Sayfa 1/5 123 ... SonSon
44 sonuçtan 1 ile 10 arası
Like Tree3Teşekkür

Konu: Türkiye'de Felsefenin gelişememesinin nedenleri nelerdir?

  1. #1
    SenexIratus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Kasım 2009
    Mesajlar
    138

    Standart Türkiye'de Felsefenin gelişememesinin nedenleri nelerdir?

    Felsefe Turkiyede niye gelismemistir? Neden Turkiyede felsefe yapilmamaktadir? Felsefenin anavatani olan topraklar neden felsefe uretemez olmustur? Felsefe ureten toplumlarla uretemeyenler arasindaki fark nedir? Felsefenin dogmasi icin nelerin olmasi, hangi toplumsal sartlarin olmasi gerekir?
    Elbette ki asil mahiyetimi Erosun Psykheden gizledigi gibi gizlerim. Cunku siz benim suratimi degil dusuncelerimi okuyacaksiniz.
    ______________________________ _________
    Konusmalarimi benden izinsiz alintilayip baska yerlerde kullanmayiniz. Eger bunun etik bir eylem oldugunu dusunuyorsaniz, bunu benimle felsefece tartisip, dialektigini yapiniz.

  2. #2
    köle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14 Eylül 2009
    Mesajlar
    149

    Standart

    Felsefeyi sahiplendiğiniz , değişik ciddi ve soğuk bir hava verdiğiniz, cümlelerin içinden karakterlerinizi hayatınızı ve duygularınızı söküp aldığınız, tüm bunları da geçtim felsefe yapmayı çok önemli birşey saydığınız için türküyede felsefe yapılmıyor. (Yapılmıyordur herhalde)

    Felsefe yapmak = düşünmek ise hepimiz felsefe yapıyoruz. Yok hayır düşünmek yetmiyor ise ve özel bir takım güçler gerektiriyorsa felsefe, ben şuan dahil hiçbir zaman felsefe yapmayacağımı kabul ediyorum.

  3. #3

    Üyelik tarihi
    05 Mayıs 2009
    Mesajlar
    149

    Standart

    yapılamıyor çünkü sosyal,dinsel ve gelişimsel kalıplar insan düşünün çok önünde seyrediyor.Duvarları olanın hayal gücü sınırlanıyor ve düş gücü yerine tembel ve uyuşuk zihinlere bırakıyor,insanlar düşünce ve değer üretemedikçe küçülüyor,susuyor,mutsuzlaşıyo r ve hayata dokunamıyor.
    neler yapmak gerekir?eğer türkiyede felsefe doğsun istiyorsanız tüm kalıpları yıkacaksınız,yeni doğan her bebeği yetişkinlerin duvarlarından koruyarak benliğini ortaya koymasını sağlayacaksınız.
    felsefe yapmak ölümü anlamaya çalışmaktır..CİCERO

  4. #4
    şehrin yabancısı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Şubat 2009
    Yer
    istanbul
    Yaş
    40
    Mesajlar
    431

    Smile

    Alıntı sümeyra Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    yapılamıyor çünkü sosyal,dinsel ve gelişimsel kalıplar insan düşünün çok önünde seyrediyor.Duvarları olanın hayal gücü sınırlanıyor ve düş gücü yerine tembel ve uyuşuk zihinlere bırakıyor,insanlar düşünce ve değer üretemedikçe küçülüyor,susuyor,mutsuzlaşıyo r ve hayata dokunamıyor.
    neler yapmak gerekir?eğer türkiyede felsefe doğsun istiyorsanız tüm kalıpları yıkacaksınız,yeni doğan her bebeği yetişkinlerin duvarlarından koruyarak benliğini ortaya koymasını sağlayacaksınız.
    birinci pragrafınıza katılıyorum. ikincisi ise mümkün değil diyorsunuz bakış açınıza göre.hiç felsefi bulmadım açıkçası bir anlamda imkansız diyorsunuz. sorgulayan bir toplum yaratmak hiç de zor olmasa gerek tamam zor diyelim ama sizin bakış açınıza göre mümkün değil.neden olmasın mükün hiçde öyle kalıpları yıkmadan insanları sorgulatmaya başlayınca kendi kendini yıkar bütün tabular.bence sorun ondan sonra başlar farklı bakış açısı için savaşan ve mücadele eden felsefeciler. bir an gözümde canlardım. korkunç bir felsefi savaş..
    Sözcüklerin gücünü anlamadan insanların gücünü anlayamazsınız.
    KONFİÇYUS

  5. #5
    kırmızıpabuç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Kasım 2009
    Yaş
    26
    Mesajlar
    29

    Standart

    sevgili senexıratus soruda sanki bir eksiklik var gibi.Soruyu herhangi biri için mi soruyorsunuz yoksa akademide felsefe eğitimi almış biri için mi soruyorsunuz?akademik eğitim almış birisi içinse ülkemizdeki akedemilerde sosyal bilimlerin içler acısı durumunda cevabı bulabiliriz diye düşünüyorum.Herhangi biri için soruyorsak kültür faktörü önemlidir.Ayrıca ülkemizde gerçekten iyi felsefeciler de var.Bu cümleden sonra benim aklıma bir soru geldi.Neden referans göstereceğimiz felsefecimiz yok.sorunuz bu şekilde de sorulabilir.
    'Ne var ki sizin doğanız benim doğamdır.'

  6. #6

    Üyelik tarihi
    05 Mayıs 2009
    Mesajlar
    149

    Standart

    şehrin yabancısı yazımın hiçbir yerinde imkansız olduğunu söylemedim,ben bunun bir yöntem olduğundan bahsediyorum,beni yanlış anladınız,doğrusu düzgün okumadınız!!
    felsefe yapmak ölümü anlamaya çalışmaktır..CİCERO

  7. #7
    SenexIratus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Kasım 2009
    Mesajlar
    138

    Standart

    Alıntı köle Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Felsefeyi sahiplendiğiniz , değişik ciddi ve soğuk bir hava verdiğiniz, cümlelerin içinden karakterlerinizi hayatınızı ve duygularınızı söküp aldığınız, tüm bunları da geçtim felsefe yapmayı çok önemli birşey saydığınız için türküyede felsefe yapılmıyor. (Yapılmıyordur herhalde)

    Felsefe yapmak = düşünmek ise hepimiz felsefe yapıyoruz. Yok hayır düşünmek yetmiyor ise ve özel bir takım güçler gerektiriyorsa felsefe, ben şuan dahil hiçbir zaman felsefe yapmayacağımı kabul ediyorum.
    Felsefenin ne oldugunu daha onceden bu forumlarda pek cok kez anlattigim icin ve buradaki konumuz da bu olmadigi icin bu konuda detayli konusmayacagim. Bu konudaki eksiginizi kapatmak isterseniz ozelden detayli olarak konusabiliriz, lutfen forumlari bu turden kisisel saldirilar amaciyla kullanmayalim.


    sizin icin ifadelerimi olabilecek en basit seviyeye indirgeyerek formulize edecegim;


    dusunme = bilinc icerigi uretme (urunu her kosulda bilgi niteligi tasimak zorunda degil, sayiklama da olabilir) herhangi insanin eylemi

    duzenli akil yurutme = Bilgelik ogretileri (orn. Konfuciyus)

    sistemli akil yurutme = felsefe (orn. Immanuel Kant)

    [akil yurutme icin bkz. http://www.felsefe.net/forum/felsefe...html#post10081 ]
    [Ingilizce biliyorsaniz, dusunme=thinking ote yandan akil yurutme=reasoning/ratiocination]
    Konu SenexIratus tarafından (05 Ocak 2010 Saat 17:54 ) değiştirilmiştir.
    Elbette ki asil mahiyetimi Erosun Psykheden gizledigi gibi gizlerim. Cunku siz benim suratimi degil dusuncelerimi okuyacaksiniz.
    ______________________________ _________
    Konusmalarimi benden izinsiz alintilayip baska yerlerde kullanmayiniz. Eger bunun etik bir eylem oldugunu dusunuyorsaniz, bunu benimle felsefece tartisip, dialektigini yapiniz.

  8. #8
    SenexIratus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Kasım 2009
    Mesajlar
    138

    Standart

    Alıntı kırmızıpabuç Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sevgili senexıratus soruda sanki bir eksiklik var gibi.Soruyu herhangi biri için mi soruyorsunuz yoksa akademide felsefe eğitimi almış biri için mi soruyorsunuz?akademik eğitim almış birisi içinse ülkemizdeki akedemilerde sosyal bilimlerin içler acısı durumunda cevabı bulabiliriz diye düşünüyorum.Herhangi biri için soruyorsak kültür faktörü önemlidir.Ayrıca ülkemizde gerçekten iyi felsefeciler de var.Bu cümleden sonra benim aklıma bir soru geldi.Neden referans göstereceğimiz felsefecimiz yok.sorunuz bu şekilde de sorulabilir.
    Cok guzel, evet tamam boyle soralim. Peki boyle sordugumuzda felsefeciyi icinde yasadigi toplumdan bagimsiz olarak mi dusunecegiz, yani bu soruya cevap verirken yine de kultur faktorune deginmemiz gerekmeyecek mi?
    Eger deginmemiz gerekecekse birey icin de, akademik felsefe icin de verecegimiz cevaplar benzer yoldan ilerlemeyecek mi?
    Herhangi birinden kastimiz, toplumbilincindeki yigin midir (toplumbilincindeki yiginin felsefe gibi bir yuksek teorik zihin yapisinda olmasi mumkun mudur?) yoksa bu siniflamaya kendini disaridan gelistirmis insanlari da mi dahil edecegiz?
    Dahil edeceksek felsefenin sadece akademik duzlemde yapilabildigini mi iddia edecegiz?
    O halde "tum filozoflar ayni zamanda akademisyendir" mi diyecegiz?

    Herhangi biri-akademik biri ayrimini yaptigimizda bu turden sorular karsimiza cikiyor, akademi disi felsefenin potansiyelini yabana atmamak icin birlestirip sormayi tercih ettim, yani felsefeyi uretelim de bu nereden uretilirse uretilsin, nereden uretildigi o kadar da onemliymis gibi gorunmuyor.
    Konu SenexIratus tarafından (22 Aralık 2009 Saat 20:53 ) değiştirilmiştir.
    Elbette ki asil mahiyetimi Erosun Psykheden gizledigi gibi gizlerim. Cunku siz benim suratimi degil dusuncelerimi okuyacaksiniz.
    ______________________________ _________
    Konusmalarimi benden izinsiz alintilayip baska yerlerde kullanmayiniz. Eger bunun etik bir eylem oldugunu dusunuyorsaniz, bunu benimle felsefece tartisip, dialektigini yapiniz.

  9. #9
    Nietzsche - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08 Eylül 2009
    Yer
    içimden
    Yaş
    32
    Mesajlar
    56

    Standart

    osmanlılar döneminde felsefe derslerinin kaldırılması olabilir mi? insanlarımız bu sebeple korkutulmuş ve bunun kötü birşey olduğu empoze edilmiş olabilir. belkide hala türkiyede liderlerin yada kuranın yada peygaberin yada atatürkün eleştirilememesinin altında bu yatıyor olabilir mi?
    Kadın kimden nefret eder en çok?
    -Demir şöyle demiş mıknatısa:
    "En çok senden nefret ederim, çünkü sen çekersin, ama kendine doğru sürükleyemezsin."
    Erkeğin mutluluğu: "İstiyorum."
    Kadının mutluluğu: "İstiyor."

  10. #10
    AndroNova - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18 Aralık 2009
    Yer
    Earth
    Yaş
    18
    Mesajlar
    259

    Standart

    Osmanlı döneminde doğma bir dinin önderliğini yaptığı için. Daha sonra din mesupları kendi alehlerinde görmüştür felsefeyi ve filozofları. Bu olaylar 16.-17. yy kadar yapılmamaktaydı sanırım. Tasavvufcularımızdan sonraki kuşak istememiş.
    Koyunlar "meee"lemeseydi ne kurt burada olurdu nede koyunlar lanet okurdu...

    İnsanlığın en büyük amacı oyunlar, hayaller ve insanlar arasındaki bağı çözmek olmalıydı.

Sayfa 1/5 123 ... SonSon

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0