Felsefe.NET - Düşünce Eleştiri ve Paylaşım Platformu - vBulletin

Kullanıcı Tag Listesi

doğru bilgi mümkün müdür?

protagorasa göre 'insan herşeyin ölçüsüdür'.. 2 metre boyunda bir insan normal şartlarda uzundur.ama basketbol gibi bir spor dalı için idealdir hatta kısadır.. sokrata göre ise bilgiye salt akılla ulaşabiliriz.. peki sizce doğru bilgi mümkün müdür.? gerçekten insan herşeyin ölçüsü müdür.?


123 SonuncuSonuncu
  1. doğru bilgi mümkün müdür?

    protagorasa göre 'insan herşeyin ölçüsüdür'.. 2 metre boyunda bir insan normal şartlarda uzundur.ama basketbol gibi bir spor dalı için idealdir hatta kısadır..

    sokrata göre ise bilgiye salt akılla ulaşabiliriz.. peki sizce doğru bilgi mümkün müdür.? gerçekten insan herşeyin ölçüsü müdür.?
    Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla Mesaj Zamanı 11-09-2009, 14:37

  2. "insan her şeyin ölçüsü müdür?"

    hem evet hem hayır; paradoks gibi; evet, çünkü bunu betimleyen insandır; hayır, çünkü ölçüyü belirleyen ölçü olamaz. Aleksander/Büyük İskender'in fethettiği topraklarda neolitik dönem sonrası rahipler yönetimindeki kentsel süreçlerini yaşayan toplumların o güne dek edindikleri bilimsel buluşlar rahip-kralların büyülerinden kurtulma şansı bulamadı; batı/yunan filozofları "insanı" merkeze koyduklarında aslında onlar "doğa felsefesi"nin de tohumlarını atmışlardı. Bu durum ayrıca önceki yapıya bir karşı-tez/düşünce olarak doğmuştur. zamanla ortasında kalındığında çağın/orta-çağın engizisyonları bilimsel gelişmeye ayak-bağı olmuş ve aydınlanmacı felsefe ile pozitivizme varılmıştır. teoloji hala varlığını sürdürmekten geri kalmamıştır. "yaratıcı akıl" kendisini doğa-üstü/üstün sandıkça da ölçüleri karıştırmayı sürdürecektir. canlı-türleri arasında hiyerarşi olmamalı derim.

    "doğru bilgi mümkün müdür?"

    bilgi, gözlem ve deneye dayanarak yinelenebilir bilgi birikimi olduğuna göre; karşı-tezi gelişene kadar "doğru" olarak benimsenir. bu durum onun kesin doğru olduğunu göstermez; yalnızca zaman/yer ölçeklerinde doğru olarak benimsendiğini gösterir. bu şu anlama gelir; "hiç bir şey aynı değildir, hiç bir şey aynı kalmaz".
    Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla Mesaj Zamanı 11-09-2009, 22:27

    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökten acizdir.
  3. Doğru bilgi mümkündür, fakat bilginin çıktığı tarihsel koşular içinde , kendi zamanı içinde doğru olarak kalır.
    Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla Mesaj Zamanı 11-10-2009, 15:53

  4. "İnsan her şeyin ölçüsüdür" sözü ne demektir önce buna bakmak gerekir. Sözün tamamını yazalım:

    "Bütün şeylerin ölçüsü insandır, var olanların var olmalarının ve var olmayanların var olmamalarının. Herhangi bir şey bana nasıl görünüyorsa benim için öyledir, sana nasıl görünüyorsa senin için öyledir... Üşüyen için rüzgar soğuktur, üşümeyen için ise soğuk değildir" (bu sözün geçtiği yer Platon'un Theaitetos diyaloğudur, Türkçesi de vardır).

    Yani burada tür olarak insan değil, bireysel insan kastediliyor. Dediği de, bilginin tek kaynağının duyular olduğu, bundan başka herhangi bir nesnel ölçütün bulunmadığı, duyular da kişiye göre değiştiği için kesin bilgi diye bir şeyin olamayacağıdır. Bu sözde insanı merkeze koymak ya da türler arası bir hiyerarşi düşüncesi yoktur.

    Pozitivizm de işin içinden çıkabilmiş değildir. Metafiziği atalım derken bilim ellerinden gitmiştir. Bilimde de felsefede de kesinlik yoktur. Hatta kesin olmak bir yana, aynı ölçüde geçerli olabilecek kuramlar arasından seçim yapmak tamamen toplumun o anki bilimsel bakış açısına bağlıdır. Yani açıkça keyfidir. Kopernik'in, Galilei'nin, Faraday'ın, Einstein'ın ve onlar gibi sayısız bilim insanının karşılaştığı sert muhalefet bunu gösteriyor (bu isimlerin kuramları, bazıları uzun yıllar sonra olmak üzere deneyle doğrulanıp kabul edilmiştir ama aynı değerdeki iki kuram için bu söz konusu değildir). Bilimde kuramlar yanlışlanana kadar doğru kabul edilebilir. Ama bu da yeterli olmaz. Yanlışlamanın kriteri ne olacaktır? Bir kuramın tek bir dediği şey tek bir gözlemle uyuşmazsa bütün kuramı mı atmak gerekir?... gibi sorular sorulabilir, sorulmuştur da.

    Peki bilimde bile keyfiyet olabiliyorsa, buradan hareketle her şey görelidir, herkes için doğru farklıdır demek mi gerekir? Bence bu konuda tek bir görüşe bağlı kalmamak, bazı ayrımlar yapmak gerekir. Mesela matematiğin doğruluğuna itiraz eden yoktur herhanlde aramızda. Çünkü o salt akılsal bir bilgi türüdür. Aksiyomlarını kabul ettikten sonra yanlış yoktur. Ama her yerde bu türden bir bilgi aramak da saçma olur. O halde bunun dışında kesinlik iddiasından vazgeçmek gerekir. Bununla beraber her şey görelidir demek de mutlak bir bilgi vardır demekle aynı şeydir benim için. O da genel olarak bilgi hakkında bir kesinlik iddiası taşır (her şeyin göreli olduğu yargısı kesin bir yargı olarak ortaya atılır). Yani ben her şeyin göreliliğine varmayı da doğru bulmuyorum.

    Bence bilim sınırsız bir kuram üretme ve sınama (doğrulayıp yanlışlama) alanıdır. Onun özelliği budur. Bu şekilde bir yere gelir ama hiçbir zaman geldiği yer mutlak, son nokta değildir. Toplumsal konulardaysa insanlar arasındaki diyalog ve anlayış esastır. Bu anlayışın temelinde yatan ve uzlaşma imkanı verense, kesin olmakla ya da mutlaklıkla ilgisi olmayan bir şey, insanlıktır.
    Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla Mesaj Zamanı 11-10-2009, 21:00

  5. Bence eğer insanı herşeyin ölçüsü ve merkezine koyarsak doğru her insanın ayrı ayrı kabulüdür ve görelidir.insan merkezli her sistemde doğru kayar ve belirsizlerir kesin kabul ettiğimiz matematiği örnek alallım birisi 2+2=9 derse ve ısrala doğrunun bu olduğunu söylerse her halde onun deli olduğunu düşünürüz . Ama burda sorun karşımıza çıkar biz onu genel kabule karşı geldiği içinmi doğruyu reddetiği için mi deli olarak adlediyoruz.Kanaatimce insanlar mutlak doğrusuz yaşayamazlar bu yüzden eskiden kendi mutlak doğrularını tanrı buyruğu olarak görürlerdi şimdi işe bilimi tanrı yaparak işin içinden sıyrılılıyor.Bu bile yeterli olmuyor aslında dininin doğrularını çok iyi bilen her fırsatta inandığını söyleyen biri bu doğruların tam aksine haraket edebiliyor.bu örneğin benzerini bulmak her cihetten mümkün.kişi kendi doğrularını dahi çiğnerse son soru şu oluyor Ne doğrusu!
    Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla Mesaj Zamanı 11-17-2009, 12:52

  6. insan kendi ölçülerine benzeyeni sever... ideal oranlar göz önüne alındığında iki metre boyundaki kişinin kafa, bacak, beden oranları ideal ise o kişi uzundan ziyade güzel görünür. ince belli çay bardağı, şişe kola gibi eşyalar da göze güzel görünür(oranları kadın oranlarıyla benzerdir). eski yunan da yapılan binaların(sütunlar, sütun başlıkları, bina boyları...) çoğu da ideal insan oranlarını taşır. bu gün yaptığımız binaların da plansal ve kesitsel bazda insan ölçülerini esas aldıklarını görürüz. Neufert mimari olarak bunun en sıkıcı kitabını da yazmıştır
    soğukluk ve sıcaklık olarak da vücut ısımıza uygun ısıyı severiz ve bu da aşağı yukarı herkeste aynıdır. renklerden bahsetmek gerekirse gene benzer durumlar söz konusudur.
    aslında bunlar insandan insana, ırktan ırka değişiklik gösterebilir fakat genel olarak bakıldığında her insan için benzerdirler ve bu genel oranlara tüm insanlar kolayca uyum sağlayabilirler.
    aslında insan kendini ölçü olarak kullanır ve bu ölçülere göre de çevresini düzenler. doğal olarak yapar bunu. insan nesli değiştikçe bu ölçülerde doğal olarak değişirler.
    hayvanlar için yaptığımız kafesleri, parkları, bahçeleri bile kendimize göre ölçülendiriyoruz...

    "Üşüyen için rüzgar soğuktur, üşümeyen için ise soğuk değildir""" demek ki birinin üzerinde ceket var diğeri de ince giyinmiş. iki çıplak insana(normal ve sağlıklı) rüzgar çarparsa ikisi de üşür ya da üşümezler. aradaki küçük farkları görmezden gelinmesi normaldir diye düşünüyorum. yoksa sonuca varılamaz.
    Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla Mesaj Zamanı 11-18-2009, 18:33

  7. enkaz Nickli Üyeden Alıntı:
    "Üşüyen için rüzgar soğuktur, üşümeyen için ise soğuk değildir""" demek ki birinin üzerinde ceket var diğeri de ince giyinmiş. iki çıplak insana(normal ve sağlıklı) rüzgar çarparsa ikisi de üşür ya da üşümezler. aradaki küçük farkları görmezden gelinmesi normaldir diye düşünüyorum. yoksa sonuca varılamaz.
    Hayır, sağlıklı iki insan, ister giyinik olsun ister çıplak (ayrıca ısı algısını etkilediği için ister aynı kiloda olsun ister olmasın), aynı ortamda ısıya tamamen farklı tepkiler verebilir, verir de. Hatta aynı insan da sağlığı değişmediği halde ısıya ayrı zamanlarda ayrı şekillerde tepki verebilir ve verir. Zaten üşümek de sadece bir örnek. Onun yerine sayısız örnek verilebilir. Bütün örneklerde de sağlıklı insanlar aynı şeyi hisseder, aynı tepkileri verir dersen insan üstü varlıklardan söz ediyor olursun. Yok eğer bunu demeyeceksek, o zaman Protagoras'ın düşüncesine "biri ceket giyer diğeri giymez" cümlesinden daha farklı bir şekilde de karşı çıkmak gerekir. Çünkü Protagoras'ın dediği fiziksel bir şey değil. Burada mesele küçük farklar meselesi değil. Bunu diyen Protagoras da böyle bir cümleyle çürütülebilecek kadar aptal bir adam değil. Her şeyin kişiden kişiye değişebileceği düşüncesi, pek çok politik ve ahlaki sonuçları da doğuran çok boyutlu derin bir düşüncedir ve bugün de aydın denilen kişiler arasında pek çok savunucusu vardır. Protagoras'ın kendisi de bu düşünceyi bütün bu gönderimleriyle beraber ifade eder, bütün bu alanlara da farklı biçimlerde uygular.

    İnsanın etrafındaki şeyleri kendine göre düzenlemesi, insan türünün bireyleri arasında hiçbir fark olmadığını göstermez. Kaldı ki hiçbir düzenleme yoktur ki hiçbir kişi tarafından olumsuz yönde eleştirilmemiş olsun. Konu başlığına da bağlı kalırsak bu söylem, bütün insanlar için tek bir doğru vardır, ona katılmayanlar küçük farklardır şeklinde bütün farkları küçük, önemsiz şeyler olarak gören bir düşünce haline gelir ve en iyi ihtimalle çoğunluğun diktatörlüğü olur. Bu nedenle farkları görmezden gelerek değil, tam tersine o farkları da dikkate alarak bir çözüme ulaşmak gerekir. Faklı olan bir şeyle, bir "öteki"yle karşılaşıldığında tek yol onu yok etmek ya da yok saymak olmamalıdır, çünkü asıl yok etmeye veya yok saymaya kalkışıldğında çözüme ulaşılamaz ve çatışmadan öteye gidilemez.
    Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla Mesaj Zamanı 02-18-2010, 03:08

  8. Doğru bilgi mümkün değildir. Gerçek bilgi mümkündür. Doğru bilgi dediğimiz şey gerçeklerin yorumlanmasıdır. Doğrular; toplum, insan, din vs. Bunların doğruları vardır.
    İnsan herşeyin ölçüsüdür. Bu doğru. Fakat insan maddi herşeyin ölçüsüdür. İdealar alemini kanıtlıyoruz her an. Düşünüyoruz sürekli. Buda insanın maddi alanda herşeyin ölçüsü olduğunu. Akıl ya da düşüncelerde idealar alemin ölçüsü olduğunu çıkarıyorum.
    Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla Mesaj Zamanı 02-18-2010, 08:02

  9. Bilgi, bir nevi doğru inanç olarak anlaşıldığından--filozoflar bu şekilde anlamışlar--, yanlış bilgi ifadesi ,kendi içerisinde çelişiklik arz ediyor. Yani "bu bilgi yanlıştır" demek, "bu, yanlış bir doğru inançtır" manasına geliyor ki anlamlı değildir. Buradan hareketle bilgi, özü itibari ile doğrudur. Eğer ortada bir yanlışlık var ise, ona bilgi demek mümkün değildir.
    Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla Mesaj Zamanı 03-19-2013, 23:50

  10. Bilgiler zaman icerisinden niteligini kaybedebilir ve zamanin dogru sanilan bilgisi bir sure sonra aslinda oyle olmadigi su sekilde oldugu diye yeni bir bilgi seklinde karsimiza cikabilir.
    Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla Mesaj Zamanı 03-20-2013, 10:29


123 SonuncuSonuncu

Benzer Konular

  1. Hareket mümkün müdür?
    Konu Sahibi Şeytanın Oğlu Forum Genel Tartışma Alanı
    Cevap: 24
    Son Mesaj : Dün, 22:57
  2. Kalabalıkları felsefi olarak aydınlatmak mümkün müdür ?
    Konu Sahibi Aydın Forum Genel Tartışma Alanı
    Cevap: 21
    Son Mesaj : 02-13-2013, 15:22
  3. doğru doğru dosdoğru nedir ?
    Konu Sahibi 5N1K Forum D Harfinden Nedir? Başlıkları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 12-27-2011, 05:45
  4. Mutlak doğru bilgi varmıdır?
    Konu Sahibi Poseidon Forum Felsefe'ye Giriş
    Cevap: 48
    Son Mesaj : 10-05-2011, 10:51
  5. doğru bilgi mümkün müdür?
    Konu Sahibi öznur92 Forum Felsefi Tartışmalar
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 11-09-2009, 14:37
Sosyal Linkler
Sistem Bilgileri

Powered by vBulletin® Copyright © 2014 vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.1

uyarılar
  • Forum kullanıcıları 5651 sayılı kanun'un ilgili maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.