Sayfa 1/3 123 SonSon
25 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: Monizm'in Inancsal, Ideolojik Ve Dogrusal "Sorunu"

  1. #1
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.756

    Standart Monizm'in Inancsal, Ideolojik Ve Dogrusal "Sorunu"

    Dogal dusuncenin en buyuk sorunu, kokeninin yapilanisini, islerliginin ortaya koydugu sekilde, mono, yani tek ile sonuclandirmasidir.

    Felsefe de dogal dusuncenin kokeninde bulunan tum veriler, bu teke indirgeme tartismalarinin tarihsel aynasi olmustur.

    Once monizmi veren uclemi ortaya koyalim.

    Herhangibir monist yaklasimin, uc ozelligi vardir. Birincisi, sayisal; yani nicelik ozelligi olan Birdir.

    Ikincisi, kalite, deger olarak verilen ozellik, yani nitelik olan pozitiftir.

    Ucuncusu de, dogal dusunce dilinin kulaga hitabeden ve boyutsuz olarak dile getirdigi noktadir.

    Tum monist degerler, bu uc ozellige sahiptir. Yani her monist ortaya konum, bir pozitif noktadir.

    Iste burada monist ortaya koyumun, o ve karakterine bakacak olursak; Bir, ikilem'in indirgenmisi, pozitif, karsitligin indirgenmisi, nokta da bir ve pozitifin indirgenmisidir.

    Iste dogal dusuncenin, bu dilsel yapilanisinin zorunlulugundan gelen noktalama zorunlulugu, dogal dusuncenin koklerinin hem gorunus, hem de karakter olarak tek bir noktada noktalama sorunuyla sonuclanir.

    Iste bu noktalananin, gecerliligini de saglamak icin; kisinin kendisini inandiracagi ve ideolojisini savunabilecegi bir dogru gereklidir.

    Demekki, her monizmin bir ideolojik inancsal dogrusu vardir. Ama sorun; bu dogrularin, dogrulanana duyulan inanc ve ideoloji cesitliligi temelindeki coklugudur.

    Materyalizmin; ideolojik inancsal dogrusu madde iken
    Idealizmin; ideolojik inancsal dogrusu dusunce,
    Pozitivizmin de ideolojik inancsal dogrusu pozitiftir.

    Bunlar taban bularak; realizmin, nesnelligi; subjektivizmin oznelligi ve isimciligin pozitivizmi ile ozdeslesirler.

    Iste buradan dogal dusuncenin yapilanis ve isleyisinin ortaya koyumu da cikmaktadir. Coklugun tekligi/pozitifligi/noktaliligi.

    Yani materyalist, kendi ideolojik inancsal dogrusuna gore, madde de; idealist dusunce de ve pozitivist te pozitif te karar kilmistir.

    Sonucta dogal dusuncenin yapilanis ve isleyis mimarinin insanoglu oldugu hatirlanirsa; zaten bu temeller, insanoglunda mevcuttur. Yani hem fiziksel yapisi, hem dusunsel yapisi hem de dil yapisi bu yukaridaki ideolojik inancsal teklemeleri, koken olarak kapsar. Bu kokende, yine bir uclem olan, madde, dusunce ve kavramdir.

    Demekki sorun; dogal dusunce kokeninde yer alanlardan sadece birini ideolojik inancsal dogru olarak kabullenmek ve digerlerini kabullenmemektir.

    Iste bunun nedeni de; dilin yapilanis ve isleyisinden kaynaklanir. Halbuki gorsellik ve boyutlu yanasim, bu sorunu cozecek ve monist teklemenin, neleri icerdigini ortaya koyacaktir.

    Sonucta diyalektik, dualizmi ortaya atabilmis ama, bunu tartismasal olarak ta teke indirgemistir. Cunku diyalektik ve dualizm de, neyin ilk olacagi, neyin neyi ortaya koydugu sorunu vardir. Cunku gorselligin yanyanaligi dilin noktasal islerliginden dolayi mumkun degildir.

    Oyuzden de; herkes kendi ideolojik inancsal dogrusu ile dogrulararasi bir tek secim yapmak durumunda kalmaktadir.

    Halbuki bu noktalama dilini, gorsellik ve boyuta tasiyabilen bilinc, uclemi rahatca gorur ve teke indirgemenin zamansal ilkleme sorununu yasamaz.

    Oyuzden de; metafizigin bu tekleme tartismasi, ne bir bilim icerir, ne de bilimseldir. Nedeni de; bu tekler arasinda; hangisinin ILK oldugu evrensel bir kabul gormez, yanlislanamaz ve hangisinin dogru oldugu, sadece ideolojik inancsal bir ortaya koyumdur.

    Butun yapilmasi gereken, bu temelleri veren, kokenin uclemini algilayabilmek ve bu kokenin uclemini tek bir temele indirgeme tartismasindan arinmaktir.

    Yoksa monizm, hangi temelin indirgenmesi olarak bir tartisma kisir dongusu olarak devam edecektir.

    Sorun, dogal dusunce kokenini degil; sadece bu kokene ait temellerden tekini secme sorunudur.

    Oyuzden de; her turlu ideolojik inancsal dogru; coklu tekliktir. Iste tekligin, coklu temeli; teke indirgeyecek olanin ideolojik inancsal dogrusu ile paraleldir.

    Yasamda da bu tekli indirgeme; hep pozitif alginin ideolojisi, inanci ve etigi temelindedir. Iste buradaki "yanlis" dogru olmayan anlamindadir. Yani, bir seyi yanlislayan ve de tamamen negatifleyen kendi pozitifi temelinde negatifler. Yani anlamin disinda negatiflik dogal dusunce de mevcut degildir. Herkes, kendi ideolojik inancsal dogrusu ile; kendisinin dogrulamadigi ideolojik inancsal dogrulari, yanlislar.

    Bu temelde de yanlis "bana gore, benim dogrum olmayan" demektir. Cunku bana gore benim dogrum olmayani ortaya koyanda; kendine gore onu dogru olarak ortaya koyar. Iste burada uyusmayan dogrularin sebebi; Dogru coklugu, goreceliligi ve degiskenligidir.

    Cunku sonucta negatif anlam verme de; aslinda pozitif yanasimdir. Cunku ne duygu, ne de duyum alim olarak negatif degil, pozitiftir.

    Iste coklu dogrularin tek dogrulugunun sorunu budur.

    Buradaki cokluluk ve teklik, her konuya, tabuya, veriye, degere, ideolojiye, inanca hem etiksel hem de metafizik temelde uygulanabilir.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  2. #2
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    650

    Standart

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bilinc, uclemi rahatca gorur ve teke indirgemenin zamansal ilkleme sorununu yasamaz.
    bilinç; bilimsel gözlemin dışında hiçbirşeye ihtiyaç duymam,inanmam,teke indirgemem deyince doğruya mı ulaşacak üstad?... kesinlik/mutlaklık/madde/düşünce vb herşey şüpheli... kısaca bil ve inanma metodu/felsefesi bilinmezcilikten öteye geçmiyor ki.... ne işe yarıyacak farkı ne faydası ne? koca bir hiç !.... diyelim 80 yıl yaşadım gözlemledim bildim inanmadım bu ne ki üstadım ya böle yaşanır mı?(doğal zihniyetin yanlışıda bu sizce ama) genede oldukça saçma ! yalana inanmaktan yada doğruya inanmamaktan ne farkı var? ...yeni kanıtlar bulmak ne işe yarayacak? ..amacımız bulduklarımızla ilgili yeni düşünce biçimleri keşfetmek olmamalı mı? o zaman niye keşfedelim niye düşünelim? bırakalım gitsin.... madem bil ve inanma metodumuz niye kafa yoruyoruz ki? kanıtlanabilir gerçeğe gözlemle , olguyla ulaşma şansımız var mı? yoksa haybeye neden uğraşıyoruz? iki gerçek birbiri ile asla çelişmemeli....o zaman ya bunlardan biri doğru yada hepsi yanlış..mantıksal çıkarım bunu söylemiyor mu? mantıksal çıkarımda yapmak yanlışsa doğru ne?bu hususta kaos ve karmaşa sizin metodunuz... bil ve inanma diye bişi olamaz..olsada hiçbir işe yaramaz..

  3. #3
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.756

    Standart

    Alıntı donkişot Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bilinç; bilimsel gözlemin dışında hiçbirşeye ihtiyaç duymam,inanmam,teke indirgemem deyince doğruya mı ulaşacak üstad?... kesinlik/mutlaklık/madde/düşünce vb herşey şüpheli... kısaca bil ve inanma metodu/felsefesi bilinmezcilikten öteye geçmiyor ki.... ne işe yarıyacak farkı ne faydası ne? koca bir hiç !.... diyelim 80 yıl yaşadım gözlemledim bildim inanmadım bu ne ki üstadım ya böle yaşanır mı?(doğal zihniyetin yanlışıda bu sizce ama) genede oldukça saçma ! yalana inanmaktan yada doğruya inanmamaktan ne farkı var? ...yeni kanıtlar bulmak ne işe yarayacak? ..amacımız bulduklarımızla ilgili yeni düşünce biçimleri keşfetmek olmamalı mı? o zaman niye keşfedelim niye düşünelim? bırakalım gitsin.... madem bil ve inanma metodumuz niye kafa yoruyoruz ki? kanıtlanabilir gerçeğe gözlemle , olguyla ulaşma şansımız var mı? yoksa haybeye neden uğraşıyoruz? iki gerçek birbiri ile asla çelişmemeli....o zaman ya bunlardan biri doğru yada hepsi yanlış..mantıksal çıkarım bunu söylemiyor mu? mantıksal çıkarımda yapmak yanlışsa doğru ne?bu hususta kaos ve karmaşa sizin metodunuz... bil ve inanma diye bişi olamaz..olsada hiçbir işe yaramaz..
    Sana basit bir soru, neden yasiyorsun ve verdigin yasam savasinin anlami ve amaci nedir?

    Bilmek ve inanmanin disinda ucuncu bir sik mi var, varsa nedir?

    Neye gore dusunuyor ve davraniyorsun?, seni yasaminda yonlendiren nedir ve neden o dur?
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  4. #4
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    650

    Standart

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sana basit bir soru, neden yasiyorsun ve verdigin yasam savasinin anlami ve amaci nedir?

    Bilmek ve inanmanin disinda ucuncu bir sik mi var, varsa nedir?

    Neye gore dusunuyor ve davraniyorsun?, seni yasaminda yonlendiren nedir ve neden o dur?
    ya üstad bir kamyon soru sordum gene zıfır cevap ya yanıtlarımdan sonra mı gelcek cevaplar deyip yanıtlara geçiyorum

    ..neden yasiyorsun ve verdigin yasam savasinin anlami ve amaci nedir? çok kazık soru hayatın boyutlarına göre değişebilecek cevaplarım var ama temel cevaplar verceğim; bu dünyada doğdum ve ben geldiğimde benden habersiz olanlar olmuştu yani ben bu şartların içinde buldum kendimi.. yapıma yani insan türü ve birime bakarak bu hayata inanç dışı yükleyebileceğim hiçbir anlam yok ! saçmalık desemde olabilir..(burdan inanca gittiğimi sabitlendimi falan sanmayın lütfen yok öyle bişi...eminimm )

    Bilmek ve inanmanin disinda ucuncu bir sik mi var, varsa nedir?..bunların negatifi vardır aynı şey sayılır..ama bunlardan çok farklı bişi var üstad; hissettmek... bahsettiğim duygular değil..bakın bunu bir örnekle şöle açayım; hani sevdiklerinle beraber olduğunda..yada bazen bir amaç için buluştuğun yabancı insanlarla..yada rasgele yanyana geldiğin insanlarla birlikte olmanın enrerjisi diğer deyişle Sinerjisi....nerden geliyor bu? bilmek ve inaçla açıklanamaz şeyleri kasdediyorum yani üstad..altıncı his ,sezgi, dejavular,rüyalar, geleceği gördüğüm ve kendimce resmen kanıtladığım rüyalar. .v.b maddeye yada gözleme takılıp kalamam ben.. maddeyi tutan mana olmalı ve var bunu hissedebiliyorum çoğu zaman..yoksa madde paramparça olur gider bir yığından başka hiçbir biçim oluşturamaz..

    Neye gore dusunuyor ve davraniyorsun?, seni yasaminda yonlendiren nedir ve neden o dur?..beni ben yapan herşeyle düşünüyorum,,doğmalarla,öğreti lerle ,inançlarla, hislerle v.b ama bunların hepsinin kaynağını tek tek ayırabiliyorum amacınız buysa eğer bu sorudan..

  5. #5
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.756

    Standart

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sana basit bir soru, neden yasiyorsun ve verdigin yasam savasinin anlami ve amaci nedir?

    Bilmek ve inanmanin disinda ucuncu bir sik mi var, varsa nedir?

    Neye gore dusunuyor ve davraniyorsun?, seni yasaminda yonlendiren nedir ve neden o dur?
    Simdi ben sana neden soru soruyorum, biliyor musun? Senin sordugun sorularda cevap olarak senin ne algiladigini ogrenmek icin.

    Basliyoruz. Dogru nedir?

    Bilinmez olan nedir ve neden bilinmez?

    Inanmak ile bilmek farki nedir? ve neden inanca ihtiyac duyulur? Bir seye ulasmak demek, onu sabitlemek demektir. Bir seyi sabitlemek te aklin beyni kandirmasidir. Neden akil sabitlemeye gerek duyar?

    Gercek nedir?, "gercege ulasmak" tan kastin nedir?

    Eger bunlari kendince yanitlarsan, o zaman ya o yanitlara tutunursun, ya da o yanitlardan tatmin olmazsin. Once bir yanitla bakariz.

    Inanc nedir? "insandisi bir anlam yuklemek" derken neyi kastediyorsun?

    Hissetmenin temeli nedir?, insanoglu neye gore hisseder?

    Iki mesajini birlestirerek soruyorum. Yonetici arkadasa birlestirme zahmeti olmasin diye.

    Seni sen yapan nedir?

    Sorulardan amacim, senin kullandigin kavramlardan ne algiladigini verecegin yanitlardan ogrenmek.

    Ayrica yazilarindan neye "karsi ciktigin/elestirdigin" de pek algilanamiyor, o yuzden de neye yanit verecegimi kestiremiyorum.

    Istersen sen de bana, benim sana sordugum gibi soru sorabilirsin.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  6. #6
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    650

    Standart

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Simdi ben sana neden soru soruyorum, biliyor musun? Senin sordugun sorularda cevap olarak senin ne algiladigini ogrenmek icin.

    Basliyoruz. Dogru nedir?

    Bilinmez olan nedir ve neden bilinmez?

    Inanmak ile bilmek farki nedir? ve neden inanca ihtiyac duyulur? Bir seye ulasmak demek, onu sabitlemek demektir. Bir seyi sabitlemek te aklin beyni kandirmasidir. Neden akil sabitlemeye gerek duyar?

    Gercek nedir?, "gercege ulasmak" tan kastin nedir?

    Eger bunlari kendince yanitlarsan, o zaman ya o yanitlara tutunursun, ya da o yanitlardan tatmin olmazsin. Once bir yanitla bakariz.

    Inanc nedir? "insandisi bir anlam yuklemek" derken neyi kastediyorsun?

    Hissetmenin temeli nedir?, insanoglu neye gore hisseder?

    Iki mesajini birlestirerek soruyorum. Yonetici arkadasa birlestirme zahmeti olmasin diye.

    Seni sen yapan nedir?

    Sorulardan amacim, senin kullandigin kavramlardan ne algiladigini verecegin yanitlardan ogrenmek.

    Ayrica yazilarindan neye "karsi ciktigin/elestirdigin" de pek algilanamiyor, o yuzden de neye yanit verecegimi kestiremiyorum.

    Istersen sen de bana, benim sana sordugum gibi soru sorabilirsin.
    Doğru=gerçek..yani doğru insansal bir yargıdır ve gerçeğe uygunsa dogru olur..insana göre değiştiği için inanç içerir ..

    Bilinmez= bildiğimiz dışındaki herşey..ulaşılamadığı için bilinmez.. başlangıcından dönüşümlerine ve sonuna kadar herşeyine hakim olmadığımız şey tam bilinmiş sayılamaz..

    inanç= yanlışlanamaz/doğrulanamaz.. bilmek; neye göre bildimize göre değişir..bilim en popülerdir ama tüm bilinen şaibelidir felsefi anlamda...bilinen değişedebilir yerçekimi yada havanın kaldırma kuvveti heran yok olabilir azalabilir artabilir v.s..

    İnanç bir uğurda yaşamak için gereklidir..manadır anlamdır..boşlukta yada nötr yaşamak laftan ileri gidemez..bilimde bir inançtır..

    sabitemek kavram algınıza katılmıyorum.. tüm görünen arkasında Sabit yada düzenli ,sistemli v.s sabit birşey olmalıdır bu illa Tanrı olmalıdır demiyorum..görünenler biyoloji kimya fizik v.b bilimler ve mantık bunu zorunlu kılıyor bana göre..

    Gerçekten kastımda üsteki satırdakilerden ibaret..herşeyi açıklayan en ufak zerreyi bile atlamayan yasa ,kural ,kaide dir gerçek bana göre..

    ben bunlara tutunmuyorum her türlü yeni fikre ve bilgiye açığım bunları zorla kendime göre uyarlamam..

    insandışı anlam..insanın üstünde bir güç sistem yasa v.s...

    hissetme temelini çözemiyorum ama sadece ben'den beslenmediği kesin..yada dışardan gelen enerji gibi birşeyi ben'deki şeyler anlamlı ileti ,bilgi ,his v.s biçimine çeviriyor..

    beni ben yapanı çözmek zor..bu banada bağlı..inançla/bilgiyle açılacak kapılar var yada bunların eksikligiyle pas geçilecek kapılar..insana bağlı birazda bu faktör...bu insansı faktör tüm işleyişi yani tüm diğer faktörleri bozabiliyor.


    bakın işte muhalifliğim birazda son cümlemde gizli.. siz bilimsel olgu ve gözlemle büyük dinlerdeki anlamı iel varolan bir Tanrıyı direkt yok saymış oluyorsunuz..bu hususta elinizde hiçbir değerli veri yok..ama 17 yaşındaki bir çocukla Tanrının varlığı yokluğu üzerine yokluk yönünde sürekli tesbitler görüşler yazıyorsunuz..karşınızdaki bir çocuk ve felsefi anlamda sizin düzeyinizden oldukça uzak.. sizinde elinizde Tanrının yokluğu konusunda inançtan başka bişi yok.. o zaman neden? bu tartışmada yokluk yönündesiniz?

  7. #7
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.756

    Standart

    Alıntı donkişot Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Doğru=gerçek..yani doğru insansal bir yargıdır ve gerçeğe uygunsa dogru olur..insana göre değiştiği için inanç içerir ..

    Bilinmez= bildiğimiz dışındaki herşey..ulaşılamadığı için bilinmez.. başlangıcından dönüşümlerine ve sonuna kadar herşeyine hakim olmadığımız şey tam bilinmiş sayılamaz..

    inanç= yanlışlanamaz/doğrulanamaz.. bilmek; neye göre bildimize göre değişir..bilim en popülerdir ama tüm bilinen şaibelidir felsefi anlamda...bilinen değişedebilir yerçekimi yada havanın kaldırma kuvveti heran yok olabilir azalabilir artabilir v.s..

    İnanç bir uğurda yaşamak için gereklidir..manadır anlamdır..boşlukta yada nötr yaşamak laftan ileri gidemez..bilimde bir inançtır..

    sabitemek kavram algınıza katılmıyorum.. tüm görünen arkasında Sabit yada düzenli ,sistemli v.s sabit birşey olmalıdır bu illa Tanrı olmalıdır demiyorum..görünenler biyoloji kimya fizik v.b bilimler ve mantık bunu zorunlu kılıyor bana göre..

    Gerçekten kastımda üsteki satırdakilerden ibaret..herşeyi açıklayan en ufak zerreyi bile atlamayan yasa ,kural ,kaide dir gerçek bana göre..

    ben bunlara tutunmuyorum her türlü yeni fikre ve bilgiye açığım bunları zorla kendime göre uyarlamam..

    insandışı anlam..insanın üstünde bir güç sistem yasa v.s...

    hissetme temelini çözemiyorum ama sadece ben'den beslenmediği kesin..yada dışardan gelen enerji gibi birşeyi ben'deki şeyler anlamlı ileti ,bilgi ,his v.s biçimine çeviriyor..

    beni ben yapanı çözmek zor..bu banada bağlı..inançla/bilgiyle açılacak kapılar var yada bunların eksikligiyle pas geçilecek kapılar..insana bağlı birazda bu faktör tüm işleyici tüm diğer faktörleri bozabiliyor..


    bakın işte muhalifliğim birazda son cümlemde gizli.. siz bilimsel olgu ve gözlemle büyük dinlerdeki anlamı iel varolan bir Tanrıyı direkt yok saymış oluyorsunuz..bu hususta elinizde hiçbir değerli veri yok..ama 17 yalındaki bir çocukla Tanrının varlığı yokluğu üzerine yokluk yönünde sürekli tesbitler görüşler yazıyorsunuz..karşınızdaki bir çocuk ve felsefi anlamda sizin düzeyinizden oldukça uzak.. sizinde elinizde Tanrının yokluğu konusunda inançtan başka bişi yok.. o zaman neden? bu tartışmada yokluk yönündesiniz?
    Dogru=gercegi neye gore esitledin? Daha once soyledigim gibi zamansiz ve evrensel bir gerceklik yokjtur, olaninin da kesin bilgisi yoktur.

    Bildigimiz disindaki hersey inanctir ve kavramlasmissa da zaten inanc olarak ortaya konmustur. Insanoglunun bilgi ufku kavramdir, kavram otesi de mumkun degildir. Cunku kavram yok ise olmayan ortaya konamaz. Bilim nasil bir inanctir? Inancsallik ve bilimsellik farkjini henuz algilayamadin sanirim, oyle mi?

    Zaten senin algi ufkun, sabit olmayani ve goreciligi algilayamiyor, neden bir sabitlik ve inanc ihtiyacindasin?, bilinenler neden sana yeterli gelmiyor?

    Ben hic bir seyi yok saymiyorum, sadece varliktan yola cikmiyorum. O yuzden de var/yok tartismasi disindayim.

    Ben sadece bilimsel,bilissel ve kavramsal olarak her seyi degerlendiriyorum. Cunku varlik ta bir bilissel kavramsal bilgidir.

    Tanrinin da ve her birinin turunun de,insanoglu aklinin inanarak kendine dogruladigi yarattigi ve anlam ve icerikle besleyerek bag kurdugu bir kavram oldugunun da bilincindeyim.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  8. #8
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    650

    Standart

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dogru=gercegi neye gore esitledin? Daha once soyledigim gibi zamansiz ve evrensel bir gerceklik yokjtur, olaninin da kesin bilgisi yoktur.

    Bildigimiz disindaki hersey inanctir ve kavramlasmissa da zaten inanc olarak ortaya konmustur. Insanoglunun bilgi ufku kavramdir, kavram otesi de mumkun degildir. Cunku kavram yok ise olmayan ortaya konamaz. Bilim nasil bir inanctir? Inancsallik ve bilimsellik farkjini henuz algilayamadin sanirim, oyle mi?

    Zaten senin algi ufkun, sabit olmayani ve goreciligi algilayamiyor, neden bir sabitlik ve inanc ihtiyacindasin?, bilinenler neden sana yeterli gelmiyor?

    Ben hic bir seyi yok saymiyorum, sadece varliktan yola cikmiyorum. O yuzden de var/yok tartismasi disindayim.

    Ben sadece bilimsel,bilissel ve kavramsal olarak her seyi degerlendiriyorum. Cunku varlik ta bir bilissel kavramsal bilgidir.

    Tanrinin da ve her birinin turunun de,insanoglu aklinin inanarak kendine dogruladigi yarattigi ve anlam ve icerikle besleyerek bag kurdugu bir kavram oldugunun da bilincindeyim.
    bilinen bana nasıl yeterli gelsin üstad..ortada bilinen ne ki? kendi beynini bile çözememiş galaksisiniz dışana biel çıkamamış bir insan ve bilim var ortada..bilinenlerden kastınız sadece görünenler..sadece olguya gözleme inanarak nereye varabiliriz??? hemde bu kısa ömrümüzde...işte sizin metonuz bu yüzden insan ömrüne uygulanamaz..uygulanırsa ömür ?????????????????????????????? bu işaretlerle başlar ve biter.. madeenin ötesine geçemez..maddeye ise güvenilemez benim çıkarımım budur..çünkü ben bir madde değilim..

    ...zamansiz ve evrensel bir gerceklik yoktur.. ben gerçegi zaman ve evrenle kısıtlamıyorum zaten...

    bilim bir inançtır evet..çünkü maddeyi bile bilemezken madde ötesini zaten bilemez..bilim görünenlerin yasasıdır o kadar... ast olan anayasadır

    İnanç ve sabitlik karşıtısınız ama kendinzi sabitlenmişiniz bazı şeylere...17 yaşında cocukla bu tip tartışmaya girerseniz bu eleştriyi alırsınzı üstad üzgünüm kusuruma bakmayın ama düşündüklerimi paylaşmak zorunda hissettim kendimi..imzamdaki tolstoyun lafı hayat felsefemin değişmez parçasıdır..

  9. #9
    evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27 Eylül 2011
    Yaş
    56
    Mesajlar
    2.756

    Standart

    Alıntı donkişot Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bilinen bana nasıl yeterli gelsin üstad..ortada bilinen ne ki? kendi beynini bile çözememiş galaksisiniz dışana biel çıkamamış bir insan ve bilim var ortada..bilinenlerden kastınız sadece görünenler..sadece olguya gözleme inanarak nereye varabiliriz??? hemde bu kısa ömrümüzde...işte sizin metonuz bu yüzden insan ömrüne uygulanamaz..uygulanırsa ömür ?????????????????????????????? bu işaretlerle başlar ve biter.. madeenin ötesine geçemez..maddeye ise güvenilemez benim çıkarımım budur..çünkü ben bir madde değilim..

    ...zamansiz ve evrensel bir gerceklik yoktur.. ben gerçegi zaman ve evrenle kısıtlamıyorum zaten...

    bilim bir inançtır evet..çünkü maddeyi bile bilemezken madde ötesini zaten bilemez..bilim görünenlerin yasasıdır o kadar... ast olan anayasadır

    İnanç ve sabitlik karşıtısınız ama kendinzi sabitlenmişiniz bazı şeylere...17 yaşında cocukla bu tip tartışmaya girerseniz bu eleştriyi alırsınzı üstad üzgünüm kusuruma bakmayın ama düşündüklerimi paylaşmak zorunda hissettim kendimi..imzamdaki tolstoyun lafı hayat felsefemin değişmez parçasıdır..
    Ben "varliktan yola cikmiyorum" diyorum, sen bana "madde" diyorsun. Senin ufkun metafizigin yani varligin ideolojileri ile sinirli. Ben ise gozlemden bilgiden bahsediyorum. Ayrica gozlem veren fenomenin ne oldugu konusu da varlik olarak bilimsel degil, ideolojik ve inancsaldir.

    Ortada tek bir yasam vardir, dogum insiyatif disi, olum ise olen olarak yasanamaz. O yuzden de sadece yasam ve bunu bilincli ve farkinda olarak yasayabilmek ve baskasina yasatmamak onemlidir.

    Ama sen illada aklin hayalci ve inancli dunyasinda yasamak istiyorsan, yasa. Ama unutmaki yasanan olgu yasamdir ve bu da bilim ve gozlemdir. Gerisi aklin kendi kendini inandirip tatmin etmesidir. Bu da ihtiyac meselesidir. Ayni senin yasam sonrasina inanip,aklini tatmin ettigin gibi. Ben bilimsel olarak olumun ne oldugunu bildigimden ve algiladigimdan, boyle bir akil tatminine ihtiyac duymuyorum.

    Ayrica beni yazistigim kisinin yasi degil; dile getirdigi dusunceler ilgilendirir. Zaten yasinin gencligi ilerledikce yasam ona cogu seyi ogretecektir, acele etmeye gerek yok. Yalniz bu yasami yasayabilirse, ama hayal ve inanc dunyasinda ise, zaten yasami yoktur. Sadece yasatilmasi vardir ve olum onun icin yasamdan daha onemli ve o konudaki inanc daha tatminkardir.

    Hersey zaman, algi,bilgi ve kisinin kendi kendini gelistirme sureci ve cabasidir.
    Konu evrensel-insan tarafından (31 Ekim 2011 Saat 23:18 ) değiştirilmiştir.
    http://img88.imageshack.us/img88/2130/xsig2.jpg
    Iste bu benim hem kendime hem herkese duydugum saygim. Ne kendime zarar veririm, ne de baskasina. Ben bir bireyim, bireysellikten arinip "insan" olmaktir, dilegim.

  10. #10
    Pyramos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28 Eylül 2011
    Mesajlar
    650

    Standart

    Alıntı evrensel-insan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben "varliktan yola cikmiyorum" diyorum, sen bana "madde" diyorsun. Senin ufkun metafizigin yani varligin ideolojileri ile sinirli. Ben ise gozlemden bilgiden bahsediyorum. Ayrica gozlem veren fenomenin ne oldugu konusu da varlik olarak bilimsel degil, ideolojik ve inancsaldir.

    Ortada tek bir yasam vardir, dogum insiyatif disi, olum ise olen olarak yasanamaz. O yuzden de sadece yasam ve bunu bilincli ve farkinda olarak yasayabilmek ve baskasina yasatmamak onemlidir.

    Ama sen illada aklin hayalci ve inancli dunyasinda yasamak istiyorsan, yasa. Ama unutmaki yasanan olgu yasamdir ve bu da bilim ve gozlemdir. Gerisi aklin kendi kendini inandirip tatmin etmesidir. Bu da ihtiyac meselesidir. Ayni senin yasam sonrasina inanip,aklini tatmin ettigin gibi. Ben bilimsel olarak olumun ne oldugunu bildigimden ve algiladigimdan, boyle bir akil tatminine ihtiyac duymuyorum.

    Ayrica beni yazistigim kisinin yasi degil; dile getirdigi dusunceler ilgilendirir. Zaten yasinin gencligi ilerledikce yasam ona cogu seyi ogretecektir, acele etmeye gerek yok. Yalniz bu yasami yasayabilirse, ama hayal ve inanc dunyasinda ise, zaten yasami yoktur. Sadece yasatilmasi vardir ve olum onun icin yasamdan daha onemli ve o konudaki inanc daha tatminkardir.

    Hersey zaman, algi,bilgi ve kisinin kendi kendini gelistirme sureci ve cabasidir.
    bu aklın tatmini ile açıklanamaz üstadım yaaa işyerindede hep bilg. başındayım gözlerim ağrıdı üstadım..şimdilik kaçıyorum..günaydın,iyi günler ,iyi geceler anlaşamıyoruz ama olsun felsefe böle bişi by by

Sayfa 1/3 123 SonSon

Members who have read this thread : 9

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0