Sayfa 2/2 İlkİlk 12
18 sonuçtan 11 ile 18 arası

Konu: Sacmalamak

  1. #11
    Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16 Nisan 2010
    Mesajlar
    463

    Standart

    güdülenmemiş,denetimsiz.. niyet, gaye vb. hedef gözetmeyen şeyler saçma addedilebilirse de bilinçli bir varlık..varsayılan-olan her saçmadan! dahi bir anlam çıkarabilir, yani sebebi halen bilinemez 'saçma' olur da 'Saçmalamak' diye bir şey hayatta olmaz : ) neden? demeden!...nedensiz bir şey olmadığı gibi.

  2. #12
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.297

    Standart

    Alıntı MuratSSRG Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    güdülenmemiş,denetimsiz.. niyet, gaye vb. hedef gözetmeyen şeyler saçma addedilebilirse de bilinçli bir varlık..varsayılan-olan her saçmadan! dahi bir anlam çıkarabilir, yani sebebi halen bilinemez 'saçma' olur da 'Saçmalamak' diye bir şey hayatta olmaz : ) neden? demeden!...nedensiz bir şey olmadığı gibi.
    Her saçmadan üşenmeden bir anlam çıkarmaya çalışırsanız, anlam çıkar elbette.Ama her anlamdan saçmalık üretmeye niyet edenin üretimine pekala saçmalamak diyebiliriz.
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

  3. #13
    Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16 Nisan 2010
    Mesajlar
    463

    Standart

    Alıntı glsezinrs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Her saçmadan üşenmeden bir anlam çıkarmaya çalışırsanız, anlam çıkar elbette.Ama her anlamdan saçmalık üretmeye niyet edenin üretimine pekala saçmalamak diyebiliriz.
    Merhaba glsezinrs,

    niyeti besleyen bir çok unsuru göz ardı ederek niyet okuyanlar ile kısır niyetini hemen ortaya saçanlar çok..ancak

    saçma var saçma var...anlayış-idrak meselesi tabi ...
    insanın beden donatısında 2 göz! bakmaya yarayan...bakılanı (duyulanı tadılanı koklananı dokunulanı) gören -değerlendiren- ise beyin....yine beynin vasıtalarından akıl; işlevselliği ile, duyulardan geleni taş duvar gibi alıp-geri püskürtmüyor da.. anlağında, tepkisini ayarlıyor …

    ve yine , bu iki göz kamera gibi..fabrika ayarı, beden dışına yönelik ..vizörü kadrajı ayarlamak ile objektifi sağlamaksa beyin-akıl işi

    Akıl; işletimde koordineyi ele alıp..dıştan-içten uyaran-tepkilere karşılık yerinde kararları alan ve doğuşu ile birlikte, bağlantıda olup çeşitli kaynaklardan toplanan verileri, ancak belli bir doygunluğa! erip-erginleşince - kendinde!- 3.bir göz olup, ayıklıyor!!! tasnif edip düzenleyebiliyor.

    siz, ne öneriyorsunuz üşenmeden!! derken

    esasen teferruatın ne olduğuna ve anlam kaymalarına- kaydırmalarına dikkat etmeli!!
    ve bu da üşenerek olmaz

    aksi halde bir müddet sonra.. olur denilip, oluruna bırakılanın(ortaya saçılanların, inciden ziyade saçma! olduğu ve kaş yapayım derken de göz çıkardığı anlaşıldığından) adı
    kör dövüş oluyor.




  4. #14
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.297

    Standart

    [QUOTE=tolga;23662]Merhaba glsezinrs,

    niyeti besleyen bir çok unsuru göz ardı ederek niyet okuyanlar ile kısır niyetini hemen ortaya saçanlar çok..ancak

    Merhaba efendim, saçmalık; usa vurulunca tutarsız olanı, çelişik olanı,akıl ürünü olmayanı vb..ifade eder.(duygu ve inançların da akli bir zemini vardır, bunları hiçe saydığımı sanmayın) Bilinçli bir insan saçmalamaz, en azından saçmalama niyetiyle bunu yapmaz herhalde...Yaşam boyu geçmişte yaptıklarımız/yapmadıklarımız bize şimdi saçmalık olarak görünse de, burada ifade edilen "saçmalık" , yanlış edimlere bir gönderme kabilinden böyle dile getirilmiştir.O zaman ki koşullarda verdiğimiz kararlar bilgi eksikliğinden, deneyimsizlikten, duygusallığımızın öne çıkmasından vb kaynaklanmıştır.Demem o ki, insan saçmalık olsun diye eylemde bulunmaz doğası gereği...O zaman saçmalık nerede?İşte burada"niyet"'e bakmamızda yarar var.. kötü niyet üzerine giydirilmiş kusursuz bir elbise hemen olmasa de eninde sonunda delinip, içindekini gösterecektir.Burada saçmalık " kötü niyet" in örtüsüdür ve bunu farkedemeyebiliriz.Zaten farkında değilsek saçma da gelmez/görünmez.İçini algıladığınızda bilinçli olarak üretilmiş tutarsızlığı, çelişkiyi (saçmalığı) görürsünüz ki bu artık saçmalığın ötesinde bir şeydir.Bunun farkına varan eğer bile bile "elbise" üzerine "elbise" giydirmeye devam ederse, o da üşenmeden saçmalığa katkıda bulunuyor demektir.Alıntıladığınız gönderim biraz paradoksa benzemiş.Açıklamakta bilmem başarılı olabildim mi?
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

  5. #15
    içimdekideniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18 Mayıs 2011
    Yaş
    23
    Mesajlar
    10

    Standart

    Ben bu terimi Albert Camus'tan öğrendim, absürtün adamı, saçma nedir diye sormak gerek başlangıçta, daha sonra genişletmeliyiz.
    insan zihninde sürekli yarattığı oluşturduğu tabi ki bir model vardır. Ve etrafında herşeyi o modele sokmaya çalışır. O düşündüğü şekiller içerisinde görmeye çalışır. İnsanın kendi içinde doğruladığı doğrular vardır. Yani belirli kalıplar vardır.Bunun ötesinde bir şeylerlerle karşılaştığında aradaki bağ kopmuş oluyor.Aklında şekil ile karşılaştığı model apayrı ve o an o karşısındaki model iş, eylem herneyse uyumsuzluk baş gösterir ve saçma kavramına bürünür.Benim düşüncemdekiyle örtüşmediğinde saçmalık olur.Ha bazen hani fikirlerimiz ayrı ama saygı gösteririm hesabı vardır ya, o da bizim düşüncelerimiz çerçevesinde yer alır.O zihnimizin kalıpları arasındadır.O yüzden bize farklı düşünceler fikirler saçma gelmez, daha doğrusu kimi insanlara göre saçma gelmez.Onun düşüncesi deriz kabul ederiz.

    çok güzel bir konu gerçekten, size saçma gelen nedir diye sorsam bu diyebileceğiniz ne var? Ve niçin sizlere saçma geliyor?

  6. #16
    Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16 Nisan 2010
    Mesajlar
    463

    Standart

    Selam,

    Alıntı tolga Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    niyeti besleyen bir çok unsuru göz ardı ederek niyet okuyanlar ile kısır niyetini hemen ortaya saçanlar çok...
    Alıntı glsezinrs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Merhaba efendim, saçmalık; usa vurulunca tutarsız olanı, çelişik olanı,akıl ürünü olmayanı vb..ifade eder.(duygu ve inançların da akli bir zemini vardır, bunları hiçe saydığımı sanmayın) Bilinçli bir insan saçmalamaz, en azından saçmalama niyetiyle bunu yapmaz herhalde...Yaşam boyu geçmişte yaptıklarımız/yapmadıklarımız bize şimdi saçmalık olarak görünse de, burada ifade edilen "saçmalık" , yanlış edimlere bir gönderme kabilinden böyle dile getirilmiştir.O zaman ki koşullarda verdiğimiz kararlar bilgi eksikliğinden, deneyimsizlikten, duygusallığımızın öne çıkmasından vb kaynaklanmıştır.Demem o ki, insan saçmalık olsun diye eylemde bulunmaz doğası gereği...

    kısaca hayata, sağlama yaptıran zamandır.. diyorsunuz
    - doğrumu anladım-
    tabi ki.. önümüzde uzun bir zaman var sayıyoruz : )


    Alıntı glsezinrs;.23729 Nickli Üyeden Alıntı
    O zaman saçmalık nerede?
    İşte burada...
    "niyet"'e bakmamızda yarar var..
    Burada saçmalık " kötü niyet" in örtüsüdür
    ve bunu farkedemeyebiliriz
    .
    sorun buradan kaynaklı ,evet! saçmalık..insanın, farkı gözettiğini bildiği halde farkı gözetememesidir!!

    İnsanda.. niyetin ölçüsü araç
    -lar-dır ve aracı olan hayat da, durağan olmadığı gibi hayat bulan, insan da- hayatı..her hal ve şartta kendince deneyimlemekte, duyumsamakta-algılamaktadır

    bunun içindir ki iyi niyet-kötü niyet!! göreceli olup.. ayrıntıladığımız! zannımızca..kast'ımız! ise amaç edinilene tutunma istemindeki 'ben'dir

    O zaman tekrar soralım saçmalık nerede!?


    Alıntı glsezinrs Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    .Bunun farkına varan eğer bile bile "elbise" üzerine "elbise" giydirmeye devam ederse, o da üşenmeden saçmalığa katkıda bulunuyor demektir

    evet! farkına varan insana, insan gerek.. başka kılıflara, bin dereden su getirmelere şaşı bak şaşıra-şaşırta vs. gerek yok ancak insan insanlığı, bir- birini de tanımadığından... olacak!

    geçmişten bu güne, ne kadar kat'lanılırsa o kadar iyi denmiş ve elbise! üstüne elbise giyilmiş- türlü çeşit don biçmiştir de kendine... aracı-amacı karıştırmıştır…

    bu halde
    (doğal olarak) amaç, her kez de aynı doğruya çıkmayacaktır ve öte görülenin saçmaladığına hükmetmek de zan'nımızdır... ve 'saçma' üstüne saçmalayacaksak eğer, bu daha büyük bir saçmalıktır
    ve tabii ki bu da benim zannımdır

    ***
    konu,bence de güzel içimdekideniz ve böyle saçmaya-saçmalamaya can kurban : )
    katkıya tşkler glsezinrs..

  7. #17

    Üyelik tarihi
    14 Nisan 2011
    Mesajlar
    3

    Standart

    NTVBilim Mayıs '11 sayısından, sayfa 29'daki "Gerçek Rastlantısallık Kolay Değil" yazısından alıntılıyorum;

    "...Kanada, McMaster Üniversitesi'nden psikoloji profesörü Normal Ginsburg'un çalışmaları çoğu insanın "rastgele" sözcüğünden "dengeli dağılım" anlamını çıkardığını, aynı ya da ardışık sayı tekrarlarından kaçınmak gerektiği düşüncesinde olduğunu gösteriyor. Oysa gerçek rastgelelik kümelenmeye çok daha yatkın. Örneğin piyango çekilişlerinin neredeyse yarısında en az bir çift ardışık sayı bulunur."

    Konuya yorumum şöyle olacak; saçmalamak denildiğinde birey, ne yaparsa yapsın kendi usu sınırları içerisinde geçerli bir eylem yapmış olacak, yani kendi bakış açısıyla olayı irdelersek, yapacağı hiçbir eylem "saçma" olmayacak. Toplumsal normlar kıstas alındığındaysa devreye birey üstündeki "sosyal baskı" girecek. Geçmişte gözlemlediği, ancak istemli/istemsiz olarak öğrenmediği/göz ardı ettiği davranışlar (davranış patternlerine almadığı) -ki sebep olarak, yine toplumsal normlara uymaması- "saçmalık" niteliğine sahip olacakken "sosyal baskı"yı üzerinde hissetmiş olduğu kadar davranışlarında özgür olamayacak.

    Rastgelelikle alakasıysa iki kavramın da biraz yanlış yorumlanmasında yatıyor bana kalırsa.

    Gerçi silmeye üşendim yukarıda yazdıklarımı ama, "tabula rasa"dan da ele alınabilirse konunun ayakları yere basar gibi.

  8. #18
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.297

    Standart

    Alıntı Antares Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Rastgelelikle alakasıysa iki kavramın da biraz yanlış yorumlanmasında yatıyor bana kalırsa.

    Gerçi silmeye üşendim yukarıda yazdıklarımı ama, "tabula rasa"dan da ele alınabilirse konunun ayakları yere basar gibi.
    İnsan davranışlarının olası hesaplanabiliriği konusunda kuşkularım var.Torbadan kırmızı/beyaz top çekmeye benzemez...İnsan o denli değişken ve de bağımsız değişken ki, bir sürü bağımlı değişken yaratabilir bir cümle/davranışla....Tabula rasaya gelince...Saçmalamak standart kalıplar içinde eylemde bulunmayı öğren(e)memiş bireylerin serbest atışları mı sizce?
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

Sayfa 2/2 İlkİlk 12

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0