İnsanlar ışığı görmez, ışıkla görür.

Aklımda merak, şüphe ve saygı uyandıran iki şey vardır: Üzerimde yıldız gibi parlayan cennet ve içimdeki ahlak yasası.

Aydınlanma; kişinin kendi aklını kullanmaya cüret etmesidir.

Başkalarını kendi amaçlarını gerçekleştirmek için araç olarak görme.

Bilgi deneyle başlar ama deneyden doğmaz.

Bizler sırlarla dolu bir evrende bir rüyanın rüyasını görmekteyiz. Gerçekte bildiğimiz hiçbir şey yoktur. Bildiğimizi sandığımız şey sadece olaylardır. O olaylar ki, bilmediğimiz bir objeyle asla bilemeyeceğimiz bir süjenin birbirlerine olan ilgisinden doğmuştur.

Böcek olmayı kabul edenler, ayaklar altında kalıp ezilmekten yakınmamalıdır.

Bütün sahip olduğumuz bilginin tecrübe ile başladığına şüphe yoktur.

Dogmalar ve kurallar, insanın doğal yetilerinin akla uygun kullanılışının ya da daha doğru bir deyişle kötüye kullanılmasının bu mekanik araçları, erginleşme ve olgunlaşma için sürekli bir ayakbağı olurlar.

Her ne kadar inanmasam da bir tanrının varlığını kabul etmek gerekir.

İki şey var ki, ruhumu hep yeni, hep artan bir hayranlık ve müthiş bir saygıyla dolduruyor: Üzerimdeki yıldızlı gökyüzü ve vicdanımdaki ahlak yasası.

İnanca yer açmak için bilgiyi bir kenara bıraktım.

İnsanın yaratıldığı böyle yamuk odundan düzgün hiçbir şey yapılamaz.

İnsanlar ışığı görmez, ışıkla görür.

Uçarken havayı kesen ve onun direncini hisseden kuş, bunu havasız (vakum) yerde daha iyi yapabileceği kanısına kapılabilir.

Yüreklice düşün, gir bu yola seve seve! İyi yaşamayı sonraya bırakan kimse yolunda bir ırmakla karşılaşıp da akıp geçmesini bekleyen köylüye benzer... Oysa ırmak hiç durmadan akıp gidecektir.

"Her bilgi yargıdır;ne var ki her yargı bir bilgi değildir."

"İnsan bilgisi dogmatiklerin öne sürdüğü gibi mutlak değil,ama şüphecilerin iddia ettiği gibi de kesinlikten yoksun değildir."

“Aklımda merak ve saygı uyandıran iki şey vardır: Üzerimdeki yıldız gibi parlayan
cennet ve içimdeki ahlak yasası.”