Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu Zurna.net

Go Back   Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu > Bilgi ve Tartışma > Felsefe > Filozoflar

Etiketlenen üyelerin listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03.12.2008, 21:49   #1
 eski - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Nereden:
Mesajlar: 111
Standart Sadreddin Konevi

SADRETTİN KONEVİ



Sadreddin Konevî, doğum yeri tam biilinmemekte, ancak Malatya olarak rivayet edilmektedir, dedeleri Konya'dan gelmiş bir tasavvuf düşünürüdür. Muhyiddin İbn El-Arabi'den etkilenmiştir. Nasîrüddin Tûsî ile önemli felsefi nitelikli mektuplaşmaları bilinmektedir.

Felsefesi

Sadreddin Konevî'nin felsefesi temelde teozofi ya da Tanrı felsefesi denilen şeydir. İbn El-Arabi gibi o da vahdet-i vücut fikrine bağlıdır, ancak bunun açıklanmasında Arabi'den ayrılır.

Ona göre Tanrı düşüncesi insanlarda öncelikle öznel olarak meydana gelir ve daha sonra nesnel ya da ontolojik bir nitelik kazanır. Tûsî ile mektuplaşmalarının da ana tartışma ekseni bu konudur.

Sadreddin Konevî, bu mektuplaşmalarda, Tanrı'nın akıl yoluyla bilineceği düşüncesini reddetmekte, Tanrı'nın hakikatinin yalnızca kendisi tarafından bilineceğini öne sürerek filozofların tezlerini yadsımaktadır. Tanrı'nın özü ve esas nitelii insan için her zaman bilinmez olarak kalacaktır. Sonsuzluk sonlu bir bilgiyle bilinemez. Tanrı mutlak varlık ve birliktir. Dolayısıyla tanrı hakkında herhangi bir kesin yargıya varmak mümkün değildir.

Ona verilecek varlık düzeyinde tek uygun isim varlık nuru (Nur-ül-Vücud)'dur.Tanrı'nın varlığı her zaman mutlak özü ile birlikte düşünülmelidir, ancak insan bunu gerçekleştiremez. Bu sebeblerden tanrı hakkındaki kanıtlama girişimleri de yerinde değildir. Ne fizik ne de mantık temelli Tanrı açıklamaları açık ve kabul edilebilirdir.

Ama insan Tanrı'yı düşünmeli, onun isimleri ve sıfatları aracılığıyla bilgisindeki aczi azaltmaya çalışmalıdır. Tanrı isimleri ve sıfatları (esma'ül-hüsna) dolayısıyla bilinebilirdir yalnız. Asıl özü ise bilinmeden kalır.Böylece Tûsî'nin aksine Tanrı Konevî'ye göre, zorunlu varlık olarak ileri sürülemez. Konevî ile Tûsî arasında mektuplaşmalarla yürütlen ana tartışma konusu bu olmakla birlikte, her ikisininde sistematik sonuçlara vardıkları söylenemez



eski isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt 23.07.2012, 01:13   #2
 sakal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2012
Nereden:
Mesajlar: 2.507
Standart

Asıl adı Muhammed Celaleddin olan Hz.Mevlana'ya ''Mevlana'' lakabını Şeyh Sadrettin Konevi layık görmüştür.

Hz.Mevlana ve Şeyh Sadrettin Konevi'nin meclisinde bulunanlar,namaz vakti olunca Hz. Mevlana'nın imamlık yapmasını istediler.Hz. Mevlana Sadrettin Konevi'nin imamete geçmesi için işarette bulundu ve O'na:''Biz abdallardanız.Neredeolursa olsun oturup kalkarız.İmamlığa tasavvuf ehli ve sabit kadem insanlar yaraşır.''dedikten sonra;''Cenabı Allah'tan korkan bir imamın arkasında namaz kılmak,Hz. Muhammed'in arkasında namaz kılmış gibi olur.'' Sözleri ile Konevi'ye iltifat etmiş,vefat ettiği zaman da cenaze namazını Sadrettin Konevi'nin kıldırması temennisinde bulunmuştur.Bu vasiyet üzerine Hz. Mevlana'nın vefatıyla cenaze namazını kıldırmak için Şeyh Sadrettin Konevi,huzurda durduğunda;Hz. peygamberimizin meleklerle birlikte namaz için saf tuttuğunu görmüş,manevi haz içinde kendinden geçmiş,namazı tamamlayamamıştır.Daha sonra da namazı Kadı Şiraceddin tamamlamıştır.

SADRETTİN KONEVİ'YE GÖRE İLAHİ İLMİN KAYNAĞI

İlahi ilmin kaynağı;doğrudan doğruya Hakkın zatıdır.Hak ikramına ulaşma şerefine ulaşan himmetine layık kullarına tecelli eder.Sonrada onlara gerekli bilgileri öğretir.Böylelikle muhakkikler,ilahi ilimleri vasıtasız öğrenmiş olurlar.Bununla birlikte ezeli ilmin hükmü kendi hali üzerine bakidir.Çünkü kalemin verdiği hüküm asla değişmez.

Hak, herhangi bir şeyin,O'nu perdelemesinden veya O'nu açığa çıkarmasından münezzehtir.İnsanlar,kendi tabii ve diğer halleri ile Cenab-ı Allah hakkındaki kendilerine ait zan ve inançları sebebiyle perdelenmişlerdir.İnsanların zan ve tasavvurları kendi hallerinden ibarettir.


sakal isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
konevi, sadreddin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:02.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0
User Alert System provided by Advanced User Tagging (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2018 DragonByte Technologies Ltd. Runs best on HiVelocity Hosting.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
Webcrawler by Felsefe.Net
Felsefe.Net Her Hakkı Saklıdır

Sitemiz Bir Paylasim Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi info Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz