Sayfa 1/4 123 ... SonSon
39 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Felsefe ne işe yarar?

  1. #1

    Üyelik tarihi
    13 Ekim 2009
    Yaş
    23
    Mesajlar
    1

    Standart Felsefe ne işe yarar?

    felsefe ne işe yarar?

  2. #2
    nilüfer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29 Kasım 2008
    Yaş
    21
    Mesajlar
    295

    Standart

    Sofi’nin Dünyası’nda okuduğum bir bölümü aklıma geldi. Tüm evreni sihirbazın şapkasından çıkan beyaz tavşanla karşılaştırmıştı. Tavşanın ince tüylerinin en tepesinde çocuklar dünyaya geliyor. Bu yüzden çocuklar bu müthiş sihirbazlığın nasıl yapıldığına şaşabilecek konuma sahipler. Ama büyüdükçe tavşan kürkünün diplerine doğru sokulurlar ve orada kalırlar. Filozoflar ise tavşanın ince tüylerine tırmanarak tepeye çıkıp sihirbazın gözlerinin içine bakmaya çalışırlar. Yalnızca filozoflar bu tehlikeli yola çıkmaya cesaret ederler ve tavşanın yumuşak derisine yayılmış yiyip içerek yan gelip yatanlara seslenirler: Baylar, Bayanlar derler. Boş bir evrende dönüp duruyoruz! Ama kürkün dibindekiler filozofun dedikleriyle ilgilenmezler…
    Felsefe de tavşanın kürkünün diplerine sokulmamak için, sihirbazın gözlerinin içine bakmaya çalışmak için, farkındalık için var olduğunu düşünüyorum.
    Bir karikatür ustasının kalemine binmişsin ,ama minnacıksın.O çizdikçe sende çizgiyi seyrediyorsun dönme dolap misali.Kalemin ucundan tarama ucuna geçincede mürekkep olup akıyorsun kurşun kalem çiziğine.Karikatür olup çıkıyorsun…

  3. #3

    Üyelik tarihi
    21 Ekim 2009
    Yaş
    34
    Mesajlar
    31

    Standart felsefe bir işe yaramaz

    felsefenin ne işi yaradığını bilmiyorum. ama felsefeyle uğraşanların ne işe yaradığını iyi biliyorum. felsefe seni doyurmaz, felsefe sana para kazandırmaz, felsefe yaşadığın dünyada yanlızlaşmana neden olur, felsefe güzel bir kadınla birlikte olmana yaramaz, felsefe sistem ve koruyucularıyla arandan güçlü bir antipati yaratır, felsefe kitlelerle arandaki ilişkiyi köreltir, felsefe sıradanlaşan toplum yapısında sana tepki oluşturur, felsefe gerçek yaşamda hiçbir işine yaramaz anlayacağın.

    felsefeyle uğraşanlar bunların bilincinde olarak felsefeyle uğraşır. yani felsefe yapmak yanlızlığın yüceliğinde kendi acılarınla yaşamanın zevkini yaşatır. farklı olmanın ve bu farklılığınla var olmanın zevkini yaşatır. sokakta yürüdüğünde etrafındaki insanların bu dünyayı aslında tanımadıklarını ve bunu bilmediklerini öğretir. seni tüm insanlardan farklı kılarak hem övünülecek bir duygu yaratır hem de bu duygu yüzünden seni üzer. neden herkes uğraşmıyor bu güzel dünyayla diye hayıflanırsın. ayrıca kitlelerin daha iyi yaşamasının nedeninin felsefeyle uğraşanların pratiklerinin sonucunda geliştiğini bildiğinden kendinle haklı bir gurur duyarsın. ama hiçbir zaman senin farkında olmayacaklarını bildiğinden yanlızlığına yanarsın. ama yine de memnunsundur. çünkü farklısındır ve farklılığın tekdüze toplumda gerçekten ne anlama geldiğini bilirsin.

    nietzche gibi günün birinde seni delirtebilir de, deliliğini yenersen en büyük üretici konumuna da ulaşabilirsin. felsefe delirtir, felsefe yanlızlaştırır, felsefe meraklandırır, felsefe öfkelendirir, felsefe sevgini büyütür, felsefe senin ne olduğunu istemesende sana söyler, felsefe kendini bilmene yol açar.

    kendini bilmeye başlamışsan felsefenin ne anlama geldiğini iyi anlarsın

    ama unutma dostum felsefe her şeyden daha çok görev ve sorumluluklarının ne anlama geldiğini anlatır sana. eğer yapmak istiyor ve anlamın yüklediği sorumluluğu kaldırabileceğini düşünüyorsan devam et. dünyanın en güzel uğraşı çünkü...

  4. #4
    enkaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Ekim 2009
    Yaş
    29
    Mesajlar
    449

    Standart

    sadece felsefe ile uğraşmak mantıklı gelmiyor bana. tabi tarihini öğrenip başkalarına öğretmek hariç, bu anlamda bir meslek ve amaç olarak düşünülebilir.
    ancak herhangi bir meslek ile uğraşırken o mesleğin inceliklerini, sebebini anlamana yarar bence. sadece felsefe ile uğraşmak garip ve bi o kadar da gereksiz gibi geliyor bana. yanlış mı düşünüyorum bilmem ama anlamsız geliyor işte,,,,,,,
    bu yüzden Einstein'e saygı duyarım ama Nietzsche'ye asla... filozofluk bir meslek ya da vasıf sayılamaz. çünkü her insanın olabileceği ya da olduğu bir şeydir zaten... önemli olan vasfın üzerinden yarattığın felsefedir bence.
    Nietzsche'nin delirmesini çok normal görüyorum çünkü hayatı boyunca bir memurdan daha değerli olamadı bence

  5. #5
    SenexIratus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Kasım 2009
    Mesajlar
    138

    Standart

    Alıntı enkaz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sadece felsefe ile uğraşmak mantıklı gelmiyor bana. tabi tarihini öğrenip başkalarına öğretmek hariç, bu anlamda bir meslek ve amaç olarak düşünülebilir.
    ancak herhangi bir meslek ile uğraşırken o mesleğin inceliklerini, sebebini anlamana yarar bence. sadece felsefe ile uğraşmak garip ve bi o kadar da gereksiz gibi geliyor bana. yanlış mı düşünüyorum bilmem ama anlamsız geliyor işte,,,,,,,
    bu yüzden Einstein'e saygı duyarım ama Nietzsche'ye asla... filozofluk bir meslek ya da vasıf sayılamaz. çünkü her insanın olabileceği ya da olduğu bir şeydir zaten... önemli olan vasfın üzerinden yarattığın felsefedir bence.
    Nietzsche'nin delirmesini çok normal görüyorum çünkü hayatı boyunca bir memurdan daha değerli olamadı bence
    Kafandaki soru isaretlerini teker teker ele almaya calisacagim ve mumkun oldugunca sade konusmaya calisacagim sayin enkaz:

    NIETZSCHE KIMDIR?
    Oncelikle Nietzsche aslen bir filozof degil, filologtur. Geleneksel felsefeden de nefret eder. Dolayisiyla Nietzsche bir filozof ornegi degildir. Filozof ile filolog arasinda kalmis bir dusunurdur. meselelere ne tam bir filolog gozu ile bakar ne de filozof gozuyle bakar. Onun ifadeleri genellikle, onerme bile degildir. Dogruluklari yanlisliklari uzerine konusulamaz. Onun konusmalari genelde sanat eseri mahiyetindedir.

    FELSEFENIN GOREVI NEDIR?
    Ya da "Toplum icinde felsefenin rolu nedir?"
    Toplumlarin entellektuel ust seviye dusunurleri urettikleriyle toplumdaki bosluklari doldurmaya calisirlar. Toplumda ortaya cikan bosluklar, surekli olarak toplumlarin entellektuelleri tarafindan doldurulmaya calisilir. Eger bu bosluklar giderilemezlerse bu yasantida baska bir boyut haline gelirse, toplum dagilir, yeni yapilanmalar ortaya cikar.

    Filozoflar uzun vadede dunyaya yon veren insanlardir. Gunumuzde gecmisteki filozoflarin belirledikleri hayatlari yasamaktayiz. Bu hayatin her alaninda boyledir (devlet ahlak ekonomi vs.). En basit ornegi bugun arti deger terimi iktisatta onemli bir yer tutuyorsa Karl Marxin burada hakkini vermek gerekir. Bugunku iktisadi anlamak icin Karl Marxi anlamak zorundayiz. Cunku ne oldugunu ortaya koyup, temellerini atip, yon veren sahislardandir(her ne kadar amaci baska olsa da). Bir diger onemli isim bkz. Adam Smith.

    HERKES FILOZOF MUDUR?
    Bu soruya su sorularla ile karsilik vermek isterim;
    "Her dusunce felsefe midir?"
    "Felsefi dusuncelerle, felsefi olmayan dusunceleri nasil ayiracagiz?"
    Zaten bu sorular bizi felsefeden ne anladigimiz, felsefenin hangi tur problemlerle ugrastigi sorunuyla yuzlestirir bizi. Yani siz aslinda felsefenin ne oldugundan pek emin degilsiniz.

    Dusunce: sorunlar hakkinda gorus bildirmedir.

    Felsefenin diger dusunme bicimlerinden farki sudur: Felsefe suphe ile baslayan sorgulamanin elestiri suzgecinden gecirilerek tutarli bir sekilde denetlenmesini gerektirir.

    Bu baglamda; evet her insan dusunur. Ama her insanin dusunuyor olmasi onlari birer filozof kilmaz. Felsefi dusuncenin tanimi bellidir. Yani konustuklarimizin felsefe olup olmadigini nasil anlayacagiz diye merak ediyorsaniz, Felsefe tarihinde Aristotelesle baslayan surecte bu soruya cevap vermis onlarca filozof bulabilirsiniz.
    Konu SenexIratus tarafından (16 Kasım 2009 Saat 20:48 ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    enkaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Ekim 2009
    Yaş
    29
    Mesajlar
    449

    Standart

    aydınlattığınız için teşekkürler sayın SENEXIRATVS.
    tam aydınlandığımı söyleyemem bu konuda sebepleri ise açıktır sanırım. mesela biri eksik bilgimden kaynaklanıyordur .
    felsefe kültürüm okul bilgisinden ve bir kaç kitaptan ibarettir diyebilirm ama bu az bilgiyle de edindiğim fikirlerim var.
    mesela karadeniz bölgesine baktım. genel hayat yaşantısında derin bir felsefi anlayış yoktur, müzikleri, folkloru fevkalade güzeldir, eğlencelidir ama derin bir felsefi anlayışı yoktur. mimarisi oldukça ileridir (köy mimarisi neredeyse anadolu'daki bir çok kent mimarisinin önünde yer alır), türkiye'deki sanatçıların büyük çoğunluğu buradan çıkar. ama gelin görün ki felsefi anlayışı çok gelişmemiştir. ha damak zevki de gelişmemiştir, güzel bir mutfağı da yoktur mesela

    Vasıf üzerinden yaratılan felsefe önemlidir diye düşünüyorum. mimari, iktisat, resim her ne ise işte. mesela ressamım resim yapmıyorum fakat felsefe ile uğraşıyorum diyerek filozof ünvanını alması onu değersizleştirir bence.

  7. #7
    SenexIratus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Kasım 2009
    Mesajlar
    138

    Standart

    Alıntı enkaz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    aydınlattığınız için teşekkürler sayın SENEXIRATVS.
    tam aydınlandığımı söyleyemem bu konuda sebepleri ise açıktır sanırım. mesela biri eksik bilgimden kaynaklanıyordur .
    felsefe kültürüm okul bilgisinden ve bir kaç kitaptan ibarettir diyebilirm ama bu az bilgiyle de edindiğim fikirlerim var.
    mesela karadeniz bölgesine baktım. genel hayat yaşantısında derin bir felsefi anlayış yoktur, müzikleri, folkloru fevkalade güzeldir, eğlencelidir ama derin bir felsefi anlayışı yoktur. mimarisi oldukça ileridir (köy mimarisi neredeyse anadolu'daki bir çok kent mimarisinin önünde yer alır), türkiye'deki sanatçıların büyük çoğunluğu buradan çıkar. ama gelin görün ki felsefi anlayışı çok gelişmemiştir. ha damak zevki de gelişmemiştir, güzel bir mutfağı da yoktur mesela

    Vasıf üzerinden yaratılan felsefe önemlidir diye düşünüyorum. mimari, iktisat, resim her ne ise işte. mesela ressamım resim yapmıyorum fakat felsefe ile uğraşıyorum diyerek filozof ünvanını alması onu değersizleştirir bence.
    Sizin bahsettiginiz mesele daha cok da Albert Camus un su sozunu getirdi aklima;

    "En buyuk adaletsizlik, iklim adaletsizligidir." Burada bahsedilen kultur iklimidir. Felsefe neden Ege bolgesinde dogdu da Corum da dogmadi? Birkac Antik filozof Karadenize surgune yollanirlar da solup giderler, felsefi tutumlarindan eser kalmaz. Bu nedendir? Buradaki anahtar kelime iklimdir. Fakat iklim kelimesi genis manada anlasilmali.

    Yani vurgulamak istedigim sey, aslinda kultur iklimidir. Felsefenin dogdugu yer Miletos bugunku Aydin dolaylari. Bir Kiyi kenti, deniz ticareti var, ticaret olunca pek cok farkli insani tanima var; sicak bir iklim var dolayisiyla insanlar da sicak, birbirleriyle kaynasiyorlar, konusuyorlar, diyalog var diyalektik var. Tam tarsine dag insani ise soguktur sert tavirlidir. Felsefe buradan dogmaz cunku burada farkliliklari anlamaya calisma yoktur. Musammanin olmadigi yerde felsefe dogmuyor. Bu Karadenizde niye genelde felsefe olmadigini aciklamaya yardimci oldu ise diger konuya gelebiliriz.

    Filozof hersey hakkinda gorus sahibi olmak zorundadir. Hayatin tum kulvarlarinda soz sahibi olmak durumundadir. Edebiyat bilmeyen, resim, siir bilmeyen, gokyuzunu bilmeyen adam kisir bir tartismacidir, zaten filozof da degildir. Filozof pek cok ugrasi alaniyla ayni anda ilgidir. Boyle adamlara antik donemde polymathes denmis yani cok yonlu insan. Bu baglamda ayni zamanda baska seyle ilgilenince degersizlesiyor dediginizde felsefe tarihindeki tum filozoflari degersiz kilmis oluyorsunuz. Karl Marx iktisat ornegi olmakla birlikte Albert Camus Jean Paul Sartre roman yazmislardir, Bertrand Russell, Whitehead principia mathematica gibi bir felsefe basyapitindan sonra mistisizmle ilgili eserler vermislerdir. Pyhtagoras ogrencilerine muzigi zorunlu kilmistir ve felsefesinde muzik ickindir onemli pay sahibidir ve her sabah ogrencilerine toplu olarak muzik caldirir. Thales filozof olmasinin yani sira tuccar kopru muhendisi matematikcidir. Bunun gibi daha yuzlerce ornek verebilirim. Simdi bunlar degersiz filozoflar midir?
    Elbette ki asil mahiyetimi Erosun Psykheden gizledigi gibi gizlerim. Cunku siz benim suratimi degil dusuncelerimi okuyacaksiniz.
    ______________________________ _________
    Konusmalarimi benden izinsiz alintilayip baska yerlerde kullanmayiniz. Eger bunun etik bir eylem oldugunu dusunuyorsaniz, bunu benimle felsefece tartisip, dialektigini yapiniz.

  8. #8
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.545

    Standart

    konfüçyüs'ü, Buddha'yı, Lao Tzu'yu, Zerdüşt'ü, Gılgameş, Yaradılış,Tufan yapıtlarını yazan Sümerleri, Akad'ları Babili, Hititleri Hammurabi'yi, Lagaş kralı Urukagina'yı ve daha neolitik kültürü Mısırı, İndia'yı ne yapacağız sayın senezxlratus..."Tarihte Neler oldu" Gordon Childe hepsini ayrıntısı ile açıklamaktadır.


    ayrıca ilave etmeliyilm ki Ksenefon on-binlerin dönüşünü kendi coğrafyasından sürgün edildikten sonra yazabilmiştir.

    Aleksander/İskender Aristo'nun öğrencisidir. Aristo site devleti dışındaki tüm toplumların doğal bir belirleme ile site devletinin hizmetinde olması gerektiğini formüle eden belki de ilk oryentalist olma özelliğine sahip bir düşünürdür
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  9. #9
    SenexIratus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15 Kasım 2009
    Mesajlar
    138

    Standart

    Alıntı nejdet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    konfüçyüs'ü, Buddha'yı, Lao Tzu'yu, Zerdüşt'ü, Gılgameş, Yaradılış,Tufan yapıtlarını yazan Sümerleri, Akad'ları Babili, Hititleri Hammurabi'yi, Lagaş kralı Urukagina'yı ve daha neolitik kültürü Mısırı, İndia'yı ne yapacağız sayın senezxlratus..."Tarihte Neler oldu" Gordon Childe hepsini ayrıntısı ile açıklamaktadır.


    ayrıca ilave etmeliyilm ki Ksenefon on-binlerin dönüşünü kendi coğrafyasından sürgün edildikten sonra yazabilmiştir.

    Aleksander/İskender Aristo'nun öğrencisidir. Aristo site devleti dışındaki tüm toplumların doğal bir belirleme ile site devletinin hizmetinde olması gerektiğini formüle eden belki de ilk oryentalist olma özelliğine sahip bir düşünürdür
    salt Felsefe bu bahsettiklerinizde ortaya cikmadi. Antik Egenin belirli bir doneminde ortaya cikti. bunun nedenlerini baska basliklar altindaki yazilarda zaten aktardim. Bu baglamda gercek anlamiyla felsefe ile Konfucyus cok ayri yerlerdedir. Eger felsefenin ilk Antik Egede baslamadigini baska bir yerde basladigini dusunuyorsaniz onu ayrica tartismamiz gerekecek.

    Bir diger konu, Surgun edildiginde felsefesini yitiriyor demedigimi, Karadenize surgun edilenlerin felsefesini yitirip sila hasretine odaklandiklarini yanlis anlasmalara sebep olmamasi acisindan tekrar hatirlatmaliyim.


    Aristo hakkinda da eger, oryantalizm bu turden birsey ise Ilk oryantalistligi Platona vermemiz gerekmez mi? Platonun butun derdi Atinayi kurtarmakti fakat dogu uygarliginin, Spartanin Atinadan ustun oldugunu savunur durur. Problem surada: Platon Spartayi Atinadan daha ustun goruyor fakat Spartada felsefe yok. Ayni sekilde doguda da felsefe yok. Felsefe yapan kisi; problematigi ortaya koyan, devletini kurtarmaya calisirken sistemli bir felsefi yontem izleyerek felsefe yapan Platonun kendisidir.
    Konu SenexIratus tarafından (19 Kasım 2009 Saat 22:16 ) değiştirilmiştir.
    Elbette ki asil mahiyetimi Erosun Psykheden gizledigi gibi gizlerim. Cunku siz benim suratimi degil dusuncelerimi okuyacaksiniz.
    ______________________________ _________
    Konusmalarimi benden izinsiz alintilayip baska yerlerde kullanmayiniz. Eger bunun etik bir eylem oldugunu dusunuyorsaniz, bunu benimle felsefece tartisip, dialektigini yapiniz.

  10. #10
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.545

    Standart

    uygarlık tarihi bir bütündür ve diyalektik süreçlerle eklemlenir. "doguda da felsefe yok"
    tanımı gerçekten düşündürücüdür. Aleksander İskenderiye Kiraplığını neden kurmuş dersiniz? ve yunan filozoflarının doğu felsefesini öğrendikten sonra yapıtlarını şekillendirklerine ne demeli? Yazının keşfi bile felsefenin temelidir. eğer imgesel düşünce olmasaydı değil insanlık ne insan ne de filozof olmayacaktı. Aleksander'in işgalinden sonra kültürlerin neolitik dönemden çıkıp kentsel birikimin yaşandığı döneme girmeleri Roma uygarlığında can bulmuştur. Mezopotamya, Mısır, Hindistan, Anadolu coğrafyalarında imgelerin bir gereksinime karşı uygulanmış ve çoğunlukla rahiplerce büyülü totemlere dönüştürülmüş olmalarından dolayı kısır döngüde kalırken,"doğa felsefesi" kurucuları miletos-lu Thales, Anaksimendros, Herakleitos gibi düşünürler ile düşünce özgür gelişme olanağı bulmuştur. neolitik toplumların matematik, astroloji, edebi, kimya, metluriji, botanik, zooloji, biyoloji vb. bilgi birikimleri ve keşifleri felsefenin kendisidir; bu kültürel gelişme olmasaydı felsefe olmayacaktı. bu diyalektik bir süreçtir. tarihi bir zaman diliminden kopartarak yorumlamak oryentalist bir yaklaşımdır.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

Sayfa 1/4 123 ... SonSon

Members who have read this thread : 2

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0