7 sonuçtan 1 ile 7 arası

Konu: Halil Cibran

  1. #1

    Üyelik tarihi
    06 Aralık 2009
    Mesajlar
    271

    Standart Halil Cibran

    Aşk



    Aşkı konuşmak için,
    dudaklarımı kutsanmış ateşle temizledim,
    ama hiçbir sözcük bulamadım.

    Aşktan haberdar olduğumda
    sözler cılız bir hıçkırığa dönüştü,
    yüreğimdeki şarkı derin bir sessizliğe gömüldü.

    Ey bana gizlerinin ve mucizelerinin
    varlığına inandığım Aşk'ı soran sizler,
    aşk peçesiyle beni kuşattığından beri,
    ben size aşkın gidişini ve değerini
    sormaya geliyorum.

    sorularımı kim yanıtlayabilir?
    Sorularım kendi içimdeki için;
    kendi kendime cevaplamak istiyorum.

    İçinizden kim içimdeki benliği bana
    ve ruhumu ruhuma açıklayabilir ?

    Aşk adına söyleyin,
    yüreğimde yanan, gücümü tüketen
    ve isteklerimi yok eden bu ateş nedir ?

    Ruhumu kavrayan bu yumuşak
    ve kaba gizli eller nedir;
    yüreğimi kaplayan bu acı sevinç
    ve tatlı keder şarabı nedir ?

    Baktığım bu görünmeyen,
    merak ettiğim, açıklanamayan,
    hissettiğim, hissedilemeyen şey nedir?

    Hıçkırıklarımda,
    kahkahanın yankısından daha güzel,
    sevinçten daha mutluluk verici bir keder var.

    Neden kendimi beni öldüren
    ve sonra şafak sökene kadar tekrar dirilten,
    hücremi ışığa boğan
    bu bilinmeyen güce veriyorum?

    Uyanıklık hayaletleri,
    kurumuş gözkapaklarımın üstünde titreşiyor
    ve taştan yatağımın etrafında
    düş gölgeleri uçuşuyor.

    Aşk diye seslendiğimiz şey nedir?
    Söyleyin bana, bütün anlayışlara sızan
    ve çağlarda gizli olan o sır nedir?
    .....
    Halil Cibran

  2. #2
    ayşenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    25 Ağustos 2010
    Yer
    ankara
    Yaş
    19
    Mesajlar
    243

    Standart

    ...Bir rahim gibidir beden,
    Ruhun buluğa erişinceye kadar
    İçinde tutulduğu.
    Ruh yükselip gider buluğa erişince
    Ve çöker beden.
    Bir cenin gibi ruh,
    Yeniden doğuş gününden başka nedir ki
    Onun öldüğü gün?


    Halil Cibran
    kalp penceresinden günışığı sızdıkça
    şiiri tutuklayamaz hiçbir gardiyan

    murat menteş

  3. #3
    rainbow64 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06 Şubat 2010
    Mesajlar
    349

    Standart

    Halil Cibran- Aşk adlı şiir sorular üzerine kurulmuş bir doğrulama sanatı. Aşkı soru sorarak anlatmaya çalışmış ama herkeste uyandırdığı duygu farklıdır.
    Bilginin peşinden hiç durmadan koşmak ümidiyle.

  4. #4
    Aksiyom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Temmuz 2009
    Mesajlar
    611

    Standart

    İçimdeki yaşamın sesi,
    senin içindeki yaşamın
    kulağına ulaşamaz.
    Yine de kendimizi yalnız
    hissetmemek için konuşalım..

    Halil CİBRAN
    Yedi parça oldu.
    Altısı uçtu.
    Birini aldı.
    Üzerinde 'oluş' yazıyordu..

  5. #5
    Aksiyom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Temmuz 2009
    Mesajlar
    611

    Standart

    KONUŞMA

    Ve bir öğrenci, 'Bize konuşadan bahset' dedi.

    Ve o cevap verdi:

    'Siz konuştuğunuzda, düşüncelerinizle
    barış içinde olmayı terkedersiniz;

    Ve kalbinizin ıssızlığında daha fazla kalamadığınızda,
    dudaklarınızla yaşamaya başlarsınız.

    Ses sizin için bir eğlence, bir zaman geçirme aracı olur.

    Ve konuşmalarınızın çoğunda,
    düşünce yarı yarıya katledilir;
    Çünkü düşünce, boşlukta uçan bir kuş gibidir;
    kelimelerin kafesinde kanatlarını açabilir ama uçamaz.

    Aranızda bazıları,
    yalnızlığın korkusuyla konuşkan birini ararlar;
    Çünkü, tek başına olmanın sessizliği, gerçek ve çıplak
    kendilerini gözleri önüne serer, ki onlar bundan kaçarlar.

    Ve konuşmayı seven bazılarınız vardır ki, bilgisizce ve
    önceden düşünmeden, kendilerinin bile anlamadığı
    bir gerçeği ifşa edebilirler.

    Ancak bazılarınız ise içlerinde gerçeği taşır,
    ama onu kelimelerle dile getirmezler.

    Böylelerinin sinelerinde ruh,
    ritmik bir sessizlik içinde dinlenir.

    Bir arkadaşınızla karşılaştığınızda, ruhunuzun
    dudaklarınıza doğru hareket etmesini
    ve dilinizi yönetmesini sağlayın.

    Sesinizin içindeki sesin, onun kulağının
    içindeki kulağa seslenmesine izin verin;
    Çünkü onun ruhu, sizin kalbinizin
    gerçeğini saklıyacaktır;

    Tıpkı kadeh boşalıp, rengi unutulsa bile,
    şarabın tadının ağızda kalması gibi...'
    Halil Cibran
    Yedi parça oldu.
    Altısı uçtu.
    Birini aldı.
    Üzerinde 'oluş' yazıyordu..

  6. #6
    Aksiyom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Temmuz 2009
    Mesajlar
    611

    Standart

    KALBİMİN DERİNLİKLERİNDEN

    Kalbimin derinlerinden bir kuş uyandı
    ve uçtu gökyüzüne doğru.
    Yükseldikçe, daha ve daha,
    büyümeye başladı daha da.

    Önce bir kırlangıç gibiydi,
    sonra tarla kuşu ve kartal,
    sonra bir bahar bulutu misali genleşti
    en sonunda tüm yıldızlı gökleri kapsadı.

    Kalbimin derinlerinden bir kuş uyandı,
    uçtukça büyüdü, çoğaldı,
    oysa yüreğimi hiç terketmemişti..
    Halil Cibran
    Yedi parça oldu.
    Altısı uçtu.
    Birini aldı.
    Üzerinde 'oluş' yazıyordu..

  7. #7
    Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16 Nisan 2010
    Mesajlar
    463

    Standart

    ÇOCUKLAR


    ...kucağında bebeğini taşıyan bir kadın, konuştu: "Bize çocuklardan bahset."

    Ve o şöyle dedi:

    sizin çocuklarınız değil
    Onlar

    kendi yolunu izleyen Hayat'ın,
    oğulları ve kızları.

    Sizin aracılığınızla geldiler
    ama
    sizden gelmediler

    Ve sizinle birlikte olsalar da
    sizin değiller.

    Onlara,
    sevginizi verebilirsiniz,
    düşüncelerinizi değil.

    Çünkü
    onların da kendi düşünceleri vardır.

    Bedenlerini tutabilirsiniz,
    ruhlarını değil.

    Çünkü
    ruhlar yarındadır

    Siz ise
    yarını... düşlerinizde bile göremezsiniz!

    Siz
    onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz
    ama..sakın,
    onları kendiniz gibi olmaya zorlamayın.

    Çünkü
    hayat geriye dönmez,
    dünle de bir alışverişi yoktur.

    Siz yaysınız

    çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.

    Okçu...
    sonsuzluk yolundaki hedefi görür

    Ve o yüce gücü ile
    yayı eğerek, okun uzaklara uçmasını sağlar.

    Okçunun önünde kıvançla eğilin

    Çünkü okçu,
    uzaklara giden oku sevdiği kadar
    Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.

    H.CİBRAN

Members who have read this thread : 1

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0