İyilik denen olgu nedir? Ne için yapılır? Ahiret korkusuyla iyilik iyilik midir?
İyilik denen olgu nedir? Ne için yapılır? Ahiret korkusuyla iyilik iyilik midir?
İyilik hiç bir karşılık beklemeksizin, çıkar gözetmeksizin, başka/larının yararına doğru işler yapmak,
bizde olan güzellikleri çıkarımsız paylaşmaktır.
Karşılık beklenerek yapılan hiç bir faaliyet iyilik olarak nitelenemez. O çıkar ilişkisidir. Ticarettir.
Hangi alanda olursa olsun.
İyiliğin tek taktir mercii; Allah' tır.
Allah rızası için yapılmayan her hareket (iyilik anlamında) bu dünya ile sınırlıdır.
Korkuyla yapılan hiç bir şey iyilik olamaz.
Korkuyla ancak belki;görevler yapılabilir. Önemli ve güzel olan da; görevleri korku ile değil ,sevgi ile yapmaktır.
Allah rızası için yapılan iyilikler ;(ki "Allah iyiliği ve doğruluğu dilediği ve sevdiği için iyi ve doğru olmaya çalışırız")
"karşılığı Allah'tan beklendiği için iyilik olmaktan çıkar" demek bana göre büyük yanılgıdır.
Allah'ın rızasına kavuşabilme arzusu insana en güzel eylemleri yaptırır. Zira insanın yaratılışı iyiliğe meyillidir.
Nefsi ve şeytan kötüye sevk eder. Kulunu en iyi tanıyan yaratıcı da o yüzden; gönülden geçen iyilikte bulunma niyetine
dahi rızası ve şevkati ile baktığını beyan etmiştir.
Örneğin;zekat vermek görevdir, sadaka vermek iyiliktir,sevabtır. Sevabın en büyük anlamı Allah'ın rızasıdır.
Allah rızası için yapılmayan iyilikler de ise; riya yada çıkar beklentisi olması fazlası ile muhtemeldir.
Selam,
Bir yaşam harcanacak denli dallı-budaklı bir konu bu.. tek! tanımım yok(daralırım) anlayışımı geliştirme çabam/gayretim var.
bana göre... kişinin, kendisine/çevresine yönelik konsantrasyonu ile başlayan sürecde senkronize bir olgunun, giderek her alana dalga dalga yayılan hali, iyilik!
ahiret korkusundan mı ? diye de eklenmiş soruya..
benim anladığım ahir zaman? an'ın sonrasına dair tüm zamanı kapsamakta bu açıdan da bakınca aklımca düşün/tedbir anlayışım kiminin, anlamı kısır/dar! korku anlayışına takılabilir.
Bunun gibi çeşitli tanımların; kafa sayısınca aklın, kendi duygularınca -a karşılık- yol alması vs.sürekli izlenemeyen, çoğunluk kopan bazen iyi !! halden hüküm giyebildiğiniz : ) ..ve sair konunun UZunnnnnnn içiçe geçtiği bir şey
yine de -son tahlilde- herşeye rağmen!!! varlığı (insanı/çevresini) hayata düğüm düğüm bağlayan- sirayet eden adı gibi bir ŞEY de, iyilik!
karışık oldu :confused: ..galiba enn İYİsi iyiliğe fazla takılmamak : )))
İyilik denen olgu kimliksel seçimlerimizle vardır.Müslüman dininde kesilen kurban acı çektirilmeden kurban edilirken Afrika kabilelerinde canlının çektiği acı kurbanın yerine ulaşımını gösterir.Burada ki asıl sorunsal ben neyi ne için yapıyorum?Yere düşen birini kaldırırken cennete gidiş bonuslarımı artırmak için mi kaldırıyorum? Ya da etrafındaki insanın senin kimliğine iyi insan olgusunu eklemesi için mi?
Kendi içinim tamamen SEVGİ durumudur.Karşı ne kadar kötü olursa olsun hepimizdeki ortak kesre odaklanıyorum sevgi sevgi! Tabi ki bu durum sevgi nedir/ne olmalıdır konusuna giriyor,herkese göre değişkenliğiyle kalsın.
Ahiret korkusu da neyin nesi? Hala insanlar ateşte yanacaklarını mı düşünüyor? Yoksa saç teli inceliğindeki köprüden geçeceklerini? Önce arınmalı insan tüm geçmişin yükünden! Şimdilik...
Saygılar.
Yedi parça oldu.
Altısı uçtu.
Birini aldı.
Üzerinde 'oluş' yazıyordu..
Bu başlık altında;
İnsanlar ve toplumlar arası ilişkilerde yitirilmemesi gereken temel olgu olarak
genel kabul gören İYİLİK yapma, İYİLİKTE bulunma' nın temel koşullarını irdelemek
bence daha yararlı olacaktır.
İyiliği yapan açısından "karşılık beklememek" kıstas iken, iyilik yapılan/ların koşul ve
görevleri ne/ler olmalıdır? Toplumda öyle insanlar var ki; kendisi rahat ve atıl yaşayacak,
çalışıp,çırpınan/lar ona yardım edecek... Bu zihniyeti kabul etmiyorum.
İyilik çaba gösterdiği halde başarıya ulaşamayanlara yapılması gereken karşılıksız, koşulsuz,
beklentisiz katılım ve paylaşım olmalıdır.
Derin hoşgörü ve empati güzel bir özellik olmasına ve iyilik yapma duygusunu desteklemesine
karşın, bazılarını üretime katılmaktan men'e ve anlamsız beklentilere itiyorsa; ne yapılmış olursa olsun
bu iyilik değildir. Sevgi de içermez, şevkat de içermez.
"Veren el, alan elden üstündür..." hadis-i Şerifi vermeyi(yani iyilik yapmayı) desteklerken,
yaşam içinde aktif olmayı da desteklemiştir. Ayrıca bu konu çerçevesinde; "iyiylikten maraz doğurtmamaya" da
önemli özeni göstermek gerektiği inancındayım...
Güzel ve önemli bir konu. Katılımın fazla olmasını bekliyorum.
Ahiret ya da herhangi bir çıkar uğruna uygulanan eylemin tamamen ego ve bencillik ürünü olduğunu düşünüyorum.
Bu yüzden iyiliği herhangi bir doktrinsel temelin üzerine oturtmadan tartışmak daha mantıklıdır.
Sevgili monaliza,kendimde yaşadıklarımı ve/veya iyilik adına bulunduğum eylemi saf anlatmam için önümdeki genel geçer-temel koşulları olan- iyilik anlayışını yıkmam gerekiyor böylesi bir uğraşıda eylemi kalıplamak yerine yıkımı yıkımdan arta kalanlardan temizleyip yapıma geçirmek en anlamlı diye düşünüyorum.
Yedi parça oldu.
Altısı uçtu.
Birini aldı.
Üzerinde 'oluş' yazıyordu..
Ahiret için eylemde bulunmak çıkar değil,görevdir sevgili aksiyom.
Allah'ın rızasını kazanmak ümidiyle eylemde bulunmak da iyiliği asla
bir doktrin üzerine inşa etmek anlamını taşımaz.
Yaşamın amacı zaten Allah'a kulluk etmek ve O'nun rızasını gütmek değil midir?
Her nimet O'ndan gelirken ,nimete şükür gerekmeyecek midir?
Ben'i tanımlamadan biz olmak hakikat mi? Bunu şu anki yazış amacınızla ,açabilir misiniz?
Neden kul olmaya bu kadar meraklıyız? Hallac gibi en'el HAK dersem beni nasıl öldürecekler? Ben kulluğa ya da insanı Tanrı karşısında küçük düşüren hiç bir dine inanmıyorum,bir ben var ki herşeyden ve herkesten öte... Nimete şükrü ben bağdaştıramadım affınıza sığınıyorum?
Ben olmadan biz olmaktan kastım, insanların kendilerini tanımadan bilmeden ilk Tanrının dinsel isimlerini öğrenmeleri ilk Tanrının sözde kurallarını bilmelerinden bahsediyorum.Birey bilinci olmadan ulaştığımız mutlaklıkta kendimizi nasıl ifade edeceğiz?Kulluk ederek mi şükrederek mi?Peki ya ötesi,öte bilinç,aşkın bilinç?
Önemli ve hakiki olan Tanrı inancına sahip olmak değil,varlığının bilincine varmak olduğunu savunuyorum..
Yedi parça oldu.
Altısı uçtu.
Birini aldı.
Üzerinde 'oluş' yazıyordu..