Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.
Elbette oyle. Yani simdi adam God diyor sen Tanri diyorsun oteki Allah diyor beriki Bog diyorSonucta nereye gidiyor bu terimler? Dinler gelmeden once adam yildizi gormus tanri bu demis. Ne bileyim gunesi gormus bu tanri demis ondan medet ummus. Kaldi ki ben bu tur yaklasimlarinda yaraticiya ulasmada atilan ilk adimlar olarak goruyor ve bunlarinda ayni kapiya ciktigini dusunuyorum. Lakin putperestlik baska... Neden diyeceksen yagmura tanri demek gunese tanri demek yildiza tanri demek topraga tanri demek suya tanri demek baska insanin yaptigi tasa tanri demek baska... Umarim anlatabiliyorumdur?
Biz bir kac tembel, vakt-i kerahet bir uykuya dalmisiz, bir lugat paralamalar, bir tuhaf ruyalar, tabire gelmez.
Iste sorun, insanoglunun bu kendi ortaya attigi kavrama, yine kendisinin o kavrama anlam ve icerik vererek ve onun ile kurdugu bir bagdir. Bu bag olumlu da olumsuz da olabilir. Iste inanc ve onun imani bu bagdir. Benim de ihtiyacim olan ne bu bagdir, ne de anlam ve iceriktir. Sadece kavramin insanoglu yasam ve iliskisi, duzen ve sisteminde yansittigi gozlemdir.
Peki, sen kime/neye yaratici diyorsun?
Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.
Aman sakin, onu tasarlayan benim. Ya da insanoglu disinda baska tasarlayici v.s. yoktur. O duzen ve sistemde tasarlanmamistir, ne oldugunu bilim gozlemleyerek ortayakoymaktadir.
Bak bu konuda bir basligim var "Yaratis ve yaratilis farki" diye, oraya bir goz at istersen.
Yaratilis ve Yaratis Farki Etken ve Edilgenlik
Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.
Bilime karsi degilim elbette gozlemlesin etsin bulsun. Atomu bize 90 li senelere kadar maddenin en kucuk yapi tasi diye ogretsin daha sonra bu tarih olsun aa notron proton varmis desin yeni nesil en kucuk yapi tasi atom olmadigini anlasin. Bunlari kucumsedigimden yazmiyorum aksine gelisim degisim ne kadar guzel birsey. Fakat bilimin yaraticiya inkari ortadadir. Keza iclerinde bilimle ugrastikca yaraticinin buyuklugunu ve gucunu gorenlerde cikmiyor degil. Zaten onun ilk emri okumak. Bu evren dedigimiz sey kitaplar peygamberler hatta ve hatta melekler bile insanoglu icin yaratilmistir. Yani gozumuzle gorebildigimiz ve goremedigimiz seyler zaten bizin icin. Bunu oku anla demis. Abilerimiz ablalarimizda okuyor sagolsunlar. Kimi ona inanarak kimi ona inanmayarak. Dedim ya herkesin inanmasi yada inanmamasi degil soz konusu zaten boyle olsa dunya cekilmez olurdu kanimca![]()
Biz bir kac tembel, vakt-i kerahet bir uykuya dalmisiz, bir lugat paralamalar, bir tuhaf ruyalar, tabire gelmez.
Yaratici bilimin konusu degildir. Bilim fenomeni gozler. Yaratici bir fenomen degil ki, bilimin konusu olsun. Ama konu insanoglu acisindan bu kavramin insanogluna etki/tepkisi acisindan sosyal bilgi temelinde bilimsel gozlem konusudur.
Zaten inanc ile bilimin farkida odur, inanc inanir ve orda kalir, bilim ise gozlemler, gozlemini olgulastirir ve yeni bir gozlerm ile yanlislar ve yeni bilgiler ortaya atar. Iste bu bilimin bilimsel yanlislanabilirligi, bilimi ve bilgiyi sabitlemez, degistirir, yeniler ve gelistirir. Oyuzden de bilgi insanoglu urunudur. Tabi inancta, ama inasncin temel ve tabani akil yoluyla insanotesine tasinir.
Benim burada bahsettigim ininc, belief tir, faith degil.
Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.
İntiharın adı ne zamandan beri ötanazi? Bir küvette bilekler kesilerek intihar etmek yerine, acısız şekilde ölmek... Aslında fark etmez, sonuç ölüm ve bu ölüm kararını bireyin kendisi veriyor. Buna saygı duymalıyız. Evet, ahlaki olan bireyin kararına saygı duymaktır. Ama karar gerçekten bireyinse(?) İnsan ölüm fikrine kapıldıysa bu psikolojik bir sorunun ürünü olabilir. Olur demiyorum, olabilir diyorum. Olaya benim anlattığım yönden bakarsak tartışmamız gerekenin ötanazinin ahlaki boyutu olmadığını göreceğiz. (ben öyle umuyorum)