Sayfa 1/2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Kavram Karisikligi = Felsefe

  1. #1
    Phi
    Phi çevrimdışı
    Phi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Mayıs 2008
    Yer
    Kuzey Kutbu
    Mesajlar
    1.101

    Standart Kavram Karisikligi = Felsefe

    Felsefe ile tanismam bundan yaklasik 10 sene once bir hocamin Darwin'i anlatmasiyla olmustu. O zamandan beri dolayli yollardan felsefe ile ilgilendim. Asil ilgilendigim felsefe disiplinleri varlik ve islam felsefesi bunun ile birlikte okudugum bolumun etkisinde kalarak son 3 yildir bilim felsefesini takip ediyorum. Merak ettigim sey hep su olmustur ve nedenini asla bulamadim; yasamim boyunca sohbet ettigim insanlar ozellikle felsefi sohbetlere girdigim zaman cok cumle kurma telasina girdiler ve yine anlam veremedigim bir suru sacma sapan sorulari iclerinde barindirdilar. Aslina bakarsak bu farkli olmaya calismaktan kaynaklanabilir mi?

    Forumumuzda gercekten severek takip ettigim insanlar var ve bunun yani sira gercekten yazdiklarini okdugumda guldugum insanlar da.

    Oyle zamanlar yasadim ki; adam aslinda bana ornek veriyorum para aractir cumlesinin anlami ile es deger anlami olan bir cumle kuracak. Fakat felsefi oldugundan oturu ordan giriyor burdan giriyor sunu ceviriyor onu aliyor vs vs derken ortada bir salata. Felsefe acaba bu mu diye cok dusundum? Varlik yoktur. Yok ordan gelmemis sonsuzluktur, sonra varlik biz tanimladik ordan sonsuzluk geldi sonsuzluk varligi goturdu yokuz aslinda... Bunun gibi binlerce cumle kuran insanlar ile tanistim gordum yazdiklarini okudum. Kimse alinmasin genelleme yapiyorum. Sadece forum icinde yazmiyorum. Yasantimda da bu boyle. Felsefe neden siradanligi kabul etmiyor? Neden insanlar felsefe ile ilgilenince cok bilmis oluyorlar? Oyle insanlar gordum ki ben bu felsefe ile ilgilendigini soyleyip Sokrates'in butun kitaplarini okudum diyen?

    Kavram kargasina suruklemenin manasi midir felsefe? Neden salt olamiyor felsefe? Neden sade bir bicimde anlatilamiyor? Edebiyattan farki ne ki? Neden kendine ozgu bir anlati mi var? Neden cumlelerin cogu devrik ve gercekten bazen bas agritir derecede karmasik ve bir o kadar da sacma? Gercek gercek midir diye baslik okudum ben ya? Nedir acaba bunun anlami? Gercek gercek midir? Yani bu soruyu soran biri neyi dusunurde sorar bu soruyu? Eger gercek kavraminin yok oldugunu soylemeye calisiyorsan neden yok oldugunu dusundugun birseyi tekrardan tasdik edip pekistirerek gercek midir diye soruyorsun ki? Neden bu kavram kargasina giriyorsun? Anlasilmamak adina yapilan seyin ozu mudur felsefe? Beni ne kadar anlamazlarsa o kadar iyidir ile yaklasilinir mi felsefeye?
    Biz bir kac tembel, vakt-i kerahet bir uykuya dalmisiz, bir lugat paralamalar, bir tuhaf ruyalar, tabire gelmez.

  2. #2
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.545

    Standart

    felsefe anlaşılmazın dili olmamıştır ve fakat o, onu kullananların dili ile kirlenmiştir; nasıl mı? yukarıda bunu çok güzel örneklemişsin ve detaylarına girmeyeceğim, gerek olmadığını da düşünüyorum. basit sayılan bir sürü toplumsal kurallar klasik sayılan felsefeden önce ve çoğunlukla mistik ve mitolojik olarak dile getirilmiş ve toplumlar buna göre biçimlendirilmeye çalışılmıştır. Klasik Yunan felsefesi ile insan denilen olgu masaya yatırıldığında o çıplaklığı ve giyinmişliği ile ayrışmış, ruh ve beden bir diğerinden kopartılarak karanlığın orta-çağına gömülmüştür ve sonra aydınlanma denilen modernite ile gün yüzüne çıkarken mitolojisinden yoksun elitist bir yaklaşımın anlaşılmaz diline dönüşmüştür. hayatın kendisini sorgulamanın dili olmazken o dil kendince farklılaştırılarak tek-elde toplanmak istenmiştir. felsefe/düşünce tökezlemiştir ve iki olasılık var ya yere çakılacak ya da yeniden doğrulup yürüyecektir.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  3. #3
    Aksiyom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04 Temmuz 2009
    Mesajlar
    611

    Standart

    Beri gel, daha beri, daha beri.
    Bu yol vuruculuk nereye dek böyle?
    Bu hır gür, bu savaş nereye dek?
    Sen bensin işte, ben senim işte.

    Ne diye bu direnme böyle, ne diye?
    Ne diye aydınlıktan kaçar aydınlık, ne diye?
    Topumuz bir tek olgun kişiyiz, bir tek,
    ne diye böyle şaşı olmuşuz, ne diye?

    Zengin yoksulu hor görür, ne diye?
    Sağ soluna yan bakar, ne diye?
    İkisi de senin elin, ikiside,
    peki, kutlu ne, kutsuz ne?

    Topumuz bir tek inciyiz, bir tek.
    başımız da tek, aklımız da tek.
    Ne diye iki görür olup kalmışız
    iki büklüm gökkubbenin altında, ne diye?

    Sen habire gevele dur bakalım,
    habire 'usul boylu birlik çam ağacı' de,
    sonu nereye varır bunun, nereye?

    Şu beş duyudan, altı yönden
    varını yoğunu birliğe çek, birliğe.
    Kendine gel, benlikten çık, uzak dur,
    insanlara karıl, insanlara,
    insanlarla bir ol.
    İnsanlarla bir oldun mu bir madensin, bir ulu deniz.
    Kendinde kaldın mı bir damlasın, bir dane.
    .
    .
    Mevlana

    Çok mu açık oldu?..
    Yedi parça oldu.
    Altısı uçtu.
    Birini aldı.
    Üzerinde 'oluş' yazıyordu..

  4. #4
    gerdel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30 Ağustos 2010
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    29
    Mesajlar
    28

    Standart

    Bence normal insanların oluşturduğu bir dilde, anormal insanlar(yani felsefe ile uğraşanlar) kendilerini ifade edecek kelimeleri bulamıyorlar. Mesela boşluk, hiçlik, anlamsızlık benim için hayatı anlatmakta yeterli kelimeler değil, buna benzer birşeyler hissetsemde oluşturulmuş dilde tam bir kelime bulamıyorum. Ya da kaygı korku, güvensizlik gibi kelimeler tam anlamıyla hislerimi anlatmıyor.
    Normal insanlar kendilerine yetecek bir dil yaratmışlar doğal olarak, benim gibi anormal bir insanın ihtiyacı olan kelimeler onların dilinde yok. Doğru kelimeleri bulamamanın acısı da uzun uzadıya ve saçmasapan yazılar yazdırıyor insana.

    Yani kısaca benim cevabım; saçmalamamın nedeni benim hislerimi karşılayacak kelimeleri bana veremeyen diğer insanlardır

  5. #5

    Üyelik tarihi
    19 Haziran 2009
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    52
    Mesajlar
    773

    Standart

    Felsefe; insanın hayattan ne anladığıdır. özce söylemek gerekirse; İnsanının hayata bakış açısının ifadesidir. Kişinin kendini satırlara döküşü de hayat felsefesinin yansımasıdır. Hal böyle olunca kişi kendi iç dünyasında karmaşıksa, anlaşılması zorsa ; satırlara dökülümü de o denli karmaşık, o denli zor olacaktır.
    Oysa yaşam karmaşalarla harcanacak kadar uzun; ve komplex olmaya değecek kadar değersiz değildir.
    Derinlerde yaşamak yaşam sanatının doruğunda olmak;
    Sadelik, yalınlık, doğallık ; zerafettendir...
    Ayrıca burada bulunmamızın amacı yeni bir şeyler öğrenmek, yeni dünyalar keşfetmek; bunun yanısıra/doğrultusunda huzura ermektir.

    Güzel bir konuya değinen sevgili majör'ü kutluyorum.

  6. #6
    Macavity - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Eylül 2009
    Yaş
    26
    Mesajlar
    144

    Standart

    Major bunda şaşacak ne var? Türkiye'de felsefenin ne olduğunun bilindiğini düşünmek fazla iyimserlik, hatta düpedüz hayalperestlik olur. Her fikrini biraz olsun derinleştirmeye çalışana "felsefe yapma" diye bir alay söylemini geliştiren bir ülkeden ne beklenir ki zaten. Bunu diyen için felsefe yapmak en iyi ihtimalle portakallı ördek yapmak gibi bir şeydir. Belki tadı güzel olabilir ama gereksizce süslü bir şey, ve tabi zinhar bize uymaz. Buradan başlayıp, tadı madı yok, saçmalık, boş lafa kadar gidiyor Türkiye'deki genel felsefe algısı. Bu ülkenin en ünlü tarih profesörlerinden İlber Ortaylı felsefeye boş laf diyor, daha ne olsun. Böyle olunca da felsefi konuşmak dendiğinde aklına ilk geleni yapıyor, bildiği bütün süslü lafları söylüyor ya da saçmalıyor. Çünkü onun zihninde felsefe bu ikisinden biri, ya da belki ikisi birden.

    Bunun dışında felsefenin kendine özgü bir dili vardır tabi ki, hangi disiplinin yok ki? Çünkü her şeyden önce filozofsuz felsefe olmaz. Filozof da kavram üreten kişidir. Bu da doğal bir şey. Felsefe yalnızca dil ile yapılıyor diye günlük dille konuşmak zorunda değil, konuşamaz da. Günlük dil yetersiz çünkü. Çok fazla karışıklık içeriyor. Ama felsefe derinlere inmek zorunda. Ayrımlar yapmak zorunda. Elindeki tek araç da dil olduğu için bu ayrımları dil içinde yapmak zorunda. Nesne yetmediğinde fenomen demek zorunda. Bunların ikisi aynı değil ve aralarındaki farktan da bir felsefe yapma biçimi doğuyor (Hume felsefesi ile başlayan).

    Bir de bu zorunluluğun yanında, bir şekilde anlatma derdi olan herkesin bildiği gibi kendini ve kendi düşünceni anlatmak çok zordur. Herkesin de dil ile ilişkisi farklı olduğu için, herkes farklı şekilde yapar bunu. Filozofun yaptığı da bu zaten. Hegel gibi bazı filozfların dili gerçekten ağır ve anlaşılması zor olabiliyor. Böyle olunca da zaten özel kavramlarla konuşan felsefe daha da karmaşık hale gelebiliyor. Ama bu da doğal bir şey. Adamın dili bu, yapacak bir şey yok.

    Ama buradan bir kavram karışıklığı çıkmamalı. Çünkü felsefe zaten açık kılmaya çalışır, karıştırmaya değil. Bu tür karışıklıkların çoğunun çevirilerden kaynaklandığını düşünüyorum ben. Gerçek gerçek midir sorusundan ben, gerçek dediğimiz şey sahiden - dendiği gibi - gerçek midir, yoksa başka bir şey midir (örneğin gerçeğin bizim tarafımızdan algılanmış - ve bu şekilde değiştirilmiş - hali midir) gibi bir soru anlıyorum. Yani kısaca numen bilinebilir mi sorusu. Benim için meşru ve anlamlı bir sorudur bu. Başka türlü de sorulabilir elbette, ama ben bu şekilde sorulmasında da bir sakınca görmüyorum. Çünkü her şeyi uzun uzun yazmaya kalkmak da başka sıkıntıları doğurur. Bu nedenle felsefenin kendine özgü dil kullanma şekline alışmak gerekir bence. Sorun bu dili kimin kullandığında. Yani en başta bahsettiğim türden kişilerce değil de bilerek kullanılıyorsa onu karışıklık olarak görmemek gerekir diye düşünüyorum.

  7. #7

    Üyelik tarihi
    19 Haziran 2009
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    52
    Mesajlar
    773

    Standart

    Beklediğim yorum sevgili macavity' den geldi.
    Felsefe' yi özel ilgi alanı olarak ve hatta kariyer olarak seçen kişiler için bu bakış açısı gayet normal.
    Bir zamanlar Psikoloji nasıl ki uç bir ilgi alanı idi ve genelde bu alanla ilgilenenler kitap yazmaktan çok öteye gitmiyordu, günümüzde genel yaşam/refah seviyesinin artması ile paralel olarak (çağın teknolojik, ekonomik vs. etkilerinin ruhsal karmaşayı arttırması eklentisiyle de) Psikiyatr ve Psikologlara ihtiyaç ve ilgi artışı olduğu gibi;
    Gün gelir de; tüm insanlığın ekonomik/refah seviyesi eşit şekilde üst çizgiye ulaştığında ki; bu ütopyadır; felsefe de bu günkü lüks takılımlı imajından kurtulabilir ve kavram karışıklığı kargaşasından uzaklaşır.

  8. #8
    Macavity - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Eylül 2009
    Yaş
    26
    Mesajlar
    144

    Standart

    Bunun felsefede kariyer yapmakla pek ilgisi yok monaliza. Nasıl ki kimse fizikçiye, bak hepimizin gördüğü olay ve nesnelerden bahsediyorsun, o zaman bizim dilimizle konuş diyemezse felsefeciye de insandan, toplumdan vs. bahsediyorsun, o zaman günlük dille konuş diyemez. Fizikçinin kullandığı bir matematik dili de vardır tabi ki ama ben ondan bahsetmiyorum. Fizikçi fiziksel olaylardan bahsederken fizik terimlerini kullanır. Felsefeci de felsefi meselelerden bahsederken felsefenin kavramlarını kullanacaktır. 2500 yıllık bir tarih söz konusu felsefede. Bu 2500 yılda oluşan birikim içinden konuşur filozoflar. Felsefecinin bu kadar senenin birikimini bir kenara bırakmasını beklemenin mantığı nedir? Kısaca, felsefe yapmadan felsefe konuşulamaz, fizik yapmadan fizik konuşulamayacağı gibi, ve felse de felsefi kavramlarla yapılır, fiziğin fizik terimleriyle yapıldığı gibi. Bu demek değil ki felsefe anlaşılmazdır. Evet isteyen herkes tarafından az veya çok anlaşılabilir, ama kendine özgü diline az veya çok katılarak olur bu. Yani bu dilin içine ne kadar girilirse o kadar iyi anlaşılır. Bunun dışında popüler felsefe denilebilecek bir şey de yapılabilir, burada hepimizin yaptığı da bu zaten. Ama bu felsefenin tamamı değil, adı üstünde popüler felsefe olur.

  9. #9
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.545

    Standart

    Her olgunun bir dili ve bir rengi vardır; felsefe de böyle bir dil ve rengi taşır. Onu taşımış olduğu bu özelliklerinden dolayı ne yermek ne de yüceltmek olanaklıdır; o, zaten buna gereksinim duymamaktadır ki! İnsan, bir zamanlar evrenin merkezinde olduğunu düşünürken daha sonra böyle olmadığını gördüğünde önce inanmamış ve fakat yıllar geçtikçe kıyılarda savrulmaya başlamıştır. Ne ki insan bununla da yetinmemiştir; o, kendini, evreni, töz dediği olguyu, ilk ve sonu, yaratılmayı,yaratmayı dinmeksizin-durmaksızın sorgulamıştır. Felsefenin çıkış kaynağı klasik Yunan felsefesinde değildir. Felsefe insanın insanlaşmaya, düşünmeye, yargılamaya, sorgulamaya başladığı günden bu güne var-ola gelmiştir; sorgulayan bir düşünme süreci olarak felsefe her alanda kimyadan biyolojiye, fizikten matematiğe, antropolojiden arkeolojiye, sanata ve tarihe dokunmuş, işlemiş ve biçimlendirmiştir; tüm uğraşılar insan denilen/yaşam denilen/canlı denilen için ve insan denilen canlının eseri olarak ortaya çıktığında onun temel yönelimi bilinmeyeni bilmek, görünmeyeni göstermek, karanlık olanı aydınlatmak olduğu halde bilinmeze sürüklenmiş olması onun kabahati olmasa gerek; bu kabahat, oryentalist-rasyonalizmin paradigmasındadır.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  10. #10
    mazruf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08 Eylül 2010
    Mesajlar
    132

    Standart

    akıllıdır amma felsefenin dili
    okşamaz her aklı gramer yeli
    tercüman ister filozofi vah
    kitabının yatmasından da belli
    zarfımı arıyorum.. ama boş olmayacak.. hem de delidolu

Sayfa 1/2 12 SonSon

Members who have read this thread : 1

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0