Sayfa 10/10 İlkİlk ... 8910
100 sonuçtan 91 ile 100 arası

Konu: Askerlik, İnsan Öldürme Sanatı Mı?

  1. #91
    Macavity - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23 Eylül 2009
    Yaş
    26
    Mesajlar
    144

    Standart

    Alıntı fides Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Felsefe okuyordun değil mi sen? İyice sarıl felsefeye ve 4 yıl sonra okulun bitince bu yazını tekrar oku!
    Ben bu konuya girmek bile istememiştim. Şu kadarını söyleyeyim; aşağıdaki yazıyı okuduğumda ve onu yazan kişinin felsefe okuduğunu gördüğümde üzüldüm. Gerçekten üzüldüm. Umarım dediğin gibi o dört yılın sonunda bu yazdığını tekrar okuduğunda bypiso da o yazdıkları hakkında bizimle aynı şeyleri hisseder. Çünkü ben buradaki durumun, bir düşüncenin doğru ve yanlışlığından öte bir şey olduğunu, tamamen insanlıkla ve insani duygularla ilgili olduğunu düşünüyorum.

  2. #92
    Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16 Nisan 2010
    Mesajlar
    463

    Standart

    Hayy'atdan; süreli zamanların kan uykusuna yatıp,sıcağında alabildiğine yayılmak ve yurtlanmaktan öte bir şey devşirmeyenler, yaşamı da mücadele olarak algılayıp-algılattığı-yaydığından, önce masum! savunma sonra da taktik geliştirip alt etme stratejisi geliştirirler.

    Savunma ve Savaş(silah) Sanayii. Aklın, öz-e-güvenin sustuğu yerde, güçlük vardır- ki o da, giderek kabalaşacaktır.

    halen... ne tek taraflı ateşkes ile savaş(askerlik) karşıtı olmak, ne de bir devletin, sınırlarının korunmasına yönelik silahlanma ile o devletin tebaasının güvende olduğunu sanmak, salt geçer bir düşüncedir.

    Egemen güçlerin; sanayi kapitalizmi, sürekli harlamak için silahlanmayı, ateşli -nükleer vb. pompalamalarından başka, herhangi bir devlet ve tebaasını ekonomi,moral,kültür-eğitim vs. psikolojik olarak içten çökertme gibi taktikleri de vardır.

    Öncelikle Kapitalizme ve onun dayattığı tüm faşist uygulamaları da bütününde okuyup-anlayarak karşı olmak-bozmak gerekiyor (düşüncem)yoksa dediğim gibi, tek taraflı askerlik karşıtı olmak -vicdanen ret'çi olmak mevcut düzende ütopyadan öte/vicdana geçemez.

  3. #93

    Üyelik tarihi
    14 Ağustos 2010
    Yer
    Mersin.
    Mesajlar
    3

    Question

    İnsan öldürmek sanat değildir, fakat bunu bir sanatmışcasına gören ve uygula-tan tek kurum askeriyedir. Vatan millet sakarya yaparak konuşulduğunda, kamu vicdanınızın haykırışını susturabilirsiniz. Sonucunda ise siyasal pasifliğinizi ve ezberciliğinizi gayet umarsızca devam ettirerek yaşamaya devam edebilirsiniz. Fakat bunu sorgulayanların, yanlışa karşı baş kaldıranların bulunduğu bir platformda, bir felsefe platformunda bunu yaparak kendinizi kanıtlama çabanızdan vazgeçin, sadece mide bulandırıyorsunuz.
    Kimisi demiş ki , "Tsk diğer militarist kurumlardan farklıdır, tsk bir faciada tüm sivil toplum örgütlerinden daha hazırlıklıdır." Tsk isimli militarist kurum, diğer bir çok ordudan farklıdır evet; Tam anlamıyla bir düşünce törpüsü, bir köleleştirme ustası olmayı bu kadar iyi ve kolayca başarmış olmak bile onu farklı kılmaya yeter. Ayrıca bu milletin Tsk'ya verdiği vergilerin 10'da birini her hangi bir sivil toplum örgütüne verecek olursanız görürsünüz ki Tsk'nın 10 katı daha işlevi olur.
    Kimisi de çıkıp, vicdani reddi bir korkaklık yahut verilmiş bir borcun geri ödenmemesi olarak değerlendirmiş. Olgunlaşmamış insanların tümünde olduğu gibi, kavgam dediği şey uğruna kahraman olarak ölmeyi yeğleyen bu insanlar mı korkaktır, yoksa kavgasını , gönül borcunu 1 yada 2 yıl köle olarak değilde bir ömür sessizce faydalı olarak karşılayan insanmıdır korkak ? Yaşamda tutunamayıp, düşünemeyip, emredilmeye, sebepsiz ölmeye yahut öldürmeye razı olan değil midir korkak? Korkaklık ölmek midir yaşamak mıdır bir düşünün bakalım ? Üniformalarının dışında iken, duyguları tam olarak körelmemiş bir "insan" olarak, kaç asker vicdan azabını susturmak için çeşitli yollar arıyor yahut bunu bastırmanın yolunu çoktan bulmuş sorun bakalım !
    Bir işi, dünyanın en kirli, en yobaz işini yine kendilerine yakışır şekilde zorbaca yaptırmak demokrasinin hangi saçma tanımında yazıyor ey güzel kardeşler ? Evet, bu dünya saf değil, ve evet gardını indirdiğinde bir köpek sürüsü gibi üzerine gelecekler senin. İtçe gelecekler evet. Bunları düşünüyorsunuz kardeşler, fakat yine en önemli soruyu unutuyorsunuz ; Neden ! Dünyanın nasıl bir yer olduğunu biliyorsunuz ama neden böyle olduğunu sorgulamıyorsunuz. Sorgulayan yahut değiştirmek isteyenlerede fırsat tanımıyorsunuz.
    Türkiye'de doğmuş bir Türküm, vatanımı ve ırkımı bilirim, sayarım. Ama unutmam ki, ben Türkiyeden önce Dünya'da varoldum, Türkten önce İnsanım. Kimliklerinizi ön kişiliğinizin üstüne çıkarmak, tasmayı isteyerek boynuna takan bir köpek olmaktan farksızdır.
    Sayın dostlar, Murathan Mungan'ın bir şiirinden ufak bir parçayla söyleyeceklerimi şimdilik bitiriyorum. Saygılar, düşüncenin güzelliğine varanlara.
    " ...Yıkılır, yıkılmaz görünen,
    Buyuranlar verdiklerinde son buyruklarını
    Buyruk altındakiler başlar konuşmaya
    Kim ' hiçbir zaman ' demeyi göze alabilir?
    Zulüm yürürlükteyse, kim suçlu : Kendimiz
    Ve kimdir onu yıkmak zorunda olan : Biz! ..."
    Oldum olası ölüyorum, yoktur başka marifetim.

  4. #94

    Üyelik tarihi
    19 Haziran 2009
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    52
    Mesajlar
    773

    Standart

    Alıntı bypiso Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Türkler hiçbir zaman, hiçbir millete şiddet ile yaklaşmadılar. Ama hep saldırıya uğradılar. Bu milletin bayrağı yakıldı, Kur'an yakıldı, peygamberine edilmedik küfür kalmadı birilerince. Bizim toprağımızdan organikleri çalıp, genetiği ile oynadıkları ne varsa geri verdiler. Artık sağlıklı çocuklar doğmuyor!..

    Şimdi soruyorum! Hangi insanların ölümünden bahsediyorsun? Eğer PKK'lılara insan diyorsan, evet Mehmetçik insan öldürüyor. Bir itirazın mı var?

    Ben insan haklarına saygılıyım, elime silah almam diyen varsa gitsin bu ülkeden!!!
    Şiddetin en hafifine bile(ki şiddet hafifi olmayandır) şiddetle karşı olan ben; hiç bir canlının başka bir canlının yaşamını sonlandırma hakkına sahip olmadığını şiddetle savunmakta iken maalesef bypiso' nun dile getirdiği gerçeklere karşı canına kast edilen birinin elinin kolunun bağlı bekleyeceğini mi düşüneceğiz? diye sormaktan kendimi alamadım. Evet ürünlerimizin genleriyle oynatmamak eğitimle mümkündür, bunu ayrı tutalımda...
    Felsefe gerçeklerden uzak kalmak, ideoloji nedeniyle suskunları oynamak mı ki?
    Elbette şiddete şiddetle karşılık vermek en büyük cehalettir lakin istisnaların kaideyi bozduğu durumlarda yaşamın gerçeği. Ve özellikle üzerinde iğrenç stratejik oyunlar oynanan bu ülkenin savunması anlamında "BUYRUN, GELİN, BİZİ ALIN" ı mı oynayacağız? Bu bağlamda efefel'e katılıyorum.

    Arkadaşlar bu durumda "FELSEFE" lüks' e giriyor iştee. Lüks tüketim vergisi alınası oluyor.
    Oysa yaşamsal gerçekler çok çok farklı.

    Haa; sanatsal anlama gelindiğinde; sanat ruhu okşayandır. Bu ayrı bir konu. Konu başlığı bir tuhaf duruma düşüyor bu durumda, demek oluyor.

  5. #95
    kuzeys
    Ziyaretçi

    Standart

    SONRA YAPILACAK TEK ŞEY VAR

    Sen. Makine başındaki adam ve atölyedeki. Sana yarın su boruları ve vanalar yerine
    çelik miğferler ve makineli tüfekler yapmanı emrederlerse, yapılacak bir tek şey var:
    HAYIR de!...

    Sen. Tezgahı ardındaki kız ve bürodaki kız. Sana yarın bomba doldurmanı ve keskin
    nişancı tüfekler için hedef dürbünleri monte etmeni emrederlerse,
    yapacağın bir tek şey var:
    HAYIR de!...

    Sen. Fabrika sahibi. Sana yarın pudra ve kakao yerine barut satmanı emrederlerse,
    yapacağın bir tek şey var:
    HAYIR de!...

    Sen. Laboratuardaki araştırmacı. Sana yarın eski yaşama karşı yeni bir ölüm icat
    etmeni emrederlerse, yapacağın bir tek şey var:
    HAYIR de!...

    Sen. Odasındaki ozan. Sana yarın aşk şarkıları yerine nefret şarkıları söylemeni emrederlerse,
    yapacağın bir tek şey var:
    HAYIR de!...

    Sen. Hastası başındaki doktor. Sana yarın savaşa adam yazmanı emrederlerse,
    yapacağın bir tek şey var:
    HAYIR de!...

    Sen. Kürsüdeki din adamı. Sana yarın savaşa dair kutsal sözler söylemeni emrederlerse,
    yapacağın bir tek şey var:
    HAYIR de!...

    Sen. Vapurdaki kaptan. Sana yarın buğday yerine top ve tank taşımanı emrederlerse,
    yapacağın bir tek şey var:
    HAYIR de!...

    Sen. Havaalanındaki pilot. Sana yarın kentler üzerine bomba ve fosfor yağdırmanı emrederlerse,
    yapacağın bir tek şey var:
    HAYIR de!...

    Sen. Dikiş masası başındaki terzi. Sana yarın üniformalar dikmeni emrederlerse, yapacağın bir tek şey var:
    HAYIR de!...

    Sen. Cübbesi içindeki yargıç. Sana yarın savaş mahkemesine gitmeni emrederlerse, yapacağın bir tek şey var:
    HAYIR de!...

    Sen. İstasyondaki adam. Sana yarın cephane treni ve kıt'a nakli için kalkış sinyali vermeni emrederlerse,
    yapacağın bir tek şey var:
    HAYIR de!...

    Sen. Kentin varoşlarındaki adam. Sana yarın gelir de siper kazmanı emrederlerse, yapacağın bir tek şey var:
    HAYIR de!...

    Sen. Normandiya'daki ana ve Ukranya'daki, sen Frisko ve Londra'daki ana. Sen Hoangho ve Missisippi' deki ve Hamburg ve Kore ve Oslo'daki ana., bütün toprak parçaları üzerindeki analar, dünyadaki analar, sizden yarın yeni kırgınlar için hemşireler ve çocuklar doğurmanızı isterlerse, dünyadaki analar, yapacağınız bir tek şey var:

    HAYIR deyin!... Analar, HAYIR deyin!...

    Çünkü eğer hayır demezseniz, eğer hayır demezseniz analar, sonra, sonra:
    Gürültülü vapur dumanlarıyla yüklü liman kentlerinde büyük gemiler inildiye inildiye sessizleşecek, dev mamut kadavraları gibi su üstünde ölgün ve hantal, su yosunu, deniz bitkileri ve midye kabuklarıyla kaplı, önceleri öyle ipildeyip çınlayan gövdesi mezarlık ve çürümüş balık kokusuyla yüklü, yıpranmış, hasta ve ölü gövdesi rıhtım duvarlarına karşı, ölü ve yalnız rıhtım duvarlarına karşı yalpalanacak.
    Tramvaylar beyinsiz, ışıltısız, cam gözlü kafesler gibi yamru yumru olacak. Çürümüş hangarların arkasında, büyük çukurlar açılmış yitik caddelerde raylar öylece duracak.

    Çamur grisi, pelteleşmiş, kurşuni bir sessizlik dönenecek ortalığı, her şeyi unutarak, büyüyecek okullarda ve üniversitelerde ve tiyatro salonlarında büyüyecek, stadyumlarda ve çocuk parklarında, korkunç ve hırslı kesintisiz bir sessizlik büyüyecek.

    Güneşli taze bağlar yıkık yamaçlarda çürüyecek, kuraklaşan toprakta kuruyacak, pirinç ve patates ekilmeyen tarlalarda donacak ve sığırlar katılaşmış bacaklarını devrilmiş iskemleler gibi dikecek gökyüzüne.

    Enstitülerde büyük doktorların dahi buluşları asitlenecek, çürüyüp, mantarsı küfle kaplanacak.Mutfaklarda, hücre odalarda ve kilerlerde, soğuk hava depolarında ve ambarlarda son torba un, son kase çilek, kabak ve diğerleri bozulup gidecek, ekmek ters çevrilmiş masaların altında, parça parça olmuş tabakların üstünde yemyeşil kesilecek, ortalığa yayılan yağ arap sabunu gibi kokacak, tarlalarda buğday paslanmış karasabanların yanına düşüp kalacak, yok edilmiş bir ordu gibi ve tüten tuğla bacalar, demirci ocakları ve yıkık fabrika bacaları sonsuz çimle kaplanarak ufalanacak, ufalanacak,
    ufalanacak.

    Sonra son insan dökülüp parçalanmış barsaklarıyla ve kirlenmiş ciğerleriyle zehir gibi kızaran güneşin altında yalnız ve yanıtsız ve yalpalayan yıldızların altında bir yanılgı gibi ordan oraya dolaşacak, o kocaman beton yığınları, tenha kentlerin soğuk putları ve gözden kaçması olanaksız toplu mezarlar arasında yalnız, son insan, kupkuru, delirmiş, allaha küfrederek, yakınarak o korkunç soruyu soracak :
    NEDEN?
    Bu ses bozkır derinliğinde yiterek duyulmaz bir hale gelecek, yıkıntılar üzerinde esecek, çatlaklar
    arasından akacak, bu ses, ibadethane enkazları içinde ve sığınaklara çarparak şaklayacak, kan birikintileri üzerine düşecek, duyulmayacak, yanıtlanmayacak, son insan-hayvanın son hayvanca bağırışı.

    Tüm bunlar olacak, yarın, yarın belki, belki hemen bu gece, belki bu gece, eğer-eğer-eğer siz.
    HAYIR demezseniz!...

    Wolfgang BORCHERT
    Konu kuzeys tarafından (04 Ekim 2010 Saat 00:30 ) değiştirilmiştir.

  6. #96
    SatanicMajesty - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06 Ekim 2010
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    75

    Standart

    Evet,askere gitmeyi isteyen ve giden kişi silah kullanmayı öğrenecektir.Silah kullanmanın temel amacı karşındakine zarar vermektir.Ki silahın bayıltıcı olmadığını düşünürsek öldürmek amacı herzaman önemli bir boyutta kalacaktır.Askere giden ölmeyi ve öldürmeyi kabul ederek gider.Dolayısıyla askerlik öldürme sanatıdır ve öldürülme riskini kabul etmektir.

  7. #97
    Furkan Topal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Ekim 2010
    Yer
    Mersin
    Mesajlar
    116

    Standart

    Askerlik, sevdiğin kızı bırakmak zorunda kaldığın, ona seni aldatma fırsatı verdiğin bir dönemdir malesef. Bunu yazarken bile içim acıdı be!

  8. #98

    Üyelik tarihi
    23 Mart 2011
    Yaş
    19
    Mesajlar
    3

    Thumbs up

    Askerlik evet insan öldürme sanatıdır! Ama mecburi bir sanattır .Bu dünyada bu sanatı sevmiyorum diyebilirsin fakat uygulamada kaldıramazsın.Bugün ordusu olmayan bir devlet düşünebilirmisiniz ?Hayır.Para'nın en değerli şey olduğu bir dünyada askerlik belkide en gerekli şeydir bir ulus,bir toplum için . Askerliğe ihtiyaç duyulmuyan bir dünya çok güzel olmazmı?Elbette olur ama gerçekleşmesi mümkün olmayan bir hayalden öteye geçemez.

  9. #99
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.296

    Standart

    "insan öldürme" bir sanat olarak nitelenemez.Şiddetle reddediyorum."zorunluluk" denilebilirdi belki ama konu başlığı böyle açılmış ve anlaşılan kabul de görmüş.Askerlik, varlığımıza karşı olası/olan tehdit ve saldırılara karşı gerekli hatta zorunlu bir vazife.Hoşlansak da hoşlanmasak da bu böyle.Ben şimdi rahatça kahvemi içip forumda birşeyler çiziktiriyorsam, bunu güvenliğimizi sağlayan askerlerimize borçluyum.Onların orada keyif çatmadıklarını da biliyorum.Askerliğin ne kutsanmasından, ne de gereksizmiş de laf olsun diye yapılıyormuş gibi görülmesinden/gösterilmesinden yanayım.Gerekli bir kurumdur.Kurumsal işlevi gereği ölmek ve öldürülmek gibi riskleri taşır.En cesur erler bile savaşa isteyerek gitmezler.Ama gerekiyorsa gidilir.
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

  10. #100
    kaptanmiharbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    25 Nisan 2010
    Yer
    istanbul\sarıyer
    Mesajlar
    88

    Standart

    Bu konunun başlığı çok yanlış bence öncelikle sanat güzel olan demektir güzeli aramak değilmidir sanat. İnsanın ölümü yada öldürümü bir güzellikmi ortaya çıkartıyor. Askerlik ise tamamen korunma amaçlı savunma amaçlı bir olgudur. Askerlik sadece öldürmek amaçlı bir kurum ve kuluş, değildir bunu kanıtmalam için sadece derin bir nefes alın alabiliyormusunuz? evet ozaman bu demektirki Askerlik aslında yaşatma sanatıdır. Her ne kadar darbeler ve verilen emirler karşısında insanlar ölsede bu işin çarpık kısmı aslında işin özünden bakmak gerekir hep bardağın boş kısmından bakıyorsunuz ancak şunu demek istiyorsanız durum başka insanlar ölmesin özellikle maddeye dayalı olan durumlar için evet kesinlikle insanlar ölmesin katılmamak elde değil peki bizi öldüren aslında ne kimler ben elimle seni öldürsem bunun suçlusu elimmi? DENİZ GEZMİŞ bile Askere ateş etmedi ve o durum ve şartlar bambaşka iken şimdi bu gündemde arkasında başkalarının olduğu ve orduyu bitirmek isteyen insanların düşüncelerini başka yerden kanıtmalak isteyen bir düşünce olarak geldi bana. Ve kesinlikle T.S.K'yı insan öldürüyor diye eleştiremeyiz onların amacı belli korumak ve devamlılığını sağlamak T.C. olduğu kadar içindeki insanları korumak zorunda vatandaş olmazsa T.C. nasıl olur. Ve kelimelerimi burda ve şu keliymeyle sonlardırmak bana çok büyük güç veriyor. Her Türk Asker Doğar. NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!

    Birde askerlik yapmayan lütfen bu konuda konuşmasın bilmediği birşey hakkında yorum yapmak insanı yanlışa sürükleyebilir. satanick majesty miydi arkadaşın kullanıcı adı silah kullanmayı öğretiyorlar ozaman öldürmek ister bünye gibi birşey yazmış evet eline silah veriyor kullanmayıda öğretiyor ama kullanmaman için bi sürü iç hizmet kanunu koymuş sen düz mantık yaparak hayatını yaşamaya çalışıyorsan böyle her konuda benimde sana bir sorum olacak aqvaryumun varmı? al sana düz mantık.
    Konu Feylesof TeCe tarafından (01 Nisan 2011 Saat 10:31 ) değiştirilmiştir. Sebep: ardı ardına mesaj yazma

Sayfa 10/10 İlkİlk ... 8910

Members who have read this thread : 8

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0