Sayfa 5/5 İlkİlk ... 345
49 sonuçtan 41 ile 49 arası

Konu: Soyut bir sanat eseri insana ne katabilir ki?

  1. #41
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.545

    Standart

    sanat bir yönü ile soyutlama olduğuna göre, sayın Nilüfer'in eleştirisi yerinde bir eleştiridir. tartışma konusu yapılmak istenen sürrealist yaklaşımın katkılarının ne olduğuna odaklanmış olsa da genelde sanatın tümü için geçerli olan soyutlama bundan muaf olamaz. öyle ise, sanatın anlaşılabilirliği ya da toplum/lara genri dönüşü nasıl anlaşılmalıdır? hiç bir sanatçı tolumdan kopuk olmadığıan göre, onun geri dönüşümü aslında sanatının inceliğinde saklıdır.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  2. #42
    enkaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Ekim 2009
    Yaş
    29
    Mesajlar
    449

    Standart

    sanatçının kendisi dahi bir sanat izleyicisini, kendi eseri hakkında yönlendiremez diye düşünebilirsiniz... ancak bu düşünce çok da sağlam bir temel üzerine oturmaz. çünkü her fırça darbesi bir anlatıma ya da fikre doğru yönlendirme yapar ki, bu kaçınılmazdır. ışık gölgeyi ya da ritmi çok iyi kullanan bir ressamın tablosunu incelerken buradaki bu ilk etki altında mayışmak normaldir, güzeldir ve eğlencelidir de... fakat bunun ötesine geçememek eksikliktir diye düşünüyorum.

  3. #43
    nilüfer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29 Kasım 2008
    Yaş
    21
    Mesajlar
    295

    Standart

    Soyut Sanat

    Tartışmaya faydası olacağını düşündüm.Tekrar sormam gerekiyor herkes 'Soyut Sanat'tan mı bahsediyor?
    Bir karikatür ustasının kalemine binmişsin ,ama minnacıksın.O çizdikçe sende çizgiyi seyrediyorsun dönme dolap misali.Kalemin ucundan tarama ucuna geçincede mürekkep olup akıyorsun kurşun kalem çiziğine.Karikatür olup çıkıyorsun…

  4. #44
    enkaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Ekim 2009
    Yaş
    29
    Mesajlar
    449

    Standart

    ne diyeyim hayatı, sosyal gidişatı, felsefeyi deney tüpüne çevirerek nereye varabiliriz?
    soyut sanat yoktur, sanat vardır...
    bilimadamları tarihi yazarlarken, olayları dallara ya da bölümlere ayırabilirler. kayıt altına almanın-arşivlemenin başka bir çaresi yoktur çünkü... sorun şudur ki, sanat; tarihçilerden hele hele bilimadamlarından asla öğrenilemez. bu sorundur çünkü sanatı anlamanın ilk yolu bir sanat eseri değil de sanat arşiv kitapları oluyor. bu ne saçmalıktır!
    sanat akımı diye bir şey olamaz çünkü sanatçı kendini bir akıma kaptıracak kadar gerizekalı değildir!
    sanat baştan aşağı zaten soyuttur! kısmen soyutluktan bahsedilemez....
    uyumlu renklerin, sağlam orantıların insan üzerindeki mayışma etkisi ille de bir sanat eserine bakmayı gerektirmez. bakılan şey grafik de olabilir. sanatı; zanaatten ya da grafikten ayıran şeyin ne olduğunu düşünüyorsunuz.
    ne güzel yahu bakınca beni oradan oraya götürüyorsa oldu sana sanat eseri...

    temel cemale sormuş,, kafestedur, saridur öter? cemal hemen kanaryadur demiş. yok demiş temel, hamsidur! e hamsi kafeste olur mu? ben koydum kafese demiş temel,, sormuş cemal, peki sari değildur hamsi,, temel de ben boyadım oni demiş,, iyi de hamsi öter mi diye sormuş cemal,,,,,, temel de, o da fıkranın aldatmacasidur-oyunudur demiş...

    ben hala somut sanat eseri örneği bekliyorum birinden : )

  5. #45
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.296

    Standart

    Alıntı enkaz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ben hala somut sanat eseri örneği bekliyorum birinden : )
    İşi biraz sarpa sardırdık gibi geliyor...Rodinin düşünen adam heykeli somuttur kuşkusuz...Tartabilir, elleyebilir, parçalara ayırabilirsiniz...Kafanıza düşerse bilmem ne olur?Burada sanatçının sezgisi, yaratıcılığı, kurgusudur soyut olan...Hiçbir sanat eseri materyalsiz-somutsuz- ortaya konulamaz.Sanatla felsefenin en ayırıcı özelliklerinden biridir bu.Niye bunlara takılıp kaldık, çok mu karmaşık?
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

  6. #46
    nilüfer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29 Kasım 2008
    Yaş
    21
    Mesajlar
    295

    Standart

    Sayın Enkaz,
    Bence sadece isme takılmış durumdasınız.Yazdığım yazıyı okudunuz mu? Okuduysanız eğer bu kadar basite indirgemeniz ilginç.

    Somut sanat eseri örneği diye bir şey de duymadım şimdiye kadar.Sadece Theo Van Doesburg'un yazdığı Somut Sanat Manifestosu var oda soyut sanat için yazılmıştır,soyutun sanattaki tek somut gerçeklik olduğunu savunurlar.
    Bir karikatür ustasının kalemine binmişsin ,ama minnacıksın.O çizdikçe sende çizgiyi seyrediyorsun dönme dolap misali.Kalemin ucundan tarama ucuna geçincede mürekkep olup akıyorsun kurşun kalem çiziğine.Karikatür olup çıkıyorsun…

  7. #47
    enkaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13 Ekim 2009
    Yaş
    29
    Mesajlar
    449

    Standart

    sayın glsezinrs, somut olan heykel midir, düşünen adam mıdır ya da oradaki yontulmuş taş mıdır? var olan ve bahsini açabileceğimiz her şeyin somut temellere dayandığının farkındayım. somut olan malzeme sanat eserinin bir parçası gibi görünse de içerik olarak eserle alakası, tarz ya da çeşit olarak bağdaştırılabilir. yani türleri oluşturur. yani dillerden bahsediyorum. malzemeye göre eser; edebiyat, resim, müzik, sinema... olabilir.
    ki, ben buna itiraz etmedim. söylediğim çok basit. sanat içerik olarak zaten soyuttur. yani bir sanat eserine soyut demek oldukça yanlış bir tabir ve bu şekilde başlayan bir tartışma asla mantıklı ilerleyemez. bana komik geliyor.

    evet sayın nilüfer, "soyut sanat" diye bir şey duyduğumda tüylerim diken diken oluyor.
    söylediğim şey çok basit değil mi. sanat zaten soyut değil midir?

  8. #48
    nejdet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20 Ağustos 2008
    Yer
    istanbul
    Yaş
    48
    Mesajlar
    2.545

    Standart

    Sanat hangi yönden bakılırsa bakılsın hayatın, devinimin iç-dış dünyaların yeniden ve farklı bir tarzda yorumlanmasıdır. Onun estetik kaygıdan uzak olması estetik yapılanmasını engellemez. Belki de onu daha çok estetik hale getirir. Her yorum özünde bir soyutlamadır. Bu demek değildir ki, her soyutlama insan ötesidir? İnsan-ötesini aramak insanın kendini tanıtlamasının bir sonucudur ve ötekinin ona gereksinim duyduğu gibi bir gereksinimdir bu…sanatçının olay, olgu ve oluş süreçlerini algılama biçimindeki farklılık onu yaşadığı yer/zaman diliminden ayrıştıran unsurdur ve bu nedenledir ki, sanatçı bağsız olandır. Sanatçının bağsızlığı onun tüm süreçlerden kopuk, ilişkisiz, öncesiz ve sonrasız olduğu anlamına gelmez; o, soyutlaması ile algısını yansıtırken diğerine/bir başkasına yansımak ister ve onun algılanma biçiminden azade olarak algısının anlaşılması/iz-düşümünün nirengi noktasını hesaplamaz. Bu nedenlerdi ki, uçuk-kaçık görünen ve algılanmasında zorlanılan eserlerin realite-ötesi olduğu izlenimi ortaya çıkar. Hiçbir sanat eseri realiteden kopuk olmadığı gibi hiç biri soyutlanmamış değildir. Bir tuğla, bir çanak-çömlek , bir tığ sıradan görünen toplumsal sanat eserleri olsalar da sikkeler gibi benzeştiklerinden olsa gerek sanatsal eser kategorisinde değerlendirilmezler. Oysa ki, bu sıradan eserler sayesindedir ki sançtı toplumsal/tarihsel-belleği ile kendine has olanı yaratabilmekte ve paylaşıma sunabilmektedir. Hangi açıdan bakılırsa bakılsın tüm sanat eserleri etkidikleri ölçüde geri-yansır ve bireyleri etkilerler. Bunun için bir takım hazır reçetelere ve şablonlara da gereksinim yoktur. Hazır reçetelerin ve şablonların elitisit bir ayrıcalığı koruma kaygısı taşıdığı göz ardı edilmeyecek olunursa, sanatın sosyal yapısı kendiliğinden ortaya çıkar. Eser bir iz bırakmayı düşündüğü gibi bir haz duygusu yaratmayı da hedefler ve işitsel, görsel, düşünsel ayrı bir tad oluşturur. Sanatı realite ötesine taşımak ya da öyle imişcesine yorumlamak onu yoklaştırır. Sanat hiçbir zaman sanat için olmadığı halde –ki bu da sonuçta sanatın kitle/sosyal yapı ile ilgili olduğunun kanıtıdır- bu yöne çekilmiş olmasında dolayı yukarıdaki soru kipi ortaya çıkmıştır.
    kadınlarını erkeğe muhtaç bir şekilde yaşamaya zorlayan bir toplum, kökünden acizdir.

  9. #49
    glsezinrs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    12 Aralık 2010
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    1.296

    Standart

    Alıntı enkaz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    çok basit. sanat içerik olarak zaten soyuttur. yani bir sanat eserine soyut demek oldukça yanlış bir tabir ve bu şekilde başlayan bir tartışma asla mantıklı ilerleyemez. bana komik geliyor.
    Sizi anlıyorum.Çünkü felsefede de "soyut kavram" diye abuk bir tanım var.Sanki kavramın kendisi somut da olabilirmiş gibi...Bizim tartışmamız dönüp dolaşıp kavramlar üzerinde kilitleniyor.Belki yeni kavramlar oluşturmalı ve bunları hem sanata hem felsefeye kazandırmalıyız.
    Gün gelir, istiridye incinin değerini anlar.

Sayfa 5/5 İlkİlk ... 345

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0