Sayfa 1/2 12 SonSon
13 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: İlhan Berk

  1. #1
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.537

    Standart İlhan Berk

    BALAD
    Ben böyle bir deniz görmedim ne kadar seni düşündüm
    Gittim ne kadar bilmezsiniz ne türlü karanlık
    Baktım ki biri yok o kentlerin, hiç olmamışlar gördüm
    S bir kadın balkonunda baksam ne zaman olurdu
    E sesinde yüzlerce trenler yürüdü Galile'de
    Sizi bilmem ben galiba olmadım o dünyalarda
    Salt bir it karalık akşam üstü denizlere doğru
    Durmuş nasıl bu gökle bu yalnızlıklar yaşamada
    Ne yaşanmışsa görmemişiz yaşanmış o kentlerde
    Gittik gittik bizi bu surlar tuttu böyle kaldık.
    Böyle güneşlere bayılıyorum çok güneşlere
    Hafif otlar yürüyor evlere pis İstanbul'lara
    Şey ile şeysiz geçiyorum o kapanık güneşlerde
    Siz bir durma benim karanlığımı yadsıyorsunuz
    Sokağa çıkmayın diyorum çıkmayın duymuyor musunuz
    Benimle gelen o büyük sıkıntıdan gelenlerdi
    Ta Galile içlerinden yürüyerek gelmişlerdi
    Biriniz beni görmediniz ne kadar bağırdımsa
    Denizler baktığın tüm o denizler gösterdi bana
    Bir yalnızlık yeryüzündeki kapılar, bir o gördüm.


    Sunu

    Ben bütün çizgilerde oldum bütün o çizgilerde
    Her sefer böyle geldi vurdu yaşamama bir deniz
    Aldı bir yaşamadan bir yaşamaya kodu nasıl
    Al bir çocuk vardı o korkularda o gecelerde
    Büyük ulu sular yudu beni çokum artık nasıl
    Bir deniz size de gelir vurur elbet anlarsınız

    İLHAN BERK

    Konu fides tarafından (20 Eylül 2009 Saat 18:22 ) değiştirilmiştir.
    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  2. #2
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.537

    Standart

    BEN SENİN KRALLIĞIN ÜLKENE YETİŞTİM
    Ben senin krallığın ülkene yetiştim
    Kaldım gölge tanımayan güzelliğinle.
    Her sabah büyüten denizimizi böyle
    Gülüşlerindi o ülkede bilmez miyim.
    Sen o çıktığım sularsın,zencim benim.
    Denize bakan evler gibiydim seninle.
    Dur, geliyorum ellerin ne güzel öyle.
    Beni şey et gülüşlerini bekleyeyim.

    Sen gittiğim o ülkesin varılmıyorsun
    Vurmuş sonrasız nasıl en güzel sulara
    Güzelliğin balıkları gibi İstanbulun.

    Şimdi her yerde ne güzeldiniz o kalmış
    Yankımış denizlere öbür kadınlara
    Dünyada sizinle İstanbul olmak varmış..

    İLHAN BERK
    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  3. #3
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.537

    Standart

    HACI BEKTAŞ VELİ

    Bir resimde bağdaş kurmuş oturuyor Hacı Bektaş Veli. Evi gibi
    yeryüzü.

    Bir bulut düşürmüş başını duruyor. Onunla gidip gelen. Uzakta
    bellibelirsiz.

    Beyaz, uzun kavuğu. Demek ki güneş var.

    Kucağına almış bir ceylanı, bir aslanı. Duruyorlar. Üç kişiler.

    Hayvanları mı severdi Hacı Bektaş Veli? Bilmiyoruz. Ama açıktı
    hep evinin kapısı.

    Çizgili mintanı. Yalın. Düz. Ta bileklerine değin uzuyor, uzayıp
    orda kalıyor.

    Yüzü? Uzun yüzü. Sakallı, virdi okur gibi de önüne bakıyor.

    Delik değil kulağı ve halkasız.

    Yanında yeryüzü: Ağaçlar, sular, gök. Her sabah okuduğu.

    İLHAN BERK





    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  4. #4
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.537

    Standart

    İLYA AVGİRİNİN KARISININ ACI TÜRKÜSÜ

    Benim günlerim Soğanağa'da geçti
    Bir pencere, avuç kadar bir gök
    Sevim Matilda Hayrünnisa Eleni
    Her Allahın günü daha bir sevmek
    Daha bir cumhuriyeti, İlya Avgiri'yi

    Benim gençliğim güzeldir bakın
    Her gün elele denizle rüzgârla
    Her şiirde seçme mısra güzelliğim
    Her evde yatakların andığı ben
    Mis gibi her gün hikâyem ağızlarda

    Ne Cumhuriyet ne İlya Avgiri umrumda
    Ben eskiden hayvan gibi yaşardım
    Bir karanfil iki memem arasında
    Gökyüzünü ayna yerine kordum da
    Geçer ayıp yerlerime bakardım

    Benim gençliğimde kimse ama kimse
    Ayla, güneşle, cumhuriyetle uğraşmazdı
    Gökyüzü, deniz dünyayı koyup gitmezdi
    İlk çıkıyor balıklar daha denizden
    Bunların biri olmazdı benim zamanımda

    İLHAN BERK



    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  5. #5
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.537

    Standart

    NE BÖYLE SEVDALAR GÖRDÜM NE BÖYLE AYRILIKLAR

    Ne zaman seni düşünsem
    Bir ceylan su içmeye iner
    Çayırları büyürken görürüm

    Her akşam seninle
    Yeşil bir zeytin tanesi
    Bir parça mavi deniz
    Alır beni

    Seni düşündükçe
    Gül dikiyorum elimin değdiği yere
    Atlara su veriyorum
    Daha bir seviyorum dağları

    İLHAN BERK

    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  6. #6
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.537

    Standart

    ÖLÜ BİR OZANIN SEVGİLİ KARISINI GÖRMEYE GİTMEK

    'Kağıtlar, kitaplar, dedi, nereye elimi atsam.
    Kiminde yarım kalmış, nasılsa bitmiş bir şiir
    Kiminde. Hem her şey şiirlerde değil miydi?
    Bir gök şiirde ağar, bir sokak şiirlerde
    Gider gelirdi.
    Böyle yaşayıp gidiyorduk.'

    Sesi,
    Sanki çok ötelerden gelirmiş gibi
    Ezik, suskun odaları dolaştı durdu.
    Masada açık duran bir kitabı gösterdi sonra
    Ölünün, son kez elini sürdüğü ve kaldığı.
    'Burada işte oturmuş şu kitabı okuyordu,
    Elinden kitabın düştüğünü gördük sonra.
    Hepsi bu.'
    Böyle dedi, yüzüne kapayıp ellerini
    Alınmış gibi bir bulutun yer değiştirmesinden

    İLHAN BERK


    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  7. #7
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.537

    Standart

    YÜZ..

    Biliyor musun sen bir şiirde ilk satırsın ilk sözcük
    Beyaz bir gül
    Beyaz bir gül ne kadar beyaz olursa o kadar
    Ne kadar suysa bir su
    O kadar

    Ben en yakın yüzüm yüzüne
    Uyandığın sabaha, yatağına
    Birden bulup birden yitirdiğin bir şey olur ya,ona
    Bir dağ okulunda ilk derslere giren çocuklara
    İlk coğrafyacılara
    İlk harflerine bir alfabenin.

    Yüzün ki korkular verir bana ne zaman yüzümü tutsam yüzüne
    Ben ki ölüme hiç eğilmedim hiç girmedi sözlüğüme
    Belki sokağa ilk çıkan bir çocuktur ölüm
    Belki senin bazen topuz yaptığın saçın
    Bir yaban çiceği ya da ve daha ilk geliyordur dünyaya
    Bir demet maydanozu koparıp bırakmak belki de.

    Dedim ya hiç bilmiyorum arabı belki de benim sık sık çıkarıp
    Baktığım bir fotoğrafın
    Bıyıkları hep yüzüne düşen bir adama çektirdiğim
    Bir suya bakarken
    Bir suya
    Duru mu duru ve daha sessiz ölümün kendinden.

    Ben ki seninle aştım yasları
    Koydum çağıma adımı.Bir burukluğu
    yüzün gibi.

    İLHAN BERK




    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  8. #8
    kalliope - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Aralık 2008
    Mesajlar
    737

    Standart

    ÜÇ KEZ SENİ SEVİYORUM DİYE UYANDIM

    Üç kez seni seviyorum diye uyandım
    Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
    Bir bulut almış başını gidiyordu görüyordum

    Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün

    Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
    Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
    Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum

    Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün

    Kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
    Şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
    Karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum

    Eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun...


    Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız.(Konfüçyüs)

  9. #9
    kırmızıpabuç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Kasım 2009
    Yaş
    26
    Mesajlar
    29

    Standart

    (Bindokuzyüzseksenyılındaonüçt emmuzcumagünühalikarnassostain miştir)

    LİTTERA AMOR 1

    Biliyor musun bu akşamüstlerinde ne zaman sizi düşünsem,usuma Lokman'ın Zübdetü't-Tevarih'te I. Mahmud'a (o ünlü mühür kazıcı padişahımıza)
    karanfil tutan cariye gelip vurur.Eşyanın duru tadında,uzun boylu,uzun yüzlüdür.
    Teninin korkuç beyazlığı,kapalı,donuk güzelliği,insana cinayetler kıyımlar,kötücül
    kutup çiçekleri düşündürür.Çılgın sevginin ta kendisiyken,öylesine durgun,ezik,solgundur.
    Sanki bu dünyada değilmiş,bu dünyada hiç olmamıştır.
    Ben işte ne zaman sizi düşünsem,bu minyatürü açar bakarım.Onda birden sizi görürüm.
    Başım döner,bir yerlerde bir şeyler ağar,duyarım.O zaman gelir teninin karasevdalı yalımına
    bırakırım kendimi.Birden aşağılarda bir şey silinir,bana uzak ülkeler,bana denizler,yabanıl
    meyveler,otlar,kokular bağışlayan o duru,suskun beyazlığınızla kalırım.Hem yalnız ben değil
    dünya da,dünyada nice şey de yeryüzünde olduğunu unutur,bu yerküreye yeni gelmiş sanır
    kendini.Böylece herşey sizin yalın,arı beyazlığınıza bürünür kalır.O zaman işte bana sedir
    ağaçları,bana eski ceviz sandıklrı,lavanta çiçekleri,bin yıllık ağaçlar gibi kokarsınız.
    Bakamam size.Bakamam çünkü birden herşey aşka dönmüştür.Göğül yüzünüz esrir,yeniden
    belirdiğinde,yeniden umarsız beyazlığınızlayımdır.Durur zaman.Ama ben o duran zamanın içinde
    bilemeyeceğiniz kadar mutluyumdur.

    İLHAN BERK
    'Ne var ki sizin doğanız benim doğamdır.'

  10. #10
    kırmızıpabuç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Kasım 2009
    Yaş
    26
    Mesajlar
    29

    Standart

    LİTTERA AMOR,II
    Ama ben asıl,gençliğimin,kocamışlığımı n o sarı okul defterlerine yapıştırdığım,beni
    intiharlara götürecek denli duruk,dalgın,o denli de deli,çılgın,eski çağların o
    ölümsüz ustalarının çıplak resimlerinde bulurum seni.Büyük kentlerin o ıssız
    dörtyol ağızlarına birbaşlarına dolaşmaya çıkmışlar,sonra da birdenbire donup
    kalmışlar,yontulara dönüşmüşlerdir.Hepsi büyük gözlü,büyük memeli,masalsı
    yüzdüler.Nesnelerin o sessiz dünyasında(işlevleri sessizlik,yalnızlık yaratmak
    olan nesnelerin),sanki soluk almıyorlardır.Ortaçağın-güzelim Ortaçağın-kalelerine
    kapatılmış,sessiz sakin o uzun boylu şovalyelerini bekliyorlardır.Gölgelerin
    acımasız,buyrukçu baskısı altında,çırılçıplak oradan oraya gidip gelirler.
    Gizemli güzellikleri öylesine çarpıcı,öylesine kendileridir ki,insan bir an
    onların bir resimde olduklarını unutuverir.Ben de işte binde bir oralardan
    geçerken,eski gezgin ozanlardan öğrenmişimdir o kağıt beyazlığındaki
    soğuk,kışkırtıcı güzelliklerini(hem bilmem senin benim gibi bu dünyalarda
    dolaştığın olmuş mudur?Kendini,yalnızlığın kösnül elinde onlar gibi duvardan
    duvara vurduğun?O herşeyin durur gibi olduğu,etin çığlıklarla bir başına
    kaldığı,baştanbaşa da yalnız istek olduğu...)!
    Ben senin o duru,ölümcül beyazlığını da,işte böyle bir dünyadan,dünyamıza
    düşmüş görürüm.


    İlhan Berk
    Konu kırmızıpabuç tarafından (08 Aralık 2009 Saat 23:21 ) değiştirilmiştir.
    'Ne var ki sizin doğanız benim doğamdır.'

Sayfa 1/2 12 SonSon

Members who have read this thread : 4

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0