Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Felsefe > Filozoflar

Etiketlenen üyelerin listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04.09.2015, 21:15   #11
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.461
Standart

"Latin Amerika’da direnişçi bir papazı sorgulayan polisler, “Ateist komünistlerle ne işin var?” diye sormuşlar. Papaz “İnsanlar ateistler ve müminler diye ikiye ayrılmazlar, ezenler ve ezilenler diye ikiye ayrılırlar” demiş. Polisler, “Ama onlar dine afyon diyorlar” diye karşılık vermiş. Bunun üzerine papaz şu yanıtla polislere itiraz etmiş: “Bu dünyanın zenginliğini kendilerine alıp, yoksullara öbür dünyanın nimetlerini bırakan zenginler, dini afyon olarak kullanan gerçek kişilerdir.”

Doç.Dr. Kurtul Gülenç / DEU Felsefe Sempozyumları "Aydınlanma ve Din"

http://web.deu.edu.tr/felsefe/Kurtul...yonu.mudur.pdf


_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno

Konu Lefty tarafından (04.09.2015 Saat 21:18 ) değiştirilmiştir.
Lefty isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 26.07.2018, 16:53   #12
 Lefty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Nereden:
Mesajlar: 4.461
Standart

MARX’IN “CESUR TÜRKLER”İ



“Rusya … uzun zamandır bir kabarmanın eşiğinde bulunuyor; bütün unsurlar hazır. Cesur Türkler, sadece Rus ordusuna ve Rus maliyesine değil aynı zamanda doğrudan doğruya orduya kumana eden hanedanlığa uzun yıllardır vurdukları darbelerle bu patlamayı hızlandırdılar… Bu kabarma secundum artem [‘oyunun kurallarına uygun olarak’] bazı anayasal ahmaklıklara rağmen başlayacaktır, et puis il y aura un beau tapage [‘ve sonra hoş olmayan bir durum çıkacak ortaya’]. Tabiat Ana olağanüstü bir merhametsizlik etmezse, bu eğlenceyi görecek kadar yaşayacağız… Devrim bu kez şimdiye dek karşıdevrimin yedek ordusu ve ele geçirilmez kalesi olan Doğu’da başlayacak.”(1)

Marx bu satırları 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’nın başlangıcında, 1877’de, Türk ordularının ilerleyişi sürerken kaleme almıştı. Çarlık Rusyası o zamanlar Avrupa gericiliğinin merkezi olarak devrimin baş düşmanıydı ve Çarlık’ın karşısındaki kuvvetin bu gerici odağa vurduğu her darbe devrimin hanesine yazılıyordu.

“Cesur Türkler”den “yetenekli, ahlaklı Türkler”e
Buna bağlı olarak Marx ve Engels Türk köylüsünü, halk kitlesini, Avrupa’nın en yetenekli ve en ahlaklı temsilcisi saydı. Aydınlık gazetesinde daha önce Marx’ın 4 Şubat 1878 tarihli bu mektubunu Doğu Perinçek gündeme getirmişti. Yukarıdaki satırlar ise Marx’ın o tespitlerinin öncülünü oluşturması bakımından ilktir ve emekçi devrimcisi iki büyük insanın öngörülerini ve çizgilerini anlamak açısından son derece aydınlatıcıdır.

Çarlık karşısındaki ilerici Osmanlı
Bilimsel sosyalizmin kurucularına göre Çarlık’ın karşısındaki her hareket nesnel olarak devrimci, onun yanında yer alan her hareket gericiydi. Örneğin söz konusu dönemde Osmanlı ve Avusturya’ya karşı ayaklanan Sırbistan ve Karadağ’ın isyanlarını Marx bir “kurtuluş savaşı” olarak görmüyordu.(2) Çünkü Marx ve Engels’in stratejisi Avrupa devriminin önündeki en büyük engeli kaldırmaktı. Bu nedenle Osmanlı ilericiydi.

Marx-Engels Mithat Paşa’dan yana
Kuşkusuz bu strateji sadece bir Avrupa devrimi sorunundan ibaret değildi. Osmanlı-Rus Savaşı Marx’ın yukarıdaki satırlarında ifade ettiği gibi aynı zamanda bir iç meseleydi. 1876’da 1. Meşrutiyet’i ilan ederek ülkemizin ilk anayasasını yapan Mithat Paşa önderliğindeki milli demokratik devrimci hareketle saraydaki Çarlık Rusyası yanlısı Mahmud Celaleddin Paşa kliği arasında yaşanan mücadelede Marx ve Engels Mithat Paşa’dan yana tutum aldı. Rusçu kliğin Türk ordularının ilerleyişini sabote eden hareket ve kararlarını teşhir ettiler. Mithat Paşa ise iktidarı kaybetti. Marx yenilgiyi yine bu bağlamda Türklerin “İstanbul’da bir devrim yapamamaları” ve “krizin zirvesinde devrimci bir tutum alamamaları”yla ilişkilendirdi. Düğümü devrimin kılıcıyla çözemeyen ve iktidar merkezini kararlı, iç cepheyi sağlam tutamayan Osmanlı dışarıdaki savaşı kaybetti. İçteki demokratik devrim kesintiye uğradı, dışta Osmanlı adım adım bir yarı-sömürge haline geldi.

Öngörüleri gerçek oldu
“Türkiye ve Avusturya, 1815’te yeniden onarılmış olan eski resmî Avrupa düzeninin son kaleleriydi; onların yok olmalarıyla beraber bu düzen de çökecek. Bir sürü yerel ya da bir genel savaşla gerçekleşecek olan bu çöküş toplumsal krizi hızlandıracak ve aynı zamanda kılıç taşıyan tüm sahte büyük güçlerin de sonu olacak.”(3)
Ancak “genel savaş” gerçekten de toplumsal krizi hızlandırdı ve geçen yüzyılın başında 1905 Rus devrimiyle başlayan milli demokratik devrimler ve sosyalizme açılma çağı ilk büyük atağını 1. Dünya Savaşı’nın ateşi içinde yaptı. Çanakkale zaferi Çarlık’ın yönetememe krizini hızlandırdı, Ekim Devrimi emperyalistlerin gücüne önemli bir darbe vurdu ve Türk Kurtuluş Savaşını güçlendirdi.

İkinci atak ise yine vatan savunması ekseninde, Hitler faşizmine karşı ülke savunmasının ve direnişin örgütlenmesi sonucu gelişti. Marx ve Engels’in teorisi ve yöntemi böylelikle dünyanın proleter ülkelerinde doğrulandı.

Marx ve Engels’i vatan ve millet gibi milli demokratik devrimci kavramlara düşman olarak gösteren, onların devrimci siyasal yönelimlerini anlamayan ve yok sayan tavırlar dün olduğu gibi bugün de gerçeğin duvarına çarpmaya devam ediyor.

Dipnotlar
(1) Marx-Engels Collected Works c. 45 (New York: Internetional Publishers, 1975-2004, s. 278. Aktaran: August H. Nimtz, Lenin’in Seçim Stratejisi – I, Marx ve Engels’ten 1905 Devrimi’ne, Yordam Kitap, İstanbul, Mayıs 2018, s. 140.
(2) Taner Timur, Marx-Engels ve Osmanlı Toplumu, Yordam Kitap, İstanbul, Ekim 2012, s. 72.
(3) Taner Timur, Marx-Engels ve Osmanlı Toplumu, Yordam Kitap, İstanbul, Ekim 2012, s. 72.

Emrah MARAŞO
Bilim ve Ütopya Dergisi Yayın Yönetmeni

https://bilimveutopya.com.tr/marxin-cesur-turkleri


_______________________
Yanlış yaşam, doğru yaşanamaz.
Theodor W. Adorno
Lefty isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
aydınlanma ve din, felsefe, felsefe forumu, felsefe sempozyumları, felsefi, filozof, forum, hakkında, karl, karl marx, kurtul gülenç, marx, nedir, tartışma, üzerine

« Parmenides | - »

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:19.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2018 DragonByte Technologies Ltd. Runs best on HiVelocity Hosting.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz