5 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Bektaşi Fıkraları

  1. #1
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.537

    Standart Bektaşi Fıkraları

    Farzı da bırak
    Koyu sofu bir adamcağızla Bektaşi, bir başka kente gitmek üzere bir kervana katıldılar. Sofu, ikindi üzeri namaz kılacağını söyledi. Bektaşi:

    "Geç kalırsan kervanı kaçırırsın; onun için sünneti bırak da yalnız farzı kılıver" diye öğüt verdi.

    Bektaşi'nin sözüne uydu adam. O gece bir yerde konakladılar. Ertesi sabah sofu, Bektaşi'ye sitem etti:
    "Dün bana sünneti kıldırmadın, gece rüyama Peygamber Efendimiz girdi."

    Bektaşi adamın sözünü ağzına tıkadı:
    "Daha ne istiyorsun! Farzı da bırak rüyana bu kez Tanrı girsin!"



    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  2. #2
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.537

    Standart Ynt: Bektaşi Fıkraları

    Bir mecliste Kuranı Kerim'den söz açılmıştı .Kuran'ın eşsizliğinden ve olağanüstü bir eser olduğundan bahsedilirken, odanın bir köşesinde kendi halinde çubuğunu içmekte olan bir Bektaşi söze karışarak :
    -Evet, Allah'ın kelamı cidden eşsizdir. Ama, yazısı biraz karışıktır!,...der.
    Dinleyenlerden biri hayret ve biraz da hiddetle sorar :
    -Karışık mıdır, nereden biliyorsun?
    Bektaşi acınacak bir tavırla cevap verir :
    -Alnımın yazısından!
    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  3. #3
    fides - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2008
    Yer
    Sürgün
    Mesajlar
    1.537

    Standart Ynt: Bektaşi Fıkraları

    Bektaşi'nin birine konuk gelecekmiş. Bektasi konuğu nasıl ağırlar..Elde yok, ayakta yok.. Mahçup olmak da istemiyor...Komşusu Yahudi'nin bir sürü keçisi varmış...Onlardan birini çaktırmadan alıp kesiyor...Ama çaktırmadığını sanan kendisi...Yahudi, ağacın arkasından gözlermiş durumu...Diyor ki kendi kendine, "Kadıya gitsem.. Kadı Müslüman, o Müslüman, ben Yahudi.. Davayı kazanamam. Hadi kazandim, Bektaşi'nin nesi var ki, ondan alıp bana versin...Biz artık Allah'ın huzurunda hesaplaşırız...Yillar geçiyor.Yahudi, Allah'ın huzurunda davacı oluyor, Bektaşi'den... Mahkeme kuruluyor..
    Allah :
    -Sen Yahudi kulumun keçisini kesmişsin, diyor Bektasi'ye...
    -Kesmedim, diyor Bektaşi...
    -Ben gözlerimle gördum diyor, Yahudi..
    -Allahim, diyor Bektaşi... Bir mahkemede bir adam hem şahit, hem davacı olamaz.
    -Haklısın ama, diyor, Allah Ben her şeyi görürüm. Ben de gördüm, kestiğini...
    -Allahım, diyor Bektaşi...Aynı mahkemede, hem şahit, hem hakim olunmaz...
    -Gene haklısın, diyor Allah... O zaman getirin keçiyi ona soralım...
    -Ne!... diyor Bektaşi... Keçi burada mı?...Ver onu o zaman bu Yahudi'ye...Bitsin bu dava..
    Eğer biri sana parmağıyla güneşi gösterir ve sen de parmağa bakarsan aptalsın demektir. Eğer güneşe bakarsan daha da aptalsındır, çünkü güneş gözlerini kör eder. Senin bakman gereken parmakla güneş arasında uçan kuştur... (Subcomandante Marcos)

  4. #4
    Mühendis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Ekim 2009
    Yer
    Nazilli
    Mesajlar
    271

    Standart

    Bektaşi’nin biri bir ev kiralayacakmış. Fakat ev, o kadar harap bir binaymış ki, gezerken sallanmaya başlamış. Ev sahibi kurnaz bir adammış. Bektaşi'yi de bir iki sözle kandıracağını sanmış:
    - Bizim evin asıl sahibi evliya bir zattı. Bunun için ara sıra vecde gelir de sallanır. Yoksa korkulacak yanı yoktur.
    Bektaşi hiç bozmamış:
    - Evet görüyorum. Evin korkulacak bir tarafı yok. Beni düşündüren bir sebep var. Bu mübarek ev eğer asıl sahibinin aklına uyar da bir secdeye kapanacak olursa benim halim ne olacak?


  5. #5
    telrunya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18 Kasım 2009
    Mesajlar
    559

    Post

    Bektaşinin biri, kurusun diye güneşe pirinç serer ve dua eder Allah'a: 'Allahım nolur yağmur yağmasın.' diye. Neyse tam kurumaya yakınken pirinçler, yağmur başlar. Bütün ürün talan olur.

    Ertesi gün bizimki niyetlenip oruç tutar. İftara 5 dakika kala yakar sigarasını. Dumanını gökyüzüne üfleyerek der ki: 'Nasıl? Fitil oluyorsun değil mi?'
    Kendisine yakıştırılan bütün değerleri Hiç'e indiren bir yokluk!


    in vino veritas.


    non serviam.

Members who have read this thread : 2

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0