor
    tabancasını...


  6. #6
    obsesif-ruh - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05 Haziran 2010
    Yaş
    18
    Mesajlar
    7

    Standart

    dediklerinize katılmamak elde deil. geçmiş zmanlar için yorum yapamam ama günümüz için şurası kesin: insanların çoğu hayatn anlamlanmasını sağlayan, onu doğruya yaklaştıran, insanın ruhsal-manevi ve fefah düzeyi açısndan daha iyi duruma gelmesi için uğraşan felsefe-sosyoloji-psikoloji vb. dallar insanlarda sıfır. özellikle felsefeye saçma ve gereksiz bir beyin jimnastiği olarak bakmaları çok acı. psikoloji ve sosyolojiden bahsetmiyorum bile. insanlar artık makine gibi yaşıyor. bir filozof 'ancak bilgisayar programları kadar özgürüz' diyor. şu anda gerçekten bu evreyi yaşamaktayız.insanlar yemeğini yiyip suyunu içip keyiflerine bakıyorlar. etrafına bakıp da düzeni ve işleyen sistemi sorgulamak akıllarına bile gelmiyor
    1984 korku ütopyasında da böyle gösteriliyordu. sorgulama ve isyan etme yetisinden mahrum gerizekalı insanlar yetiştirilip köle gibi çalıştırılıyorlardı hizmet için
    --- Ve tanrı insanoğlunu yaratarak dünyayı kirletti ---

  7. #7
    Doutrus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Ağustos 2010
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    23
    Mesajlar
    27

    Standart

    Alıntı obsesif-ruh Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    dediklerinize katılmamak elde deil. geçmiş zmanlar için yorum yapamam ama günümüz için şurası kesin: insanların çoğu hayatn anlamlanmasını sağlayan, onu doğruya yaklaştıran, insanın ruhsal-manevi ve fefah düzeyi açısndan daha iyi duruma gelmesi için uğraşan felsefe-sosyoloji-psikoloji vb. dallar insanlarda sıfır. özellikle felsefeye saçma ve gereksiz bir beyin jimnastiği olarak bakmaları çok acı. psikoloji ve sosyolojiden bahsetmiyorum bile. insanlar artık makine gibi yaşıyor. bir filozof 'ancak bilgisayar programları kadar özgürüz' diyor. şu anda gerçekten bu evreyi yaşamaktayız.insanlar yemeğini yiyip suyunu içip keyiflerine bakıyorlar. etrafına bakıp da düzeni ve işleyen sistemi sorgulamak akıllarına bile gelmiyor
    1984 korku ütopyasında da böyle gösteriliyordu. sorgulama ve isyan etme yetisinden mahrum gerizekalı insanlar yetiştirilip köle gibi çalıştırılıyorlardı hizmet için

    George Orwell dan ziyade gidişimiz Aldous Huxley'e
    1984'ten Cesur Yeni Dünyaya.

Members who have read this thread : 0

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0